Blue Birthday (Beullubeoseudei / 블루버스데이)

Blue Birthday (Beullubeoseudei / 블루버스데이)

ดาวน์โหลดคำบรรยายTurkish

ข้อมูลรุ่น

Blue Birthday E09 1080p H264 AAC WEB-DL-LoveBug TRSUB
ความคิดเห็นโดย IDPeaceM
twitter.com/IDPeaceM

แท็ก

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
1080
HD
เผยแพร่เมื่อ: 2021-08-20
ดาวน์โหลด: 14
ผู้พิการทางการได้ยิน: No

ตัวอย่างคำบรรยาย Turkish

143 บรรทัดแรก

Sin U Kim.

=Blue Birthday= Çeviri: IDPeaceM

=9. Bölüm= =Görgü Tanığı=

Sin U, ben gidiyorum.

Birkaç teyid etmem gereken şey var.

Tamam, güle güle.

Sen de hemen işini halledip doğrudan şirkete gel.

Beni tanıyor musunuz?

Efendim?

Pardon, geri şirketinize mi gidiyorsunuz?

Evet, neden?

Ben de yakınlarda bir yere gideceğim de, size de uygunsa...

...beni de bırakabilir misiniz?

Bırakmak mı?

Sin U Kim beni hiçbir şekilde tanımadı mı yani?

Sin U.

Minibüs çok dağınık, değil mi?

Hayır, bizim merkezinki daha kötü.

Bıraktığınız için teşekkür ederim.

Tabii ki de bırakacaktım.

İleride de yardıma ihtiyacınız olursa ederim.

Ne zamandır burada çalışıyorum ama sizi dilk defa görüyorum.

Ne zamandır çalışıyorsunuz burada?

Çok olmadı.

Sizinki ne kadar oldu?

Benimki mi?

Beş yıl oldu.

Beş yıl mı?

Merkezle ilgili en ufak şeye dair dahi bilginiz vardır o zaman?

Pek sayılmaz.

Genelde nerelere teslimat yapıyorsunuz?

Bizim merkez, Suwon ve başka neresi mesela?

Çok ilginç.

Ne gibi?

Sonuçta bir iki yere teslimat yapmadığım sürece hepsini hatırlayamam değil mi?

Sizin hafızanız iyi midir?

Sanırım sıkıcı bir soru oldu.

Çok meşgul gibisiniz.

İşiniz çok iyi, benimki olmadığı için.

Neredesin?

Hye Min ablanın kafe'sindeyim. Gelip alayım mı seni?

Yok. Yoldayım ben de.

Neyle geliyorsun?

Sin U Kim'in minibüsüyle...

Hay ben senin... Elimde kalacak.

Özür dilerim. Birden önüme kırdı da.

Hye Min ablanın kafe'sindeyim. Gelip alayım mı seni?

Yok. Yoldayım ben de.

Ha Rin gelmedi mi daha?

Hayır, trafiğe takıldı sanırım.

Seni alayım dedim ama cevap gelmedi.

Bu ara sık görüşüyorsunuz herhalde?

Evet

Yoksa ikiniz...?

Hayır, yardımımı istedi sadece.

Sin U Kim'in minibüsüyle mi geldim dedin?

Bizim iş yerine gelmişti. Şansıma.

Pek şans sayılmaz ama.

Onu bırak da, Seo Jun Ji öldürüldü derken neyi kastettin?

Eun Seong, şu andan itibaren söylediklerimi korkmadan dinle.

Ne oldu? Niye birden ciddi bir ifade takındın?

Sin U Kim, Seo Jun'u öldürdü.

Ne? Hayır yani, ne demek bu şimdi? Sen nereden biliyorsun bunu?

- Ben... - Gördün mü?

Uzun hikâye. O yüzden ben...

Katili yakalamak adına geçmişe gittim...

...ve fotoğraf stüdyosuna gizli bir kamera yerleştirdim.

Seo Jun Ji görüntüleri teyid edip...

...on yıl sornasına, yani şimdiki bana gönderdi.

Bir dakika, bir dakika.

Yani sen, fotoğraf stdyosuna gizli kamera yerleştirdin...

...ve Seo Jun Ji de izledikten sonra sana mı gönderdi?

10 yıl önce ölmüş olsan Seo Jun Ji?

Evet. İdrak edemiyorsun, değil mi? Aslında ben de başta...

Yok artık. Şaka falan herhalde bu.

Şaka yapmıyorum.

Ha Rin Oh, gelecekten geliyorsun sen değil mi?

İmkânsız sanıyordum. Ama doğruymuş.

Ne?

Şu anki senin on yıl öncesine gittiğini biliyordum.

Zamanda yolculuk diye bir şey olamaz sanıyordum.

On yıl olmuş, hala mı laftan anlamıyorsun?

Evet, tabii ki de.

Peki niye hep fotoğraf stüdyosuna gelip duruyorsun?

Burası senin öleceğin yer.

Birkaç gün içinde Seo Jun Ji öldü.

Tam da fotoğraf stüüdyosunda.

Yani sen o zamandan beri...

Neyse işte, şu anda önemli olan Sin U'nun Seo Jun Ji'yi öldürmüş olması.

Seo Jun'u geri getirebilmek için önce fail olan Sin U Kim'i yakalamamız lazım.

Faili yakaladığımız zaman hayata geri dönebiliyor mu?

Yakalayıp...

...ne zaman, nereden itibaren cinayeti planladığını öğrenmemiz lazım.

Elindeki kanıtları kullanarak geçmişe gidip Seo Jun Ji'yi mi kurtaracaksın?

Evet.

Tamam.

Sen Seo Jun Ji ile ilgili içi boş konuşmazsın.

Ben de herşeyden bihaber senden bir şeyler saklıyordum.

Ne saklıyordun benden?

Seo Jun Ji ile ilgili belgeleri bana sorduğunda...

Burası önemli değil.

Sornaki sayfaya geç.

O yüzden mii ifade...

Çok fazla okumanı istemedim...

...bir şeylerden şüphelenip de şok olma diye.

Bana yardım et, Eun Seong.

Seo Jun'u tekrar hayata döndürmek istiyorum.

Bunu sana gösterme konusunda tereddütlüydüm.

Göstermem gerekirmiş, değil mi?

Yine yanlış.

Ne?

Zoletil.

- Bir kutusu yok. - Yine mi?

- Geçen ay da olmuştu, değil mi? - Evet.

O zaman da şirketi aramıştım.

Ama yine bir kutu eksik.

Çok tuhaf.

Acaba şoför mü unuttu minibüsten indirmeyi?

Çok tuhaf.

Zoletil mi?

Zoletil'in ne olduğunu biliyorsun, değil mi?

Evet, hayvanların anestezi ilacı.

Şu anda olmasa bile...

...on yıl önce uyuşturucu ilaçtı...

...ve çok kolay alınabiliyordu.

Zoletil alan kişi halüsilasyon görebilir.

Kulaklarının rengi atar ve morarır.

O zaman, Seo Jun Ji...?

Vücudunda bu tarz belirtilere rastlanmıştı.

(4. Olay yerinin karşısındaki banyoda boş bir Zoletil şişesi bulundu.)

Hiç tereddüt etmeksizin sakat olan sol eliyle bileğini kesmişti.

(Sana söyleyeceklerim var. Ders bitince görüşelim)

Göndermediğim mesajdan tut...

...Zoletil'e kadar.

İntihar vakası olması için fazla mantıksız nokta var.

Öyle bile olsa bu olay soruşturulmadı.

Sadece annesi ve babası otopsiyi istemedi diye değil...

...aynı zamanda polisin de bunun intihar olduğuna inanıp...

...bir an önce dosyayı kapatmka istemesindendi.

Bir sunbae'mden gelen mesaj.

Sin U Kim ile ilgili.

Suç kaydı olduğu için kontrol etmesi kolay.

Hala bizim okulun oralarda yaşıyor anladığım.

ความคิดเห็น

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left