İlk 200 satır.
NETFLIX ORİJİNAL STAND-UP KOMEDİSİ
Evet!
Çok teşekkürler, Chicago!
Teşekkürler.
Çoğu komedyenin yaptığı bir şey yapardım.
İğrenç davranışımın suçunu, bulunduğum şehre atardım.
Bilirsiniz, şöyle derler:
"Chicago, dün gece beni darmadağın ettin!" Bilirsiniz.
Seyirciler de şöyle der: "Dün gece burada değildik ki."
"Denver!
O yabancayı kondomsuz becerttin bana. Çılgınsın, Denver!"
"Silahlı soygun mu?
Saçmalama, Philadelphia."
"Hayır, hanımefendi. Biz sizin için endişeliyiz."
Artık hepsi bitti.
Çünkü hamileyim ulan!
Evet, yaptım.
İnanılmazım.
Uzandım ve...
...oldu, bitti.
Genellikle, göz önündeki biri hamile kaldığında
birkaç ay boyunca
dedikoduları yapılır.
Şişen karın alarmı vardır mesela.
Değil mi?
İkinci üç aylık dönemimdeydim.
Hakkımda tek bir dedikodu çıkmadı. Sıfır.
Fotoğrafım çekildi.
Karnım dışarıda. "Amy burada!" dediler.
Mutlu görünüyor. Bilmiyorum.
İnsanlar hamile olduğumu öğrenince
"Belli oluyor mu?" demeye başladı.
"Normalden görünüyor. Sadece...
Sadece korsesini çıkarmışa benziyor."
Hamilelik hakkında konuşulmayan bir sürü kural var.
Hamileyken her fotoğrafta
karnınızı avuçlamanız gerektiği
nerede yazıyor?
Çok itici, arkadaşlar. Her fotoğrafta.
Burada...
Sorun yok. Bazıları iki elle yapıyor.
Ben "İyi bari." dedim.
Yapacağım ama hayatım boyunca yapmam.
90 yaşında, ağzımda sigarayla böyle yapmam.
Fotoğraflar ben de
karnımı avuçluyorum ama biraz daha aşağıdan.
Buraya kadar iniyorum.
Başımı derde sokan yer de burasıydı zaten.
O sorular yok mu... "Kız mı, erkek mi?
Ne geliyor?"
Hemeroid.
Başka sorusu olan?
"Neye aşeriyorsun?" diye neden sorarlar?
"Aşerdiğin bir şey var mı?"
Çük!
Sadece ben ve meleğim.
Herkes karnımdaki şişliği görmek istiyor. Bütün olay o.
"Göster şu şişliği, kaltak!"
Bebek yüzünden göbek deliğimin şekli o kadar bozuldu ki
bu gece üstüne iki yara bandı yapıştırmam gerekti.
Bu kadarını beklemiyordunuz, değil mi?
Biri bikini bölgesini ihmal etmiş.
Ben...
Size kiminle aynı dönemde hamile kalmanın keyifli olmadığını söyleyeyim:
Meghan Markle'la.
Sanırım hamilelik süremiz günü gününe aynı.
O, 15 santimlik topuklar,
enfes kıyafetlerle dolaşıyor ve... Karnında şişlik yok.
Orada...
Şişliğin olacağı yeri avuçluyor. Böyle...
"Burası.
Bebek burada olacak."
İnsanlar beni gördüklerinde "En zor kısmı son haftalar, değil mi?" diyor.
"Kafası mı çıkıyor? Galiba bir kulak gördüm.
Kulak mı o?"
Meghan Markle olsaydım...
Aslında oyum
çünkü artık Kraliçe'yle takılıyor.
Takılıyor ve sohbet ediyorlar.
Meghan olsaydım
Kraliçe bana ne sorarsa sorsun,
İngiliz aksanıyla konuşamıyorum ama şöyle bir şey söylese...
"Biraz limon alır mıydın?" Eminim aynen böyle söylüyordur.
Meghan olsaydım
ne sorarsa sorsun şöyle cevap verirdim:
"Evet, Kraliçem!
Evet."
Şu anda altıma sıçmama ramak kaldı. Siz hiç...
Bu gösteri çok özel olacak galiba. Yani içinde...
Ne yapardım? Daha yeni başladık ve
sizin uslu duracağınıza inandım. Böyle mi yapardım acaba?
Kolay bir hamilelik geçirmedim.
Bende hipemerez var, ki daha önce hiç duymamıştım.
Aşırı bulantı ve kusma demek.
Gıda zehirlenmesini duyduysanız o işte.
Bunu beş ay boyunca her gün yaşadım.
İnsanlar şöyle diyor: "Çok güçlüsün. Şuraya bak.
Yollardasın."
Sözleşmem gereği yolda olmak zorundayım, arkadaşlar.
"Umurumda değil. Gösteri devam etmeli." demiyorum ki.
"Live Nation beni mahkemeye verecek." diyorum.
Bu yüzden buradayım.
Bu akşam kendimi çok iyi hissediyorum, bu yüzden...
bugün hiç kusmadım.
Evet ama hamileliğin bu kadar zor olduğunu bilmezdim. Yani...
Bilmiyordum çünkü siz kaltaklar bu konuda hep yalan söylüyorsunuz.
Kadınları bunun ne kadar zor olduğunu anlatmıyorlar.
Google'dan bakmalıydım. Hamileliğe Google'dan bakmalıydım.
Çünkü çok kötüydü. Çünkü filmlerde göstermiyorlar.
Kızı ofisinde yazı yazarken gösteriyorlar,
sonra şöyle yapıyor.
Sonra da tuvalete koşup bir kez kusuyor!
Sonraki sahnede de bir ahırı boyarken gösteriyorlar.
Seninle tanışmak için sabırsızlanıyorum
Öyle işte...
Ben her gün Şeytan filmindeki kadar kusuyorum.
Bence,
iyi bir hamilelik geçirdiyseniz
ve hamilelik hoşunuza gittiyse
umarım arabanız takla atar. Bu...
Sizin için dileğim bu
Arabanız Chappaquiddick olayındaki gibi göle uçsun, siz de...
yavaşça...
boğulun.
Bunu söylemek adil mi?
Çünkü hamilesiniz ama yine de aynı kişisiniz.
Bir anda kıymete binip şöyle diyen kadınlardan nefret ederim:
"Artık bir azizeyim. Ben hiç...
Ben bir trenin tuvaletinde hiç seks yapmadım, biliyor musunuz?"
Hepimiz bir trenin tuvaletinde seks yapmışızdır.
Başka birine dönüşmüyorsunuz.
Çalışmayı veya içmeyi terk etmiyorsunuz. Yani...
Değil mi?
İstediğim cevabı alana kadar
arkadaşlarımdan hamilelik tavsiyesi istemeyi
alışkanlık edindim.
Anlatabiliyor muyum?
Sorumluluk duygusu gelişmiş dostuma sordum. Hemşire.
Dedim ki, "Pekâlâl, şarap.
Ne dersin?
Biraz içeyim mi, ne yapayım?
Yani, hamileyken. Şarap...
Mutlaka içeyim mi, ne yapayım?"
Ve...
Şöyle dedi, "Biliyor musun? Hiç dokunma.
Temkinli ol." Ben de dedim ki,
"Evet, ben de öyle düşünmüştüm
ama senden duymak istedim. Böylece başkalarına
hamileyken içmemelerini söyleyebileceğim. Teşekkürler."
Güzel.
Bu iş halloldu. Sonra da...
Neyse, sonra daha hoşgörülü bir dostuma sordum. Şöyle dedim:
"Hamileyken içki içme konusunda ne düşünüyorsun?"
O da "Haftada bir kadeh uygundur. Yani, muhtemelen uygundur."
"Bu daha iyi." dedim. Mantıklı. İyiymiş.
Zekisin." Sonra da...
Sonra tanıdığım en perişan dostuma sordum.
O da "Dağıtmaya başladığında içmeyi bırak." dedi. Ben de
"Hayır, ben zaten şarap içmek istemiyordum..."
dedim.
Bebeğin benden olmadığını böyle anladım.
Bu bebek bir yalan.
Hayır, bebek benden ve...
beni hamile bırakan adamın
kocam olduğundan da eminim çünkü evlendim. Yaşasın!
Dünyanın en şanslı erkeğiyle!
Bir şefle evlendim çünkü gerçek bir dâhiyim.
Değil mi?
Yemek sever misiniz?
İşte o da yemek yapıyor.
Evet, bayılıyorum.
Bir şefle evlenmek tam bana göre bir şey.
Snoop Dogg'un "ot" la evlenmesi gibi.
Onu seviyorum. Çok sahici.
Evlenme teklifi manyaktı.
Bana sabah vakti evlenme teklif etti.
Huzurevlerindekilerin nişanı gibi oldu.
Güneş doğarken değil. Uykudaydım. Uyuyordum.
Üstelik ben hâlâ ana rahmindeymiş gibi uyurum.
Kulak tıkacı, göz maskesi,
annemin omuzlarıma sarılmış bacakları.
Yani... Yeniden doğarım.
Her sabah doğarım ve...
Neyse, yani...
rahimdeydim ve o, içeri geldi.
Kulak tıkacını çıkardım. Şöyleydim...
Yüzük kutusunu bana fırlattı ve "Sana bunu aldım." dedi.
Açtım ve...
Şöyle dedi,
"Diz çökmemi ister misin?" Ben de
"Sanırım hayır." dedim.
Sonra da tekrar uyudum.
Gerçek bu. Çok gerçekçi bir teklifti ama. Çok gerçekçi...
Değil mi?
Çünkü film ve dizilerde
erkek daima diz çöker, değil mi?
Kız da daima şoke olur.
"Benden hoşlandığını bile bilmiyordum!
Daha Bumble'ı bile silmedim."
Bana hiç... Bu konuda hiç konuşmamak
No comments yet. Be the first to leave one.