What We Do in the Shadows

What We Do in the Shadows

Turkish வசனம் பதிவிறக்கம்

வெளியீட்டு விவரம்

What We Do in the Shadows (2014) (1080p BluRay x265 HEVC 10bit AAC 5 1 Silence) [QxR]
கருத்துரை வழங்கியவர் umfuk55
Çeviri: Sir Didymus

குறிச்சொற்கள்

BluRay
1080
x265
HEVC
வெளியிடப்பட்ட தேதி: 2021-03-24
பதிவிறக்கங்கள்: 72
காது கேளாதோருக்கானது: No

Turkish வசனங்களின் மாதிரிக்காட்சி

முதல் 200 வரிகள்.

Çeviren: Sir Didymus İyi Seyirler...

Yeni Zelanda'daki gizli bir cemiyet her birkaç yılda bir...

...özel bir olay için toplanır: ŞEYTANİ KARNAVAL

Partiden önceki aylarda...

...bir belgesel ekibine, bu cemiyetin ufak bir grubuna tam erişim hakkı verildi.

Ekibin tüm üyeleri haç takmak suretiyle filmin öznelerinden korundular.

Viago 379 yaşında

Akşam saat 18:000, yani benim uyanma vaktim.

Bu benim için hep çok korkutucu bir kısın olmuştur.

Evet! Gece vakti.

Şimdi ev arkadaşlarımı uyandıracağım.

Bir arada yaşamayı gerçekten çok seviyorum.

Uyanın! Herkes uyansın!

Diğer vampirlerle takılmak hoşuma gidiyor.

Arkadaşlarla olmayı seviyorum.

Kalkın!

Kalkın sizi uykucular!

Dostlarımla güzel vakit geçirmek gerçekten hoşuma gidiyor.

Deacon, selam!

Selam, Deacon.

Dün geceyi nasıl geçirdin?

Köpeğe dönüştüm ve seks yaptım.

Havalı!

Evdekilerle 15 dakika sonra mutfakta ufak bir toplantı yapacağız, tamam mı?

- Tamam. - Tamam.

- Bunu kapatayım mı? - Evet.

Vladislav?

Üzgünüm! Özür dilerim!

Ne var?

- Hey. - Saat kaç?

Evdekilerle 10 dakika sonra bir toplantı yapacağız.

- 20 dakika. - Peki. İçerideki...

Evet, Petyr'in odasındayız. Şimdi onu uyandıracağım.

Petyr?

Petyr?

Petyr, uyan.

Hey, dinle. 10 dakika sonra yukarıda evdekilerle toplantı yapacağız.

Gelmek zorunda değilsin ama her ihtimale karşı haber vereyim dedim.

Yerde ne kadar çok şey var, Petyr.

Bu şeye benziyor, sanki... Ben...

Bu bir bel kemiği. İğrenç.

Düşünüyordum da, belki...

...kemiklerin bir kısmını süpürmek istersen, sana bir süpürge getiririm.

Bilmiyorum. Bilirsin, belki...

Oldu.

Sana bu tavuğu getirdim.

Petyr geliyor mu?

- Endişelenmeli miyiz? - Petyr 8,000 yaşında.

Toplantıda Petyr olmayacak.

Pekala, eve ait sorumluluklarla ilgili ufak bir konuşma yapmak istedim, çünkü...

...bence payımıza düşen işi hepimiz yapmıyoruz, beyler.

Sadece sana işaret etmiyoruz, Deacon.

Havalı bir adamsın ama ev işlerinden sana düşeni yapmıyorsun.

Havalı olduğumu duyduğuma sevindim.

- Söylemek istediği o değil. - Evet.

- Asıl noktayı kaçırıyorsun. - Hayır, biliyorum. Biliyorum.

Bu ne kadar havalı olduğunla ilgili bir toplantı değil.

Bana düşen ev işlerini yapıyorum.

- Hayır, yapmıyorsun. - Evet, yapıyorum. - Yapmıyorsun. Bu toplantının sebebi bu.

Asıl nokta şu, Deacon, beş yıldır bulaşıkları yıkamıyorsun.

Vladislav haklı. Tezgahın her yerinde böyle bulaşığın olması kabul edilemez.

İnsanlar buraya geldiklerinde utanıyorum.

Ne fark eder ki? Onları buraya getirip, öldürüyorsun!

Vampirler bulaşık yıkamaz.

Deacon isyankâr genç bir vampir gibi.

Her zaman çılgınca şeyler yapıyor, çılgınca şeyler söylüyor.

Grubun kötü çocuğu gibi.

Peki, evet...

Deacon 183 yaşında

...bir şeyler sattığım günlerden birinde...

...eski, tüyler ürpertici bir şatonun önünden geçiyordum.

Şatoya baktım ve şöyle düşündüm:

"Ne kadar eski ve tüyler ürpertici." Sonra bu yaratık üzerime saldırdı.

Beni karanlık zindanına sürükledi.

Ve boynumdan ısırdı.

Ve tam öleceğim anda...

...bu yaratık beni, onun iğrenç kanını emmeye zorladı.

Sonra kanatlarını şu şekilde açtı

...üzerimde dönüp durdu ve tiz bir sesle şöyle bağırdı:

"Artık bir vampirsin."

Ve o yaratık Petyr'dı.

Bugün hâlâ arkadaşız.

Vlad, harikaydın.

Geri dönüşüm kutusunu dışarı çıkardın, ki bu çok havalı bir şeydi.

Ve geçen gün bir adamın cesedini koridor boyunca sürükledim...

...ve orada hiç toz kalmadığını fark ettim.

Sanki koridoru süpürmüşüm gibi.

Vladislav ortaçağda yetişen şu yaşlı vampirler gibi.

Ve bilirsiniz, bu kadar uzun süre yaşayıp, onun gördüklerini görmek...

...ve hâlâ kafayı sıyırmamış olmak...

Ona şapka çıkarıyorum. Aksi şeytan!

Üzgünüm!

Gerçekten harika bir adam. Ama bir parça sapık.

Oldukça eski kafalı fikirleri var.

- Birkaç köle edinmeliyiz. - Evet.

İlk vampir olduğumda, oldukça gaddardım.

Pek çok insana işkence yapmamla tanınırdım.

Burası benim işkence odam.

Buraya pek sık gelmiyorum artık.

Kötü bir yerdeyken işkence yapmaya eğilimliydim.

Olayım insanlara alet edevat sokmaktı.

Ocak Demirli Vladislav olarak bilinirdim.

- Her zaman bu şekilde, tamam mı? Yani... - Viago biraz titizdir.

Çamaşır ve çöp atma işlerini ben yaptım.

Bulaşıklar Deacon'ın. Ve beş yıldır hareket etmedi.

Kendisi 18. yüzyıla ait bir mükemmeliyetçi. Yani çok müşkülpesent olabiliyor.

Hiç durmadan dırdır ediyor.

Geçen gün salona girdim ve benim güzel antika sedirim üzeri kanla kaplıydı.

- Hangisi, kırmızı olan mı? - Artık kırmızı, evet.

Kurbanınızı güzel sedirimde yiyecekseniz bari gazete ve birkaç havlu serin.

- Zor bir iş değil. - Biz vampiriz. Havlu sermeyiz.

- Bazı vampirler serer. - Ağırbaşlı vampirler sermezler.

Dört vampiri bir eve yerleştirdiğinizde, gerilimin sıkça yükseleceği kesindir.

Evle ilgili her şeyde gerilim yükselir.

Tamamdır o halde. Hepimiz işimizi yapacağız, Deacon'dan başlayarak...

- Bulaşıkları yıkayacağım. - İyi, yıka o zaman!

Bu saçmalık.

16 yaşımdayken vampir oldum.

Bu yüzden daima 16 yaşında görünüyorum.

O günlerde 16 yaşında biri için hayat epey zordu, elbette.

Vampirlerin oldukça kötü şöhretleri vardı.

Bizler şatolarda yaşayan yaşlı, sıkıcı yaratıklar değiliz.

Şey, pek çoğumuz öyle. Bir çoğumuz.

Ama Yeni Zelanda gibi gerçekten küçük ülkelerde...

...bir evde birlikte yaşayan bizim gibiler de var.

Ben bir Nazi vampirdim.

Ve gizli vampir ordumla dünyayı fethedeceğiz.

Nazilerin kaybettiği savaştan sonra...

Nazilerin o savaşı kaybettiğini biliyor musunuz, bilmiyorum.

Şayet Nazi iseniz, savaştan sonra...

Ve şayet vampirseniz...

Ve şayet Nazi bir vampirseniz...

...yolu yok.

Oradan kaçtım.

Gümrük Dairesi İskelesi Wellington, Yeni Zelanda

D. LUNDY ADINDAKİ GENÇ ADAM BU SABAH ORTADAN KAYBOLDU

ŞEYTANİ KARNAVAL

GÖLGELERDE NELER YAPIYORUZ

Evet, bu ülkeye aşk yüzünden geldim.

Bir kız vardı, insan kız.

Onun olağanüstü olduğunu düşünüyordum.

Kesinlikle parmak ısırtan bir kızdı.

Çarpılmıştım. Ailesi Yeni Zelanda'ya göç etti.

Ve düşündüm ki...

"Biliyor musun? Canı cehenneme. Gideceğim.

Peşinden gidip ne hissettiğimi ona söyleyeceğim."

Hizmetkârım Phillip'e dedim ki: "Beni Yeni Zelanda'ya gönder."

Tabutuma yanlış posta pulu yapıştırmış.

Bu yüzden yolculuk yaklaşık 18 ay sürdü.

Buraya geldiğimde, o başka birini bulmuştu.

Aşık olmuş...

...ve evlenmişti.

Ayrılmadan önce bana bunu verdi.

İşte bu o.

Bu da benim. Kendi resmimi de koydum.

Bana bunun saf gümüş olduğunu söyledi.

Maalesef vampirler gümüş takamazlar.

Evet.

Ancak bu kadar süre takabiliyorum.

Bu gece Wellington Central'e gidiyoruz.

- İyi görünmemiz önemli. - Evet, bu gerçekten iyi. Beğendim.

Aynada yansıman olmamasının en kötü yanlarından biri...

...nasıl göründüğünü tam olarak bilmemendir.

Bakın, hayalet bir fincan kendi başına süzülüyor.

Birbirimizi bilgilendirebilir ve harika görünene dek birbirimize yardım edebiliriz.

Evet, kıyafetlerimizin bazıları kurbanlara ait.

Birini ısırırsın ve birden şöyle düşünürsün: "Ne güzel bir pantolon."

- Bunu giymeyeyim mi? - Evet. Değiştir.

Vampir olduğunuzda oldukça seksi hale gelirsiniz.

Kurbanları kendimize çekmeye çalışıyoruz. Yelekten emin değilim.

"Ölü Ama Lezzetli" dediğim şeyi aramaya çıkarım.

Yem biziz ama aynı zamanda tuzak da biziz.

Selam hanımlar.

Ve işte! Şehre gidip, parti yapmak için hazırız.

- Vampir şıklığı. - Vampir şıklığı.

Şehre gittiğimizde, uyum sağlamayı denememiz gerekir.

Caddelerde dolaşıyoruz sadece.

Şehre gelmek havalı bir şey çünkü bir anlığına da olsa...

...hissetmek... - İbneler!

Vampir olmanın kötü tarafı, içeri girmek için davet edilmen gerekmesi.

İzniniz olursa bara girmek istiyoruz.

- Bizi bara davet edebilir misiniz, lütfen? - 5 dolar verip girebilirsiniz.

Bizi içeri davet edecek misiniz?

İnsanlar ne olduğumuzu anlasalar, bizi yok ederler.

Greater Wellington bölgesinde 60- 70 arası vampir var.

- Vampir olduğu bariz. - Julie. - Merhaba. Ne utanç verici.

İnsanken birlikte çalıştığım bir adam.

- Öldü mü? - Evet, öldü. Akşamdan beri onu içiyorum.

- Oldukça susamış bir kızım. - Selam çocuklar.

Kız veya erkek çocuğu iken ısırılırsanız, sonsuza dek aynı yaşta görünürsünüz.

Bu gece ne yapıyorsunuz? Birkaç sapık öldürecek misiniz?

-Evet. Bir pedofille buluşacağız. -Havalı. -Evet.

Peki. Hadi Big Kumara'ya gidelim.

-İyi geceler, beyler. -Size de iyi geceler.

Big Kumara'nın sahibi ve işleteni vampir, bu yüzden içeri her zaman girebiliriz.

Vampirler için Wellington'ın en ateşli gece kulübü.

- Girin, beyler, girin. - Teşekkür ederiz. Teşekkürler. - Ne demek.

Belki eve birkaç insan getirebilirsin.

- Elbette. - Belki birkaç bakire?

Bakire demek. Tamam, peki.

More Turkish subtitles for What We Do in the Shadows

கருத்துகள்

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left