You Carry Me

You Carry Me (Ti mene nosiš)

ดาวน์โหลดคำบรรยายTurkish

ข้อมูลรุ่น

Ti Mene Nosis 2015 720P WEBRip TR
ความคิดเห็นโดย RagnarLothbrok

แท็ก

webrip
web
720p
720
BRip
เผยแพร่เมื่อ: 2020-02-02
ดาวน์โหลด: 21
ผู้พิการทางการได้ยิน: No

ตัวอย่างคำบรรยาย Turkish

200 บรรทัดแรก

Dikkatini topla lütfen.

Çünkü senin deyiminle, şov başladı.

Dikkatini topla lütfen.

Çünkü senin deyiminle, şov başladı.

Dikkatini topla lütfen.

Bota ismine gelince, bu isme ve bizzat Dora Bota’ya...

kara çalmak için elinizden geleni yapıyorsunuz.

Dora’ya Nyon’daki mahkemede ifade vermesi için...

celp geldiğinde...

ilk tepkim, yalan makinesi talep etmek oldu.

“Dora Bota, kupa finallerinde şike yaptı.”

Kime faydası var?

Hırvat futbolu hakkında bunu yazmanın kime faydası var?

Kime?

Hasta insanlar işte.

Dora?

Susadın mı?

Büyümüşsün.

Yatağına dön.

Hadi.

Dikkatini topla lütfen.

Çünkü senin deyiminle, şov başladı.

Mamic ismine gelince, bu isme ve bizzat Zdravko Mamic’e...

kara çalmak için elinizden geleni yapıyorsunuz.

N’aber pisicik?

Bosnalılara göre “Hello Kitty”.

Hödük gibi konuşup asabımı bozma.

Peki, seni becermeme ne dersin?

İstemiyorum!

Uyu hadi!

“Mamic, hakemler ve mafya kupa finallerinde şike yaptı.”

Hırvat futbolu hakkında bunu yazmanın kime faydası var? Kime?

Hasta insanlar işte.

Polis. Arama iznimiz var.

Çık dışarı!

Ne oluyor?

-Anneciğim! -Gel buraya canım.

Aşağılık herif!

Dora, odana git. Gir içeri hadi!

Burada bekle canım.

Burada bekle. Annen eşyalarını getirecek.

Bekle.

-Sende bir şey olmadığını söyledim komşu. -Biliyorum.

Baba!

Buzlukta.

-Affedersiniz bayım... -Beni rahat bırakın!

Çocuğu bana ver.

Bu salağın canı cehenneme. İşe gideceğim. Çocukların okulu var. Giyiniyorum, bakın.

Hadi Dora. Acele et.

-Dora, giyin. -Benimle gel.

Baba, kan testinden önce bir şey yeme.

-Gördün mü? Az kalsın unutuyordum. -Açlıktan ölmezsin.

Sargın nerede?

-Acelem var, içine etme! -Babanla ne biçim konuşuyorsun sen?

-Ayıp sana. -Haklıyım ama.

Nereye gidiyorsun?

Çekim var.

Işığı iyi ölç, ne fazla karanlık olsun ne de fazla aydınlık.

Ben çekmiyorum ki.

-Acıdı mı? -Biraz.

-Çok mu sıkı oldu? -Alakası yok, canım.

-Giyinmene yardım edeyim mi? -Yok, ben hallederim.

Git, Ives.

Elini uzat.

Işığı iyi ölç.

Şerefsizler. Şimdi görürsünüz siz.

Şerefsizler.

-Vermeyeceğim! -Ives!

-Ne var? Yıkılın karşımdan! -Ives, geri ver.

Yeni cam mı alacaksın? Kahretsin!

Bunun parasını üç ayda zor biriktirdim!

Bir daha olmasın!

En ufak bir yeteneği yok, futbol topuna vurup duruyor.

Kes şu saçmalığı.

Başka ne kaldı ki?

-Tanrım! -Pardon!

Önüne baksana, deli!

Çocuğuma çarpabilirdin, ağzına sıçtığımın karısı!

-Pardon. -Aptal karı!

-Gördün mü şunu? -Evet, hanımefendi.

Özür dilemedi bile!

Sus be, beş bebek daha doğuruverirsin zaten.

Önüne baksana cadaloz!

-Bebeğine mi çarpacaktım? -Evet!

“Ağzına sıçtığımın karısı” diye bağıran bir karıya hanımefendi demezler!

İnek! Bu soğukta bebeği dışarı çıkarmış!

Sen neden dışarıdasın o zaman?

Senin gibiler boş boş dolaşsın diye çalışıyorum ben.

Uzak dur benden!

Kapa çeneni!

İşte bu! Daha sert vur!

Aptal karı!

Dünya senin gibi budalalarla dolu!

Ben kek için konyak almaya çıkmıştım.

Adi karı!

Bu kadar kızmamalısın.

Dün kar yağışı Hırvatistan’ın iç kesimlerini beyaza boyadı.

Yağış bugün de devam ediyor.

Önümüzdeki üç gün hava giderek soğuyacak.

Cumartesi tekrar kar bekleniyor.

Ama kar yağışı yarından itibaren her yerde azalacak.

Ben...

Marin!

Marin!

Evimin önünde bir araba içinde genç bir adam var, baygın. Dvoricak 26 numara.

Sağ mı, bilmiyorum.

Evet.

Evet, şimdi dışarı çıkıyorum.

Kapıyı açamıyorum.

Hayır, tepki vermiyor.

Gözleri açık.

Delikanlı!

Kahretsin!

Genç bir adam, aşırı doz almış. Hemen bir ambulans...

Nefes alıyor mu, bilmiyorum, içeride kilitli!

Bir, iki, üç, dört, beş.

Bir, iki, üç, dört, beş.

Bir, iki, üç, dört, beş.

Bravo! Tamam.

Geçti.

Geçti.

BENİ SEN TAŞI

DİNAMO ZAGREB

Büyükanneniz sizi alacak. Jan, Dora’yı bekle. Öğretmene haber ver.

-Babam hapiste mi? -Hayır.

Polis güvenlik nedeniyle evimizi aradı.

-Yalancı. -Kes şunu.

-Kaçacak mı? -Hayır, merak etme.

Hadi, annene bir öpücük ver. Annenin gitmesi gerekiyor.

Çabuk! Hoşça kalın.

Gidelim.

Gerçekten anlamıyorum.

-Şu yeni formlar. Bir kalem versene. -Gel.

Biraz gelir misin?

Bak!

Kişisel kullanım için.

Dur, kahretsin! Hey!

Dur ya, ben değildim!

Malın bende olduğunu sadece ikiniz biliyordunuz.

Şüpheleniyor musun?

Dario bana verdiğinde sadece ikiniz oradaydınız.

Dario kendi işini baltalar mı?

Bana vuracak mısın?

-Böyle mi ödeşeceksin? -Rale’yi dövme. Seni evinde saklamadı mı?

Dario’nun malını neden saklıyorsun? Senin dostun mu?

-Hadi bir şeyler içelim. -10.000 avro heba oldu.

Sakin ol. Seni gammazlayanı buluruz.

-Buradan biriydi! -Vedran, kim olduğunu bulacağız.

-Siktir, o tarafa dönme. -Geri zekalılar, susun.

Hepiniz geri zekalısınız.

Çocuklar sana nasıl da bakıyor.

Fotoğraftaki efsane.

Polislerin copu burada geçmez.

Bize birer içki daha koy, çocuklara da ver.

Sır tutacak kadar büyüdün mü?

Babanın bile bilmemesi gereken bir sır bu.

Kestik! Aferin! Herkes iyi iş çıkardı. Kaydettik.

Çok şükür! Kaybol, beni geriyorsun.

-Sonraki sahne. Anabela eve gelir... -Anastazija, yani.

Bu aptalca isimleri aklımda tutamıyorum.

Pedofili mi?

Ne yapıyor bu?

Ne pedofilisi?

Stüdyoyu ara, yeniden çeksinler. O sahnede pedofili yok.

Eskizler mi?

-Çok mahcubum... -İş yüzündense boş ver.

Eskizlerdeki duvar koyu bordoydu.

-Öyle bir renk yok! -Anlaşmıştık!

Ives’e söyle, son sahne tekrar çekilecek.

Nataşa beğenmedi.

Pedofili iması varmış.

Ne demek, çekmiyor?

-Eskizleri göster. -Affedersiniz.

-Evet? -Yerime biri bakabilir mi?

-Olmaz. -Çok acil.

Git. 15 dakika sonra görüşürüz.

-Vardiya bitecek. -Hayır!

-Çocuklarımı almalıyım. -Yeniden çekmiyor, sebebini soruyor.

O beğenmiş.

Bugün ne var böyle? Toplantıdayız, çık.

15 dakika sonra bakarız!

-Beş dakikada bir! -Ayağına gidecekmişim. Ne ala.

-Eskizleri göster! -Her seferinde çuvallıyorsunuz!

-Başkasını suçlamayı kes! -Susun!

Evinize gidin, bir daha da gelmeyin.

Bu berbat çalışma ortamı canıma yetti.

Güle güle.

Yeterince açık konuşmadım mı?

Kovuldunuz.

İşte geldim. Merhaba.

Pardon, tuvaletteydim.

-Pekala... -Haberin olsun, patron geliyor.

-Öyle mi? Gelsin. -Doktor diyor ki, “Bedavaya yaparım...

çünkü yeni sevgilin kısır.”

Doktor, bugün öyle şeyler yok.

Ama benzer bir şeyle seni neşelendireyim.

Muayene ediyorsun, işin bitmiş. Kadına giyinmesini söylüyorsun.

Evet, oyun!

-Muayene sahnesi mi bu? -Evet, ama sen uzanıyorsun.

-Ama kostümüm üzerinde. -Çıkaralım.

ความคิดเห็น

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left