200 บรรทัดแรก
CANAVARLARI UZAKTA, KENDİ YERLERİNDE TUTMALIYIZ.
BÖYLECE CEVAP VERİP, İNANÇLARIMIZI YERLE BİR EDEREK
BİZİ DEHŞETE DÜŞÜRECEKLERİ SORULAR SORMAYIZ.
En basit şekliyle ifade edersek
"Diyalog kurmaya çalışıyorum." diyebiliriz.
Okyanusa hoparlör koyup bir balinayla konuşacağım
ve karşılık vermesini umacağım.
İşe yararsa
kambur balinayla
karşılıklı diyalog kurduğumuz ilk deney olacak.
MICHELLE KAMBUR BALİNALARLA İLETİŞİM KURMAYI DENERKEN
BAŞKA BİR BİLİM İNSANI DA
BAĞLARININ ZAMAN VE MEKÂN AÇISIDAN
NE KADAR UZAĞA ERİŞTİĞİNİ DEŞİFRE EDİYOR.
ST. ANDREWS ÜNİVERSİTESİ İSKOÇYA
İnsanlar 40, 50 yıldır kambur balinaların şarkılarını inceliyor.
Buna rağmen kimse neden şarkı söylediklerini bilmiyor.
Kuşların şarkıları var.
Başka balinaların da.
Ama kambur balina şarkıları… daha girift.
Bir ritimleri var.
Ölçülü nefes alıyorlar.
Kâfiye ve tekrarlar var.
Saatlerce kalıp içinde kalıp.
Belli bir başı sonu olmaksızın.
Bence kambur balina şarkısı girift bir iletişim şekli…
…ve bu boyutta bir iletişimin bir eşi daha yok.
Kendimizi saymazsak.
Üvey babam klasik müzik piyanistiydi.
CORNELL ÜNİVERSİTESİ ITHACA, NEW YORK
Bana piyano öğretmeye başladığında,
bir nota çalmamı ve gözlerimi kapayıp ses kaybolana dek…
…dinlememi söyledi.
Sesi deneyimleyerek anlamamı istedi.
Karadayken bu çok daha kolay.
Sonra zamanlayıcıyı kuruyorsun.
CORNELL BİYOAKUSTİK MÜHENDİSLİK VE ÜRETİM ATÖLYESİ
Bu sistem bu kutuyla mı iletişim kuruyor?
Balinalara dinleteceğimiz kayıtları üretmeye başlamak için
gerekli temelleri atmak bile on yılımızı aldı.
-Güzel. Çalışıyor -Güzel.
Evet.
-Çalışıyor mu? -Evet. Gayet iyi.
-Harika. Güzel. -Tamam.
-Açık mı? -Açık.
Evet.
Evet, bu. Zorlanacak.
İşte bu. Onlara dinleteceğimiz ses bu.
Dinleteceğimiz ses bu.
O seslerden biri yani.
Evet, ayarını biraz değiştirmeliyiz.
Evet, biraz daha alçak sesle çalabiliriz.
Belki…
Bozulma var. Ayarı değiştirmen gerekebilir.
-Bozulma kayıttan kaynaklanıyor. -Tamam.
Evet. Bozulma kayıttan kaynaklı.
Bu kayıtlar filtreden geçirilmedi, herhangi bir ayar yapılmadı.
Güzel.
-Bir şeyler yanlış. -Evet. Doğru olmayan bir şeyler var.
Balinayı kandırmaya çalışıyorum.
Bu konuda dürüst olmalıyım.
Kambur balinayı suda ses çıkaran
bir balina daha olduğuna ikna etmeyi deniyorum.
Bazı konularda beyin fırtınası yaparken tesadüfen bir şey bulmuş olabiliriz.
CORNELL BİYOAKUSTİK LABORATUVARI
Geçmişteki benzer deneylerde yanlışlıkla bir sürü korkunç ses üretildi.
Çalışma şekli şöyle. Yarısı gerçek şarkı.
Son kayıt hazırladıklarında
kambur balina helyum almış gibi sesler ortaya çıktı.
Bu da elden geçirilmiş hâli.
Ve neden cevap gelmediğini merak ettiler.
-Her şeyden arındırıyorsun. -Evet, gürültüler gidiyor.
Burada ses dalgasını görüyorsun.
Girdiler mavi renkte, kırmızı da şimdi dinlediğimiz.
-Şimdi dinlediğimiz kırmızı. -Evet.
Ve sadece sinyalle mi çalışıyorsunuz?
Yani spektrogramla sorununuz yok.
Tüm tık sesleri falan atılır.
Harika bir fikir.
Tek sorun çoğu kambur balina şarkısının tonal olmaması.
Bunlar genlik modülasyonlu şarkılar.
Ve kısalar. Yani birçoğu…
…ahenkli veya tonal değil.
İnanılmaz.
Çok iyi taklit ediyorsun.
Yine de bence mesele netlikte bitecek.
-Bence denemeliyiz. -Evet.
Dünyanın dört bir yanındaki balinaları aynı anda dinleseydiniz
seslerin çoğunu şarkılar oluştururdu.
Bazen düzeni değişen diziler hâlinde belirirler.
Bazen de teker teker.
DAMLA
Ama kısadırlar.
SWOP
Ve haklarında çok az şey biliyoruz.
HOMURTU
Ama kambur balina sesleri arasında…
ÇADIR
…bence bir tanesi hepsinden önemli.
"Whup."
Bize göre bu, herkesin çıkardığı bir ses.
Sonsuz sayıda ses üretme potansiyeline sahip bir hayvan bu.
Neden bu ses eşsiz?
Neden bu ses özel?
Bunu öğrenmenin en iyi yolu
onu bir balinaya dinletip ne tepki verdiğini görmek.
Sormaya hazırlandığım soru bu.
25 yaşında bu fikri ortaya attığımdan beri uğrunda savaştığım soru bu.
Doktorama başladığımda ele aldığım soru bu.
Bilimsel açıdan kusursuz olmasını sağlamalıyım.
Kambur balinaların dünyayı nasıl algıladığını
ve ses aracılığıyla birbirlerini nasıl algıladıklarını
çözme sürecimizin ilk adımları bunlar.
MICHELLE, KAMBUR BALİNALARIN WHUP SESİNİ
BİRBİRLERİYLE İLETİŞİM KURMAKTA KULLANIP KULLANMADIKLARINI
TEST ETMEK İÇİN ALASKA'YA GİDECEK.
Annem okyanusa bayılırdı.
Hep okyanus bilimci olmak istemişti
ama gemilerde kadına izin yoktu.
O da coğrafyacı oldu.
Okyanus sevgisini hiç kaybetmedi ve onu kesinlikle…
…bana geçirdi.
DENİZ MEMELİLERİ ARAŞTIRMA BİRİMİ
Kesinlikle. Bu çok önemli.
Yapabileceğinizin en iyisi, tuhaf olanı, sıradan olmayanı fark etmektir.
Çünkü bireysel düzeydeki ayrımları fark ederseniz
bunlar hemen dikkatinizi çekecektir.
Not alın.
Bilim insanları, şarkıların sadece çiftleşmede kullanıldığını sanırdı.
İyi bir kalıbımız var.
Bir keman, bir havlama
ve şunun whup olacağından eminim.
Yani bunlar üç mükemmel örnek.
Ama Güney Pasifik'ten gelen on yıllık kayıtları dinlerken
aralarında yüzlerce kilometre olan gruplarda
aynı şarkıların ortaya çıktığını gördüm.
Ama yapıyı görmemiz önemli.
Önce büyük bir cıyaklama, sonra düşük frekanslı bir ses var.
Sonra büyük bir cıyaklama, sonra düşük frekanslı ses.
Bunu yapısal açıdan düşünürseniz…
Şarkının çiftleşmeden çok daha fazlası olduğunu anladım.
Şarkıya ufak değişiklikler getiriliyor.
Onu söyleyenlerin hepsi bu değişiklikleri öğreniyor ve şarkı evrim geçiriyor.
İlerliyor.
Sonra bu şarkılar, uzaklardaki gruplara aktarılıyor.
Bu tekrarlandıkça
binlerce balinanın birlikte çıkardığı sese dönüşüyor.
Bu, kültürel bir fenomen.
Avustralya'dan başlıyor,
önce 1.300 kilometre uzaktaki Yeni Kaledonya'ya yayılıyor.
Hepsi birkaç ayda şarkıyı öğreniyor.
Hayvanların bu uzun ve karmaşık şarkıyı
bu kadar hızlı öğrenmesi çok saçma.
Şarkılar her seferinde batıdan doğuya gidiyor,
okyanus dolusu balinayı kültür çatısında birleştiriyor.
Güney Pasifik'te şarkı paylaşımı
yapılan yerlerin haritasını tamamlamaya çalışıyorum.
Sınırlarını bulmak için.
Kambur balina kültürünün nerede bittiğini bulmak için.
ELLEN ORADAKİ BALİNALAR DA
İZİNİ SÜRDÜĞÜ ŞARKILARI SÖYLÜYOR MU GÖRMEK İÇİN
FRANSIZ POLİNEZYASI'NA GİTMEYE HAZIRLANIYOR.
MATT LILLEY ELLEN'IN KOCASI
-Yeterli mi? Kesinlikle hayır. -Bence yeter. Doldur.
Haydi Zin. Ne bu?
Yukarı.
Ne dersin Zin?
Her şey yolunda mı?
Sevdiklerinizden uzakta
olduğunuz için saha çalışmaları hep zordur.
Şey sandım…
Matt'in de benimle gelmesini sağladığım zamanlar oldu.
Gemide deniz tuttuğunu keşfettik.
Yani… pek yürümedi.
Ocağı kapamalısın.
-Biliyorum! -Dumanı görüyor musun?
Şeyi açtın mı… Evet.
Birinci adım, Ellen hep duman alarmını çalıştırır.
-İyi misin? -Evet.
Teşekkürler dostum.
Nereden başlayacağımı bilmiyorum. Tamam.
-İşleri dağıt Ellen. -Pardon?
İşleri dağıt. Bazılarını bana pasla.
Tamam.
Kuruyan giysileri ipten alır mısın?
Evet, bunu yapabilirim.
İletişimimizin en aza ineceği bir dönem geliyor
ve bu, tatsız.
Çok zor.
Bence senin için benim için olduğundan daha zor
çünkü benim çevremde sürekli birileri var. Ekibim var.
Ayrıca yapacak işlerin var, değil mi?
Sahada dinlenmeye vakit yoktur.
Bir şeyle gerçekten ilgileniyorsanız, bir konuda tutkuluysanız
doğal olarak onu yapmak istersiniz.
Sahada olmaya bayılıyorum.
Beni çok mutlu ediyor. Bunu çok seviyorum.
Bunu yapmayı bırakmak istemezdim
ama uzaklara gitmek çok zor.
En iyisi bunu düşünmemek sanırım.
No comments yet. Be the first to leave one.