Minamata

Minamata

ดาวน์โหลดคำบรรยายTurkish

ข้อมูลรุ่น

Minamata 2020 1080p BluRay x264 DTS-HD MA 5 1-FGT
ความคิดเห็นโดย ercumende

แท็ก

BluRay
x264
1080
TS
HD
เผยแพร่เมื่อ: 2021-08-30
ดาวน์โหลด: 45
ผู้พิการทางการได้ยิน: No

ตัวอย่างคำบรรยาย Turkish

200 บรรทัดแรก

Çeviri: Cedricone

Gerçek olaylara dayanmaktadır

New York Şehri, 1971.

Benden bu kadar.

LIFE DERGİSİ

Ali/Frazier maçının baskısını saat altıya kadar alırım.

Onu dört yap. Herkes dışarı.

Seri katiller, ipini koparanlar, yalanlar, Tanrım.

Dergileri satan budur Bob.

Oradaki tüm modası geçmiş savaş fotoğraflarını yok etmen lazım.

Benim için neyin var? Bir kokteyl saati içki yudumlayıp sırıtacak vaktim yok.

Sergimin açılışında konuşma yapmanı istiyorum.

Ne kadar mükemmel olduğum hakkında bir şeyler söylemeni istiyorum.

Ne hakkında?

Ne kadar mükemmel olduğum hakkında, ve hala ne kadar mükemmel olduğumu da tabii.

Ama mükemmel olabildiğin o zamanlar...

...gerçeğin hala anlamlı olduğu zamanlardı.

Yani, evet. Life Dergisi'nin sahip olduğu...

...en iyi fotoğrafçı olduğumu söylemen yeterli.

Ama öyle değilsin.

Sen Life'ın sahip olduğu en imkansız fotoğrafçısın.

Peki siktir et. Sadece öyle söyle o zaman.

Söyleyemem Gene. Aradığında söylemiştim.

O hafta şehir dışındayım, yönetim kurulu toplantım var.

Bak Bob, benden bu kadar.

Yorgunum, bedenim benden daha yaşlı.

Sürekli ağrı çekiyorum.

Artık sikime güvenemiyorum.

Sürekli kötü bir ruh halindeyim.

Lanet uyuşturucular bile canımı sıkıyor, çocuklarım benimle konuşmuyor.

Biliyorsun, her an...

...aletimi karides kokteyl kovasına sokabilirim.

Ve beş parasızım.

Üzgünüm Gene.

Anlayış göstermeni beklemiyordum, sadece gerçekleri belirttim.

Bu arada, eğer birilerinin anlayış göstermesi gerekiyorsa Bop...

...bu sen olmalısın.

Şu düştüğün duruma bak.

İnanılmazsın!

Merdiven dayamak yok.

Kibirinle tüm yolu açtın, aynen böyle.

Biz bu dergiyi adeta okuyucularımıza hediye ediyoruz.

Hayatlarına dokunan tüm önemli meseleleri...

...ülkenin her yerindeki, dünyanın her yerindeki meseleleri ele alıyoruz.

Bunu her hafta yapıyoruz.

Üstüne üstlük, senin çantada keklik diye gördüğün hedef kitlenin bulunduğu...

...televizyon için de savaşıyoruz.

Sürekli daha kötüye gidiyor.

Hepimizin yaptığı, benim her gün yaptığım şey...

...tüm bunları ödemenin ve devam ettirmenin bir yolunu bulmak.

Kapağa ne koyduk, hikayelerin ortasına ne koyduk, iş yapan işte bu!

Vay be, güzel...

...açıkca görülüyor ki kibirin benimkinden çok daha yüksek.

Bunu gecikmiş bir "teşekkür ederim" olarak kabul et.

Eski bir kadifenin üzerinde bulduğun telif hakkı çeki olarak düşün.

17'sinde ve 6'sında şubede nakit olarak ödenecek.

Bu şekilde kayıt dışı kalır.

O masanın arkasında benim gibi köpekler yüzünden oturduğunu biliyorsun.

Öyle değil mi?

İyi şanslar Gene.

Kalan vaktini boşa harcama.

Sen bir pisliksin Bob.

Tarih 28 Şubat 1971 Pazar.

Benim, ben başardım.

Geriye bakmakla işim bitti.

Ve artık daha fazla şey yapmak zorunda değilim.

Evet.

Bütün eşyalarımı sattım...

...yani sende olan techizatımı.

Ve bunun için para almanızı sağlayacağım...

Biliyorum, modern görünmek istemem ama...

Sanırım benim için zamanı geldi...

Lanet olsun!

Geliyorum!

- Bay Smith... - Şu an sırası değil.

Selam, ben Aileen, bu da fotoğrafçımız Geichi.

Teşekkürler. Teşekkür ederim.

Bu adam neden bana kurabiye veriyor?

Fujifilm, reklam için geldik.

Bu, evet, doğru, Tanrım!

Pekala, bak, sana karşı dürüst olmam lazım.

Çok fazla alkol aldım.

Ne dedi?

Geichi en sevdiği fotoğrafçı olduğunuzu...

...ve bu alana yönelme sebebi olduğunuzu söylüyor.

Bu çok hoş. Bu çok hoş.

Peki ya sen? Beni hiç duymadın mı?

Bu sabaha kadar duymadım, hayır.

Yani hayranım değil misin?

Bunu söylemek için çok erken.

Pekala.

Ne yapmamı istiyorsunuz?

Fuji renkli filminin piyasadaki diğer...

...renkli filmlerden daha canlı olduğunu söylemenizi istiyorlar.

Güvendiğiniz tek renkli filmin bu olduğunu.

Şu şeyi kapat, hepsini kapat.

Bunu gerçekten söylememi istiyorlar mı?

Evet, anlaşmanın bir parçası.

Kahretsin!

Biliyor musun, hiç renkli çekim yapmadım.

Bir kez bile, hiç, hem de hiç.

Ayrıca yaptığım işten haberdar olan herkes bunu bilir.

Yani bu çok büyük bir problem.

Üzgünüm ama sözleşmede var.

Sözleşmeyi imzaladım mı?

Will Naughton bu gece Francesco'da sahne alacak.

Bana eşlik edin.

Pekala.

Kukla gösterisine devam edelim.

Yani bana fotoğrafçılık dersi verecek misiniz?

Dinle, isterdim ama neredeyse tüm techizatımı sattım.

Çocuklarıma para göndermem gerekiyor, kiralar, vadesi geçmiş, ayrıca...

Banka hesabım daha yeni ördeğin altına gitti.

- Yani... - Ne ördeği?

Gerçek ördek değil, boş ver.

Bazen sadece sıkılırsın...

Bilirsin, bazen...

Eskiden daha eğlenceliydim.

Eskiden çok daha eğlenceliydim, yemin ederim.

Bahse varım beş çocuğun olduğu için eğlenceli bir babaydın.

Hayır, hayır, öyle değil.

Yakın bile değil.

Hiç evde olmadım, sürekli evden uzaktaydım.

Yoktu. Futbol ligleri yoktu...

...barbekü yoktu, kolay pişiren fırınlar yoktu.

Hepsini özledim.

Bu gece seninle harika vakit geçirdim Aileen.

Ben...

...bu işi laf olsun diye yapmadım.

Japonya'da bir şirket var.

Yıllardır zehirli atıklarını denize boşaltan bir şirket.

Chisso Anonim Şirketi.

İnsanlar hastalanıyor ve ölüyor.

İnsanların yardıma ihtiyacı var.

Orada insanlar karşı koyuyor.

Ama küresel ilgiye ihtiyacımız var.

Gelecek haftaki...

...hissedarlar toplantısında sana ihtiyacımız var.

Korkarım Japonya beni son kez gördü, evlat.

25 yıl önceydi.

Dinle...

...bu yüzden geldiysen seni hayal kırıklığına uğrattığım insanları içeren...

...uzun listeye eklerim.

Çok üzgünüm ama yapmam gereken birkaç şey var.

Birilerini pencereden fırlatmak falan gibi.

Üzgünüm, her şeyi yanlış yaptım ve seni üzdüm.

Niyetim bu değildi.

Hayır, hayır, çok güzel bir geceydi.

Öyle miydi?

Evet.

İşte bazı bilgiler.

Lütfen bir göz at.

Zarfın üzerinde numaram var.

Kendine iyi bak Aileen.

Merkez için yapılan öneriye bayıldım, gerçekten bana mükemmel göründü.

- Merkez çok güçlü. - Evet.

- Robert? - Güzel...

Robert, Japonya'da büyük bir kriz var.

Civa zehirlenmesi. İşte Pulitzer Ödülün.

- Gene, neler oluyor? - İnsanlar ölüyor Robert.

Evet, bütün gün, her gün ölüyor.

Bu sunumumu bozacağım anlamına gelmez.

Lanet olsun! Dandik sunumunu bölüyor muyum?

Hayır, siz gidip Olay Yağı reklamlarına yer hazırlarken...

...masum insanlar sinek gibi öldürülsün, öyle değil mi Bob?

Minamata'dan mı bahsediyorsun?

Evet! Gördün mü? O biliyor. O zeki.

Burada onun kadar zeki başka biri var mı?

Orada bir fabrika, bir balıkçı köyü körfezini kirletiyor.

İlk başta buna "garip hastalık", sonra "dans eden kedi humması" dediler.

Şimdi sadece Minamata Hastalığı deniyor.

Bu çok korkunç.

Birkaç ayda bir "Herald and the Times"da küçük hikayeler olarak takip ediyordum.

Ama kimse tam olarak örtbas etmedi.

Demek istediğim civa bu lanet balıkların içinde birikiyor...

...ve zavallı insanların yedikleri tek şey bu.

Times'ın Tokyo masası var.

Ve bir saat içinde teslim etmemiz gerekiyor.

Bana öyle geliyor ki Bob, sanki... evet...

...kaybedecek zaman yok.

Ve biliyorsun ki olayı örtbas etmek de...

...hikayenin kendisi kadar hikaye olacak.

Gitmem lazım, hadi.

Seni göndermemi mi bekliyorsun?

- Bunu yapmaman tam bir aptallık olurdu. - Gene, dur.

İzninle bir dakika.

Hikaye bu Bob.

- Hikayenin bu olduğunu biliyorsun. - Seni göndermiyorum.

Ne? Neden göndermiyorsun?

Gene, seni pencereden atarım.

Keşke bunu son geldiğimde yapsaydın.

Gene, iyi dinle.

Seni göndermiyorum diye...

...bana lanet okuyamazsın, ne dediğimi anlıyor musun?

- Hayır. - Benim ziyaretime eve gel.

Burada ziyaret etme.

Ve bir daha beni daha hayal kırıklığına uğratma.

Bob...

...seni bir daha asla hayal kırıklığına uğratmam.

Sen sadece kendini hayal kırıklığına uğratmamaya çalış.

ความคิดเห็น

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left