INVINCIBLE

INVINCIBLE

Turkish வசனம் பதிவிறக்கம்

சீசன் 1

வெளியீட்டு விவரம்

Invincible 2021 S01 720p AMZN WEBRip x264-GalaxyTV
கருத்துரை வழங்கியவர் CSTGT

குறிச்சொற்கள்

webrip
web
x264
720p
720
BRip
வெளியிடப்பட்ட தேதி: 2024-03-15
பதிவிறக்கங்கள்: 126
காது கேளாதோருக்கானது: No

Turkish வசனங்களின் மாதிரிக்காட்சி

முதல் 200 வரிகள்.

Bu program fotosensi̇ti̇f epi̇lepsi̇si̇ olan kişiler için

nöbete sebep olabi̇len yanıp sönen ışıklar i̇çeri̇r. İzleyicilerin dikkatine.

-Kahve? -Olur. Teşekkürler.

-Sonraki haftaya hazır mısın? -Ne var ki?

İnsanüstü kaçınma eğitimi. Yeniden sertifika almalıyız.

Durumu anlıyorum. Çok berbat.

Teşkilattayken birebir çalışıyorduk.

Adam bıçakla gelirken hazır olman gerekirdi.

Ama bu başka bir şey.

Gözlerinden lazer fırlatabilen

veya zihin kontrol edebilen ya da okul otobüsünü

aya fırlatabilen bir adamdan takla atmayı mı öğrenmem gerek?

İş bu.

Bu konuda çok sakinsin.

En son belini burkmuştun.

Hadi be, gelmeyeceksin bile, değil mi?

Yazık sana.

Londra'da olacağım.

Gezip Hint yemeği yiyeceğim. Lazerle başarılar.

Bütün hafta olmayacak mısın yani?

İki hafta. Matt'in bahar tatili boyunca.

Beatles'a kafayı takmış.

Abbey Road'a gidip Apple Records'u görmek istiyor.

Vakit olursa ben de istediğim yerleri göreceğim.

Sadece ikiniz mi?

Emin misin Steve?

Bin yıldır birbirinizden nefret ettiğinizi sanıyordum.

Belki yüz yıl olabilir.

Matt zor zamanlar geçirdi.

Ama kendini toparladı.

Bana anlattığın kadarıyla çocuk hırsızlık yapıp uyuşturucu kullanıyordu,

bunu nasıl düzelttin?

Günaydın. Kolay değildi.

Molly ile ilk dönemlerimizde

Matt, babasıyla yaşıyor ve disiplinsiz büyüyordu.

Çocuk tam bir pislikti.

Gözümdeki morluğu görmüştün. Ama hepsi geride kaldı.

Kötülüklerden arındı ve... Vay be, resmen hepsini yendi.

Hayatımda hiç böyle zor bir şey yapmadım.

Dönüştüğü hâliyle çok gurur duyuyoruz.

Londra'ya gitmek istiyor.

Molly'yle bunun olması için çok uğraştık.

Çalışmalarının kıymetini bildiğimizi göstermek istiyoruz.

Benim hiç çocuğum olmadı. O doğduğunda orada değildim.

Bisiklet sürmeyi, top oynamayı ben öğretmedim.

Ama o kürsüden geçtiğinde ve diplomayı kabul ettiğindeki hâli

benim oğlumdu.

Sen biraz yalnız kal.

Ben gidip seni neşelendirmek için sıcak çikolata yapayım.

Sanki ikinci randevuyu alamadığında omuzumda ağlayan sen değildin.

Ne oluyor? Bu da ne?

İçeride olmamız gerekiyordu!

Bir klonun kusurlu hesaplamalarına hiç güvenmemeliydim.

Klon mu? Ben klon değilim.

Plan hep buydu.

Başkan bizi hedef alıyor, biz de güvenliğini parçalayacağız.

Onu öldürmemiz yetmez. Gösterişli de olmalıyız.

Orijinal olsaydın bunu bilirdin.

Tanrım!

Ferahlatıcı. Gıdıklanıyorum sanki.

Daha yüksek kalibreyi yeğlerim.

Size emrediyorum...

Size emrediyorum...

Size emrediyorum...

Ne emrediyorsun?

Şunu öldürüp devam et!

-Gözlerin de senin gibi çakma! -Ben orijinalim!

Steve, dikkat et!

Üzgünüm, geciktim.

Red Rush, adamı buradan götür.

Tahliyeye odaklanın!

Etraf temizlenince bu ikisiyle başa çıkabiliriz.

Buradan sonrası bizde.

Geri çekilin! Sivilleri tahliye edin.

Tamam hanımefendi.

Olamaz, koşun!

War Woman.

Yapma. Bunun dışında kalamadın mı?

Bırak da Başkan'ı öldürelim. Bir gün izinlisin.

Hiç tarzımız değil. Üzgünüm.

Maç oynanmıyor burada! Dağılın!

Hayır!

Birlikte kalın!

-Kıpırdamayın. Artık güvendesiniz. -Ben alırım.

Güvenli bölgedeler.

-Başkan sende. -Tamamdır!

Pardon, normalde bu kadar hızlı hareket etmezdim ama çok fazlasınız...

Olamaz. Birinizle başlar, sonra hepinize...

Pardon... Yapamıyorum...

Hadi! Dikkati dağılmışken.

Bu kat temiz görünüyor. Ben yukarı, sen aşağı.

Güvendesin. Bir şey olmayacak. Buradan çıkacağız.

Hayır.

Peki ya sen?

Arkanda.

Rica ederim.

Askerleri buradan götürün!

Bundan sonrası bizde. Sizin için tehlikeli.

Dünyanın Koruyucuları'nı alt edip Başkan'ı öldürünce

bizi durduran kimse kalmayacak.

Elimi tut!

Yakaladım.

Her yer temiz.

Bina temiz. Sadece biz varız.

Tahliye tamamlandı.

Her şeyi bırakıp bu canavarları alaşağı edebiliriz.

Anne, ne var? Bir dakikaya çıkarım.

-Bir dakikam yok. -Anne!

Benim banyomda sabun bitmiş. Aş kendini.

Senin bezlerini ben değiştirdim. Görmediğim bir şey yok.

Çık dışarı!

Gördüğünüz üzere, tam bir kaos ortamı var ve Mauler İkizleri...

Galiba babam Beyaz Saray'ı koruyor.

-Yalnız mı? -Koruyucular da orada.

Kiminle savaşıyorlar? Mauler İkizleri.

Görünüşe göre beraber kahvaltı yapamayacağız. Yazık oldu.

Beyaz Saray dedim anne. Önemli olabilir mi?

O şeyi yılda iki kez baştan inşa ediyorlar artık.

Doktor Sismik değilse Kertenkele Birliği falandır.

Başkan'ın orada yaşadığından şüpheliyim.

Çok geç kalmadım. Hemen duş alacağım.

Dur bakalım. Önce buraya gel.

İğrençleşmeyin ya.

Şimdi seni şu kostümden çıkaralım.

Sınır denen bir şey var.

Banyo kapısı bir sebeple kapanır

ve anne babalar, çocuklarının önünde seks konuşmaz.

Senin sevinmen gerek.

Annen ve baban birbirlerine olan sevgisini tutkuyla gösteriyor.

Sızlanmayı bırak da okula hazırlan.

Ben evi terk edene kadar bekleyemez miydiniz?

Üniversite için.

Ne düşünüyordun? Paris mi?

Aslında Berlin'deki küçük kafeye gitsek.

Canım o sosislerden çekiyor.

Best Wurst'e mi gideceksiniz? Orayı çok seviyorum.

Senin okulun var. Gücün çıkınca kendi başına gidebilirsin.

Yarama tuz basıyorsun baba.

Her an çıkabilir oğlum.

Viltrum'da geç serpilenler bile

18. yaş gününün öncesinde güce sahip oluyor.

-Göreceksin. -Fazla umutlandırma.

Hoşça kalın! İyi eğlenceler!

Yerde yürürüm ben de. Ayaklarımla.

Günaydın!

Yeni ayakkabılarımı esnetmeyi deniyordum da.

Mauler İkizleri, Beyaz Saray'a saldırdı. İşe bak.

-Gördüm. -Koruyucular'ın onları,

Başkan'ı öldürmeye yanaştırmasına inanamıyorum.

Binaya giremediler bile. Ayrıca Omni-Man de oradaydı!

Tam bir Omni-Manyak'sın.

Ezileni destekliyorsun hep.

Yankees taraftarı olmalısın.

Tamam, adam seksi falan. Bir de bıyığı var.

Tamam, pardon. Hetero muhabbeti. Akşam Clash Clash oynayalım mı?

43. seviye göğüslük düşürmeyi umuyorum.

Şu aptalca işten bahsetme. Öyle biri olma sakın.

Ne zaman çizgi roman aldın?

Pahalı oluyorlar.

Ve Seance Dog yaz boyu ayda iki kez çıkacak.

Aptalca şeylere meraklısın.

Kes şunu Todd!

Hadi ama! Oyun oynamayı bırak.

Bana deli olduğunu biliyorum. Marcy anlattı.

İri ve güçlüsün, değil mi?

Biliyorsun işte.

Öyle olunca beni taciz edebileceğini mi sanıyorsun?

Öylece yürüyüp gitme.

Nesin sen, lezbiyen falan mı?

Tanrım, keşke olsam. Öyle olsam beni rahat bırakır mıydın?

Beni bırak da öpecek bir kız bulayım.

Yapma. Adam senin iki katın.

Sen durup izleyebilirsin, ben yapamam.

İzleyebilirim çünkü ben Omni-Man değilim, sen de değilsin.

Görelim bakalım.

Bence Amber hislerini gayet açık gösterdi Todd.

-Ne? Ciddi misin Grayson? -Bak...

Onu rahat bırak!

Ne bakıyorsunuz?

Teşekkürler.

Tabii.

Az kalsın kaçıyordu.

Zamanı gelmişti.

En sevdiğim oğlum hoş gelmiş. Tavuk hazırladım.

Ama orijinal Alman sucuğu da pişirdim,

bugün sana özel olarak geldi.

Çok ilginç bir gün geçirdim.

Geciktim.

Hong Kong'a saldıran bir ejderha vardı.

-Ben durdurdum. -Bir ejderha. Güzel.

Mark da bize gününün ilginçliğini anlatmak üzereydi.

Tahmin edin kim güçlerine kavuşuyor?

Emin misin?

Oldukça eminim. İş yerinde çöp turbasını uzaya fırlattım.

Harika evlat. Cidden harika.

Eğer istersen yarın antrenman yapabiliriz.

Çok heyecanlı.

Yarın erkenden yapalım Mark. Güzelce uyu.

Tabii ki.

Tamam evlat, beni dinle.

More Turkish subtitles for INVINCIBLE

கருத்துகள்

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left