Crip Camp: A Disability Revolution

Crip Camp: A Disability Revolution

ดาวน์โหลดคำบรรยายTurkish

ข้อมูลรุ่น

Crip Camp A Disability Revolution 2020 NF WEB-DL DDP5 1 x264-NTG
Crip Camp A Disability Revolution 2020 720p NF WEB-DL DDP5 1 x264-NTG
Crip Camp A Disability Revolution 2020 1080p NF WEB-DL DDP5 1 x264-NTG
Crip Camp 2020 720p WEB X264-AMRAP
Crip Camp 2020 1080p WEB X264-AMRAP
Crip Camp 2020 REPACK 720p WEB X264-AMRAP
Crip Camp 2020 720p WEB x264-SECRECY
Crip Camp 2020 1080p WEB x264-SECRECY
Crip Camp 2020 1080p WEBRip x264-RARBG
Crip Camp 2020 WEBRip x264-ION10/XVID
ความคิดเห็นโดย RagnarLothbrok
Tüm WEBRip ve WEB-DL Sürümlerine Uyumludur. Engelli Film Olduğundan Dolayı Hiçbir Şekilde İşitme Engelli Altyazısı Kaldırılmamıştır. Ham Orijinal Halidir. Bu Şekilde İzlenmesi Tavsiye Edilir. Keyifli Seyirler.

แท็ก

cam
Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
x264
720p
720
1080
webrip
BRip
XviD
เผยแพร่เมื่อ: 2020-03-25
ดาวน์โหลด: 13
ผู้พิการทางการได้ยิน: No

ตัวอย่างคำบรรยาย Turkish

184 บรรทัดแรก

Şu an kaydediyorum.

Kapatmak istersem butona bir kez daha basmam gerek.

Yeniden kayda başlayacaktır.

- Evet. -Tamam.

Engellilerin insan olarak tanımlanışını görmek ister miydin?

-Anlamadım? -

Jim LeBrecht, Kaliforniya'daki

Berkeley Repertuvar Tiyatrosu'nda ses tasarımcısı.

Kendisi doğuştan engelli ve bu engelinin, işiyle hiçbir bağlantısı yok.

Ancak bu işe sahip olması, bağımsız ve üretken

bir yaşam sürmesini sağlıyor.

- New York demek? Çok hoş. -Durumuyla alakalı bir şey...

Spina bifida ile doğdum.

Birkaç saatten fazla yaşayamayacağımı düşünmüşler.

Anlaşılan başka planlarım varmış.

Birinci sınıfın ortasında

deneme amaçlı, devlet okuluna gitmeme izin verildi.

İşe yarayacak mı, bakacaklardı.

O zamanlar

benim gibi pek çok çocuk enstitülere gönderilirdi.

Babamın şöyle dediğini hatırlıyorum:

"Dinle Jimmy, kesinlikle dışa dönük olmalısın.

Gidip insanlara kendini göstermelisin

çünkü onlar sana gelmeyecek."

Kız kardeşim Lindsay izci kızdı

ama beni izcilere kabul etmediler.

Her yer engellerle doluydu.

Müziği ve yaşamayı seviyordum.

Dünyanın bir parçası olmak istiyordum

ama o dünyada benim gibi kimseyi görmüyordum.

Birilerinden bir yaz kampı olduğunu duydum.

Hippilerin yönettiği, engelliler için bir yaz kampıydı.

Biri şöyle demişti:

"Büyük ihtimalle danışmanlarla marihuana içeceksin."

"Ben varım!" demiştim.

[Buffalo Springfield'dan "For What It's Worth" çalıyor]

Şaşırtıcı olan, bu kamp dünyayı değiştirdi

ve kimse hikâyesini bilmiyor.

NETFLIX ORİJİNAL BELGESELİ

Kamp Jened'e ilk gidişimi hatırlıyorum.

Manhattan'dan Catskills'e otobüsle seyahat etmiştik.

Yaklaşık üç saatlik bir yol.

Harika, dağlık bir bölgeye geldik.

Âdeta sıcak toprağın ve çamların kokusunu alabiliyor,

kuşların cıvıltılarını duyabiliyorduk.

Otoparka girince

insanlar otobüsün etrafına toplanmaya başladı.

Burada bir sürü hippi vardı ve bazıları oldukça çılgın görünüyordu.

Vay canına, dedim.

Kim kampçı kim danışman, ayıramıyordum.

[Richie Havens'dan "Freedom (Motherless Child)" çalıyor]

Mobile, Alabama'da büyüdüm.

DANIŞMAN

Bir tabela gördüm: "Yazlık iş. Kamp. New York."

Engelli kimseyi tanımamıştım.

Çocuklar beni endişelendiriyordu.

Engellilerle hiç deneyimim yoktu.

DANIŞMAN

Kaç sumo güreşçisi tanıyorsam o kadar engelli insan tanıyordum.

Otobüsün önünde oturuyordum

ve o kadar fazla sayıda engelli insanı aynı anda ve bir arada göreceğim

bir manzaraya hazır değildim ve donup kaldım, korkudan felç oldum.

Derken aniden, yolu kapadığım için biri beni arkadan itti

ve o itişle oluşan ivme beni yaz boyunca götürdü.

Woodstock'ın yapıldığı dönemde,

onları büyükannemin evinde transistörlü radyoda dinleyip

"Keşke gidebilseydim." dediğimi duyar gibiyim.

Ardından Jened'e gittiğimde... ...işte bu!

Orada, Woodstock'taydım.

KAMPÇI, 18 YAŞINDAYKEN

Müzik ve insanlar...

Sanki buradaki herkes deliydi, bilirsiniz,

iyi anlamda deli.

Kamp Jened'e gelin ve kendinizi keşfedin.

Çok sıra dışıydı.

KAMPÇI, 18 YAŞINDAYKEN

Ama orası ütopyaydı.

Oradayken

dış dünya yoktu.

15 YAŞINDAYKEN

Durup kamerayla bir şeylere bakmak istersen bize söyle.

Pekâlâ. İşte yetişkin bölümü.

Solomon! Şu sarı bina ne?

Evet, az önce söyledim.

Yetişkin bölümü.

Yetişkin kampının bir bölümü.

Evet.

Muhteşem danışmanlarımızdan biri.

- Merhaba de. - Merhaba, nasılsınız?

Tamam.

Burası, Kızlar 1. Kahaha ve eğlencenin yeri.

- İşte kampçılardan biri. -

İşte oradaki, Valerie Vivona.

Jimmy!

Bu gerekli mi? Yani bu önemli mi?

Aman Tanrım.

- Şuradaki müdür mü? - Evet, Larry Allison.

Buranın müdürü sizmişsiniz.

Evet, burayı aldım. Kampın müdürü değilim aslında...

KAMP MÜDÜRÜ

Ben...

Öylesine buradayım. Havuzun orada çocukları yüzerken seyrediyordum.

Birkaç çukur kazmaya karar verdim çünkü çocuklar biraz sakardı

ve takılıp düşerlerse komik olur diye düşündüm.

Biz sakatlara derslerini vereyim, dedin.

Aynen öyle.

LARRY ALLISON'IN SESİ

Jened farklı şeyler yapmayı denemek için bir fırsattı.

Kamp, 1950'li yıllarda kurulduğunda

daha geleneksel bir programı varmış.

1960'larda ve 1970'lerin başında dönüşüm geçirdi.

Yapmaya çalıştığımız şey,

basmakalıp fikirler ve sınıflandırmalar olmadan

gençlerin gençliklerini yaşayabilecekleri bir ortam sunmaktı.

Sorunun engelli insanlarda değil, engeli olmayanlarda olduğunu fark ettik.

Bu bizim sorunumuzdu ve o nedenle

bizim değişmemiz çok önemliydi.

Kamp Jened'i seviyorum.

Larry Olson'ı da seviyorum.

Olson mı?

Allison.

Aferin sana Sophie.

Herkes kendini tanıtsın, adın nedir?

Adım, Ellie Abrashkin.

- Nerelisin? -Brooklyn, New York.

Şey...

Brooklyn.

Herkese merhaba, benim adım Jean Malafronte.

Bana bir otobüs çarptı.

Tebrik ederim.

- -Engelim nedir, tam olarak bilmiyorum.

Hepsi bu.

Adım Carl.

Eğer bu televizyonda yayımlanacak olursa

telefon numaram, 212 alan koduyla YU8-0367.

Konuşmayı seven herkesin beni aramasını isterim.

Görme ve işitme engelliyim.

Kuvözde çok fazla oksijene maruz kalmışım,

işitme engelim de

taksiden düşüp kafatasımı zedelediğim zaman oluştu.

Bunu izleyen herkesin beni aramasını çok isterim.

Burası kaldığım yer.

-Steve, kamp danışmanı. - Fotoğrafını çekmek ister misin?

Gülümse Steve.

DANIŞMAN, 20 YAŞINDAYKEN

Aman!

Kameralara çarpmayın.

Uykun var, onlara ne halt ettin?

Ben yapmadım, Brad yaptı.

Yapmadın mı?

Şu tarafa dönelim.

Memnun oldum Steve Hofmann.

Vay canına.

Teşekkürler.

Beni şımartma.

İçeriyi çekmemiz için yeterli ışık var mı?

Bilemiyorum.

Ranza darmadağınık.

Ama öyle seviyoruz.

Evet!

Merhaba Tommy.

Evet!

Bu, Tommy Curran.

Merhaba Tommy.

-Üst ranzalar kullanılmıyor, değil mi? -Evet!

- Ne? -Üst ranzalar?

- Danışmanlar yatıyor. -Danışmanlar.

- Merhaba James. - Neler oluyor?

Danışmanların genel hâlleri.

Şu tarafta da

tuvaletler ve duşlar var.

Ranzadaki ilk gecemde biraz gergindim.

Yeni ameliyat olmuştum.

O güne kadar bezleniyordum çünkü mesaneme hâkim olamıyordum.

15 yaşında olup bez taktığınızı saklamaya çalışmak

nasıl bir duygudur, tahmin edin.

Sürekli, öğrenilecek olmasının verdiği bir endişe vardı.

Üriner diversiyon ameliyatı geçirdim, artık torbaya işiyordum

ama pek randımanlı olmamıştı.

Onu taşımakta zorlanıyordum ve sızdırıyordu.

Ama kampta herkesin bedeniyle ilgili bir sorunu vardı.

Bu önemli bir şey değildi.

Pekâlâ, ilk konuğum. Adın nedir?

Adım, Michael Tannenbaum.

More Turkish subtitles for Crip Camp: A Disability Revolution

ความคิดเห็น

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left