İlk 200 satır.
Yiyeceğin var mı?
açlıktan ölüyorum....
Saçını sal ve rahatla
Oğlan çocuğuna benzemiyorsun.
Aç saçını rahat ol
Korkmuyorum.
Gezginler bu tepelerde kahraman Robin Hood'dan bahsetti.
Zayıfları koruyormuş.
Zayıfları kimse korumaz.
Ve o bir kahraman değildi.
Günde üç kez ibadet eder ve yoksullara gümüş verirmiş.
Ve Leydi Marian'ın aşkına sahipmiş.
Bir kahraman değil mi?
Lady Marian, ne yazık ki benden daha sarhoş bir hikâye
anlatıcısı tarafından, eski bir çoban masalından alınmıştır.
Robin Hood'un büyük aşkıydı.
Öyle bir adama, büyük bir aşk diye birşey yoktur.
Bu adamla kimin tanıştığını biliyorum... Küçük bir sır ister misin?
İsterim.
Hayatında bir kez bile dua etmemişti.
Bu masallar tüm ülkeye yayıldı. Yalan üstüne yalan.
O, katil bir hayduttu.
Belki de bir şerifin ve diğer birçok kişinin boğazını kesen biri.
İnsanlar hiçbir şeyin olmadığı yerde anlam gördüler.
O bir kahraman değildi.
Zevk için soydu ve öldürdü. Bundan fazlasıı olmadı.
Şu senin tanıştığın kişiler,
İşlediği suçlardan dolayı pişmanlık duyduğunu söylediler mi?
Yorgun hissettiğinden şüpheleniyorum.
Eğer bu Robin Hood denilen adamla tanışırsan şunu bil ki;
acele etmeli ve burada kalan ömrüne sahip çıkmalısın.
Türkçe'ye çeviren ; ufukbaba
Akrabaların kim bakalım?
Pickering'den William Wainwright.
Pickering mi?
Baban mı?
Büyükbaban mı?
Banyo yapıp kokunu atmalı, veya rüzgarın değişmesini beklemeliydin.
Veya ağırlığını arka ayağına vermeliydin.
Hepsi bu... yanlış yaptın.
ROBIN HOOD'UN ÖLÜMÜ
Yalanlar söylüyorlar.
Bu aptal sıradan halk.
Onun kahramanlığı ve iyiliği hakkındaki yalanlar.
Ama ödenmesi gereken kan borçları var.
Ve nesiller boyu kurbanları, peşini bırakmıyor.
Zira gerçekte, hiçbirisi,
katil haydut Robin Hood'dan daha
kötü ve daha çok aranan değildiler.
Ve onun Küçük John'undan.
Thomas'la konuş.
Güney'de asıldı.
Will?
Onu da yok ettiler.
Soracak başka kimsem yok.
Ne oldu?
Benim adım Edward.
Edward kimdi ki?
Onunla 10 yaz önce yolda karşılaştık.
Kardeşi ölmüştü ve onun arazisinde çavdar ve bezelye yetiştirecekti.
Kimse Edward'ın yüzünü bilmiyordu.
Ben de onu öldürdüm.
Şimdi Edward benim.
Ve Margaret'de iyi bir eş.
İyi bir çiftlik.
Ne oldu?
Arazideki bir aile beni buldu.
Çiftliğimi aldı, Margaret'imi aldı.
Canımı almaya çalıştılar.
Benim olanı tek başıma geri alamam.
O senin değil.
Bu benim ailem.
Çok Yorgunum John.
Edward.
Çok Yorgunum Edward.
Bu, çok çetin bir savaş olacak.
Hikayelere geçecek bir tane.
- Güçlüler mi? - Evet.
Eski bir aileden geliyorlar.
Viking kanından olduklarını söylüyorlar.
Dedelerinin bir zamanlar bir ayıyla dövüştüğüne dair bir hikaye var.
Çok büyük bir savaş olacak Robin.
Kaç kişiler orada?
Dört... beş.
Birlikte onları yenebiliriz.
Büyük olasılıkla öleceğiz.
Robin.
Robin.
Fred.
Bu iyi bir macera.
İyi bir macera.
Çömlekçiyle karşılaştığımızda onu çıplak mı
bıraktık yoksa öldürdük mü, hatırlıyor musun?
Hikayeyi anlatmaya çalıştığımda birisi onu çıplak bıraktığımızı söyledi.
Ben tam hatırlayamadım.
Bunu her zaman iyi anlattın, Robin.
Neden onu çıplak bırakalım ki?
Bilmiyorum.
Biz sadece...
- Bir Çömlekçi ile hiç tanışmadık. - Ne demek onunla hiç tanışmadık?
Yani bu asla olmadı. Bu sadece bir yerlerde duyduğun bir hikaye.
Ama bir çömlekçiyle tanışsaydık, onu öldürüdük.
Bir hikaye olsaydı hatırlardım.
Evet.
Bana karından bahset.
Margaret.
O iyi bir kadın.
Çok iyi bir kadındır.
Bana bizim için dua etmeyi öğretiyor.
Bir portresini çiz.
Bir portresini mi çizeyim?
Bir portre çizmek.
Onun saçları... kızıl.
Ne gibi Kırmızı?
Taze kan gibi kırmızı.
Hayır, hayır.
Kırmızı ve iyi olan bir şey. Bir şey gibi...
Batan güneş gibi.
Batan yaz güneşi gibi.
Margaret iyi bir eş.
Batan yaz güneşi gibi kızıl saçlarıyla,
o benimle ilgileniyor
ben de onunla ilgileniyorum.
Robin. Açık arazi dağların ötesine uzanıyor...
yeniden başlayacak birçok yer var.
Tekrar başlamayı düşünmüyorum.
Doğru bir ölümü hedefliyorum.
Hadi! Hendri!
Hayır, Hendri! Koş!
Kaç Hayır... -Hendri! - Hadi!
Hendri, diğerlerini getir!
Edward!
Edward. Aşkım!
Küçük Margaret'a göz kulak ol.
Güvendesin.
Güvendesin kızım.
Dua edelim.
Ey Rabbimiz Tanrımız.
Bize seni bütün kalbimizle arzulama lütfunu bahşet,
Hadi şimdi dua edin.
Ve seni bulduğumuzda seni sevebiliriz
Ve seni sevmekle, bizi kurtardığın günahlardan nefret edebiliriz.
İsa Mesih'in uğruna. Amin.
Amin.
İyi.
Üzgünüm.
Üzgünüm.
Uyandığımda böyleydi.
Uyandığımda böyleydi.
Kuzen.
Uyandığımda böyleydi.
Üzgünüm!
O'Lord'a ağlıyoruz.
Bize merhamet et... ve bizi bağışla.
Ey göklerin Kralı ve Ebedi Rab,
döktüğümüz dualarımızı al
Ve af dilememizi sağla
Hasta, esiri ortaya çıkar.
Dul kadına ve yetime yardım et.
Ve af dilememizi sağla.
Günah işledik ve senden ayrıldık
Sen, herkesin Kurtarıcısı, bizi kurtar... ve bağışla.
Tövbe edenlere merhamet et.
Ve günahın lekelerini yıka.
Ve af dilememizi sağla.
Amin.
Godwyn!
Lütfen...
Margaret? Margaret!
HAYIR! HAYIR! HAYIR!
John! HAYIR!
Küçük John!
Yirmi kış önce...
kuzenim Hathersage'li Walter'i öldürdün
Şimdi de oğlumu ve torunumu öldürdünüz.
Weregild olarak senin ve kızının hayatını kabul edeceğim.
HAYIR! HAYIR!
Robin?
Saklı bir manastırın hikayelerini duymuştum.
Orada herkesin bildiğinden daha yaşlı bir Rahip var.
İyileştirici bir büyüsü var.
Seni ona götüreceğim.
Seni tekrar iyileştirecek.
İnanılmaz hikayeler duydum.
Robin. Gitmemiz gerekiyor
Bizi avlayacaklar.
Karlara bak.
Bu kadar geç düşmesi garip.
Ama yerde duracak.
Rabbin arkası dönük.
Seni buraya bir adam getirdi.
Yaralarını ateşle mühürledi, ve kötü bir iş de çıkarmadı.
Altı gündür buradasın.
Karnınızda yaralar var.
Kaburgaların ve bacağın fena halde kırılmış.
Sözlerimi anlıyor musun?
Evet.
Aziz Clement Manastırı'ndasın.
İyileşebileceğin bir yerdir.
Peki hangi kasaba?
No comments yet. Be the first to leave one.