True Detective

True Detective

Turkish வசனம் பதிவிறக்கம்

சீசன் 4

வெளியீட்டு விவரம்

True Detective S04E05 1080p WEB h264-ETHEL
கருத்துரை வழங்கியவர் Takaya

குறிச்சொற்கள்

web
1080
HD
Web-DL
web-dl
WEB-DL
720p
720
x264
x265
XviD
வெளியிடப்பட்ட தேதி: 2024-02-12
பதிவிறக்கங்கள்: 54
காது கேளாதோருக்கானது: No

Turkish வசனங்களின் மாதிரிக்காட்சி

முதல் 197 வரிகள்.

KREMASYON KİMLİĞİ JULIA NAVARRO - 24.12.2023

31 ARALIK, GECENİN 14. GÜNÜ

İşte burada, canım.

Kalmama izin verdiğin için teşekkürler.

Ne demek. Lütfen kimse bilmesin.

Şurayı imzala.

Dikkat et. Sıcaktır.

GECE ÜLKESİ

Doktorlar yanında 10 dakikadan fazla kalınmasın diyor.

Madde etkisinden yeni çıkıyor. Fazla üzerine gitme, tamam mı?

Tamam.

Clark'ı önceden tanıyor muydun?

Otis?

Tanıyor muydun?

Hayır. Tsalal'ı biliyordum ama o adamları tanımıyordum.

Ne istiyordu senden?

Nasıl sağ kalabildiğimi soruyordu.

Nasıl kaldın?

Siktir ya. Sağ kalmışa benzer halim var mı?

- Peki. Clark nerede şimdi? - Bilmiyorum.

Dedin ki...

O geriye...

Gece Ülkesi'ne dönüyormuş.

- Öyle mi dedim? - Evet, gemideyken.

- Ne demekti o? - Bilmiyorum.

- Herif kafayı sıyırmıştı ya. - Başka ne dedi?

- "Uyandı." - Uyandı.

Birkaç kere söyledi bunu.

"Saklanmam gerek" dedi.

"O serbest." Esrarengiz piç kurusu.

Peki.

Geçmişte olanları konuşalım. Yaralandığın gün ne yaşandı?

30 sene önceydi ya. Önemi var mı ki?

Var. Anlat.

Göçük yaşanmıştı.

Adamlar buzulda mahsur kalmıştı.

Kurtarmaya gittik ama tipi vardı.

Bir ses...

Otis?

duydum. Çığlık, inleme sesi.

Diğerleri sesin geldiği yöne gitti.

Ben de peşlerinden gitmeye çalıştım. Sonrası...

yok.

- Ne demek yok? - Hastanede uyandım.

Gözlerim yanmıştı, kulaklarım boku yemişti.

Tamam.

Peki.

Evet...

Haritasını çıkardığın mağara sistemi bu mu?

Bana girişin yerini gösterir misin?

Bear Creek'in bittiği yerde. Burası ama kendin gidemezsin.

Mağaralar çöküyor. Buz tabakası cam gibi kırılgan.

Bizi sen götüreceksin zaten.

Bu halde yapamam.

- Birkaç güne daha iyi olursun. - Ben onu kastetmiyorum.

İyileşmeme yardım edebilirsin.

Sana eroin ayarlayamam. Sen de biliyorsun.

Süren doldu.

Girişi buldum. Yapabileceğine emin misin?

Evet.

Konuşmak ister misin?

- Hayır. - Tamam.

- O ne? - Çantan.

Bu akşam eve gelme lütfen.

- Dur biraz, Kayla. Beni böyle... - Lütfen, git işte.

Hayır, hayır, hayır! Kayla!

Beni böyle atamazsın, Kayla. Burası benim de evim!

Yani bu mağara Silver Sky'ın mülkü?

Evet. Bütün bölge onların.

Leah nasıl?

Kız arkadaşı var.

Ee? Benim de çok oldu.

Kız arkadaş meselesi sorun değil herhalde. Sadece...

Kız her yere siyah boya süren o radikal...

manyaklardan birine dönüştü.

Manyak değil onlar. Su kirliliği yüzünden.

- Biliyorum, tamam? Biliyorum. - İnsanlar zehirleniyor.

GİRMEK YASAKTIR - Burası mı?

Birisi girişi havaya uçurmuş gibi.

Yapmışlardır tabii!

- Siktir ya! - Hey.

Sikerim böyle işi!

Biz hep buradaydık! Sizden sonra da burada olacağız!

Biz hep buradaydık! Sizden sonra da burada olacağız!

Biz hep buradaydık! Sizden sonra da burada olacağız!

Alo?

- Hey, baba. - Hey.

Hey, ne yapıyorsun?

Arabayla uğraşıyordum işte. Ne var ne yok?

Kayla...

Biraz ara vermemiz gerek diyor.

Ve...

Şey diyordum, eğer rahatsız etmeyeceksem...

Sende kalabilir miyim?

Olur.

Bir Hilton değil ama buyur gel.

Tamam, süper.

Beş dakika sonra falan oradayım.

Tamam.

Tamam.

Hey, hey, hey! Bırak gitsin!

Bırak gitsin! Çekil!

Çekil! Bırak! Ayrılın!

Gel lan buraya, orospu!

Bırak lan, pis domuz!

Sheri!

Sheri! Sheri!

Kıpırdama!

Hey! Çocuk lan o!

- İyi misin? - Polis, siktir git!

Oha artık, Navarro!

Yapma, Ted. Eylemdi işte. Ne yapmamı istiyorsun?

Kate küplere bindi, sorularına cevap istiyor.

Niye ben?

Yetki alanımızda bile değil. Eyalet Polisi bakıyor.

Seni görmek istiyor. Sen polis şefi değil misin ya!

Tamam. Giderim ofisine.

- Orada görüşürüz. - Ne!

Sen de mi geliyorsun? Ne boklar dönüyor, Ted?

Gel lan işte oraya!

Tamam.

- Navarro? - Kötü bir haberim var.

Öyle mi?

Yaparım çünkü!

İyi.

Ne dedi?

Başın nasıl?

İyi. Kanama durdu.

Yazık olmuş. Kemerini bağla.

Ne işin vardı lan orada?

Senin ne işin vardı! Kimin tarafındasın?

Liz'i anlarım ama sen kasabada olanların farkında birisin.

Ne zannediyordun?

Oha artık! Danvers'a hak veriyorum resmen şu an.

- Eve götür işte beni. - Eve gitmiyorsun.

Neden bahsediyorsun?

Seni gözaltına almamı istedi.

Ne saçmalıyorsun sen ya?

Pis domuzlar! Hepiniz aynısınız.

- Hey! - Hey! Ben de sana bakıyordum.

Sen Leah'nın eyleme katılacağını biliyor muydun?

- Hayır, hayır! İyi mi o? - Bir şey saklıyorsan...

- Var ya! - Hayır, hayır. Saklamıyorum.

Ben evde değilim. Kayla kovdu beni.

Vay be...

Kötü olmuş. Kalacak yer lazım mı?

Hayır. Sende kalırsam direkt boşanmaya giden yol açılır.

İyi haberler de var. Al, şuna bir bak.

Ne bu?

O aradığın şey.

Liz?

- Bakma. Hayır. - Ne oluyor?

- Coop? - Evet?

- Girişimi yapsana? - Baş üstüne.

- Cidden mi? - Neymiş bu?

Araştırma istasyonunu fonlayan limited şirketi.

- Evet. - Vergi kayıtlarını inceledim.

Tuttle United ile bağlantıları var. Hatırlıyor musun?

Evet. Palm yağı, bilgisayar oyunları, gemi turları.

Evet, Norbank Securities ile Kanada'da dört, Çin'de iki...

ortaklıkları var. Onun da kurucu ortağı...

Silver Sky Madencilik.

Delil bu.

Demek ki maden şirketi Tsalal'a kaynak aktarıyor.

Tsalal da maden için düzmece çevre raporları hazırlıyor.

Kesinlikle olabilir.

Hey, boşanma için üzüldüm.

- Boşanma yok, şef. - Neyse işte.

Pepsi sevmediğimi biliyorsun, Prior.

Evet de otomatta Mountain Dew kalmamıştı.

İyi.

İyi misin?

Evet.

- Teşekkürler. - Sheri peki?

- O iyi mi? - Siktir et Sheri'yi.

Siktir et mi? Neden?

- Evden kovulmuşsun. - Biliyor muydun sen?

Ağlayıp duruyordu, Prior.

Hıyarın tekisin.

Var ya, sana ilk nasıl âşık olduğunu anlattı bana.

Hokeyde izliyormuş seni.

Son sınıfta? Finallerde?

Hayır, kaybettiğin maçta.

Kıçının üstüne oturmuşsun.

- Sonra da... - Huey Larson sayı yapmıştı.

Herkes sana verip veriştirirken...

sen yüzünde şapsal bir gülümsemeyle bakıyormuşsun.

Sonra çocuğun babasının felç geçirdiğini öğrenmiş.

Bilerek düştün, değil mi?

Hayır.

Senin o hâlini özlüyor, Prior.

Liz'in o yönünü mahvetmesine izin verme, tamam mı?

O çevresindeki insanlara nasıl davranacağını bilmez.

Onu gerçekten nezarette tutmuyorsun değil mi?

Kendisini ne hâle düşürdüğünü anlaması gerek.

Yapma, Liz.

Çok genç daha. Doğru şeyi yapmaya çalışıyor.

More Turkish subtitles for True Detective

கருத்துகள்

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left