முதல் 200 வரிகள்.
AŞAĞI MANHATTAN
Bir tane daha?
İçmesem daha iyi.
Kafam çok yerinde değil.
Ne oldu?
Buraya bir saat mesafede yerim var.
Bir şeyler bulmaya çıkmıştım. Geri döndüğümde anırganlar basmıştı.
Doğru yere geldin.
Burada biri var. Anırgan işi yapıyor.
İşini gördürebilirsin ona.
Öyle mi? İyi mi bari?
Gördüklerimin en iyisi.
Yeri burası mı? Motelde mi yaşıyor?
Jeneratöre yakıt konması lazım.
Kızlar tuvaleti ne tarafta?
- Koridorda, soldan ilk kapı. - Peki.
BAYAN
Bir şeyler peşinde olduğun belliydi zaten!
Dur tahmin edeyim. Vasquez denen herif casusluk yap diye gönderdi seni, değil mi?
O zaman...
Vasquez'e bir mesajım olacak.
Sıkı tutun.
Artık burnunu oraya buraya sokamayacaksın.
Hey! Nereye böyle?
- Siktir. - Gel buraya!
Kusura bakma, bu kadar formdan düşeceğini tahmin edemedim.
Seni görmek de güzel.
Yeni Babil'in muhafızları tarafından aranıyorum.
Vay be! Aranan biri için gayet iyi görünüyorum.
Bende kalsın mı?
Alıyorum bunu.
Ginny, hey. Gelsene.
Öğrettiğim şeyleri hatırlıyor musun?
Annie'yle çocuğun nerede?
Ginny, bu Maggie.
Maggie'yle benim...
eskiden tanışıklığımız var.
Ya beni öldürmeye niyetin yok...
ya da eski hâlinden eser kalmamış.
Birkaç hafta önce baskın yedik.
Sayımız gücümüz yetersizdi, tüm mahsulümüzü çaldılar.
Bir ay sonra yine geliriz dediler.
Bir ay sonra da...
yanlarına rehine aldılar.
Çocuğunu almışlar.
Hudson nehri boyunca izlerini sürdüm. Ama çoktan karşıya geçmişlerdi.
Karşıya nereye?
Manhattan.
Hey.
Aferin, eline sağlık.
Sen şimdi git bizim eşyalarımızla ilgilen.
Teşekkürler.
Sormak da istemiyorum ama...
benimle ne ilgisi var bunların, Maggie?
Hershel'i kaçıran adam...
Hırvat lakabıyla biliniyor.
Hadi oradan. Tanıyorsun onu.
Duvarlarımızı sardığında...
gece karanlığında geldiğinde...
oğlumu kaçırmadan önce...
Ne yapıyordu biliyor musun?
Çağrışım yaptı, değil mi? Bende yaptı.
Seninle tanışmadan önce duyduğum son şey buydu.
Ha şu Hırvat!
Yani şöyle mi diyorsun...
herifi zamanında, grubun elebaşıyken tanıdığıma göre...
belki operasyonlarına dair içeriden bilgim vardır.
Hatta oğlanı bırakması için tatlı dille onu ikna ederim?
Aynı Hırvat'tan mı bahsediyoruz?
O zamanlar ekibimde bir sürü psikopat vardı, evet.
Ama bu orospu çocuğu psikopatların her zaman önde gideni olmuştur.
Yani benim tahminim...
eğer oğlunu Hırvat kaçırdıysa...
Hayır.
Tamam. Söyle o zaman.
Sana neden yardım edeyim?
- Çünkü bana... - Sana borçluyum, doğru.
Yardım isteyeceğim son kişisin.
Senin de çok fazla seçeneğin yok gibi.
Ben seni burada bulabildiysem, muhafızlar da bulur.
Bildiğim kadarıyla gidebileceğin başka batakhane de kalmadı.
Hilltop'da durumlar hâlâ iyi mi?
Çocuklar, okul falan?
Kıza yardımcı olurum.
Seni duruma göre düşünürüz.
Öyle olsun.
Şunu ört üstüne. İşte böyle.
YENİ BABİL'E HOŞ GELDİNİZ YENİ BABİL FEDERASYONU'NUN BAŞKENTİ
Hey! Bu yoldan Hilltop'a gidildiğini zannetmiyorum.
Çünkü oraya gitmiyoruz.
Böyle konuşmamıştık, Maggie.
Aynı insanlar, aynı düzen.
Sadece lokasyon değiştirdik, sayende yakılıp yıkıldıktan sonra.
Hatırlarsan.
Al bakalım, ufaklık.
Geçen sene kaçarken bir çiftlikte ayak işleri yapıyordum.
Muhafızlar gelince kalamadım. Peşimden gelmek istedi.
Neden konuşmuyor?
Çiftlikte anlattıklarına göre...
babasıyla yaşıyormuş.
Adam bir gece gitmiş, geri gelmemiş.
Kız da aramaya çıkmış.
Bulmuş adamı.
Adam dönüşmüş.
Çok kötüymüş.
Gördüğü şey ölü değilmiş.
Hayvan değilmiş.
Bir kişiymiş, insan.
O günden beri konuşmuyor.
Benim.
MUHAFIZ
Muhafızlar!
Ne? Tüh! Kaldırın şunları! Kadırın!
- Odalara bakın. - Pardon. Tabii ki.
Bu adamı gördünüz mü?
Negan adıyla biliniyor.
Bu adamı bulmamız hayati derece önemli.
Çünkü bir yargıcı acımasızca öldürdü.
Diğer dört kişiyle beraber.
Yeni Babil yasalarının 14. kısım 2. maddesi uyarınca infaz edilecek.
Ama sadece infaz değil.
Asılması ya da kellesinin alınması yetmez.
Yaptıklarına istinaden, bu adam baş aşağı sallandırılacak...
apış arasından başına kadar testereyle ikiye bölünecek.
Yavaş yavaş.
Bu adam açgözlü krallar gibi...
kendisine imparatorluk inşa etmiş biri.
Rivayete göre, silahsız insanları karşısına dizmiş...
ve bir adamın kafasını beyzbol sopasıyla ezerek öldürmüş.
Hamile karısının gözü önünde!
Huzurlu düzen!
Huzur, düzen, adalet, hukuk!
Bunlar federasyonumuzu, barış, güven ve istikrar içinde tutan şeyler.
Son kez soruyorum.
Bu adamı gördünüz mü?
Peki o zaman.
İçki, uyuşturucu, kumar, fuhuş...
Yasaya göre hepsi suç.
Cezası halk önünde infaz.
Kolumu kıracaksın be adam!
Ha şunu bileydin!
Tamam. Evet, evet.
Evet, gördüm onu. Gördüm onu.
O burada çalışıyordu. Aylakları öldürürdü.
- Birisi götürdü. Bir kadın. - Kadın mı?
Evet. Daha önce hiç görmediğim biri.
- Nereye götürdü onu? - Bilmiyorum.
- Araçla gittiler! - Nasıl bir araç?
Bilmiyorum!
Mavi renkli bir kamyonetti.
Doğru! Doğru! Yemin ederim!
Yemin ederim, doğru!
İşte tek yapman gereken buydu.
Gerçeği söylemek.
- Ama 14. kısım, 8. madde! - Ne?
Yardım ve yataklık.
Hayır!
Sana söz veriyorum.
Tamam mı? Yakında seni görmeye gelirim.
Tamam?
Geç kalıyoruz.
Uslu ol.
Kıza iyi bakarlar, değil mi?
Sizinkiler... İyi insanlardır?
Böyle mi muamele edeceksin bana?
Başka seçeneğin varmış gibi!
Demek o kadın?
Önüne geleni ezip geçen ve o adamı arayan aynı kadınmış.
Hey.
Ben bu yaptıklarımı keyfimden yapmıyorum.
Yapılması gerektiği için.
O nedir?
MANHATTAN........53
- Anne! - Hersh...
Var ya, çocukken bizim peder iş miş neyse artık...
New York'a gitmişti, büyük şehre.
Gelirken bana hatıra Özgürlük Anıtı biblosu getirmişti.
Hatırlıyorum da o küçücük şeyin aynı zamanda...
nasıl o kadar devasa bir şey olabildiğine akıl erdirememiştim.
Neyse işte, bizim peder...
Beni de yanında götürme sözü vermişti, gerçeğini görmeye.
Planlar yaptı, tarihi falan belirledi.
Tren biletleri, en ince detayına kadar.
Tabii, her zaman olduğu gibi pederin...
...başka işi çıktı. Herhalde.
Neyse, ben hâlâ Özgürlük Hanım'ı dünya gözüyle görmüş değilim.
Ee senin bu operasyonun detayları nasıl?
Yani benim eski ahbabımı oğlanı geri vermesi için kafaya almam dışında?
Planım var.
Çok gizli yani?
Bilmen gerektiği kadarını bil, diyorsun galiba.
Anladık, bana güvenmiyorsun.
Ben de kendime güvenmezdim.
Açıkçası ben istediğimi aldım. Ginny güvende.
Rahatı yerinde. İstesem seni hemen öldürürüm.
Deneyebilirsin. Ama önce ben seni öldürürüm.
Arada çok fark var.
Ben ölürsem, oğlunu geri alamazsın.
Sana lazımım.
Bence o iki taraflı işler.
No comments yet. Be the first to leave one.