Pluribus

Pluribus

Turkish வசனம் பதிவிறக்கம்

சீசன் 1

வெளியீட்டு விவரம்

pluribus s01e04 720p web h264-sylix
கருத்துரை வழங்கியவர் BartuW

குறிச்சொற்கள்

webdl
வெளியிடப்பட்ட தேதி: 2025-11-21
பதிவிறக்கங்கள்: 155
காது கேளாதோருக்கானது: No

Turkish வசனங்களின் மாதிரிக்காட்சி

முதல் 167 வரிகள்.

Tüm müşterilerimize:

Yönetim, depolarınızı açmaya mecbur kalmıştır.

Tazmin edilecektir. Kusura bakmayın.

Hola, señor.

Me llamo...

Hola, yo soy Carol Sturka.

Uh, estoy de los... ABD...

Beni rahat bırakın orospu çocukları!

Ananı sikeyim göt herif!

EYALET POLİSİ

Selam Carol.

Bizi duyabiliyor musun?

Cevap vermek istersen

tek yapman gereken cihazı kaldırıp konuşmak.

- Yanda bas konuş düğmesi var. - Selam Carol!

Tıpkı Adam-12'deki gibi. O diziyi çok severdin, hatırladın mı?

Ne var?

Merhaba Carol.

Hastaneden biraz çabuk çıkmışsın. Her şey yolunda mı?

- Evet, yolunda. - Selam Carol!

Eve gidiyordum.

Range Rover'ında daha mı rahat edersin?

Sana getirebiliriz.

Alkol kilidi cihazını çıkarmaktan da mutluluk duyarız.

Hayır.

Selam Carol.

Burada ne işiniz var?

Evime mi girdiniz? Evimin içinde ne halt ediyorsunuz?

- Şarapnel deliklerini kapıyorum. - Her yer cam kırığı olmuştu.

Evime girmeniz için size kim izin verdi?

Sen verdin.

Unuttun mu? Ambulansta bizimle birlikteydin

ve Zosia'nın sırtına basınçlı bandaj uyguluyorduk.

Sana evini biraz toparlamamızı isteyip istemediğini sorduk,

dalgınca baş salladın.

Peki. Tanrım, tamam. Neyse. Herkes çıktı mı?

Evet, işimiz neredeyse bitti Carol.

Ama istersen son rötuşları sonraya bırakıp şimdi boşaltabiliriz.

Seni rahat bırakırız.

Tanışıyor muyuz?

Merhaba.

Belediye başkanısın lan.

Oy için teşekkürler.

ONLAR HAKKINDA BİLDİKLERİM:

1. MEMNUN ETME HEVESİ - ATOM BOMBASI VERİRLER

2. SİNEK BİLE ÖLDÜREMEZLER

3. FAVORİLERİ YOK HER SERSEMİ AYNI SEVİYORLAR

4. BENİ DEĞİŞTİRMEK İSTİYORLAR! 5. FAZLA DÜRÜSTLER?

Bir gönüllü lazım.

Siyasetçi olmasın.

Sen. Bodur.

Geri kalanınız kahve molası verin veya ne isterseniz yapın.

Benimle gel.

Memnuniyetle.

Otursana. Adın ne?

Adın?

Şey...

Bu kişinin adı Lawrence J. Kless'ti.

Ya da arkadaşları Larry derdi, ki çok arkadaşı vardı.

Her neyse. Otur şöyle.

Kitaplarımı sever misin?

Kitaplarına bayılıyoruz.

Nesini peki?

Her şeyini. Kitapların senin yansıman. Ve biz seni seviyoruz.

Daha spesifik olmanı istiyorum. Karakter gelişimi. Olay örgüsü dönüşleri.

Ah, evet. Evet. Karakter gelişimlerini ve olay örgüsünü seviyoruz.

Hangilerini?

Hepsini.

Alınma Larry ama bence palavra sıkıyorsun.

Yazdıklarımı hiç okumamışsın gibi geliyor.

Ama okuduk.

Tanrım, nereden başlayalım?

İlk romanında,

ikinci sayfadaki Lucasia'nın gelinliğinin tasvirine hayran kaldık.

"İnce shang ipeğinin ağ gibi iplikleri, altından dokunmuşçasına parıldıyor,

sanki güneş bizzat Lucasia'nın omuzlarına görkemli öpücükler yağdırıyordu."

Çoğumuzun içi bir hoş oldu.

Tamam.

Hah.

Çalışmalarım Shakespeare'e kıyasla nasıl?

Eşit derecede. Eşit derecede harika.

Kitaplarımı şey kadar seviyor musun...

Mesela Macbeth?

Ya da Kuru Gürültü?

Evet. Ve Kral VI. Henry'nin bir, iki ve üçüncü bölümleri kadar.

Peki ya kalabalığa hitap eden bir oyun? Romeo ve Juliet?

Harika. 1597'nin ilk hâlini okudun mu?

Hayır, okumadın ama okumalısın. Sana orijinalini getireceğiz.

Larry, Wycaro serisini dilimizde yazılan

gelmiş geçmiş en ünlü oyun kadar mı seviyorsun yani?

Carol.

Harika kitaplarının satırlarını düşündüğümüzde...

"Harika" deme artık.

Kitaplarının satırları.

Birçok göz ve kalple deneyimliyoruz.

Moira McAllister adlı bir kadın hatırlıyor musun?

Bana şu aptal tığ işi şapkaları gönderen, Kansas City'li çılgın Moira mı?

Evet, tabii ki. Artık sizden biri.

Evet.

Kitaplarını bulmadan önce Moira derin bir depresyondaydı.

Aslında, o şey yapacaktı...

Uğruna yaşayacağı bir şey verdin.

Hayatını güzelleştirdin.

Eserlerini ve seni böyle görüyoruz. Moira'nın gözlerinden.

Helen kitaplarıma ne diyordu?

Söyle.

Helen seni çok severdi.

Sorduğum o değil Larry.

Çıkar baklayı. Helen, Wycaro kitapları hakkında ne düşünüyordu?

Carol, bize Helen'ın yasak olduğunu çok net söyledin.

Evet ama dinle. Bu seferlik özel muafiyet veriyorum.

Helen, Wycaro kitaplarım hakkında ne düşünüyordu?

Larry?

Zararsız olduklarını düşündü.

Zararsız mı?

Zihninden geçen ifade "pamuk şeker"di. Çoğunlukla.

Pamuk şeker.

Evet.

Ve biliyorsun ki Helen pamuk şekere bayılırdı.

Helen'ın pamuk şeker yediğini hiç hatırlamıyorum.

Ah, hayır. Hayatında dört kez tüketti ve her seferinde...

Evet. Sen yanında değildin. Ama gerçekten...

Okuyucularını memnun etmeyi bildiğini düşünüyordu

ve ikinizin paylaştığı güzel hayat için çok minnettardı.

Wycaro sayesinde.

Seninle gurur duyuyordu.

Yayınlanmamış romanım hakkında ne düşünüyordu?

Acı Koza.

Ne düşünüyordu?

Carol. Böyle bir sorgulama...

- Başka şeylerden bahsetsek? - Bilmek istiyorum.

Söylemen beni mutlu eder.

İyi olduğunu düşünüyordu.

Güzel anlamında iyi mi?

Ya da iyi derken

"eh" mi?

Evet, "eh."

Peki ya son 200 sayfa?

Helen 137. sayfa, üçüncü paragrafta bıraktı.

Kitap 489 sayfa.

Son iki sayfayı okudu. Güzel bittiğini düşündü.

- Bu kadar nefret ettiyse... - Nefret etmedi.

Madem nefret ediyordu, niye yayımla dedi?

Çünkü Val'le konuştu, kariyerine zarar vermeyeceğini düşündüler.

Ve seni mutlu edeceğini.

Git.

YALAN SÖYLEYEMİYORLAR.

Selam Carol.

Ben açayım.

Teşekkür ederim.

Bunu mu?

Polis arabanı beğendin mi?

Tabii ki.

İşin ilginç yanı

o aracı kullanan polisin oğlunun

üçüncü sınıf öğretmeninin kocasının kız kardeşi

Wycaro hayran kulübünün asil üyesiydi.

Tüylerim diken diken oldu.

Dinle, şey konusu...

Sizin bana gerçek patlayıcı verecek kadar cömert olduğunuzu anlayacak

öngörüye sahip olsaydım böyle olmazdı ve bundan pişmanlık duyuyorum.

- Lütfen duyma. - Yaralandığınız için üzgünüm.

Birkaç sorumu cevaplayabilir misiniz?

Kesinlikle.

Yaklaşık bir hafta önce, Tarım Bakanlığı Müsteşarı...

Siz yani. Hepiniz birsiniz. Temel bilgileri aldım.

Neyse, hepiniz müsteşar olarak...

More Turkish subtitles for Pluribus

கருத்துகள்

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left