200 บรรทัดแรก
BU BİR KURGUDUR
ÇOCUK OYUNCULAR GÜVENLE FİLME ALINMIŞTIR
Ne? Ne var?
Vuracak mısın? Vur hadi!
Seyirci toplandı bile. Vur! Hadi!
Bayan Choi ve Bay Kang o gün birlikte değildi.
Sen nereden biliyorsun?
O gün Bay Kang'la birlikteydim.
Ne?
Bay Kang ve ben çıkıyoruz.
Bay Kang'ın adını sadece ben temize çıkarabilirim sanmıştım.
Evlilik teklifime cevabın mı bu?
Evet.
Bizi sadece benim cesaretimin koruyabileceğine inanmıştım.
Oysa…
…kibir kaynaklı bir yanılgıymış.
Ne zamandır çıkıyorsunuz?
İlk adımı kim attı?
Evleniyor musunuz?
Şey, aslında…
Hayır.
-Bayan Cha. -Bayan Choi.
Konuşabilir miyiz?
Bayan Cha'nın saçını mı yolacak?
Dalga mı geçiyorsun? Asıl öbürünü yolmak lazım.
Her türlü aşırı eğlenceli.
Neden yaptın bunu?
İkinizin adına leke sürülmesine öylece seyirci kalamazdım.
Şimdi de senin adına leke sürecekler, farkında değil misin?
Ama çıktığımız doğru, en azından haksızlığa uğramış hissetmeyeceğim.
Sen gerçekten…
Daha ne kadar kendimi sana borçlu hissettireceksin?
Öyle deme.
Ne kadar kötü düşüncelere saplandığımı bilemezsin.
İnsanlar sandığından daha acımasız. Çok zor olacak.
Biliyorum.
Seni kırmalarına izin verme.
Asla.
Vermeyeceğim Bayan Choi.
Çok uzun bir gündü.
Peki ne zaman evleniyoruz?
Dalga geçmesene ya!
Zaten herkes onu sorup duruyor.
Neden tekliften bahsettin ki?
Gereksiz drama olmasın diye niyetimiz ciddi demeliydik.
Haklısın galiba.
İnsanlar dedikoduya gerçekten bayılıyor.
Cesurca ortaya çıktığın için teşekkürler.
Sayende itibarım temizlendi.
Sevindim.
Gereksiz yere burnumu soktum diye endişelenmiştim.
Peki o zaman.
Gelinlik bakalım mı?
Kes şunu ya.
Önce mekân ayarlamamız gerek.
Kendini hazırla.
Fotokopi makineleriyle su sebilleri de başının etini yiyecek.
Hasta numarası yapıp eve mi gitsem?
O zaman istifa etti derler.
Ona izin veremem.
Bayan Cha.
Bak, dün sanırım yanlış konuştum.
Umarım alınmamışsındır.
Demek istediğim şeydi, insan ne kadar çok çalışırsa çalışsın
yine de uyuması gerek.
Öyle bir şeydi.
Peki, tamam.
Biri neden böyle bir şey paylaşır ki?
Bu arada ilişkini açıklamış olmak senin için sorun olmayacak mı?
-Biri görecek! -Biri gelmeden bir öpücük.
Gizlice yapıp yakalanmaktan iyidir.
Ne?
Şimdiden tebrik ederim.
Yok, hemen evlenmeyeceğiz.
Bakın! Bay Kang geldi.
Sonunda ikinizi aynı karede göreceğiz.
Kapılar kapanıyor.
BÖLÜM 11
SÖYLENTİLER GERÇEĞİ BULANDIRSA DA O MESAİYE GİDİLİR!
Çayı gizlice vermeye devam edeyim mi?
Yok, hazırlıksız yakalandım sadece.
Bir dakika, ne?
Yani bunca zamandır Bayan Cha'nın masasına
çay koyan Bay Kang mıydı?
Evet.
İnanılmaz!
Çıktığınıza dair hiç fikrim yoktu.
Bana bir ipucu verebilirdiniz.
Bay Kang, benim çayım ne olacak?
Kendin yapabilirsin Bay Jeon.
İnanılmaz.
Eskiden benimkini de yapardı.
Çok değişti.
Dışarıdaki toplantı nasıl olacak? Ayrı mı gitmek istersiniz?
Toplantı…
Projeyi Bayan Cha'yla yürüttüğüm için ben mi gitsem?
Hayır.
Önerimize yanıt alacağız, o yüzden bizzat gitmem gerek.
Bay Kang'la ben mi gideyim?
Hayır, o öneriyi ben yazdım, o yüzden ben gideyim.
Tabii.
O zaman vakti gelince birlikte çıkalım.
Bana bir şey demediğiniz için biraz kırıldım
ama harika bir çiftsiniz.
Hiç anlamıyorsun ya. Nasıl fark etmedin?
-Sen anladın mı? -Tabii ki.
Bir bakışta anladım.
-Bir tek ben mi bilmiyordum? -Evet!
Aman ya.
Ne var ne yok?
Bu akşam mı?
Olur.
Ji-yoon'a haber veririm.
Yok, çok tuhaf olur.
-Ne? -Patronun sevgilisi
-ortamda olmasın, rahatsız oluruz. -Ne oldu?
Bir şey yok.
-Sadece sen gel. -Tamam.
O fişleri bana verdiğini kimseye söyleme.
Anladın mı?
Of be.
Bay Noh.
Bu kargaşa senin işin miydi?
Özür dilerim efendim.
Saldıracaksan düzgün saldır.
Neden her işi yarım bırakıyorsun?
Bayan Cha araya girmeseydi bu öylece geçiştirilmezdi.
İşte tam da bu yüzden umutsuzsun.
Geçmişe takılıp gerçeklikten koparsan bir şey başaramazsın.
Bana bir şans daha verseniz…
Yok, sağ ol.
Beni bir daha arama.
Bay Noh.
Efendim…
Yani SAEUM'un Ev YZ Alanı kurmasına izin verirsek
diğer firmalar için de temalı alanlar tasarlayacaksınız, öyle mi?
Evet, doğru.
Öyleyse hayır dememiz için bir sebep yok.
O zaman üstlerimize rapor edip size dönüş yaparız.
Anlaştık.
Bizi reddedecekler diye çok korkmuştum.
Çok şükür.
Sadece yönetici onayı kaldı.
Evet.
Rahatla ve gülümse.
Asansör kapılarını da yüzüme kapatmayı bırak.
Tamam.
Cha Ji-yoon çok cesur çıktı.
Üç-Yok-Adam'la çıkmak mı?
-Onun gibi biriyle çıkabilir miydin? -Evet.
Yakışıklı ve yetenekli.
Neden çıkmayacakmışım? Boşanmış olması dışında.
Ji-yoon çıkmadan önce biliyor muydu?
Kim bilir. Bay Kang'ın öyle şeyleri saklayacağını sanmıyorum.
Cha Ji-yoon onu kasıtlı olarak baştan çıkarmış olmasın?
Evet, baştan çıkardım.
Bensiz buluştunuz!
-Onu da mı çağırdın? -Evet, dönem buluşması bu.
Ben de çağırdım.
Bunlar seninle içmenin tuhaf olacağını söyledi.
Peki neden?
Gerçekçi olalım.
Patronlarımızı çekiştirip stres atmak için buluşuyoruz.
Patronun sevgilisinin önünde yapamayız.
Senin patronun benim patronum değil, neden umurunda?
Öyle olsa da laf gidebilir.
Bizi konuşmaktan size sıra gelmez.
Vay, "biz" de olmuşuz artık.
Bay Kang'la çıkmasının iyi bir yanı da var.
Ne gibi?
Bay Kang'ın buraya ilk geldiği zamanı hatırlıyor musun?
Herkes Azrail geldi, kan gövdeyi götürecek diye histeri krizindeydi.
Ama şimdi bak.
Kimse ona Üç-Yok-Adam demiyor artık.
Şu an huzur içinde çalışabiliyorsak
hepsi Ji-yoon sayesinde dostum.
Yani Ji-yoon Üç-Yok-Adam'ı evcilleştirdi mi?
Kesinlikle öyle oldu.
Bir şey değil bu arada.
Beni bırakın da için hadi.
Şerefe!
-Şerefe! -Şerefe! İçelim!
Aman, bitmişim ben.
Yine de onu aramam lazım.
Merhaba Ji-yoon Hanım.
Eve sağ salim döndüğümü rapor ediyorum.
Çok mu içtin?
Evet.
Yavaş içmeye çalıştım, çok değiştin dediler.
Hızlı içtim, sevgilin oldu diye hava atıyorsun dediler.
Ben de pes edip deli gibi içtim.
Gelip seni almalıydım.
Olmaz, sevgilini almaya geldiğini görmelerini istemem.
Herkese ne oluyor?
Ben hâlâ aynıyım.
Ama artık Ji-yoon değil, Si-woo'nun sevgilisiyim.
Beni de Ji-yoon'un sevgilisi olarak görsünler.
Anlaştık.
Hepsini yeteneğimle ezip geçeceğim.
Özel terfiyi ilk duyduğumda
No comments yet. Be the first to leave one.