Infinite

Infinite

ดาวน์โหลดคำบรรยายTurkish

ข้อมูลรุ่น

Infinite 2021 AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-MZABI
Infinite 2021 1080p WEB H264-NAISU
Infinite 2021 720p/1080p AMZN WEB-DL DDP2 0 H 264-EVO
Infinite 2021 720p/1080p WEBRip x264-[YTS LT]
Infinite 2021 720p/1080p WEB-DL DD5 1 H 264-EVO
Infinite 2021 720p/1080p WEBRip 800MB/1400MB DD2 0 x264-GalaxyRG
Infinite 2021 1080p WEB-DL DD5 1 H264-CMRG
Infinite 2021 HDRip XVID AC3-EVO
Infinite 2021 WEBRip x264-ION10
Infinite 2021 1080p WEBRip x264-RARBG
ความคิดเห็นโดย RagnarLothbrok
Twitter >>> @RagnarLthbrok0 <<< Translated by Tirmis

แท็ก

hdrip
HDRip
XviD
AC3
HD
Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
webrip
x264
720p
720
BRip
1080
TS
YTS
เผยแพร่เมื่อ: 2021-06-10
ดาวน์โหลด: 45
ผู้พิการทางการได้ยิน: No

ตัวอย่างคำบรรยาย Turkish

200 บรรทัดแรก

Aramızda bazı insanlar var...

...geçmiş yaşamlarını kusursuz bir şekilde hatırlama yeteneğine sahipler.

Kendilerine "Sonsuzlar" diyorlar.

Sonsuzlar arasında iki grup güç için çatışmaya girdi.

Bir tarafta bilgilerini insanlığı korumaya...

...ve geliştirmeye adamış adamış inananlar var.

Karşılarında ise bu gücü bir lanet olarak gören Nihilistler duruyor.

Yeni teknolojiler, Nihilistlere dünyadaki tüm yaşamı sona erdirmek için bir fırsat verdi.

Ve gücün kontrolü için yarış başladı.

MEXICO CITY BİR ÖNCEKİ YAŞAM

Treadway, bana alabildiğini söyle.

Evet. Evet, aldım, aldım.

Biraz gecikebilirim. Seninle buluşmak için yoldayım.

Anlaşıldı.

Treadway, iyi misin?

Yumurtayı geri almalarına izin veremeyiz.

Bathurst'ün bu kadar ileri gideceğine inanamıyorum.

O bizim hatırladığımız Bathurst değil.

Hay bok.

Hay bok.

Abel, kestirmeden gideceğim. Benimle otoyolda buluş.

Engel kurmuşlar.

- Vincin dibine git. - Treadway, dinle.

O köprüye çıkma.

Treadway? Treadway?

Abel, beni dinle.

Başarısız olursam, içine bak.

Nasıl bir mucize başaracağını sanıyorsun bilmiyorum...

...ama önünde 45 metrelik bir boşluk var.

Ne planlıyor bu?

Leona. Lütfen.

Leona, uyan. Uyan.

Seni Başlangıç'ta bulacağım.

Seni seviyorum.

Daha önce bir anıymış gibi hissettirecek kadar gerçek bir rüya gördünüz mü?

Aynada kendinizi gördüğünüz ve şaşırdığınız oldu mu?

Sanki bir başkasının yüzünün size...

...baktığını görmeyi bekliyormuşsunuz gibi.

Bütün bu insanlar hepsi bir yerlere gidiyor, bir şeyler yapıyor.

Ama bütün bunlar ne anlama geliyor?

Belki cevabı bilseydim, bütün o küçük şeyler bir araya gelebilirdi.

Bir şey ifade edebilirler.

NEW YORK BU HAYAT

- Selam. - Evan. Tam zamanında.

Seni gördüğüme sevindim. Nasılsın?

- Burayı bulmak sorun oldu mu? - Hayır. Hayır, hiç de değil.

Pekâlâ.

Bu haftaki üçüncü görüşme.

- İşte geldi. - Merhaba beyler.

Selam. Nasılsın?

- Memnun oldum. - Evan, tanıştığımıza memnun oldum.

Zaman ayırdığınız için çok teşekkürler. Bunun için minnettarım.

- Çok güzel bir yeriniz var. - Teşekkür ederim.

- Kesinlikle muhteşem. - Sakıncası yoksa birkaç sorum olacak.

Evet, tabii ki.

Geçmişinde birkaç soru işareti var.

Farkındayım.

İnsanların restoranıma...

...girdiklerinde gördükleri ilk yüz sensin.

Ve o yüzde gülümse ile karşılanacaklar.

Geçmişte bazı sorunlarım olmuştu.

Bay McCauley, geçmişinizi detaylı bir şekilde araştırdım.

Eski işverenlerinden bazılarıyla konuştum.

Ve biliyor musun? Hepsi aynı şeyi söyledi.

Ne söylediklerini merak ediyorum.

Senin harika olduğunu söylüyorlar! Zeki olduğunu söylüyorlar. O zeki bir adam.

Zeki adam, işte burada.

Bu iyiymiş. O zaman sanırım işi kaptım. Ne zaman başlıyorum?

Bana saldırdığın şu müşteriden bahset.

Bir garsonu taciz etmişti.

Sen de onun kırdın.

Kırdım. İsteyerek değildi.

Söylemesi ayıptır, kadının kıçını avuçladı.

Kibarca gitmesini istedim.

Ellerini üzerime koydu. Hiçbir suçlamada bulunulmamıştı ve dava düşmüştü.

Yani Locanda'daki vardiyandan öylece çıktın ve... Bir daha dönmedin mi?

Kişisel bir sorunum vardı. Bu altı yıl önceydi.

Evet, müdürün bana hastaneye yatırıldığını söyledi.

İki haftalığına.

İki hafta. Melanie, sadece iki haftaymış. Sadece iki hafta.

Bakın. Akıl hastalığıyla sorunlarım geçmişimin bir parçası.

O zamandan beri gözüm bile seğirmedi.

Aksine bu yaşadıklarım beni daha da güçlendirdiğini düşünüyorum.

Ve burayı yönetebileceğime %100 eminim.

Evan, geldiğin için teşekkür ederiz.

Lütfen. Bunun nasıl gözüktüğünü biliyorum.

Ama hastalığım endişelenmeniz gereken bir konu değil.

- Size söz veriyorum... - Sana haber vereceğiz, tamam mı?

Hayır, yapmayacaksınız.

Affedersin?

Baştan savmayı duyduğumda anlarım.

Bay McCauley, belli ki sorunlarla başa çıkmak konusunda harikasınız.

Tahmin bile edemezsin.

Geldiğiniz için teşekkür ederiz.

Ama haklısın. Seni arayacağımı sanmıyorum.

Sırf geçmişimi kontrol ettin ve birkaç telefon ettin diye hikayemi bildiğini mi sanıyorsun?

Ben seninkini bakımlı elini sıktığım anda biliyordum.

Gene de, vakit ayırdığın için teşekkürler.

Anlıyorum. Gerçekten.

Dışarıda tertemiz geçmişleriyle olan bir düzine aday varken...

...şiddet geçmişi olan tescilli bir şizofreni kim işe alır?

Ama beni asıl düşündüren, eğer bir iş bulamazsam bu ay kira ödeyemeyeceğim.

Bu takımı kuru temizlemeye vermek bedava değildi.

Ama hepsinden öte, bir an önce bir şeyler bulmalıyım...

...çünkü ilaçlar bitmek üzere...

...ve bittikleri zaman işler ciddiye binecek.

Nasıl yapılabileceğini öylece bildiğiniz şeyler var mı?

Kimsenin size öğretmediği şeyler mesela.

Bir şekilde her adımın mantıklı geldiği.

Sanki öğrenemek değil de...

...hatırlıyormuşsunuz gibi.

O adamım, o boku gerçekten kendin mi yaptın?

- Evet. - Vay canına.

Hey, Ronny. Ronny.

- Dostum, Evan geldi. - Selam.

İstendiğin gibi.

Kimotsuki tarzında demir. El yapımı.

Türünün tek örneği.

Vay canına, evet.

Hattori Hanzo, öyle mi?

Vay canına.

- Vay anasına. - Güzelmiş.

Kalk üstümden.

Şimdi, adamın ödemesini yapalım.

Bu bokla kafayı mı buluyorsun?

Hayır. Klozapin. Bu bir antipsikotik.

Ödemeni hap olarak mı alıyorsun?

Evan, "Ronny-bakım" programına dahil.

Evet. Doktor Ronny.

Neden onları Duane Reade'de almıyorsun?

Çünkü iki haftada bir deli doktorları ile konuşmak istemiyor. Doğru mu?

Evet. Evan bir reçeteye ayda 400 dolar veremiyor.

Hey, Vikipedi.

- "Brakina Fatso" nun başkenti neresidir? - Hadi bakalım.

"Burkina Faso" diye okunur. Ouagadougou. Haplarımı alabilir miyim lütfen?

Hay lanet, kaçta kaldığımı unuttum.

Bunu sen uydurdun.

Adamım, vay canına!

Hayır.

Birader her şeyi biliyor. Tam bir ucube.

Nasıl bu kadar çok şey biliyorsun?

Doğrusu, bunu bende bilmek isterdim. Beni deli ediyor.

Haplarımı alabilir miyim, lütfen.

Kızım, çocuğa yiyecekmiş gibi bakıyorsun.

Barut neyden yapılır?

%74 potasyum nitrat, %13 kömür.

- Pekâlâ. - Vay canına. Etkileyici.

Bana bakacaksın dedim.

Ronny, hadi ama.

Al bakalım. 60'lık paket.

Orada sadece 55 tane var.

Gerçekten mi?

Neredeyse tam.

Hiç de bile. Ben onlarla yaşıyorum.

Altmış.

Orijinalini istiyorsun, değil mi? Bu orijinal.

Bu 70'den fazla katlanıp karbonla işlenmiş çelik.

Lanet ellerini üzerimden çek.

Senin oğlana saymayı öğrenmesini söylesen iyi edersin.

Anlaşma 60'lık paket için.

Öyle mi? Maalesef elimizde bu kadar var.

Beğenmediysen, Bellevue'ye geri gidebilirsin.

Biradere göz kulak ol.

Bu boku deneyeceğim.

Barut neyden yapılır?

Kolunu uzat.

Gösteri zamanı.

Kolunu uzat.

Kalk.

Koy şu kolunu şuraya. Bebeğim, ya boynun ya kolun.

Sen seç.

Ronny. Kardeşim, o oyuncak değil.

Evan, sen kendi işine bak.

Ronny, hadi. Bu komik değil.

Aman Tanrı'm! Parmaklarım!

Ronny, sanırım işe yarıyor, değil mi?

Adamım, lanet parmaklarımı kestin!

İyileşirsin. Tatlım, neden eve gitmiyorsun?

Kardeşim, senin kafan güzel.

Birader, işin bitti. Sen öldün.

Bilemiyorum, Ronny. Senden antipsikotik ilaç alan bir adamla konuşuyorsun.

Şu an biraz dengesiz hissediyorum.

Belki de kafamdaki sesleri susturmanın en iyi yolu senin kafanı kesmektir.

Sence işe yarar mı?

Hayır. Bırakın. Ateş etmeyin. Her şey yolunda.

Sakiniz dostum. Sakiniz. Tamam mı?

Hey, sik kafa. Haplarımı getir. Hemen.

İşte böyle.

Adamım, sen delisin.

Deli olsaydım, seni çok daha önce küçük parçalara doğramış olurdum.

Haplarımı ver.

Ronny, şimdi beni dinle. Ben deli değilim, tamam mı?

Ben sadece yanlış anlaşıldım. Anladın mı?

- İmdat! - Leona!

NYPD Evan McCauley adında birini yakaladı.

Yolunda gitmeyen bir uyuşturucu anlaşması.

Polisler üzerinde bir kılıç bulmuş.

Kılıç, Edo Japonya'sından beri...

kullanılmayan bir teknikle yapılmış.

Yani?

ความคิดเห็น

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left