True Detective

True Detective

Turkish Altyazısını İndir

Sezon 4

Sürüm bilgisi

true detective s04e04 1080p web h264-successfulcrab
Şunun yorumuyla Takaya

Etiketler

web
1080
Web-DL
web-dl
WEB-DL
x264
720p
720
x265
HEVC
HD
XviD
Yayınlandı: 2024-02-06
İndirmeler: 58
İşitme Engelliler: No

Turkish altyazı önizlemesi

İlk 200 satır.

Buldum onu.

Benim adım Annie Kowtok.

Eğer bana bir şey olursa, lütfen...

Kowtok. Eğer bana bir şey...

24 ARALIK, GECENİN 7. GÜNÜ

- Evet Pete, anlat. - Buz pistindeyim, şef.

Erken geldiler. Cesetleri Anchorage'a nakil için hazırlıyorlar.

Gelirler tabii. Tamam. Birazdan orada olurum.

Başlarında Başkomiser Connelly var aslında.

Ne! O orada mı? Tamam, beş dakika sonra oradayım.

- Tamam. - Dur. Siktir! - Şef?

Hay sıçayım! Navarro'yu ara ve de ki...

benimle merkezde buluşsun.

- Şef? - Hemen gelsin, tamam mı?

Tamam. Konu neydi diyeyim?

- Hey! - Şef?

Hey, hey! Julia?

Julia? Ben Liz Danvers. Ablanın işten arkadaşıyım.

Sana doğru geliyorum, tamam mı?

Seni içeri götürelim.

Tamam, şunu üzerine geçirelim.

Sorun değil. Tamam, tamam. Biliyorum.

Biliyorum, biliyorum. Biliyorum.

Bak, şunu üzerine geçirelim.

İşte. İşte böyle.

Tamamdır. Tamamdır.

Benimle güvendesin. Benimle güvendesin, bebeğim.

Tamam. Ben buradayım. Ben buradayım.

GECE ÜLKESİ

Tamam.

Olur.

Hazır mısın?

Haydi.

Merhaba. Hey.

Üzgünüm.

Önemli değil.

Sen beni aşağıda bekler misin?

Hemen geliyorum, tamam?

Teşekkürler.

İyi olacak mı?

Cesetler Anchorage'a gitti mi?

Evet, Prior ilgileniyor.

Başlarında da Connelly var işte.

- Onun ne işi varmış? - Merak etme, merak etme.

- Dosyayı elimizden almaya kalkmasın! - Kimsenin dosyayı elimizden aldığı yok.

Sen git kardeşinle ilgilen.

O video...

Onu konuşmamız gerek.

Evet.

Hey, Prior.

- Ee nasıl gitti? - Evet.

Neyse, sanırım bir şey buldum.

Cesetlerdekine benzer yaralanma kayıtlarıyla ilgili.

Tamam, iyi iyi.

- Sen toparla. Sonra konuşuruz. - Tamam.

Bu çocuğun geleceği parlak.

Evet, babasına çekmemiş olması mucize.

Senin ne bok işin var burada?

- Seni görmek de güzel. - Ben ciddiyim.

Rutin bir ceset nakli için neden buradasın?

Biraz burada kalacağım.

Biliyordum!

Beni dinle. Dosyayı elinden almaya gelmedim.

Neden buradasın?

Madende eylemler var.

Hastanede arbedeyle sonuçlanan bir ateşle yaralama olayın var.

Buz pistinde 6 tane cesedin var ve şüpheli şahıs hâlâ kayıp.

Bu işi kontrol altına alman gerek.

- Benim ortalıkta olmam gerek. - Seneye belediye seçimlerinde...

iyi görünebilmek için mi?

Ben sana yardım ediyorum, Liz.

Ayrıca burada olmam hoşuna gidiyor.

Siktir ordan!

Dinle.

Bilgin olsun diye söylüyorum.

O adamlar donmadan önce ölüymüş.

Nereden biliyorsun? Daha otopsi yapmadık.

Çünkü ben bağımsız bir ön kriminal değerlendirme yaptım.

Kim bilir ne demek o!

Bak, ben bu dosyaya cinayet gözüyle bakıyorum.

Gönderdiğim Annie Kowtok videosunu izledin mi?

Sadece bilmesi gereken bilsin onu.

- Tamam mı? - Tamam, anlaşıldı.

Seni görmek güzel.

Ne? Ofisimi de mi alacaksın?

- Yoksa gidip kendine başka yer mi bulursun? - Oldu, tamam.

- Bu arada siktir git. - Sen de siktir git.

DENİZ FENERİ - SOSYAL DESTEK MERKEZİ - Bu form sosyal güvenlik bilgileriniz için.

Teşekkürler.

Söz, burası diğer yerler gibi olmayacak. Tamam?

Ben de hemen şurada, kasabada olacağım.

Her gün ziyarete gelirim.

Telefonun da yanında olacak. Beni arayabileceksin.

İyiyim ben.

Yarın Noel için gelirim.

Hediyeler getiririm. Yumurtalı içki, bir de o pahalı kurabiyelerden.

Yapabilirim bunu.

Biliyordun...

Burada kalacağını biliyordun, değil mi?

Çok üzgünüm.

- Sen mükemmelsin, tamam mı? - Çok üzgünüm.

Hayır. Sen mükemmelsin.

- Seni çok seviyorum, bebeğim. - Ben de seni seviyorum.

Teşekkürler. Hazır mısın?

Gidelim.

Mutlu Noeller, şef.

Adı Otis Heiss.

Nisan 98'de St. Joseph'e yatırılmış beyaz bir erkek.

"Her iki korneada yanıklar, yırtık kulak zarları, kendini ısırma izleri."

- Fena değilsin, Prior. - Alman vatandaşı.

Çalışma kaydı, hesap numarası, kredi kartı numarası yok.

Sosyal güvenlik kaydında 2006'dan bu yana hareket yok.

Son sekiz yıldır adres kaydı da yok.

- Eşi, çocuğu yok mu? - Hayır.

İzini kaybettirmiş, Oliver Tagaq gibi.

Evet ama bu herifin sabıka kaydı çok.

Haneye tecavüz, hırsızlık.

Rehabilitasyona defalarca girmiş çıkmış.

- Tamam, çekil. - Bulundurma. Bir de şuraya bakarsan...

İki ay önce Noatak'ta polis tarafından alınmış. O zamandan beri görülmemiş.

- Herif keş yani? - Kazadan sonra.

Kazanın sebebi neymiş?

Mesele de o. Herhangi bir neden yok.

Bir şey görünmüyor.

Tamam, ekipleri gönderelim adamı bulsunlar.

Moteller, hosteller, batakhaneler, torbacılar.

Herkes Clark'ı arıyor. Boşta adamımız yok.

- Baban nerelerde? - O havaalanında.

- Nişanlısını karşılıyor. - İyi.

Söyle adamlara Clark ve Otis'i bulsunlar.

Kim bilir, belki aynı yerdedirler.

Tamam ama arama bülteni çıkarmamız gerek.

- Kayıt işleri, evrak... - Tamam, git yap işte. Git.

Şef, Noel arifesindeyiz.

İşe koyul, çabuk. Yürü yürü.

- Senden nefret ediyorum. - Ben de senden nefret ediyorum.

- Evet? - Bölgede buzul mağarası yok.

Ulan Hank!

Hey.

- Buzul mağarası yok derken? - Annie'nin videosu.

Cesedinin bulunduğu bölgede buzul mağarası yok.

Ne anlama geldiğini biliyor musun?

Başka yerde öldürülmüş, sonra kasabada atılmış demektir.

Mesaj vermek için.

Sen diyorsun, ben değil. O duvardaki kemikler peki?

- Fosil midir? - Evet, olabilir.

Julia nerede?

Deniz Feneri'nde. Ben dışarıda oturuyorum.

- Eve git sen. - Eve gitmek istemiyorum.

- Noel arifesindeyiz. - Sikerim arifesini.

İyi. Bir fikrim var.

Julia'nın durumu ne kadar kötü?

Bilmiyorum. O...

Hani dua ediyor musun diye sormuştun ya?

İşte o çok dua eder.

İyi bir şey değil mi yani? Çok dua etmek.

Bilmiyorum.

Annem öldüğünde...

babam bize dua edin demişti.

Dedi ki...

tüm kalbinizle dua ederseniz anneniz iyi olur.

- Dua ettin mi? - Hem de nasıl ettim.

7 yaşında...

o kalbi kırık halimle dibine kadar dua ettim.

Gece gündüz o kadar dua ettim ki...

dizlerim çürüdü.

Cenazede yürüyememiştim.

Belki yeterince dua etmemişsindir.

Siktir git!

Hâlâ tanrı yok ama.

En iyisi önde sen dur.

- Neden? - Ee...

Boş ver.

Danvers.

Merhaba.

- Yardımcı olabilir miyim? - İyi akşamlar, hanımefendi.

Kusura bakmayın rahatsız ediyoruz. Eşinizle birkaç dakika konuşmak istiyoruz.

Yok artık.

Bu kasabada yatmadığın herif var mı senin?

Ciddi olamazsın.

- Sadece beş dakika. - Burası benim evim.

- Tamam, üç olsun. - Noel arifesindeyiz!

Bu bir cinayetin görüntü kaydı.

Benim adım Annie Kowtok.

- Yardımınıza ihtiyacımız var. - Eğer bana bir şey olursa...

- Ee? - Evet, onlar...

Kesin balina kemikleri.

Beyaz balinagiller. Muhtemelen prehistorik.

Bu mağarayı nasıl buluruz? Bölgede mağara yok.

Aslında var. Brooks Range'de...

büyük bir mağara sistemi var. Ama ölüm kapanı gibidir.

Yıllar önce kazalar yaşandı, sonra kapattılar.

Tam olarak neredeler?

Haritalarını çıkarabilirim...

ama zaman alır.

Herkes tatile çıktı.

Ama haritanız olsa bile yanınıza bir rehber almanız gerek.

Her yerde yarıklar var.

Yanlış bir adım attığınız anda altınızdaki zemin çöker.

Ee ne olacak? Oraya gitmemiz gerek.

More Turkish subtitles for True Detective

Yorumlar

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left