Young Washington

Young Washington

Turkish வசனம் பதிவிறக்கம்

வெளியீட்டு விவரம்

Young Washington (2026) 1080p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-BYNDR
கருத்துரை வழங்கியவர் BartuW

குறிச்சொற்கள்

webdl
வெளியிடப்பட்ட தேதி: 2026-08-12
பதிவிறக்கங்கள்: 2
காது கேளாதோருக்கானது: No

Turkish வசனங்களின் மாதிரிக்காட்சி

முதல் 200 வரிகள்.

discord: ceviri2

General nerede? O nerede?

Braddock nerede?

Ne oldu?

Pusuya düştük!

Nereden?

Tepenin ardında!

Ben olsam uğraşmazdım, Washington.

Savaş kaybedildi.

General nerede?

Tam geri çekilme emri verdi.

O yolda ölümden başka bir şey yok.

Peki ya askerlerim?

Askerin yok ki.

Virginyalılar.

Öncüdeydiler.

O tarafa gidersen, ölürsün.

Yüzün ölü gibi olmuş zaten.

Beni dinle.

Onları asla bulamazsın, bulsan bile,

geri gelemezsin.

Washington.

Washington!

Gel, dostum.

Bu riske değecek ne var?

Mary.

Çok üzgünüm.

Bu, Jack olmalı.

Bu... bizim Jack

Nerede o?

Orada.

Babası öldüğünden beri konuşmadı...

babası öldüğünden beri.

Merhaba, George.

Beni hatırlıyor musun?

Ben senin üvey ağabeyinim.

Lawrence.

Bir subay mısın?

Öyleydim, evet.

Majestelerinin Donanması'nda kaptandım.

Senin için bir şeyim var.

Bu bir haritacılık pusulası.

Kara ve deniz mesafelerini ölçer.

Bu, babamızındı.

Şimdi senin.

Sana gerekmez mi?

Eh, bir sonraki maceram seninle burada, George.

Virginia milisinin Genel Yaverliği'ne atandım.

Demek askerleri mi komuta edeceksin?

Milis düzenleyeceğim.

Aslında gönüllüler.

Washington erkekleri genç mi ölür?

Ne?

Washington erkekleri genç ölür, dediklerini duydum.

Soyadımıza çöken bir lanetmiş.

Bu doğru mu?

Ölmekten korkuyor musun?

Annem, bir daha okula dönmeyeceğimi söylüyor.

Kiracı çiftçiliğin nesi kötü?

Şerefli bir meslektir.

Ama benim istediğim bu değil.

Vazife bunu gerektiriyor.

Zaman da hal de değişti.

William Fairfax okula gidiyor.

Ben niçin gidemeyeyim?

Fairfaxlar daha üstün bir sınıftandır.

Bizim asla sahip olamayacağımız imkanlara sahiptirler, George.

Dünya çoğu vakit adil bir yer değildir.

Sen de onun verdğini alıp kendi nasibin kılmalısın.

Şimdi içeri gel.

George, nereye gidiyorsun?

Doğru okula!

İnatçı çocuk.

İki mil yol.

Biliyorum.

Seni içeri almazlar.

Alırlar.

Hıncını ağaçtan alma.

George. Dur, dur!

Beni geri çevirdiler. Senin yüzünden.

Artık elimde hiçbir şey yok.

Hiçbir şey mi?

İki yüz elli dönüm toprağımız var.

Bakmakla yükümlü olduğumuz on köle var.

Bir de bir dul kadının kesesi var, nicedir dibi görünmüş.

Bu evin en büyük oğlusun,

ona karşı vazifen var.

Benim istediğim bu değil. Bundan fazlasını istiyorum.

Ben de kocamı, hummasından dönmüş isterdim.

İlahi takdir bunu bana çok gördü.

Öyleyse ilahi takdir zalimmiş!

Tanrı, ancak temeli sağlam olanı yüceltir.

Sana ait olanı terk etmeyeceksin, ben de etmem.

Sen benim oğlumsun,

ve bir Washington'sın, ikisine de yaraşır gibi davranacaksın.

Al.

Nezaket Kaideleri ve Münasip Davranış.

Bu sana, nasıl layık bir centilmen olunacağını öğretir.

Sonra Cato. Plutarkhos. Mutlaka okunması gerekenler.

Seneca ve Cincinnatus.

İnsan büyük olmak isterse, vaktiyle büyük olmuş olanları tetkik etmelidir.

Kitap çok, biliyorum...

Talihsizliğine üzüldüm, George.

Sana başkası öğretmeyecekse, ben öğretirim.

Lakin bunları sana ödünç verebilirim,

teker teker,

eğer işlerini yaparsan.

“Her açık hareket ne yapmalı?”

“Orada bulunanlara saygı göstermeli.”

Sence saygı ne demek?

Saygı duyduğun kişiyi dinlemek ya da ona itaat etmek.

Belki.

Ama itaat emredilebilir.

Saygı kazanılmalıdır.

Bu yüzden asker oldum.

Aristokrasi bir oyundur, George.

Ama sanırım onu oynamayı öğrenebilirsin.

Biz hangi taşız?

Biz piyonuz, George.

Ama bir piyon bile bir şahı alabilir.

Yeniden mi oynayalım?

Evet.

Yukarı.

Aferin, George.

Unutma, topuklar aşağı, göğüs yukarı.

Artık tek başına gitme vaktin geldi sanırım.

Siz de öyle düşünmez misiniz?

Evet.

Pekala.

Haydi bakalım.

Çok hızlı değil.

Dikkatli.

“Değerli erkeklerin alkışını kazanmak

yürekten bir hazdır...”

“...onlara layık olmak ise en büyük dileğim...”

Demek, işte o.

Bütün mektupları yazan çocuk...

‘Kraliyet’ beratı için müracaat eden mi?

Evet, efendim.

Bir Britanya subayı olmayı düşlerim.

Sancaktar ya da teğmen, Majesteleri nasıl uygun görürse.

Kardeşimin bunu benim yerime bildirdiğine inanıyorum.

Lawrence Washington.

O, ... altında görev yaptı.

Eğer buna müsaade edecek olursam... Sancaktarlık rütbesi için

Coldstream Muhafızları'nda bedel £700'dür.

Bunu karşılıyor musunuz, efendim?

Hayır, efendim. Karşılamıyorum.

Öyleyse niçin milise katılmayı denemiyorsunuz?

Şey, ben Taç'a gerçek bir subay olarak hizmet etmek isterim.

Peki, ne kadar araziniz var?

Ben, efendim, ağabeyimin terekesi altında bir kahyayım

Mount Vernon'da.

Kiracı çiftçi.

Eğitim?

Babam öldükten sonra resmi bir eğitim almadım, efendim.

Ama yakın zamanda haritacı ruhsatımı aldım.

Bir Britanya subayı olmak için,

evvela bir centilmen olmak icap eder.

Müsaadenizle efendim, ağabeyim layık görüldü de ben niçin görülmedim?

Mount Vernon ona aittir.

İngiltere'de münasip surette tahsil görmüştür.

Üstelik bir Fairfax ile evlidir.

Evet, ayrıca bana büyük bir rehber olmuştur.

B-ben de bir centilmen olmak için çalıştım.

Hatta öğrendiklerimin hepsini derledim.

Aman efendim, ne çok yazıyorsunuz?

Şey, onları başka kitaplardan derledim.

Adı Görgü Kaideleri ile Münasip Davranışlar'dır.

Yani çalıp kendine mal ettiniz.

Hayır. Hayır, hayır...

Şey, evet, ama, ee...

Büyük adamları taklit etmek, sizi onlardan biri kılmaz.

Ben... yine soruyorum, efendim.

Taç'ın bir Britanya subayı nasıl olabilirim?

-Olamazsınız... -Mutlaka bir yolu olmalı.

Sizin için yok.

Bir de lütfen, bana mektup yazmayı kesin.

Çıkın!

Merhaba, Jack.

Seni görmek güzel.

Artık subay mısın?

Henüz değil.

Ama bir gün.

Ya da hiç.

Tanrı dualarımı işitirse.

“Sözde gevezelik etme.”

Özellikle bu gece.

Nereye gidiyorsun?

Lawrence’ı görmeye.

Belvoir’da mı? Davetli değilsin. İçeri girmeyi nasıl düşünüyorsun?

Yükselmek istemek günah mı?

Onlara göre öyle.

Onlara göre sen sadece bir piyonsun.

Eh, piyon bile şahı alabilir.

Davetiyeniz, efendim.

Ben Bay Washington, yani George Washington’ım.

Lawrence’ın üvey ağabeyi,

o da Anne’yle evli, önceden Fairfax’tı.

Soy kütüğüne teşekkür ederim. Şimdi davetiyeniz, efendim?

கருத்துகள்

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left