200 บรรทัดแรก
"GERÇEK SİZİ ÖZGÜR KILACAK" 32
Kaliforniya'dan son dakika,
Los Angeles orman yangınları devam ediyor.
-Başkan… -911, yangın ve acil yardım hattı.
-Alev yağmaya devam ediyor. -Yanan nedir?
Feci, kimyasal bir koku var… Duman havada asılı kalmış gibi.
Ateş ediyor.
Hemen buraya gelir misiniz?
Yangın ve acil yardım hattı…
Ağaçlar yanıyor.
Evinizi tahliye etme imkânınız var mı?
Biri kamyonetimi çaldı, üç aylık kızım arka koltuktaydı.
Çocuklarımı kurtarmalıyım.
Lanet yangınlar.
Hava kalitesi berbat.
Yardım edin.
-911. Acil Operatörü 625. -Yardım.
-Konumunuz nedir? -Yardım edin.
-Dru Nashe'le mi görüşüyorum? -Evet.
Briarwood 1304'te misiniz?
Hayır, hayır.
-Peki neredesiniz? -Karanlık ve nefes alamıyorum.
-Yerinizi öğrenmeliyim. -Siktir, hayır.
-Pacoima'da gözüküyorsunuz. -Siktir.
-Ne içtin Dru? -Ne?
Uyuşturucu mu aldın?
-Evet, aldım. -Almamalıydın. Ne aldın peki?
-Speed. -Koldan mı burundan mı?
-Derin nefes al ve cevap ver. -Nefes alamıyorum. Ödüm kopuyor.
Anlıyorum ama senin suçun, değil mi?
-Dru? -Evet. Şu ambulansı gönder artık.
Adresini verirsen ambulans ve polis gönderirim.
Hayır! Siktir! Hayır!
BİLİNMEYEN NUMARA
-Siktir! -Dru?
Ben Joe.
Joe, yarınla ilgili birkaç soru cevaplayabilir misin?
-Kimsiniz? -Birkaç sorum olacak.
-Kimsiniz diye sordum. -Katherine Harbor.
Gazeteci misiniz?
Evet, söyledim sandım. Los Angeles Times'dan.
Müsait değilsen sonra arayayım.
Soru sormadan önce kendinizi doğru dürüst tanıtsanız?
-Hikâyeni merak ettim. -Numaramı nereden buldunuz?
-Davanla ilgili yazı… -Numaramı nereden buldunuz?
Dediğim gibi, yorum yok.
-Numaram sende… -Baylor. Görüşme yasak. Söylemiştim.
İşim bu sanıyordum.
Alo. Pardon. Geldim. Evet. Acaba…
-911. Ben Acil Operatörü 625. -Köpeğim…
-Konumunuz nedir? -İtfaiye mi?
Hayır, 911. İtfaiyeye bağlayabilirim. Hatta kalın.
-Alevler tepeye ulaştı. -Anlıyorum.
Hatta kalın. İtfaiyeye bağlıyorum.
Açık adresiniz lazım, evet.
911. Ben Acil Operatörü 625. Konumunuz nedir?
Ben Matthew Fontenot. Vali dostumdur.
İş toplantısı için geldim. Soyuldum.
Kimliğinizi öğrenmeliyim. Soyadınız Matthew mu?
-Fontenot. Matthew Fontenot. -Kodlar mısınız?
F-O-N-T-E-N-O-T.
-Neredesiniz? -Arabamdayım işte. Çabuk gelin!
-Los Angeles merkezde misiniz? -Galiba. İş için geldim.
-Anlıyorum. Neredesiniz? -Kanka, bilgisayarında gözükmüyor mu?
-Hayır, maalesef tam olarak değil. -Hemen polis lazım!
Bana da adres lazım. Arabadan çıkıp sokak adı filan verin.
Sana soyulduğumu söyledim! Arabamdan çıkmayacağım!
-Tam olarak ne oldu? -Ne…
Kadının biri bıçak çekip cüzdanımı ve dizüstümü aldı.
İşlerim içindeydi.
-Yeni mi oldu? -Evet.
-Sokakta mı? -Hayır.
-Arabamda oldu. Dediğim gibi. -Arabanıza nasıl bindi?
Fark eder mi?
Anlamadım. Ben…
Biniverdi, tamam mı?
-"Biniverdi." -Siktir git!
Bilgisayarımı geri ver.
-Wells Fargo binası oralarda mı? -Polisle konuşuyorum.
-Bayım? -Tam altındayım.
Finans Merkezi'nde, Bunker Hill'desiniz.
-Plakanızı alayım. -Bilmiyorum. Araba kiralık.
-Kapısı var mı? -İnanılır gibi değil.
Arabanın mı? Evet, kapısı var.
Peki. Onu açın, inin ve plakanızı söyleyin.
Arabadan inmem demiştim.
Ruhsatta da yazar. Torpido gözündedir.
Ne kadar süreceğini söyler misin?
Beni korumanız gerekmiyor mu?
İnanmıyorum. Ruhsatın neresinde yazar?
Tamam, buldum.
"2DTN35S."
-Arabanın markası ve modeli nedir? -Mavi bir BMW 7 Serisi.
Kadının eşkâli?
Genç, uzun boylu, koyu tenli, pembe saçlıydı, topuklu giyiyordu.
-Irkı? -Meksikalı. Hispanik.
Başka bir detay?
Etine dolgundu. Yani şeydi…
Hatta kalın. Santrale bağlanacağım.
Açık adres. Harika, teşekkür ederim.
LAPD İletişim Merkezi. Ben Çavuş Miller.
Ben Memur Baylor. Bunker Hill'de soygunum var.
-Şüpheli silahlı… -Memur Baylor!
-Yok artık. Ben Bill. -Bir dakika, Çavuş?
Her hafta görev değişimi oluyor.
-Ne? Çavuş? -Evet.
Santralde ne işin var senin?
Eşit fırsat girişimi. Her çavuş ayda iki kez telefona bakıyor.
Çok verimli olmuştur kesin.
Evet, cin fikirli siyaset dehaları işimizi nasıl yapacağımızı öğretiyor.
Telefon görevi berbat.
Öyle mi diyorsun? Bence on numara.
Bugün yarın yine sokaklara döneceksin.
İple çekiyorum.
İşimize bakalım. Olay nedir?
Matthew Fontenot, Bunker Hill'de fahişe tarafından soyulmuş.
-Hatun Hispanik, pembe saçlı. -Ne hoş.
Araç Kaliforniya plakalı, iki-David-Tom-Nora-üç-beş-Sam.
Anlaşıldı. Birini göndeririz.
Bırak da biraz oturup beklesin.
Çok hoş.
Çavuş. Geçen haftaki Liman Bölgesi baskınını duydum.
Evet, acayipti. 13 kilo filandı.
-AK'in zulası mı? -Evet, enseledik.
-Narkotik Büro geldi mi? -Tabii ki.
Evet, Chayney ve Hunt geldiler. SWAT'la birlikte.
Güzel.
Rick iyi mi?
Evet.
Neden olmasın ki?
Bilmem.
-Evet. O gayet iyi. -Anladım.
Ekip yolluyorum. Görüşmek üzere.
-Görüşürüz. -Tamam.
911. Ben Acil Operatörü 125. Konumunuz nedir?
-Yüzünü gördünüz mü? -Alo?
-Geri döndüm bayım. -Nihayet!
Ben evliyim dostum.
Eşim öfkeli biridir. Cüsseli bir kadındır.
Haberi yok. İş için geldim.
-Polis yola çıktı efendim. -Ve…
Polis gelene dek sakin kalın.
Hayır. Süpürge sopasına bantlanmış et bıçağı olmaz…
Evet. Beş dakika sonra. Evet.
Hâlâ hatta mısınız?
Şu anda neredesiniz?
Konumunuz nedir?
Sokak adını görüyor musunuz?
Tamam, güzel. Kesişen sokak var mı?
Kesişen sokak.
Tamam. Arabayı görebildiniz mi?
Aracın rengi neydi?
Araba hangi yöne doğru gitti?
Tamam, Slauson'dan. Peki efendim.
Lütfen hatta kalın.
911 Acil, Memur 136. Acil durumunuz nedir?
Uzanmaya çalışın ve ekiplerin gelmesini bekleyin.
-Kısa bir mola veriyorum. -Tamam.
Ben Jess. Ne yapacağınızı biliyorsunuz. Mesaj bırakın.
Biliyorum, aramamalıyım…
Paige uyanıksa ona iyi geceler dileyebilir miyim?
Çok memnun olurum.
Hoşça kal.
Hattın çalıyor! Yuh!
911. Ben Acil Operatörü 625. Konumunuz nedir?
911. Konumunuz nedir?
Alo? Emily'yle mi görüşüyorum?
-Merhaba canım. -Pardon, 911'i aradınız.
-Evet. -Yardım mı lazım?
-Evet. -Pekâlâ Emily.
5800 Regis Caddesi, Daire 6'da mısın?
-Korkma. -İçki mi içtin?
-Hayır, içmedim. -Bizi neden aradın?
-Sadece konuşmak istedim. -Tamam, kapatıyorum.
Arabayla biraz gezmeye çıktım canım.
-Hadi. Hadi artık. -O kim?
-Evet, anlıyorum. -Yanında biri mi var?
-Tamam, yeter. -Emily?
O şahıs bizi aradığını biliyor mu?
-Hayır. -Beni kim sanıyor?
Evet. Evet canım.
-Çocuğun mu? -Evet.
Pekâlâ Emily, sana evet hayır soruları soracağım.
Yanındakini tanıyor musun?
Tabii.
Silahı var mı?
Emily, yanındaki şahsın silahı var mı?
Bilmiyorum.
Kaçırıldın mı?
Evet.
Tamam.
Sakin kalmaya çalış Emily. Yerini tespit etmeliyiz.
İl sınırı dışında olduğun gözüküyor.
Sakin kalmaya çalış. Çocuğunla konuşuyormuşsun gibi yap.
Çocuğuna hitap eder gibi.
Anneciğin yakında eve dönecek canım.
Güzel. Otoyolda mısın?
-Evet. -I-10'da mı?
-Evet. -Batı yönünde mi?
Hadi artık.
No comments yet. Be the first to leave one.