The Spy Who Dumped Me

The Spy Who Dumped Me

Tải xuống Phụ đề Turkish

Thông tin phát hành

The Spy Who Dumped Me 2018 720p HC HDRip X264 AC3-EVO
Bình luận bởi Spectral

Tags

hdrip
HDRip
x264
720p
720
AC3
HD
Được xuất bản vào: 2018-10-14
Lượt tải xuống: 49
Khiếm thính: No

Xem trước phụ đề Turkish

200 dòng đầu tiên.

Üç Euro.

İki. Sana ikiye veririm.

Bir buçuk?!

Mutlu yıllar sana!

Mutlu yıllar!

Mutlu yıllar, Audrey Stockman!

İşte oradaki küçük hanım!

Komik ve muhteşem olan!

Oradaki komik, harika kadın!

Audrey o!

Bugün doğum günün ve artık 30 yaşındasın!

Seviyorum seni, mutlu yıllar.

Morgan, tam bir ucubesin. Seviyorum seni.

- Ben de seni. - O mikrofonu nereden çaldın peki?

Audrey, bilirsin beni. Benim kendi mikrofonlarım vardır.

Hay sikeyim! Tess burada!

Aman Tanrım, bu ne arsızlık!

- Morgan... - Doğum gününde buraya gelecek kadar katıksız bir kibire sahip!

- Morgan... - Barı rezerve eden az sayıda insan vardı.

- Morgan... - Çok üzgünüm! Aman Tanrım!

Buraya geleceğini düşünmemiştim.

Özel bir kokteyl istiyor.

Kendimi öldüreceğim ya!

Ne söyleyeyim?

"Erkek arkadaşım beni telefon mesajıyla terk etti."

- Bunu nasıl açıklarım? - Biliyorum ya.

Basit bir çözümü var, yalan söylemek.

Hayır, ben çok kötü yalan söylerim.

Biliyorum çünkü apır sapır konuşuyorsun. Çok fazla detay veriyorsun.

Sonra da insanlar yalan söylediğini anlıyor.

Bu konuda kısa ve öz olmalısın.

Hadi, bana son zamanlarda ne yaptığımı sorsana.

- "Neler yapıyorsun?" - "Bir tekne aldım" ve işte bu kadar.

Tanrım, bu tarafa geliyor. Senin yanındayım.

- Hadi şu işi yapalım. - Tamam.

Selam, kızlar!

- Bunu yapamam. - Benim için artık ölüsün!

Doğum günün kutlu olsun!

Selam, kızım!

Nerede şu sevimli erkek arkadaşın?

Siz çok şaşırtıcı bir çiftsiniz.

Onunla, senin sevgilin olarak tanışmasaydım...

Onunda daha çok farklı ve havalı bir kızla çıkıyor olacağını varsayardım.

Havalı bir modelle falan yani.

Sonra ikinizi birlikte gördüm ve "Bu da olur madem" dedim.

Nerede o? Buradaysa ona sarılayım.

Pekala.

Pekala.

Tanrım, hadi ama.

Bu çılgınca resmen. Sen Ukrayna'lısın ve ben de bir GEİCO reklamında...

...Ukraynalı bir çiftçi kızını oynamak için oyuncu seçmelerine katılmıştım.

- Sonuç? - Çok otantik olduğumu söylediler. Her neyse...

Ukrayna mı Ukreyna mı?

Değişir. Sen nasıl söylemeyi seviyorsan öyledir.

Daima güzel, seksi kadının karar vermesine izin vermelisin.

Peki.

Bu mudur yani?

- Biliyorsun ya... - Pekala.

- Oyuncak bebek gibi bir yüzün var. - Peki.

Böyle küçük, dar belli. Küçücük.

Arabayla eve gidecektim ama...

...sanırım şimdi arabayı bir duvara süreceğim.

Vur bana.

Bekle, bunu kullanabilirim.

Gel buraya.

- Audrey. - Evet?

Bu adam Viktor. Kendisi Doğu Avrupa'dan bir misafir.

Sana söylemek istediği bir şey var.

- Öyle mi? - Evet. Evet.

O benim en iyi arkadaşım. Çok kötü bir gece geçiriyor.

Agresif erkeklik tavrını sırf kötülük yerine...

...bir kez olsun iyilik için kullanabilir misin?

Az önce bana söylediğin şeyi ona da söyle.

Ne yapıyorsun?

Oyuncak bebek gibi bir yüzün var.

Hayır, ona özgü bir şeyler söyle.

Onu gerçekten nesneleştir.

- Öyle mi? - Evet.

Peki, iyi.

Büyük bebek gözlerin var ve yumuşacık...

Kıvrak memelerin var. Evet.

Aman Tanrım! Bu ne lan?!

Çok teşekkür ederim, Viktor.

- Çok iyi iş çıkardın. - Pekala.

- Çok teşekkür ederim. - Peki, hoşçakal.

Senden nefret ediyorum be!

Hadi ama, gülüyorsun işte!

Selam, Audrey. Drew nerede?

Boğuldu.

Görüyor musun? Bütün gecedir böyle devam ediyor.

Tanrım, çok özür dilerim.

- Hayatına devam etmelisin. - Evet, biliyorum.

Dairemizde bir kutu bok püsürünü bırakınca...

...hayatıma devam etmek gerçekten çok zor oluyor.

Üstelik onları toplamamla ilgili bir mesaj dahi atmayacak.

Biliyorum.

- Telefonuna bakabilir miyim? - Tabii.

Google'dan bir şeye bakacağım da.

Vay be!

Kime mesaj yazıyorsun?

Morgan, telefonuma bir bakayım!

- Drew'e mesaj atıyorum. - Tanrım!

"Senin amına koyayım, peş para etmez sikik herif!"

"Eşyalarını yakacağım!"

Tanrım, hayır!

Bunu neden yazdın lan?

Çünkü onun eşyalarını yakacağız.

Siktir!

Harbi mi, Drew?

İç çamaşırında leke izleri var ya.

Kaç yaşındasın sen, sekiz mi?

Onları benim yıkamamı mı istiyordu?

Bu yüzden mi benden ayrıldı ki?

Çünkü ona yeterince annelik yapamadım mı?!

Sikerler! Kendi götünü kendin sil!

Pekala, bu ne?

Bu aslında, Los Angeles'da en çok sevdiği...

...kahvaltılık meksika gözlemesi mekanlarının yazılı bir listesi.

- Kes şunu! Not falan yazmış. - Evey.

"En iyi yumurtalı Meksika gözlemesi."

Siktiğimin aptalı!

- Ateşte yan! - Yan!

Aman Tanrım, ödülü burada.

Fantazi futbolundan aldığı ikincilik kupası.

Bir de sakladı ya.

Hayır ya! Bu gerçek futbol bile değil ki!

Bu alt tarafı bir fantazi lan!

Bekle.

Tanrım, arayan Drew.

- Alo? - Selam.

Gerçekten mi? Bu mudur yani? Selam mı?!

Kulakların yanıyor mu? Çünkü eşyaların yanıyor!

Üzgünüm. Her şeyi batırdım, tamam mı?

Bekle bir saniye. Ne?

Ne demek, işleri batırdın? Hangi kısmını?

Yarın gelip sana her şeyi anlatacağım, tamam mı?

Lütfen eşyalarıma hiçbir şey yapma.

Yarın geri döneceğim.

Drew?

Drew!

BENİ SATAN CASUS ÇEVİRİ: JAVAJAVA2002

- Çok özür dilerim. - Önemli değil.

Doğum gününüz kutlu olsun.

Nasıl...

- Şu... Evet. - Böyle demek.

Doğum günüm bugün değil.

Ortamın sıcaklığına uyum sağlamak için giyiyorum.

Eğer doğum günün olsaydı şöyle derdim...

"Mutlu yıllar!"

Muhtemelen ben de, "Teşekkür ederim" derdim.

Rica ederim.

Bir çeyrekliğim kaldı.

Görevin, tabii kabul edersen...

...müzik kutusundaki tartışmasız en kötü şarkıyı bulmak.

Tamam.

Bir sakız, lütfen.

Tabii.

2.25 dolar.

İyi günler.

Arabama kadar eşlik etmene ihtiyacım olmadığını sormayacak mısın?

Peki...

Nerelisin?

İngiltere.

Ben de öyle düşünmüştüm.

Evet ama bazen böyle düşündüğümde...

...insanlar Avustralyalı çıkıveriyor.

İnsanlar bazen Avustralyalı olabiliyor işte.

Kapa çeneni!

Tanrım! Gerçekten de "kapa çeneni" demek istemedim.

Lafın gelişi söyledim.

İngiltere'de böyle konuşuyor musunuz, bilmiyorum.

Ne? Lafın gelişi mi?

- Evet. - Evet, bunu biz bulduk zaten.

Doğru ya.

Bazıları...

Bazı insanlar, tuhaf bir adamı bilmediğim bir yere kadar takip etmemin...

...iyi bir karar olmadığını söyleyebilir.

Sonuçta insanlar bu şekilde eski bir minibüsün arkasına atılıyor, değil mi?

Bu durumu oldukça tuhaf bir hale soktu.

Minibüse bin.

Ne?

Aman Tanrım! Pekala, neler oluyor?

Yanlış bir şey mi yaptım? Başım belada mı?

Dinle, seninle sadece Drew Thayer hakkında konuşmak istiyoruz.

- O senin erkek arkadaşın, değil mi? - Hayır.

Yani evet. Erkek arkadaşımdı ama artık ayrıldık.

Neden? Onun mu başı belada?

Evet, Drew'ün başında çok büyük bir bela var.

Bu yüzden bir minibüstesin ya.

Eski sevgilinizin nerede çalıştığını biliyor musunuz, Bayan Stockman?

Evet, NPR'da.

Bir podcast'i vardı. Hatta konusu...

%100 ne olduğundan emin değilim ama caz ve ekonomi gibi bir şeydi.

Pekala. Kimse öyle bir podcast'i dinlemez.

Harvard'a gittim ama ben bile dinlemem.

Sadece 2 dakika sürdü be.

Durumla alakalı olduğu için ona bu bilgiyi verdim, Seb.

Bu podcast Drew'ün görünürdeki işiydi.

Drew hiç başka bir işi olduğundan bahsetmedi.

Drew, CIA ajanıydı.

Bình luận

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left