200 dòng đầu tiên.
BİREYSEL TAKSİ
BEŞ GÜN ÖNCE
GEZİCİ ŞUBE
- Komiserim! - İhbarı sen mi aldın?
- Evet ama Komiser Yardımcısı Wu buradaydı. - Ne?
Komiserim, ben buradayım.
Neden buradasın? İzinde olman gerekiyordu.
Havai fişekleri izlemeye geldim. Yılbaşı gecesi.
Durum nedir?
Birkaç çocuk kıyıda ceset bulup kaçmış. Arayıp bildirdim.
- İfadelerini aldın mı? - Evet.
Silahlı, şüpheli bir kadın görmüşler.
Amacı belirsiz. Komiser Yardımcısı Wu sanırım.
Sanma!
Yanlış yerdesiniz.
Bu benim arabam.
Daha doğrusu Yang Chen-kuo'nun.
Tabanca almana hangi salak izin verdi? Ceza vereyim.
Gerek yok.
- Zaten personel az. - Farkındasın demek.
Bir tane kaybettim. Bir de sen çıktın.
Sonuçta iyiyim.
Sana bir şey olmasın yeter.
Tutanağında bu kurşundan bahsetme. Ben hallederim.
Yarın işinin başına dön.
Tabancayı ver.
Bu arabadan kurtul.
Kar yağıyor.
En heyecanlı kısım geliyor.
Dahası da var.
Chieh.
Özür dilerim.
Arabayı lekeledim.
MERKEZ
Komiser... Amirim!
Komiser nerede?
Emniyet Amiri çağırdı.
Peki sen niye...
Komiser tutanağımı inceleyecek.
Okumak ister misiniz?
Hayır, gerek yok.
Komiserim!
Bölüm birincisi. Kütüphanecilik yapmak ister misin?
Ona dava sürecini anlat.
Komiserim, bir süre önce tayinimi istemiştim.
Biliyorum.
Peki ne oluyor?
Önemli bir şey değil.
Çaylağa yol yordam öğret. Karaya vurmuş ceset davaları kolaydır.
O zaman kendi öğrenebilir.
Gel. Ne yapacağını biliyor musun?
Ölüm sebebi, kimlik inceleme, naaş nakli bildirisi,
kimliği belirlenemeyen ceset kaydı, beyanname doldurma, kayıt tutma.
Kendisi hazır.
Emniyet Amiri terfisinden önce hiçbir sorun çıkmasın istiyor.
Sana büyük dava verirsek duyarsız görünürüz.
Tayinini beklerken risk almaktan kaçınmak istiyorum.
Bizim şubeden ayrılınca istediğini yap.
Size sorun çıkarmak istemem.
Sorun değilsin.
Wu Chieh, açık konuşayım.
Yang Chen-kuo'nun depresyonu senin suçun değil.
Olanlara hepimiz üzüldük. Bu yıl senin için kolay geçmedi.
Seni izne çıkarıyorum, nehir kenarında buluyorum.
Ona süreci öğret, tayinine yardım edeyim.
Sen yaptın.
Arabamla gezintiye çıktın, anlaşılmaz sandın.
Tanrılar izliyor!
Ne?
Nereye? Postayla bir trafik cezası geldi.
Ama ben o gün şehirde değildim. Tapınağa gitmiştim.
Bunu görüyor musun? Çift sarı çizgide sola dönüş.
Arabanı ben kullanmadım.
Araba kendi kendine mi gitti? Bak!
Arabanı ben kullanmadım.
- Elin acıyacak. - Suç atmak mı istiyorsun?
Elin acıyacak.
Kendin öde.
BAKKAL
Yu-sheng, bizimle gelmek ister misin?
Tung-chi abiye sor.
- Dükkâna bakacağını söyledi. - Rahat ol! Gel hadi!
Bugün yoğunuz. Başka zaman.
Yemekten sonra taksiyle çıkacağım. Dükkânda durmak çok sıkıcı.
Kapıyı kilitlemeyi unutma.
Cezayı ödemeyi unutma.
Güzel Lili.
Yu-sheng! Tayland'a dönüyorum.
Waree nerede?
Onu buldun mu?
İzindeyim.
Henüz yakalayamadık.
- Bulunca sana yollarım, yardım eder. - Sen ona kıyamazsın.
Boş versene! Bu insanlar koşuşturmayı seviyor.
Aşk cefa çekmektir.
Göçmen işçileri bilirsin. Neden seversin ki?
Aşkın sebebi yoktur.
Sol göğüste C şeklinde yara var.
Dikiş atılmış. Gel, resim çek.
10'a 12 santim.
10'a 12 santim.
Boynunda yabancı cisim yarası var. Burada.
Üçe bir santim.
İlk perdede dövme var. Yüzük parmağı kesilmiş. Düzgün bir yara.
Resim çek.
Parmak izleri yok edilmiş, yani...
Resim çek.
10 parmağı da... Pardon.
Dokuz parmağı da hasarlı.
Bilek yarasını çek.
Resmini çek.
Ayak bileği yaralarını da.
Memure Hanım, bana yardım edin.
Sağ omuzda dövme var.
Resim çek.
Beş satırlık Tayca Sak Yant şans dövmesi. Muhtemelen Taylandlı bir işçi.
Memure Wu, başlayalım.
Kaburgalar kesilmiş.
Kalp yok.
Kalbi çıkarılmış.
Ölüm sebebi hipoksi. Karbonmonoksit zehirlenmesi kaynaklı.
Ama karbonmonoksit zehirlenmesi cildin kızarmasına neden olmaz mı?
Olmayabilir.
Kanı tamamen çekilmiş.
Hemoglobinle birleşmeden karboksihemoglobin oluşmaz.
Kanı boyun yarasından çekilmiş.
Katil kalbi çıkarırken etraf kan olmasın diye önce kanı çekmiş.
Hem böylece kalbi net bir şekilde görerek çıkarmıştır.
Evet.
Kalbi ya da parmağı çıkarmak
bu şekilde çok daha temiz olur.
Katil bunu daha önce yapmış.
Ama neden diğer uzuvlar değil de kalp ve parmak?
Kanın nasıl dolaştığı keşfedilmeden önce
kanın sol yüzük parmağından kalbe aktığına inanılırmış.
Bu damara çok romantik bir Latince isim vermişler.
Vena amoris.
Aşk damarı.
En acımasız katiller kimlerden çıkar, bilin.
Duygusal yarası olanlardan.
Kahretsin.
Kapıyı aç!
Bir sorun mu var?
Hayır.
Nereye kayboldun?
Ne yapıyorsun?
Yıl sonu ziyafetinin en önemli kısmı nedir? Duyalım!
Ödül çekilişi!
Görünüşe göre herkes kazanmaya hazır, o hâlde hadi başlayalım.
Komiserim...
Bu davayı almak istemediğini biliyorum.
Ama o da alamaz.
- Nedenmiş o? - Bir çaylak için ağır bir dava.
Bölüm birincisi, yapar mısın?
Ay Yeni Yılı kapıda.
Hepimizin işi başından aşkın ve personel eksiğimiz var.
Sen almıyorsun. Çaylaksa ne olmuş?
Bu dava sende. Olaya karışan herkesi tutukla.
O kadar. Kolay.
Bilerek mi yapıyorsunuz?
Neyi?
Beni zorluyorsunuz.
Öyle bir gücüm olsa o arabayı çoktan terk ederdin.
Ne zamandır o arabada uyuyorsun?
Evin var ama arabada uyuyorsun. Ne kadar garip, biliyor musun?
- Efendim, davayı ben alırım. - Herhâlde. Başka kim alacak?
İkiniz kaytarıyorsunuz. Kim kimi zorluyor?
Bizim işimiz davaları çözmek!
Manavdan sebze seçmiyorsunuz. Seçeneğimiz yok.
Hayat devam ediyor. Davalar çözülmeli. Dinle Wu Chieh.
Kalbin o arabada kaldıysa nereye gidersen git bu değişmez.
Ona öyle bağırmak zorunda mıydın?
Teşekkürler!
Endonezya?
Filipinler? Vietnam?
Tayland.
Paran var mı?
20 bin.
Evli misin? Çocuk var mı? Gebelik var mı?
Hayır.
- Çince biliyor musun? - Az ama anlayabiliyorum.
Yarın sahte belge çıkarırız. Aracı ücreti 7.000.
İş bulduktan sonra ayda 1.000.
Dolapta yorgan ve yastıklar var. Buranın gecesi 200.
Bu gece ücretsiz.
Rahatına bak.
Waree nerede?
Ben Saipin Napho.
Ablam Waree'yi arıyorum.
Doğum gününde Kaohsiung'a geleceğini söyledi.
Yılbaşı gecesi beni buraya getirecekti. Ama geçen haftadan beri aramadı.
Doğum gününde gelmedi.
Eve para da göndermedi.
İş mi arıyorsun,
ablanı mı?
Waree gittiği yeri söylemedi mi?
Ablanla ben ayrıldık.
Bilmiyor muydun?
Şunu söyleyeyim.
Niyetin evlenmek değildi.
No comments yet. Be the first to leave one.