The Murky Stream

The Murky Stream (탁류)

Turkish வசனம் பதிவிறக்கம்

சீசன் 1

வெளியீட்டு விவரம்

The Murky Stream S01E04 1080p WEB h264-EDITH
கருத்துரை வழங்கியவர் desprite
Alt yazı çevirmeni: Melih Tu-men

குறிச்சொற்கள்

webdl
வெளியிடப்பட்ட தேதி: 2025-10-03
பதிவிறக்கங்கள்: 50
காது கேளாதோருக்கானது: No
FPS: 23.976

Turkish வசனங்களின் மாதிரிக்காட்சி

முதல் 200 வரிகள்.

Bu dizi kurgudur. Dizideki kişi, mekân, kuruluş,

ortam ve olaylar hayal ürünüdür.

-Gel buraya. -Ver şunu.

Seni çalışkan biri sanıyordum.

Meğer başkasının kanını emen bir asalakmışsın.

Umarım ölene dek bu şekilde yaşarsın.

Gyeonggang Nehri'ndeki limanlar haydutların tekelinde.

İşçilerin yevmiyelerine konuyor

ve vergi adı altında tüccarlardan para alıyorlar.

Emniyet Teşkilatı ise

denetleme yapacağı yerde rüşvet alıp haydutları kolluyor.

Haydutlar, tüccarların kanını emerek onlara zulmediyor.

Katı kuralların bu bölgede de uygulanmasını dilerim.

The Murky Stream

DÖRT. KADER

Choi'nin şirret kızı

Teftiş Kurulu'na şikâyet dilekçesi yollamış.

Neyse ki o kuruldan bir memur dilekçeyi cebe atmış.

Ya Majesteleri'nin eline geçseydi?

Özür dilerim.

Manyak karının teki yüzünden yerin dibine geçtim.

-Ona dersini vereceğim. -Nasıl?

Burnunu öyle bir sürteceğim ki bir daha şikâyet edemeyecek.

Beni mi çağırdınız?

İsimsiz bir dilekçe geldi.

Seni hem haydutlarla rüşvet karşılığı iş birliği yapmakla

hem de halktan haksız yere para almakla suçluyor.

Tamamen yalan.

Yazılanlara göre

seni Batı Kapısı'nda bir liman hayduduyla görmüşler.

Eski bir tanıdığıma tesadüfen denk geldim.

-Yani yanlış mı anladılar? -Ben doğruyu söylüyorum.

Öyle mi?

Anlaşıldı.

Çıkabilirsin.

Uslu dur.

Efendim. Beni mi çağırdınız?

Limanlardan kim sorumlu?

Ben sorumluyum.

Bir adamı arıyorum.

Nasıl yapalım?

Orada her zaman yabancılar ve yüzlerce mevsimlik işçi bulunur.

İsmini söylerseniz veya belirgin bir özelliği varsa

sorup soruştururum.

Limanlara bizzat gideceğim. At hazırlayın.

Nasıl?

Subay Yardımcısı Jung. Şu an boşta bir at yok.

Hiç at yok mu?

Nasıl yani?

General'in akrabalarına dört at ödünç verdik.

Kalanları da pavyona ve lortlara kiraladık.

Ücreti mukabilinde.

Ne?

Yarın geri alabiliriz.

Siz de o arada etrafı gezersiniz.

Benim halletmem gereken önemli bir iş var.

Teşekkür ederim.

Bu kadar çok mu veriyorsun?

Git hadi.

Teşekkür ederim.

Seni yaramaz.

Bu kadar çok verirsen vergiyi neyle ödeyeceğiz?

İyi bak.

Yevmiye bu.

Bu da vergisi.

Ancak böyle geçinebiliriz. Anladın mı?

Tekrar dene.

Tekrar.

Dayanabilmek için en azından lapa yemeliler.

Değil mi?

Deli olacağım.

Teşekkür ederim.

Onca yıldan sonra hâlâ beceremiyor musun?

-Pardon. -Buyurun efendim.

Size bir şey soracağım.

Bir adamı arıyorum.

Hamgyeong eyaletinden gelmiş uzun boylu, ince yüzlü bir adam.

Çıkaramadım.

Peki.

"Sağ ol."

"Teşekkür ederim."

"İyiliğini unutmayacağım."

Unutmayıp karşılığını mı verecekler?

Önce onlara insan gibi davranın, sonra sorarsınız.

Ne saçmalıyorsun lan sen?

Hayret bir şey!

Geçim derdi korkunç bir şeydir, haberin var mı?

Deokgae abi gelmeden önce burası yangın yeriydi.

Kahrolası tüccarlar el ele verip işçilerin kanını emiyordu.

Sülük olsa öyle ememez.

Sıraya geçin!

O devirde her gün dayak yiyordum.

Lanet olası loncalar.

Onların gözünde hayvandan daha değersizdik.

Al bakalım, bir hop.

Kaybol!

Lütfen biraz daha verin.

Kaybol! Yürü!

Herkes sıraya geçsin. Çabuk olun.

Acele edin.

Ne bu?

İstemiyorsan yaylan.

Hani tekne başına bir hop pirinç verecektiniz?

İki tekne boşalttım. İki hop verin.

Saçmalama lan.

Yaylan!

Yürü!

Siz dövene kadar zaten açlıktan öleceğim!

Düzeni sağlayın!

Sonunda olan oldu.

Kendimi tutmam gerekirdi ama sinirime engel olamadım.

Bıraksana şerefsiz!

Bırak!

Sence işçilerden yardıma gelen oldu mu?

Bir kişi bile olmadı.

Kimse ona yardım etmedi.

Herhâlde korkmuşlardır.

Ama ben onlardan farklıydım.

Gerçek bir kahraman göklerden gelmez.

Yeryüzünde ayağa kalkarak yükselir.

Bak Mudeok.

Onunla hemşehriyiz, demiştin.

Ona sen yardım etmelisin.

Park Mudeok benim adım. Kavgaya tek başıma girdim.

Elimdeki orakla.

Yakalayın!

Deokgae tekme tokat girişti.

Bende orak vardı.

Loncacı dallamaların kafalarını tek tek kopararak devam ettim.

Çekilin!

Sonunda kendime geldiğimde

ikimiz dışındaki herkes yerde yatıyordu.

İyi misin?

İşte Deokgae ile benim Mapo'da pes etmeme hikâyemiz.

Mudeok! Eline sağlık!

İşte Mapo'daki yeni çağın başlangıcı.

Mesele geçimini sağlamaksa vicdanlı davranmana gerek yok.

Sadece bunu kullanarak günde iki öğün tıka basa yersin.

Bu kokuşmuş dünyada

rahatım yerindeyse gerisini takmam.

Kanunları boş verelim, olur mu?

Hem soylular hem de krallar kanunsuz hergelelere bulaşmaya çekinir.

Çekemiyorum

Çekemiyorum

Yine başladı.

Her seferinde daha detaylı uyduruyor.

Bugün adamın tekine orak sapladı.

Geçen sefer kazmayla vurmuştu.

Hazırda birkaç aleti var.

Yok, her seferinde değiştiriyor.

-Sırada çapa var. -Doğru.

Bir dahakine çapa diyecek.

Mapo'da yaşananları duydum.

Hasar büyükmüş.

Özür dilerim.

İpeğin yarıya yakını ıslandı.

Yaralıların ilaç ve akupunktur masrafı çok yüksek olacak.

Ticarette önce hesap yapılır.

İnatla ticaret olmaz.

Tüccar önce kârı ve zararı hesaplayıp çıkarına uygun davranmalıdır.

Affedersiniz.

Anladın mı?

Anladım baba.

Subay Yardımcısı, sizi hangi rüzgâr attı?

Bir ihtiyacınız mı var?

Bir sorum var.

Buyurun.

Bir adamı arıyorum.

Hamgyeong eyaletinden gelmiş.

Büyük gözlü ve keskin bakışlı biri.

Çıkaramadım.

Bir terslik mi var?

Anladım.

Efendim.

Lütfen bize göz kulak olun.

Nedir bu?

Teftiş ücreti efendim.

Niye verdiğini soruyorum.

Az mı geldi?

Başka bir isteğiniz var mı?

Bu ne cüret!

Hanımım.

Sorun mu var?

Kendisi Choi Loncası'nın genç lideridir.

Tuz ambarının sahibidir.

Ne oldu?

Teftiş ücretini karşılamaz mı bu?

Ne?

Ne diyorsunuz?

Limana el koyan haydutlar Emniyet'in memurlarına rüşvet veriyor

ve memurlar da buna karşılık haydut zulmünü görmezden mi geliyor?

Dahası da var.

Yağmur için ayrı ücret.

Su baskını için ayrı ücret.

Gece mesaisi için meşale ücreti.

Sıra değişikliği için aciliyet ücreti.

İşçilere yaptığımız ödemenin de yarısını haydutlar alıyor.

Devletin onaylamadığı ücretleri toplayıp

nasıl devlete ödeyebiliyorlar?

Demek öyle.

The Murky Stream subtitles in other languages

More Turkish subtitles for The Murky Stream

கருத்துகள்

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left