முதல் 200 வரிகள்.
# Iggy Pop - The Passenger #
Dans mı etmek istiyorsun bakayım? Dans mı edelim?
Yerde.
ARALIK 2021
Bu akşama hazır mısın?
Harika.
Sen öyle diyorsan.
Bugün çok soğuk.
Burayı seçen sendin.
Çeviri: nazo82 Yeniden iyi seyirler.
# Blue Oyster Cult - Burnin' For You #
IRON LAKE'E HOŞ GELDİNİZ
Ehliyet ve ruhsat lütfen.
Tabii.
- Buyurun. - Teşekkürler.
James Lindsay, ha?
Jim.
Bir sorun mu var Polis Hanım?
Araçtan inmenizi rica edeceğim.
Tamam.
Arkanızı dönün.
Eller araca.
Sessiz kalma hakkına sahipsin.
İstersem ses çıkarabilirim ama, değil mi?
Amir Bishop, cevap verin.
Siktir et ya, devam edelim.
- Tamam. - Başka birini bulsunlar.
Amir Bishop?
Angela.
Bayan Gross'un koyunu Steinerlar'ın arazisine kaçmış.
Kışlık ekinleri yiyormuş.
Şu an bir işim var.
Logan ilgilenemez mi?
Logan kilisede şu an.
Yardım yemeği için gelen cevizli turtalar çalınmış.
Onu çağırmam mümkün değil yani.
E tabii. Peki ya Teddy?
İkinci haftası doldu. Bir koyun krizini halledemez mi?
Teddy kötü durumda. Bugün yirmi yaş dişini çektirmiş.
Bay Steiner'a yolda olduğunu söyleyeyim mi?
Tamam Esther.
Yola çıkıyorum şimdi.
Sorun değil, başka zaman kenara çekersin beni.
Üzgünüm.
Sonra karakola uğra ama.
Tamam, tabii.
# King of a One Horse Town - Dan Auerbach #
Selam Jimmy, günaydın.
Bu akşamki dansa geliyor musun?
Evet, hayatta kaçırmam Papaz Brian.
Turta olayına çok üzüldüm bu arada.
Sen nasıl hemen öğrendin ki?
- Küçük bir kasabadayız. - Çok şükür ki.
- Günaydın Zach. - Günaydın Bay Lindsay.
- Becca. Scott. - Selam Bay Lindsay.
- Selam Lindsay. - Önümüzdeki haftaki maça geliyor musunuz?
Gelmeye çalışacağım.
Bastır Hawks!
N'aber Jimbo? Angela'yla nasılsınız? İyi misiniz?
Bildiğim kadarıyla evet. Niye ki? Bir şey mi duydun?
Sadece iyi şeyler Jim.
Edward Olsen köşküne doğru gidiyor.
Zengin piçi sezonu başladı.
An itibarıyla.
Aynen.
Selam Gig.
İstediğimi getirmişsin.
Al bakalım.
İmdadıma yetiştin Jimmy.
SATIŞ PERSONELİ
Ne olur çilek kremalı peynirli çörek de aldığını söyle.
Haşmetli patronun arzusu tezelden yerine getirilmeli.
Filhakika.
- Sen olmasan ne yapardım, bilmem Jim. - Ne demek.
Of, çok güzel.
Bu hafta stresli geçecek bu arada.
Brian'la bir minik sahipleneceğiz.
Çok gerginiz.
Evet, düşünemiyorum bile.
Brian, adı Garfield olsun istiyor.
Bir köpeğe kedi adı mı verilir ya?
Brian veriyor belli ki.
Bence bu yavruda daha çok Gromit tipi var, sence?
Bu konuda tarafsız kalacağım.
Akıllı adamsın.
İşte başlıyoruz.
Tam aradığım adam işte.
- Jim? - Nasıl yardımcı olabilirim?
Bizim arkadaşlarla kasabaya geldik de demin.
Biraz ava çıkacağız. Yeni bir bıçak ve kocaman da bir silah istiyorum.
Tamamdır. Yüzme bıçağı mı arıyorsun yoksa...
- Şunu istiyorum. Çok iyiymiş. - Tamam.
Vay canına.
Hop! Sakin ol!
Sorun mu var?
Kan beni biraz tuhaf ediyor da.
Neyse, tüfekte önerin ne peki?
Remington 783 işini görür.
Dürbünü iyidir, çok sağlamdır. 10 kere düşürsen de düzgün ateş eder.
Evet, anladım seni. Şöyle bir durum var yalnız.
- Şuradaki arkadaşım Bill var ya? - Evet.
Onda zaten bundan var.
Onunki benimkinin yanında su tabancası gibi kalsın istiyorum.
Ondan yani...
Şu olsun.
- Şunu istiyorum. - Emin misin?
9000 dolara patlar sana.
Morgan Stanley'den güzel bir Noel ikramiyesi aldım.
Peki.
Bunun ateşleme gücü buralarda avlanmak için fazla güçlü.
Öyle mi? Sen ne avlıyorsun?
Ben mi? Artık avlanmıyorum.
Ergenliğimden beri hiçbir hayvanı öldürmedim.
Bak sen, Aziz Jim misin nesin?
Tamam, alıyorum.
Pekâlâ.
Federal sicil geçmişi kontrolü için kimliğin gerekiyor.
Ciddi misin dostum?
- Ne zamandır burada çalışıyorsun? - Birkaç yıl oldu.
Duvarda fotoğrafı asılı olan benim.
Altı yaşımdayken Fred Senior'ın Küçükler Ligi'ndeydim.
- Ne güzel. - Matt! Bundan alalım mı?
Yok, babamda bir ton var ondan.
Babam demişken, ilk tüfeğimi 10 yaşımdayken bu mağazadan almıştı.
Bu ne amına koyayım şimdi?
Bazen böyle oluyor. FBI siciline bakarken 24 saatlik bir beklemeye alıyor.
Yarın aynı vakit gelir misin?
Sat şu silahı gitsin işte.
Prosedürlere uymak zorundayım.
İkimiz de Fred'in işini kaybetmesini istemeyiz, değil mi?
He, ondan kartal izci.
Arada bir kuralları çiğnersen
biraz keyif yapabilirsin.
Sikerim ya, neyse ne.
Erkenden içmeye başlarım ben de.
- Bunu alıyorum ama. - Tamam.
Gardını bırakmamalısın dostum!
Ağzına sıçayım Matt, altıma sıçacaktım.
- Yapacağın işi sikeyim... - Hadi gidelim buradan.
Güzelce kafaları çekelim!
İlk içkiler senden.
Fred's Fish & Game'den alışveriş yaptığınız için teşekkür ederiz.
Jim.
IRON LAKE POLİSİ
Jim, Matt Caldwell'de olumsuz bulguya rastlanmış diye duydum.
Caldwell nereye gitse bela peşini bırakmıyor gibi.
Bu kasabada sır diye bir şey yok cidden.
Ange toplantıda.
Selam Teddy, nasıl oldun?
- Daha iyiyim. - Jim, yardım eder misin bana?
Kilisenin hırsızının kanıtları.
Iron Lake'i turta turta güvende tutacağız.
Çok rica ederim.
Logan, Matt'i ne zamandır tanırsın.
Silah alması için yapılan sicil kontrolünde FBI onay vermemiş. Ne yapmış olabilir sence?
Bizden tüfek almak istedi de. Formalite icabıdır eminim.
Bu turtalar bir harika kokuyor.
Matt Caldwell iyi adamdır. Wall Street'teki kodamanların canına okuyor.
Gezmeyi, içmeyi, kumarı sever.
Lisede bir, iki kavgaya karışmıştı. Ama iyi elemandır.
Ohio'daki tekne kazasından ötürü bence.
Hayır, mümkün değil. Matt kullanmıyordu bile.
- Beş kişi ölmüştü. - Çüş.
Matt haftalarca hastanede yattı.
Uyluk kemiği kırılmıştı. Büyük bir ameliyat geçirdi.
Ama o olay trajik bir kazadan ibaretti. Eminim sicili de tertemiz çıkacaktır.
Tamam, birkaç leke var gibi.
Louis'in tekelin oraya dur işareti koyma işinde bir gelişme var mı?
Bir kaza çıkacak bakın, benden söylemesi.
Zaman ayırdığın için sağ ol Dennis. Başka bir şey çıkarsa sana haber ederim.
Tamamdır.
Görüşürüz millet.
- İyi bir şey yok gibi. - Her zamanki gibi.
Ortada ne ceset var ne bir kalıp.
Bir vaka da yok.
Kaynak da sağlanmıyor.
Anca bu kadınlardan birinin ölü çıkması lazım.
Başaracağına eminim.
Bu akşam dansa geliyor musun?
Kaçta?
Grupça gideceğiz sanmıştım da.
Affedersiniz. Size iyi eğlenceler.
Akşama görüşürüz.
Güle güle.
Kusura bakma.
Koşturdum. Sevgilini resmî üniforması dışında görürsen hoşuna gider dedim.
- O üniforma çok yakışıyor sana. - Seni bu yüzden seviyorum Jim Lindsay.
# Blondie - Heart of Glass #
Esther'a bak. O taşlı eteğini giymek için hiçbir fırsatı kaçırmıyor.
Sana bir içki alayım.
Merhaba Ramon. Lydia ve çocuklar nasıl?
Ailem çok iyi, çok şükür.
- N'aber Jim? - Selam Ramon.
- Yarın okul varken çalışıyor musun? - Tüm hafta finaller var.
O yüzden not vermem gereken bir şey yok.
Bayramdan önce fazla mesai yapıyorum ben de.
Anladım. - Buzlu viski, IPA ve sebzeli nacho mu?
- O kadar tahmin edilebilir miyim? - Değişiklik yapmaya ne dersin?
- Özel bir kokteylim var. - Yok, böyle iyi. Hesabıma yazarsın.
Gerek yok. Herkesin ilk içkisini Matt Caldwell ısmarlıyor.
No comments yet. Be the first to leave one.