İlk 200 satır.
CONNOR, 31 MÜŞTERİ YÖNETİCİSİ
İstediğimiz şeyi söylemeliyiz.
EMMA, 27 MAĞAZA SORUMLUSU
Evet.
Siktir.
Düşünmek için zamana mı ihtiyacın var?
Bu sabah ilk randevumda yumruk yemiş gibi oldum.
Hissettiğim şey
biraz daha
farklı bir histi.
Bence bu bir işaret.
Bence de öyle.
Vaktini çaldıysam özür dilerim.
Özür dileme.
Hoşça kal Connor.
KADINLARIN YAŞAM ALANI
Emma!
Ne oldu?
Ayrıldık.
- İyi misin? - Kimdi o?
- İki numaran mı? - Bir numaramdı.
Olamaz.
Kolay değil.
Hayır.
Hayır.
BRI, 33 ÜRÜN GELİŞTİRME
Ne yapsam bilmiyorum.
"İçimde bir his var" dedi.
Ben de…
- "Bu hissi takip etmelisin" dedim. - Evet.
"Fikrini değiştirmezsin."
Bir bakmak istedim, deden konusunda nasıl hissediyorsun?
Zor tabii ama ailemin destek olması beni rahatlatıyor.
- Tamam, güzel. - Sen nasılsın?
İyiyim. Biraz antrenman yaptım.
Dürüst olmak gerekirse bu randevuların iyi yanı da bu.
Çünkü şu an çok da iyi kokmuyorum.
Ama bunu bilmiyorsun.
Seni hayal etmek eğlenceli.
Bence benim hakkımda yanılacaksın.
Zaman gösterecek.
Senin için bir tahminim var, neticede adın Devonta.
Fransız veya İtalyan olabilirim.
- Olabilirsin. - "De-von-te."
Kapa çeneni!
Kesinlikle Fransız değilsin.
O aksanla olmaz.
Bunu bilemezsin.
Babanın hayatında olmadığını söylemiştin.
Hayatının bir parçası olmayı ne zaman bıraktı?
Üç, dört yaşımdayken falan.
O öldüğünde kaç yaşındaydın?
Ben 18'dim, o 42 yaşındaydı.
Tanrım.
Bir keresinde lisede bir futbol maçından çıkıyordum.
Sahadan çıkıyordum.
Cuma geceleri bilirsin, insanlar çitin yanında bekler.
Biri tek başına duruyordu, "Hey, iyi maçtı" dedi.
Yürümeye devam ettim.
Sonra annem "Biriyle konuştun mu?" dedi.
"Neden bahsediyorsun?" dedim. Bilmiyordum, meğer o adam babammış.
- Vay canına. - Hiçbir fikrim yoktu.
Onu bir daha ne duydum ne de gördüm.
Onunla bir kez tanışma fırsatım oldu.
Ama o dönem 18 yaşında bir çocuksun.
Ne diyeceğini bile bilmiyorsun.
Hep şunu sorgulayıp durdum,
"Çocuk yapıp nasıl hayatında olmak istemezsin?
Babam bile beni istemediyse…"
Affedersin.
Nasıl biri olmak istediğime dair terapistimle bir şeyler yazdım.
Listenin en tepesinde, benim için en önemli şey
bir eş ve bir baba olmaktı.
- Evet. - Çocuklarımın her şeyi olmak istiyorum.
- Ben de bunu istiyorum. - Evet.
Annem en iyi arkadaşım. Kirpiklerini, tırnaklarını ben yapıyorum.
Umarım anne olduğumda onun yarısı kadar annelik yapabilirim.
Bence bu duygusal bağ, fiziksel çekimi 10 kat güçlendiriyor.
Sanırım ben de bu yüzden cinsellikten uzak duruyorum
çünkü farklı hissettiriyor.
- Evet. - Kızlarla bazı laflarımız var.
"Birine karşı boş değilsin" gibi.
"Kalbim kıpır kıpır" gibi.
Kalbinde hissettiğin türden.
Onun bir de aşağıda hissedilen versiyonu var.
Kaçman gereken de o.
Ben kıpır kıpır mı ediyorum?
Evet, kıpır kıpır ediyorsun.
Beni çok gülümsetiyorsun.
Kalbin kıpır kıpır mı oldu?
Kalbim kıpır kıpır oldu.
Seninle tanıştıktan sonra birçok konuda bakış açım değişti.
Bu harika bir his.
Şefkatin, nezaketin insanın içine işliyor Jess.
Hayatımın geri kalanını başka biriyle geçirmek istemiyorum.
Benimle konuşma şeklini seviyorum.
Bu bana verilen en büyük hediye.
- Sana aşığım. Gerçek bu. - Evet.
Ayrıca…
Tanrım.
Jess Lee…
Benimle evlenip hayatının kalanını benimle geçirir misin?
Evet. Seni çok seviyorum.
Aman tanrım!
- Seni seviyorum. - Seni çok seviyorum.
- Ellerim duvarda. - Aman tanrım.
Tanrım.
Bunu hissettim.
- Seni seviyorum. - Seni seviyorum.
Nişanlandım.
Ne yapacağımı bilmiyorum.
Sırf bir numaram beni istemedi diye ikinci kişime gitmek istemiyorum
ama bu deneyi sürdürmeyi de kendime borçlu hissediyorum.
- Randevudan sonra değerlendir. - Evet.
Bugüne başlarken Connor'la hemfikir olduğumuzu sanıyordum.
Bir şeyler bildiğimi sanıyordum, bilmiyormuşum.
Kafama çok takıyorum.
Aşkı bulmaya geldim.
O yüzden bence denemezsem pişman olurum.
- Merhaba. - Merhaba.
Tüm gün seni görmeyi ya da seninle konuşmayı bekledim.
- Bütün gün beni mi bekledin? - Evet.
Ortalık çok karışık.
Bir numarasını belirleyen altı erkek var.
Umudum sendin ama bundan emin olamadım.
Aşırı gergindim.
Çok üzgünüm.
Çok kötü hissediyorum ama bugün ikinci kişimle bitirdik.
Dinlemek ister misin?
İstemiyorsan anlatma.
Bence deneyimimiz için önemli.
Karşılıklı değilmiş.
Kahretsin. Tamam.
O zaman ayrılan o muydu?
- Evet. - Tamam. Başka bir bağlantısı varmış.
- Evet. - Tanrı aşkına.
Hayır, Mike…
Bu aramızdaki şeyi gölgelemesin.
Sanırım son birkaç gündür birden fazla kişi arasında gidip geldim.
- Evet. - Yani…
Senden gerçekten hoşlanıyorum ve bu hep aklımda.
Sadece kafamı biraz boşaltmam lazım.
Evet.
Bana karşı inanılmaz nazik ve anlayışlıydın, beni dinledin.
Benim için çok önemliydi.
Dinle, biraz derine indiğimizi biliyorum…
- Hayır… - Çok duygusal oldu.
Bu bende bir şeyleri netleştirdi.
Dediğim gibi, bütün gün bunun için bekledim.
Başından beri bir numaram sensin.
Evet, sabırsızlanıyorum… Aslında bu gece sana bir sorum var.
Tek dizinin üstünde misin?
Yüzüğünün nasıl olacağıyla ilgili.
- Cidden mi? - Yemin ederim.
- Vay canına. - Bunu düşün, akşam konuşalım.
- Seni ekmeyeceğim. - Beni ekme.
Orada olacağım, kesin geleceğim.
- Görüşürüz. - Görüşürüz.
Ona her gün âşık olmak çok heyecan vericiydi.
- Soyadı ne? - Spies.
- Spies mi? - Biraz komik.
"Bri Spies" mi?
Breezy Spies mi?
- Breezy Speezy! - Breezy Speezy.
Evet!
- Söyleyeceklerim var. - Tamam, duyalım.
- Gerçekten duymak istiyor musun? Tamam. - Evet.
- Connor. - Evet.
Seninle tanıştığım an mükemmel eşimi bulduğumu anladım.
Yeterli olmama ve fazla gelme korkularımı alıp götürdün,
beni olduğum gibi kabullendin.
Hem de her cümlede sözünü kestiğim hâlde.
Geleceğimizi düşünüyorum ve bence en iyi günlerimiz daha gelmedi.
Seni yavaş yavaş sevdim
ama sana her geçen gün âşık olmak en sevdiğim kısım oldu.
Bence bizi kader bir araya getirdi
ve koşulsuz sevgimiz bizi ömür boyu bir arada tutacak.
Seninle bu yolculuk için heyecanlıyım.
Tam aradığım adamsın.
Diğer yarın olacağım, sülük gibi yapışacağım için heyecanlıyım.
- Tanrım. - Bunun için hazır mısın?
Brianna, buna çok hazırım.
- Birbirimizi bulduğumuza inanamıyorum. - Bunun için mutluyum.
Bence gerçekten aradığım kişisin.
Çok acayip.
Bunun olmasını beklemiyordum.
Bence tüm bunların olması bizim için
bir tesadüf gibi.
İstediğim her şey sende var.
Beni destekliyorsun. Yaptığım aptalca esprilere gülüyorsun.
Açılmama yardım ettiğin için sağ ol.
Bana meydan okuduğun için sağ ol.
Açık olduğun için sağ ol.
Benimle her şeyi paylaşabildiğin için sağ ol.
Beni güvende hissettiriyorsun. Beni böyle kabul ettiğin için sağ ol.
Gerçek, dürüst ve samimi olduğun için sağ ol.
En önemlisi de kendin olduğun için sağ ol.
Ömrümün kalanını seninle geçirmek için sabırsızlanıyorum.
Seni seviyorum.
Brianna Marie McNeese…
No comments yet. Be the first to leave one.