Day Watch

Day Watch (Дневной дозор)

Turkish வசனம் பதிவிறக்கம்

வெளியீட்டு விவரம்

Day Watch 2006 1080p BluRay x264 AAC5 1-[YTS MX]
கருத்துரை வழங்கியவர் CSTGT

குறிச்சொற்கள்

BluRay
x264
1080
TS
YTS
வெளியிடப்பட்ட தேதி: 2024-03-18
பதிவிறக்கங்கள்: 55
காது கேளாதோருக்கானது: No

Turkish வசனங்களின் மாதிரிக்காட்சி

முதல் 200 வரிகள்.

Neden ortalıkta yeller esiyor?

Yürüdüğümüz yollardaki izlerimiz silinsin diye.

Böylece düşünmeyecek kimse hala yaşıyor olduğumuzu.

Öyle uzun zaman geçti ki...

...artık kimse hatırlamıyor Özgürlük Köprüsü'nde savaşanları.

Işığın Savaşçıları'nı ve Karanlığın Savaşçıları'nı...

Etrafın nasıl bir kan gölüne döndüğünü.

Ulu Gesser'in yüreğinin elvermeyip katliamı durdurduğunu kimse hatırlamıyor.

Ancak günün birinde, bir an, gecenin gündüze hükmettiği bir zaman...

...Ulu Kişi belirecek ve dünya karanlığa gömülecek.

Ve hiçbir şey kurtaramayacak bizi, "Kader Tebeşiri" haricinde.

Korunuyor bu tebeşir müstahkem bir kalede.

Kim girdiyse kapılarından içeri, sonsuz labirentlerinde ölüp gitti.

İşte zamanın böyle akmışlığı var,...

...ta ki Timur varana kadar.

Çüş!

Merhamet et!

Merhamet et! Değersiz hayatımı bağışlayarak bir şey kaybetmezsin.

Tebeşir orada!

Hoş geldin, zalim ve acımasız Timur.

Dünyanın kaderine hükmediyorum ben...

Ama kendi kaderine hükmedemedin.

-Ne yazayım? -Ne istiyorsun?

-Yaşamak! -Öyleyse yaz.

Tebeşir orada!

Bunu daha önce de duymuştum.

O zamandan sonra Timur, düzeltemeyeceği hatalar yapmadı hiç.

İlgini çekti mi?

Stajyer Nazarova, lütfen kitabı kaldır.

Sence Tebeşir diye bir şey var mı?

Düzeltmek istediğin bir şey var, değil mi?

Dizini çek, lütfen.

Baksana, niye hep kabalık ediyorsun sen?

Yeter artık. Çek şu dizini, lütfen!

Yemek yesek iyi olurdu.

Seni lokantaya davet etsem, ne dersin?

Hangi lokantaya?

Çin lokantasına.

Çin lokantası mı?

Anlaştık. Yarın saat 6'da, yok 7'de.

-Emin misin? -Kesinlikle.

O zaman davet edeyim bari...

Devam et ve sor.

Olağanüstü bir şey olmazsa.

Fuar Alanı. Fuar alanı civarında kim var?

Ben Gorodetski. Beş dakikalık mesafedeyim.

Bir insana saldırılmış.

Kurban yine bir yaşlı kadın. Aynı kişi, iğne kullanıyor.

Kurbana arkadan saldırılmış.

İğne kürek kemiğinin altından saplanmış. Omuriliği besleyen damarlara girmiş.

Neler oluyor?

Ne oluyor?

Fail, kurbanın yaşam gücünü emiyor.

Failin kimliğini tesbit edemedik.

Dikkatli olun. Tehlikeli biri o.

Oraya gidemem. Yanımda bir stajyer var.

-185. Anlaşıldı, gidiyoruz. -Sen kafayı mı yedin?

Sağol, Anton. Beni geri çevirmeyeceğini biliyordum.

Bu piçlerden o kadar çok var ki. Hepsini şehir meydanında sallandırmalı.

Sakın bensiz Kara-Boyut'a geçeyim deme. Anlaşıldı mı?

Sakin ol ve derin nefes al. İkinci seviyeye geçmeyi aklından bile geçirme!

İkinci seviyede ne var?

Bilmem, şahsen ben hiç geçmedim.

Orada sivrisinekler var diyorlar.

Sivrisinekler bile yaşayamaz orada.

Ama Boris İvanoviç diyor ki sivrisinekler...

Peki canım, Boris İvanoviç öyle diyorsa öyledir yani!

Gerektiğinde el fenerini kullan.

Bu düğmeye sakın...

İyi de bu ne işe yarıyor?

İşte orada!

Sveta!

Sveta!

Sveta!

Sen ne yaptığını sanıyorsun be?

Sveta!

Sana arabadan çıkmanı kim söyledi?

Neden sürekli bağırıyorsun bana?

Sonra sırtıma sapladı iğneyi körolası...

Kızım, yere düştüm neticede...

Vaziyet boktan.

Dur!

Kımıldama! Dur!

Sveta!

Bir şeyin yok, değil mi? Dayan. Hemen döneceğim.

Allahlarından bulsun o cadılar!

Açılın!

Çekilin!

Sveta!

Dur!

Kıpırdama! Dur!

Dur!

Kıpırdama!

Dur!

Geri çekil!

Buraya gel!

Arkanda!

Arkanda!

Kaç!

Arkanda!

Dur!

Dur! Kaçma!

Gel buraya.

Nasıl kendi başına karar verdin sen öyle?

Neden karıştılar ki? Onu neredeyse yakalamıştım!

Onunla kendim ilgileneceğim. Anlaşıldı mı?

Onu nereden tanıyorsun?

Tanıdık biri işte.

İyi de o bir Karanlık-Kişi!

Karanlık-Kişi, Aydınlık-Kişi. Ne fark eder?

Anlatsana?

Dünyada hala merhametli insanlar var.

Bu yüzüğü taktığın sürece, ben ne diyorsam onu yapacaksın.

Canımı yakıyor.

Canın mı yanıyor?

Seninle kaderimiz aynı.

Şurayı imzalayın, lütfen.

Nedir bu?

Bir sözleşme.

Bir sözleşme daha...

Daha önce sözleşme imzalamadık ki.

Seninle imzalamadım.

Salon kirası olarak.

Kaç para?

Saati 1000 dolar.

Burası için mi?

Vicdanın yok mu senin?

Bu aralar böyle.

Bu arada ne kadar zamanımız kaldı?

Zavulon!

Egor?

Ne oldu?

Kara-Boyut'un ikinci seviyesine yalnızca Ulu Kişilerin girebileceğini söylemiştin!

Silahı ver bana! Versene!

Söz vermiştin! Bırak beni!

Az önce fuar alanı yakınında başarısız bir cinayet girişimi oldu.

Bir Karanlık-Kişi, herkesin gözü önünde bir kadına saldırdı.

Onu tutukladın mı?

Hayır.

Sanırım hepsi bu.

Ama elimizde somut kanıt var.

Nasıl bir kanıt?

Şimdi hapı yuttun işte!

Kim o?

Rogova! Emrindekilere cinayetin cezasını anlatmıyor musun?

Hiçbir şey kanıtlayamazlar!

Şapkan nerede?

Elimizdekinin hepsi bu, öyle mi?

Evet.

Nasıl biriydi?

Hatırlamıyorum.

-Demek hatırlamıyorsun? -Hatırlamıyorum.

Pekala, laboratuara sevk edeceğim. Onlar bulurlar.

Gidelim.

Anton, arabanın anahtarlarını ver.

Zira metroyu 49 yıldır kullanmadım.

Pekala, işte anahtarlar.

Bu iyi işte.

Al.

Nasıl hissediyorsun bakalım?

Nasıl hissediyorsun?

Yemek yemelisin. Hadi gidip yiyelim.

Onu tanıdığını neden bana söylemedin?

Ne yapacağız?

Nereye gidiyorsun?

O aptal şapkayı çalsak olmaz mı?

Hala serserileri mi doğruyorsun?

Elbette hayır! Bunlar yasal vericiler!

Bir ricam olacak.

Oğluma ilk kan için yetki vermişsin.

Tebrikler.

Ama içmediğini biliyorsun.

Gece Gözetçisi laboratuarı bu saatte çalışmıyor.

Geceleri kanıtları nerede saklıyorlar?

Arşivde.

Sabaha kadar vaktin var.

İyi de oraya nasıl gireceğim?

Elini çabuk tut.

Evde değildi. Onun yerine imza attım. Ona nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum.

Neyi var? Bu şekilde doğmamış mıydı?

Hayır, oğlunu bizzat kendisi ısırdı.

Çift taraflı akciğer iltihabı vardı!

Annemin de vardı.

Lanet!

Afedersin.

Neyse, olur böyle şeyler.

Keşke bu iş tecil edilebilseydi.

Sen halledebilirsin bunu. Ben de her şeyi yaparım.

Her şeyi...

Ne gerekiyor?

Bu yasadışı.

Anladın mı?

Yani şapka Gece Gözetçisi arşivinden nasıl alınır diye mi soruyorsun?

Tamamdır, evlat.

Hazırlayın şunu!

Peki, bebeğimi besleyebilir misiniz beyler?

Elinizi çabuk tutun!

Al. İç.

İçmelisin.

Evet.

கருத்துகள்

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left