İlk 146 satır.
-Dikkat et! -Hadi!
-Arkanı kolla! -Koş!
Hey, geri çekil!
Dikkat et!
Buraya!
-Çekin! -Gel Will!
Çekil!
Buradayım, gel yakala!
Kaçın millet, koşun!
Hayır Mike!
-Planımız böyle değildi Mike! -Ne planı?
Dur El, içinde biri var!
Ne?
Tanrım, Adi Charlie içinde!
Çıkaralım!
İyi misin?
Ne oldu böyle?
Durum fena millet, çok fena.
Neredeyim ben? Bana ne yaptınız ucubeler?
Rica ederiz!
Tamam, ben söyleyeyim.
Charlie yeni bir Baş Aşağı Dünya yaratığı oldu.
Baş Aşağı Dünya neyin nesi? Bu kız neyin nesi?
Bence bu işe hiç karışma yeni çocuk.
Farkındaysan canavar bir çocuk suratımı parçalayacaktı,
sonra bizim Carrie güçlerini kullandı!
O yüzden bence bu işe çoktan karıştım.
-Bunu kimseye anlatamayız. -İşin boyutlarını hayal bile edemezsin.
Az önce dünyam altüst oldu, bu yaşanmamış gibi davranamam.
Seni doğru dürüst tanımıyoruz.
Bizi, özellikle onu tehlikeye atmadan çekip gitmelisin.
Tanışalım öyleyse. Selam, ben Nikki. Oğlak burcuyum. Karamelli bonbon severim.
Eyalet başkentlerini geğirerek sayarım. Ayrıca konuşmamayı becerebilirim.
Bakın, herkesin sırları vardır, biliyorum ama…
Siz gerçeği anlatmaya söz verin, ben de susmaya söz vereyim. Anlaştık mı?
Başka çaremiz yok Mike.
Ayrıca bana yardım etmek için kendini tehlikeye attı.
Güven.
İyi ama eve dönme saatimiz geldi. Yarın sabah anlatalım.
O zamana dek kimseye tek kelime etme.
Güvenimizi sarsarsan arkadaşımız sarsıntıyı gösterir. Tamam mı?
Kahvaltılık gevreğini ye de büyü.
İyi, tamam.
Yarın sabah, Elm Sokağı, 207 numara. Sakın beni ekmeyin.
Ne anlatacağız Mike? Olan biteni biz bile bilmiyoruz.
Haklısın ama öğreneceğiz.
SENE 1985
İKİNCİ BÖLÜM KÖTÜ MAHSUL
HAWKINS ULUSAL LABORATUVARI ABD ENERJİ BAKANLIĞI
Bence kapıyı açabiliriz. Üç deyince vuruyoruz, hazır mısınız?
-Bir, iki, üç! -Bir, iki, üç!
-Kalk! Kıçın suratıma değdi değecek! -Asıl senin suratın kıçıma değdi değecek!
Laboratuvar sandığımdan çok daha büyükmüş.
Onca bilim insanına ve devletin gizlediği başka boyuta açılan geçide
yer lazım herhâlde.
Merdivenler daha ne kadar iniyor?
Atın şunu üstümden!
Altı üstü bir örümcek, ucube seni.
Hiçbir şey yok. Geçit hâlâ kapalı.
Ama çok saçma!
O şey nereden çıktı?
Geçit elimizdeki tek ipucuydu. Şimdi ne yapacağız?
Başka ipucu bulacağız.
Bizim işimiz bu.
Bazı cevaplara ulaşmak için aklıma bir fikir geldi.
İyi bakın ölümlüler! Tüm sorunlarımızın çözümünü sunuyorum.
HAK.
Hak mı?
Hawkins Araştırmacılar Kulübü. Yani biz.
Ne zamandan beri?
Baş Aşağı Dünya dünyamıza geldiğinden beri.
Bir düşünün.
Hayalet Avcıları vaka aramıyor, millet vakaları onlara taşıyor.
Nasıl? Telefonlarımızı rehberde yayınlatamayız ya?
Bunu çoktan düşündüm. Tüm kasabaya ihbar kutuları koyacağız.
Bir tuhaflık olursa millet bize haber verebilecek.
Cumartesi sabahı ayakkabı kutusu için mi kalktım?
Millet bunlara anca köpek kakası koyar.
Sence ne yapalım zekâ küpü?
Bilmem, özel dedektif tutsak? Dedektif Magnum gibi.
-Magnum gerçek değil. -Gerçek birinden esinlenilmiş.
Kimse çocuğuna Magnum adını koymaz.
Hadi çocuklar, bu iş ciddi.
Cevap arıyoruz, soracak kimsemiz yok. Hopper'a gidersek El'i götürüp saklar.
-Charlie bir şey hatırlamıyor gibiydi. -Zaten sorsak bizi döver.
Ne yapacağız o zaman?
HAK'ı yapalım.
Gerçeği öğrenmeliyim.
Büyücümüz kabul etti! Peki grubun geri kalanı?
İyi, tamam.
Evet! Pişman olmayacaksınız!
HAK!
Yaşasın! Çocuklar! Muhteşem.
Sosyal ilişkiler kurduğundan bahsetmemiştin canım.
-Gözlemin için sağ ol anne. Görüşürüz. -Görüşürüz!
Bayan Baxter annen mi?
Yok, şartlı tahliye memurum.
Aman ya, tabii ki annem.
Var ya, dün gece zar zor uyuyabildim.
Nasıl oldu da canavara yem oluyordum, meraktan çatlıyorum.
Bunun şakası yok.
Farkındayım, sadece hâlâ biraz şoktayım.
Doğrusu o şeyin canına okumanız çok etkileyiciydi.
Sana gelirsek, inanılmazdın dostum.
Havaya kaldırıp vurmalar falan. Aşırı havalıydı.
Şimdi dökül bakalım.
Olan biteni anlatmamız gruba katıldığın anlamına gelmiyor.
Anladım ama açıkçası çok işe yarayacak biriyim.
Rambo falan değilim tabii ama elim beceriklidir.
Yardım edebilirim.
Benim için canınızı tehlikeye attınız, az mı?
Yanımda olursanız ben de yanınızda olurum.
Öyleyse sır tutacağına yemin et.
Tükürükle yemin ederim.
İğrenç.
OYUN SALONU
Yani o Demogoril, Will'i karanlık bir boyuta mı götürdü?
Demogorgon. Oraya Baş Aşağı Dünya diyoruz.
Will'in orada olduğunu bilmiyorduk. Onu ormanda ararken 11'i bulduk.
Meğer laboratuvardan kaçmış.
-Örtüden çadırda uyudum. -Bulunmasın diye bodrumda sakladım.
Will'in kaybolması örtbas edildi. Güya "Cesedi bulundu" dediler.
Will'i annesi ve Hopper kurtarmış. El de Demogorgon'ı öldürmüş.
Sonra Will daha da dev bir canavarla yüzleşti.
Zihin Hırsızı'yla.
El laboratuvardaki geçidi kapatıp dünyamıza gelmesini engelledi.
Dostum, onca korkunç olayı yaşadıktan sonra
bir şey olmamış gibi ortaokula mı döndünüz?
Görev tamam. Tüm afişleri ve kutuları dağıttık.
Hawkins Araştırmacılar Kulübü mü?
Bu ne Henderson? İzci kulübüne giremedin mi?
-Defol git de turtanı tıkın Rosario. -Ay, çok komik.
Ama geçen yıl ve önceki yıl olduğu gibi yine turta yeme yarışmasını kazandığımda
gülen ben olacağım.
Görüşürüz!
Bu kızın derdi ne?
Ben Superman'im, o Luthor. Ben Müfettiş Gadget'ım, o Doktor Pençe.
Evet, sen Mario'sun, o Donkey Kong.
Sonunda birisi beni anladı!
Tamam çocuklar, çiftliğe göz kulak olun. Başka şekerleme yemeyin.
-Görüşürüz dede. -Güle güle!
Gel Danny, acıktın mı?
Evet. Fıstık ezmeli ve reçelli sandviç yiyelim mi?
Danny!
Ella! İmdat, imdat!
Dayan!
No comments yet. Be the first to leave one.