200 บรรทัดแรก
Çeviri: IDPeaceM
[Xu Lina Gao Jianhong: Lina, Biz geldik. Sen okulda mısın?] Lina.
Gao.
Bu sana.
Sen mi aldın?
Geçen sefer sen bana yemek ısmarlamıştın o yüzden teşekkür babında.
Bir hediye.
Çok naziksin. Teşekkür ederim.
Anlamıyorum. Güzel diye düşündüğümden aldım.
Beğendin mi?
Evet.
Açmayacak mısın?
Senin verdiğin her şey hoşuma gidiyor.
Tamam.
Bir tek sen mi geldin Gao?
Li Xun nerede? Daha gelmedi mi?
Yok.
Nerede?
Odasında.
Dediği gibi projemizi değiştirdik. Ben de onu arıyordum.
Yukarı çıkalım.
Uyuyor.
Şöyle bir zamanda uyuyor mu?
Dede mi bu?
Bu ara sinirli. Pek dokunma derim.
Önüne gelene fırça kayıyor.
Öyle mi?
Peki. Ben alışverişe gideyim o zaman.
Ben de geleyim.
Boşum, biraz yürüyesim de var.
Peki.
Bu çok tatlı.
Evet.
Bu Macchiato çok şekerli. Kilo alacağım.
Bana ver o zaman. Sonra yenisini alırım sana.
Buyurun. Ayaklarınıza sağlık.
Ürün tanıtım köşemize hoş geldiniz.
Nasıl yardımcı olabilirim?
Arkadaşıma bir diş fırçası alacağım. Öneriniz olur mu?
Tabii.
Bu elektrikli diş fırçasını tercih edebilirsiniz. Çok satan bir ürün.
- Etkili temizlik yapar. - Öyle mi?
Kendiniz için ayarlayabileceğiniz on iki hassas modu vardır.
Çiftler için mi bu?
Evet, çiftler için.
Çok güzelmiş. Bir çift alayım.
Peki. Nakit mi kredi kartı mı?
Nakit.
- Peki. - Bekle.
Ben alırım. Kart olsun.
Peki.
Dönmüşsün.
Evet.
Biraz meyve aldım. Tadına bak.
Olur.
Bugünkü tartışma nasıl geçti?
Gayet iyi.
Güzel.
Niye bu kadar geç geldin?
Yolda bir mani çıktı.
Yarışmada başarılar. Sen hep kalbimin birincisisin. Her gün kocaman gülümse. Xu Lina
Dün sipariş verdiğimiz restorana gidelim.
Birkaç grup beraber yiyor.
Kaç kişisiniz?
Zhu Yun?
Siz önden gidin.
Bay bay.
Liseden mezun olunca numaranı mı değiştirdin?
Birden dank etti, geçen sefer numaranı almamışım.
Sen de mi yarışmaya geldin?
Geçen sordum ama cevap vermedin.
Listede adını göremedim.
Yapma ya. Bu kadar saklamaya gerek var mı?
Daha sonra grup toplantım var.
Saat yedi gibi bitecek. Bir yemek yiyelim.
Kalsın.
Eski sınıf arkadaşıyız. Ne zamandır görmedim seni.
Yemek yerken eskiyi yâd etsek ya?
Bizim grubun akşam yemeğinde toplantısı var.
Li Xun da geliyor mu?
Tabii ki.
Elinizdeki kozu gizleyin bakalım.
Ne kadar kabiliyetliymiş bir görelim.
Bana müsaade. Geç kalacağım.
Dur, numaranı ver bana. Kaydedeyim.
Telefonumu yanıma almadım. Numaram da ezberimde değil.
İnanılmaz. Görüşürüz.
Hoşça kal eski sınıf arkadaşım.
Başvurdun mu?
Son başvuru saat 12:00. Saat şu anda 11:40.
Ne yapıyorsun?
Başvur'a bas.
Yeniden test etmek ister misin?
Gerek yok. Kapattın ya.
Tekrar test et.
Kaç kere test ettin ya?
Ya bu platformda bir sıkıntı çıkarsa?
Sadece üç yarışma platformu var.
Windows, Linus ve Unix.
Hocaların da hata yapacak hali yok.
Ama korkuyorum.
Bitti mi?
Bu kadar mı?
Hızlı tavşan seni.
Merhaba.
Buradayım.
Tamam.
Selam.
Çok özür dilerim.
Önemli değil. Ben de yeni geldim.
Öyle mi? Ben biraz müsaade isteyeceğim.
Bana bir Macchiato ısmarla.
- Olur. - Tamma.
Garson.
Merhaba.
Bana bir Macchiato, şeker olmasın.
Peki.
Sağ ol Feng.
Nasıl, güzel değil mi mekân?
Bu sefer şüphe çekmemen gerekirdi.
Baş başa görüşme istiyorsun.
Uzak bir yere çağırdım.
- Bu şüpheleri azaltır. - Fang Zhijing.
Ne oluyor böyle?
Bu, yarışmanın sponsoru değil mi?
Feng. Nanhu Üniversitesi'nin bayağı iyi bir projesi varmış.
Jüri bayılmış.
Duydun mu?
Projelerini gördün mü? Sence nasıl?
Ne oldu?
Korktun mu?
Korkmak mı?
Alakası yok.
Neyse, daha dikkatli olmaz lazım.
Bu arada Feng
Chen bey ile konuşup
organizasyon kurulu ile yıldız ödüle başvurmasını isteyebilir misiniz?
Öyle bir ödül yok.
Bir işe yaramaz.
Feng.
Önce beni bir dinleyin.
Bir düşünün.
Bir anlaşma yapmadık mı?
Sözleşme hazır. İmzanızı bekliyor.
Bay Chen'in de bu yıl performansını artırması gerekmiyor mu?
Burada bir terslik olursa şirket de ona çöp muamelesi yapar.
Chen beyi nasıl ikna edeyim?
Şuna ne diyorsun?
Patent transfer ücretinden
yüzde üç daha vereyim.
Feng.
Sonra yıllık ücretten %30 alırsınız
bana da %70 kalır.
Tamam.
Bir deneyelim.
Süper.
Sağ ol Feng.
Bu öğlen bir toplantım var.
Gitmem lazım.
Beraber yürüyelim.
Bir dakika Feng, şemsiye al.
Eksik olma.
Durumu Chen beyle bir görüş.
Fang Zhijing?
Fang Zhijing'in yanındaki bizim yarışmanın sponsoru değil mi?
Tanıyor musun?
Bizim forumda da vardı.
Fang Zhijing ile ne işleri var ki?
Neyin peşindesin sen?
Kesin bir işler peşinde bu.
Yarışma devam ederken sponsorla hususi görüşmek kurallara aykırıdır.
Fevri davranma.
Bunları kurula şikâyet edeceğim.
Elinde kanıt var mı?
Kendi gözlerimizle gördük.
Yani?
Ne konuştuklarını duydun mu?
Hususi görüşme kurallara aykırıdır.
Ama en fazla uyarı alırlar.
Bir faydası var mı?
Tesadüfe bakın ki kendisiyle karşılaştık.
Fang Zhijing'den böyle bir hareket beklemezdim.
Ne olmuş Fang Zhijing'e?
Bu öğlen kahve içerken Fang Zhijing'e rastladık.
Ben böyle hain bir adam görmedim.
Organizasyon kurulundan biriye gördük.
Ne oldu?
Pardon. Ben bir telefona bakayım.
Yarışma başlamak üzere.
Sponsor ile uzak bir yerde hususi görüştü.
Havadan sudan konuşmuş olamazlar.
Bence kazanana karar verilmesi konusunda konuşuyorlardı.
Final sonuçlarına mı karar verdiler yani?
Ne finali? Bizim gibi safları kandırıyorlar.
- Niye bu kadar soğuk? - Taksi gelmiş mi?
Daha değil ama gelir birazdan.
Ne yiyelim akşam?
Bazı insanlar ne fena.
Kazanmak için her yolu mübah görüyorlar.
Patent satabilmek de bir kabiliyettir.
No comments yet. Be the first to leave one.