Hip Hop Evolution

Hip Hop Evolution

ดาวน์โหลดคำบรรยายTurkish

ซีซั่น 4

ข้อมูลรุ่น

Hip-Hop Evolution S04 1080p NF WEB-DL DDP5 1 x264-NTG
Hip-Hop Evolution S04 WEBRip x264-ION10
ความคิดเห็นโดย RagnarLothbrok

แท็ก

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
x264
1080
webrip
BRip
เผยแพร่เมื่อ: 2020-01-30
ดาวน์โหลด: 17
ผู้พิการทางการได้ยิน: No

ตัวอย่างคำบรรยาย Turkish

200 บรรทัดแรก

NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ

80'lerin sonlarından beri

hip-hop'a iki bölge hakimdi;

Doğu ve Batı.

Ama 90'ların ortasında Atlanta'nın yükselişi yeni bir sayfa açtı.

Kontrol Güney'e geçti.

Kendisiyle gurur duyan ve yerli etkisiyle şekillenen bölgeye.

Güney'in dört bir yanında

DJ, MC ve yapımcılar

tüm ön yargılardan sıyrılarak hip-hop'un geleceğini yazıyordu.

Anlıyor musun?

Buna New Orleans da dâhildi.

BOUNCE

New Orleans müziğe düşkündür.

Müzisyenler için büyülü bir yerdir. Her köşe başında onları görebilirsiniz.

Şehirde farklı farklı müzik türlerini birleştiririz.

Buna gumbo deriz. Farklı türlerden güzel bir şey çıkarırız.

Bu, şehri eşsiz kılar. Herkes bunun bir parçası olmak ister.

Cazın doğduğu yer ve Mardi Gras'ın evi olarak

şehrin hip-hop'ı etkilemesi çok normaldi.

Burada müzik her şeyi etkiler.

Çünkü New Orleans'ta hayatta da müzik var...

...ölümde de.

Şu gerçek çok önemli; New Orleans...

GAZETECİ

...Amerika'nın en Afrikalı şehridir.

Fransızlar kölelerine karşı çok yumuşak olduğu için

buraya getirilen Afrikalılar

Afrika kültürünü büyük oranda koruyabilmiştir.

Afrika kültüründe ölüm bir son değildir.

Sonraki aşamaya geçiştir.

Bu nedenle kutlanması gerekir.

"İkinci sıra" New Orleans'ın caz cenazelerine dayanır.

Bu tip cenazelerde aile bir müzik grubuyla mezarlığa yürür.

İlk sıra aile ve müzik grubundan oluşur

ve çok hüzünlüdür.

Arkalarda ise

katılan diğer herkes

ikinci sırayı oluşturur.

Orası partiye benzer.

İkinci sıra mıknatıs gibidir.

Herkes sokaktan geçen kalabalığa katılır. Büyük bir parti gibi.

Yani partiyi ikinci sırayla kapatırız.

-İşte bu. -Bak böyle.

İkinci sırada birkaç kişinin elindekilerle gruba eşlik ettiğini görebilirsiniz.

YAPIMCI

Bu, dur tabelasına vurulan

bir şişe, sopa veya tornavida olabilir.

Müziğin bir parçası olmak için artık ellerine ne geçerse.

New Orleans müzikle içli dışlıdır.

Bu, bizim genlerimizde var.

New Orleans'ta farklı bir beat'e geçtik.

Mardi Gras Yerlilerinin etkisi...

RAPÇİ

...ve ikinci sıra müzik grupları her kafiyemizde hissedilir.

Yani, çok fazla konuşma içerir.

-Karşılıklı iletişim önemli, değil mi? -Bayılırım. Dur, göstereyim.

Pekala.

Dedim mi "Cheeky" dersin "Blakk"

-Ben Cheeky -Blakk.

-Bugün takılıyoruz Cheeky ile -Blakk.

-Kafan güzel oluyor Cheeky ile -Blakk.

Bayılıyorum şarkı söylemene Cheeky ile

-Blakk. -Hadi salla

-Unuttum bile. -"Sallasana."

"Sallasana" mı? Unutmuşum.

Hepsi bağlantılı; Mardi Gras Yerlileri, ikinci sıra müziği.

Sokak partilerinde güzel parçalar duyarsın.

Oradaki beat ile ayaklarını harekete geçirir,

ellerini çırpar ve zıplarsın.

Peki ya bu sokak partileri

çocukluk yıllarında önemli miydi?

Kesinlikle.

Sokak partisi olduğunu duyan gelirdi.

Motosikletli adamlar,

şortlu kızlar gelirdi.

Kızlar nereye giderse erkekler takip ederdi.

Bu partiler toplu konutlarda olurdu.

DJ çağrılırdı.

Bu sayede pek çok DJ isim yapmıştı.

Merhum büyük Sabu,

New Orleans'taki ilk mobil DJ'lerden biridir.

Plakları vardı. Mahallene gelip

orada sana plak çalardı.

Daha sokak partisi ortada yokken o bunu yapardı.

Sonra Sabu'nun çocuğu oldu.

Bu çocuk tam bir dehaydı.

Küçük yaşta her şeyi yapabiliyordu.

Onun sektördeki en iyi yapımcılardan biri olmasına

hiç şaşırmadım.

O, müziğe hep âşıktı.

Sınırları hep zorlamaya çalışırdı.

DJ Sabu New Orleans'ta harika sokak partileri verse de

en büyük mirası evindeydi.

Çünkü Sabu pikapla çalışırken

oğlu onu izleyip dinliyor ve

bilgi edinip işi öğreniyordu.

Tüm bunlarla da New Orleans'ın hip-hop tarzını belirleyecekti.

Babam Sabu New Orleans'ta sokak DJ'ydi.

Partileri çok çılgındı.

DJ/YAPIMCI

Babam "Yılın DJ'i" ödülleriyle eve gelirdi.

Babam bir gün sokak partisi yaparken

Chic'in "Good Times"ına back-spinning yapmıştı.

O parçayı hiç duymamıştım

ama yaptığı o hareketi hemen öğrenmem gerektiğini düşündüm.

O plak benim için önemli bir andır.

Hayatımı değiştirdi.

7/24 pratik yapıyordum.

Anneme ve babama gına gelmişti.

DJ olan babam bile "Kapat şu boku." diyordu.

Sokak partilerinde DJ'liğe başladım.

O zamanlar Miami bass popüler olmuştu.

New Orleans'taki herkesin 808 beat'lerini sevdiğini fark ettim.

808 elektronik bateriyi partilere getirmem çok tutuldu.

Herkes onu ne zaman çalacağımı soruyordu.

DJ'likten çok bunu yapmamı istiyorlardı.

O sıralarda Allen Toussaint'in Sea-Saint stüdyosunda çalışıyordum.

Rapçi tanıdığım olup olmadığını sordular. "Gregory D'yi tanıyorum." dedim.

"İsterseniz kayıt yapabilirsiniz.

Ama New Orleans tarzı olmalı." dediler.

Hip-hop ile cazı birleştirmem başkasının fikriydi.

Ben de hemen dedim ki,

"Mümkünse içine 808 davul koyacağım.

Sadece nefesliler olmayacak."

Beat'i hazırlayınca dedim ki,

"Trampetleri üçlesem nasıl olur?"

Davul ritimleriyle New Orleans tarzına benzedi.

Burada büyümeseydim bunu yapamazdım.

808 davul ritmini New Orleans'ın ikinci sırasına dönüştürmüş oldum.

Caz tarzı davul.

Sonra Greg dedi ki,

"Geleneksel New Orleans tarzını buck jump ile yakalarız."

Buck jump, New Orleans'a özel bir dans.

İkinci sırada yapılır.

Klasik New Orleans'ın duymak istediği şey buydu.

Bu yüzden buck jumping ve beraberlik konularına değinmemiz istendi.

Parça böyle ortaya çıktı.

"Buck Jump"ı yaparken... Şöyle açıklayayım.

New Orleans'ın olayı çok farklıdır.

Doğu Yakası ve Batı Yakası olayını bilirsiniz.

RAPÇİ

Burada bölgeler vardır.

Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci, Sekizinci Bölge.

Fırsattan yararlanıp dedim ki,

New Orleans'taki her toplu konut ve bölgeden bahsedeceğim

ve onların bölgesinin sahibi olduğumu söyleyip

piçlerin aklını başından alacağım.

Parça büyük çıkış yaptı. Ama her çaldığımda...

...kavga çıkardı.

Buck jump zamanı! Caliope. Buck jump zamanı! Bilmem ne...

Sonra herkes kavgaya tutuşurdu.

Bunu partide çaldığınızda

bazı öğrenciler pistten çıkıp buna dahil olmayacağım, derdi.

Çünkü kavga garantiydi.

Savaş çağrısı gibiydi.

Bu parça çaldığında

kiminle sorun yaşıyorsan

gözün onu arardı. Parça bir işaret gibiydi.

İşi oracıkta bitirmek isterdin.

AYNEN

Eskiden çok kavga olurdu. Bölgeler birbirine girerdi.

Bunu beraberlik için yapmıştık.

Ama öyle bir kapı açmıştık ki

her türlü bokluk çıkabileceğini herkes biliyordu.

"Buck Jump Time" New Orleans hip-hop'ında çığır açtı.

Klasik New Orleans ritim ve konuşmasını New York tarzı hip-hop ile birleştirdi.

Hilal Şehri'nde hip-hop'ın bu şekilde gelişmesi mantıklıydı.

Ama bazen hip-hop beklenmedik şekillerde gelişir.

New Orleans için de bu tesadüf,

bilinmeyen bir rap grubunun albümüyle gerçekleşti.

"Triggerman" popüler hâle gelince

çalmaya başladığım bir parçaydı.

New York'tan geliyordu.

The Showboys'a selamlar.

Parçanın asıl adı "Drag Rap"ti.

Ama biz buna "Triggerman" dedik

çünkü parçanın bir bölümünde "Triggerman" geçiyordu.

Sağlam davul ritimleri vardı. Break tarzı çılgıncaydı.

Trompetler ise...

Harika bir 808 beat'i hâline gelmişti.

Bu beat tüm şehri değiştirdi.

Herkes çalıyordu ama sözü yoktu.

Babam da hâlâ DJ'ydi.

Dedi ki,

"T.T. Tucker ve DJ Irv diye birileri var.

Benim küçük mekanlara gelip takılacaklar.

Senin de sevdiğin beat'leri çalıyorlar."

Ghost Town kulübünde DJ Irv "Triggerman"de ritmi keserken

Tucker çıkıp konuşmaya başladı.

"Nerede?"

RAPÇİ

Sadece konuşma. Karşılıklı iletişim.

O parça her çaldığında

her "Nerede?" dediğinde Yedinci Bölge olduğunu bilirdin.

"Nerede?" derken elinle yedi yapardın.

New Orleans'ta bu bir akım başlattı.

Korkunç bir kayıttı. Tarzı berbattı

ama çok çarpıcıydı.

Elbette, bunun bounce müziğin başlangıcı olduğunu bilmiyordum.

Hip Hop Evolution subtitles in other languages

ความคิดเห็น

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left