முதல் 200 வரிகள்.
"Bunlar Jason'ın oyuncakları.
Belki buradaki çocuklar, bu oyuncaklarlarla oynamak isterler.
Teşekkür ederim.
Elinden geleni yaptığını biliyorum."
Helen Modig.
Hayır, Derek'in sorunu, oyun hakkında konuşmayı
oynamaktan daha iyi yapıyor.
Evet, bekle.
Bana hala e-mail atıyor.
Evet, onu arayabilir misin? Gerçekten yola koyulmak zorundayız.
Evet, yeni ev.
- Çantada ne var anne? - Para.
Gerçekten mi?
Hayır tatlım, annen telefonda.
Hayır, adam para kokuyor, ama hiç bir şey vadetmiyor.
- Pekala, herkes arabaya. - Herkes arabaya.
- Herkes arabaya. - Herkes arabaya.
- Herkes arabaya. - Tamam..Tamam, tamam.
- Bağırmasak olmaz mı? - Herkes arabada.
- Herkes arabaya! - Şşş! Şşş!
Herkes arabaya. Herkes arabaya.
Şşş!
Tamam, pekala, millet, gerçekten gitmemiz lazım artık.Tamam.
David hala evde mi?
Evet Bayan Cashman.
Rose, lütfen. Bana Hannah de.
"Bayan Cashman" kulağa çok yaşlı geliyor
ve ben henüz bunun olmasına hazır değilim.
Tamam Hannah.
Alicia ile mi konuşuyor?
Evet.
Tanrı yardımcısı olsun.
Neden burada kalamıyorum.
Tüm arkadaşlarım şehirde. Yeterince büyüdüm.
Hayır ve hayır.Hadi.
Eller yok, lütfen.
Mahkumların da hakları vardır.
Pekala, nasıl gitti.
O iyi olacak.
Annesi ile Noel'i geçirmeyi gerçekten çok istedi.
Evet, pekala, eski eşlerden bahsetmişken,
babaları hediye getirme zahmetine bile girmedi.
Noel'in sadece ticari olduğunu söyledi.
Hadi millet.
Çok heyecanlıyız!
Bradys bunu nasıl bu kadar kolay yapardı?
Pekala nedir bu yer?
Imm, bu yeri Hannah buldu.
Hannah? Nedir bu yer?
Bekle, bir saniye Alicia.
Tamam, köprü kredisine ihtiyacımız yok
işe başlayabilmemiz için Renee'nin belgeleri imzalamasına ihtiyacımız var.
Evet, gecikme için endişe etmiyorsunuz
çünkü buna ödeme yapan siz değilsiniz.
Bebeğim, neden sadece telefonu kapatmıyorsun?
Onları pazartesi arayacağım.
Hayır, halledebilirim tatlım.
- Hay senin! - Franklin?
Telefon üzerinden alım güvenilmez olacak ama denemeye devam et.
Bu anlaşmayı kapatmalıyız.
Tamam.İzinleri alır almaz beni ara.
Dağlarda, 3 katlı,Viktorya Döneminden kalma güzel bir yapı.
Kiminle konuşuyorsun?
- Seninle. - Ha?
- Evi sormuştun. - Ha, evet.
Orası eskiden bir hasta..
Iıh,ç-çocuk yuvasıydı.
Evet, ve burası yıllardır boş durumda.
Kulağa çok eğlenceli geliyor.
Adı neydi?
Ne?
Adı neydi buranın?
Aziz Germaine Çocuk Kliniği.
- Ne yapıyorsun. - Bakıyorum.
- Burayı görmek istiyorum. - Pekala..
Oradan bakmana gerek yok yakında orada olacağız...
ve kendi gözlerinle göreceksin zaten.
Hay senin be!
- Franklin! - Tamam, bu kadar.
Herkes, telefonlar cebe. Şaka yapmıyorum.
- Alicia, sen de. - Ev hakkında bir şeyler okuyorum.
- Şimdi, lütfen. - Ne?
"Hay senin be!" diye bağıran ben değildim.
Bu bir aile seyahati ve biz de bir aile olarak zaman geçirmeliyiz,
telefonlarımız yüzümüze gömülü bir şekilde değil.
Konuşmalısınız.
Kaldırıyorum tamam.
Herkese teşekkür ederim.
Tamam, kim yılbaşı şarkıları söylemek ister?
Kimse mi? Peki.
Hay senin!
- Telefon yok dedim. - Yok zaten.
O zaman neden "Hay senin!" dedin
Bilmiyorum. Öylesine dedim işte.
- Gülmemelisin. - Ah tamam.
4 saattir sürüyoruz.
Medeniyetten ne kadar uzaklaştık.
Epey uzaklaştık. Ve asıl amaç da bu.
- Burası bizim yeni evimiz mi? - Hayır tatlım.
Burayı yaşamak için satın almadık.
Bu evi tamir edip satacağız.
diğer tüm evler gibi.Hatırladınız mı?
Hoşgeldiniz, Cashman ailesi.
Orada dikkatli ol Emmett.
- Tamam. - O kim?
- Bu Emmett. - Ve o bizim müteahhitimiz.
Bu evi yaşanabilir bir yer haline getirmeye çalışıyor.
Bunun bir aile tatili olduğunu söylediğini sanıyordum.
Bu bir aile tatili.
Baba, neden bana hiçliğin ortasına mahkum
bir eve gittiğimizi söylemedin.
Bu kadar isteksiz olmazdım.
Dinle, şimdi pek bir şeye benzemeyebilir
tüm bu geçmişi görmelisin.
Neye dönüşeceğini hayal etmelisin.
Örneğin, bir teknoloji milyarderi için
haftasonu kaçamağı görebiliyorum.
Şehrin bir kaç saat kuzeyinde, tüm kayak merkezlerinin yakınında
ve büyük şişkin bir fiyat etiketi.
Oo, Evet.
Pekala, bence burası güzel bir yer.
Olacak.
Potansiyeli var, bize lazım olan da bu.
Sadece içine biraz hayat vermeliyiz.
- Tamam. - Hey, hadi.
Hadi içeri girelim millet.
Biliyorsun, o haklı. Çok kötü görünmüyor !
Alicia, tüm bunların senin için, biliyorsun , değil mi?
Anne, baban sahip olduğu herşeyi buraya yatırdı.
Bunu söylemen için sana ne kadar ödediler?
Sadece bana söyle, bölüşebiliriz.
Korkunçsun.
- Isıtıcılar açık mı? - Evet, su da.
Tamam, harika.
Tamam, millet.
Toplanın, bu önemli.
Pekala, herkes dinlesin.
Burası güzel bir ev fakat biraz eski,
haliyle güvenli olmayan bölümleri var.
Şimdilik ikinci kat ve
birinci kat güvenli.
Herkes anladı mı?
Bu demek oluyor ki, şartlar ne olursa olsun
kimse üçüncü kata çıkmıyor.
3. kat güvenli değil.
Zoe, Franklin, Alicia? Tamam mı?
- Tamam. - Tamam.
Wi-Fi ismi ne?
Wi-Fi ya da telefon yok.Üzgünüm.
Yiyecek var mı ya da akşam yemeği için tuzak kurup
sincap mı avlamalıyım?
Komik, tatlım.
Televizyon olsa iyi olur.
Sana bir şeyler getireceğim.
Herşey yolunda mı?
Çocuklar.
Ya noel baba bize hediye vermezse?
Noel babanın, buraya geldiğinizi bilmeyeceğinden
noel için oyuncak getirmeyeceğinden endişeleniyor.
Pekala, bu doğru değil. Öyle değil mi, babaları?
Kesinlikle doğru değil.
Noel baba her zaman iyi oğlanların ve kızların nerede olduğunu bilir
ve her zaman onların hediyesini noel arefesinde verir.Daima.
- Tamam mı? - Tamam.
Ben çocukları yerleştireceğim.
Kim yeni yatak odasını görmek ister?
- Ben! - Tamam, hadi gidelim.
Ne biliyor musun? Onları ben alabilirim.
Evet, ımm, ve biz üst kattayken
belki sen H-E-D-İ-Y-E-L-E-R-İ getirebilirsin.
- Tabi, Bayan Cashman. - Adım Hannah.
Bayan Cashman kulağa biraz şey geliyor,
Şeytan bir üvey anne ismi gibi.
Hadi bakalım çocuklar, odanızı çok seveceksiniz, ha?
- Hannah? - Evet?
- Bir dakika buraya gelebilir misin? - Tamam, bir sa...
Bu sadece bir saniye sürecek..
Tamam. Evet.
Tamam çocuklar. Şu odaya bir göz atalım.
- Hannah? - Evet.
Kaç!
Ne? Ne istiyorsun?
Franklin, gel de odana bir bak.
Ucube.
Rose.
Bu ev hakkında berbat bir şeyler
olduğunu düşünüyor musunuz?
Hepimiz nasıl hissettiğini biliyoruz.
Hayır, ama bak, bu oyuncağı buldum
ve sadece orada oturuyordu...
Pekala, bu o kadar tuhaf değil gibi...
Burası çocuk kliniğiydi. Bu şeylerden olmak zorunda.
Hayır, boş odada yürüyordum,
arkamı döndüm ve bu oradaydı.
- Alicia. - Yemin ederim gördüm...
- Alicia! - Beni dinle.
Alicia herkes burada olmak istemediğini biliyor.
Duygularını açıkça söyledin.
Ve biliyorum iki evlilik arasında sıkışmak
bir çocuk için zor olmalı.
No comments yet. Be the first to leave one.