White House Down

White House Down

Download Turkish undertekster

Udgivelsesinfo

White House Down 2013 1080p BluRay x264 YIFY
En kommentar af CSTGT

Tags

BluRay
x264
1080
Udgivet den: 2024-03-18
Downloads: 75
Hørehæmmede: No

Forhåndsvisning af Turkish undertekster

De første 200 linjer.

FLAŞ HABER UYARISI AÇ

Başkan yardımcısı, Başkan Sawyer'ın...

...tartışmalı Orta Doğu barış planıyla ilgili...

...senato oylamasına katılacak.

Sonra yarın Kongre'de oylama yapılacak.

Cumhuriyetçiler ve Demokratlar...

...parti meclisi kararına göre oy kullanılacağını belirtti...

...ancak bazı üyelerin aksi oy kullanabileceğine değindi.

Şato, burası Hummingbird.

Andy havaalanına yaklaşıyoruz. Üç dakikalık mesafedeyiz.

Sevgili Abraham'ım için, Seni hep seveceğim - Mary Todd

Carol. Özel uçuşu istiyor.

- Gerçekten mi? - Gerçekten.

Sayın Başkan, uçuş planından sapmak iyi bir fikir değil.

Lütfen, Carol.

Özgür Dünya'nın lideri "lütfen" diyor.

Bunun bir önemi olmalı.

Kaptan Johns, Omaha rotasından sapacağız.

Başkan özel uçuşu istiyor.

Anlaşıldı. Ona özel turu yaşatalım.

On metreye alçalıyorum.

Abraham Lincoln'ın, kadınlara oy hakkı verilmesinden yana olan...

...ilk Amerikan başkanı olduğunu biliyor muydun?

Hatta Illinois temsilcisiyken oy hakkı ile ilgili yazı yazmıştı.

Evet, biliyordum.

Bunu her yaptığımızda anlatıyorsun çünkü.

Şato, burası Hummingbird. Güney Bahçe'ye bir dakika mesafedeyiz.

- Onay almalıyım. - Sektör Bir, Şato Alanı...

...temiz. Üç helikopter geliyor.

Şato Alanı, Sektör 1, durum bildir.

Hummingbird, burası Şato Alanı, iniş izni verildi.

Güneyi tarıyorum.

- Temiz. - Temiz.

Hummingbird burası Şato Komutası.

İniş izni verildi.

Hummingbird, burası Şato Koruma... Durun. Bekleyin.

- Şato Alanı, bekliyoruz. - Hava Komuta...

...termale geçin. - Anlaşıldı.

Termale geçiyoruz.

Sektör Beş, güneydoğu bölgesinin temiz olduğunu doğrulayın.

Hummingbird, burası Şato Alanı, iniş izni verildi.

Anlaşıldı.

Güvenlik formasyonundan çıkıyoruz. Beklemede kalın.

Hummingbird yaklaşıyor.

Şato Alanı, temiz.

Mütevazı evim.

Dikkat! Eşlik edin!

Fena bir yolculuk değil, ha?

Metrodan iyi, efendim.

Karım ne zaman gelecek?

- 18:45. - Medeniyet biterse uyandır.

- Evinize hoş geldiniz. - Teşekkürler.

Hummingbird, ayrılabilirsiniz.

Dünyanın en iyi işine sahip olmadığımızı söyle.

Bu yüzden bence dünyadaki şiddetin bir numaralı kaynağı fakirlik.

Fakir bir mahallede büyüdüm. Bazen yiyeceğimiz bile olmazdı.

Dostum Ricky'nin durumu bizimkinden kötüydü.

Bir gün Ricky o kadar çaresiz hale geldi ki...

...bakkal soymayı planladı.

Ve anneme anlattı. Annem ne yaptı dersin?

Onu yemeğe davet etti. Ona güzel bir yemek yaptı...

...ve istediği kadar bizimle kalabileceğini söyledi.

O zaman anladım ki, bir insanı doyurursan...

...şiddet gerekçesini oradan kaldırırsın.

Hadi, geç kalacağız.

Hey, hey, hey.

Hayır, hayır.

Şimdi sırası değil.

Clyde, seninle konuşmuştuk.

Patronum sincapları sevmez. Kuşlar için o.

Seninle konuşurken yüzüme bak.

Ben sincapları severim ama başıma iş açacaksın.

Bunu görüyor musun? Bu ne, biliyor musun?

Hey, destek lazım mı?

Çalışma vakti. Hadi.

- Alerji ilacı kaldı mı? - Evet, efendim. Arabada.

Yok, ben alırım. Sakin bir gece miydi?

Sincap saldırısı altındayız. Organize ve çok kalabalıklar.

O uyuzlar, kuşyemliğine mi girmeye çalışıyor yine?

- Günaydın, efendim. - Merhaba, Roy.

John, bunun dünyadaki en iyi iş olmadığını biliyorum.

Ben minnettarım.

- Evet, on dakikaya oradayız. - Liderler olarak bir seçeneğimiz var.

Öylesine durup, Orta Doğu'da savaş döngüsünün...

...devamına izin veririz. Ya da bu konuda bir şey yaparız.

2001'den bu yana savaşa ne kadar harcadık, biliyor musunuz?

Bir trilyon dolardan fazla. Bunun sadece bir kısmını Orta Doğu'da...

Yoğun bir sabah olacak, beyler.

...eğitim, gıda sağlık ve altyapıya ayırsak ne olurdu düşünebiliyor musunuz?

İran Cumhuriyeti'nin yeni seçilen başkanı El-Şerif ile bölgede...

...barışı tesis etmek için...

...tarihi görüşmeler başlattık. Amerika bunu tek başına yapamaz.

Müttefiklerimizin tam finansal desteği lazım.

Fakat biz ilk adımı atabiliriz.

Bu yüzden bugün...

...Orta Doğu'dan tüm Amerikan askerlerinin çekileceğini açıklıyorum.

Geçmişte yaptığımız hataları tekrarlamayalım.

Tanrı biliyor ya, aynı hataları ben de yaptım.

Bugün desteğinizi istiyorum.

Bu antlaşmayı imzalayın. Bu şiddet döngüsünü bitirelim.

Kalemin kılıçtan güçlü olduğunu dünyaya gösterelim.

Teşekkürler.

Başkan Sawyer bugün Cenevre'de tarihi olarak nitelendirilebilecek...

- ...bir konuşma yaptı. - AI.

Saçını değiştirmişsin.

- Geçen hafta. - Bu gece geç kalacağım.

Seni çok seviyorum.

Günaydın, efendim.

John, Başkan'ın önerisi hakkında ne düşünüyorsun?

Bilemiyorum. Daha az düşmana sahip olmak iyidir.

Sen asker kökenlisin, bizi tehlikeye atmıyor mu?

Bu yorum benim niteliklerimi biraz aşar. Böyle düşünüyorsanız...

- ...o na karşı aday olsanıza? - Hayır, hayır.

Ben o işi asla istemedim. Ben ofisimi...

...seçmenlerimi seviyorum.

Yönetimde çıkıntı olmayı da seviyorum.

Bence günümüz seçmenleri etkileyici bir şey istiyor.

Yapmayın, Sayın Sözcü, bence etkileyicisiniz.

8'de yattı.

Başkan'ın 9:30'da telefon görüşmesi var.

- Bunun için orada olmalıyım, değil mi? - Hayır, efendim.

Oy çoğunluğu sağlanmazsa olmalısınız.

Sonra görüşeceğiz, değil mi?

Bence kırmızı kravat takmalısın.

- Jenna? - Kesinlikle, Sayın Başkan Yardımcısı.

Kırmızı kravat en iyisi.

Jenna. Jenna. Bana görüşme ayarladın mı?

- Ayarladıysam benim çıkarım ne? - Ne istiyorsun?

Akşam yemeği. Mum ışığında.

İkinci aşamaya geçme şansı için söz verebilirim.

Anlaştık.

Carol Finnerty ile toplantı...

...Başkan'ın Gizli Servisi'nden sorumlu Özel Ajan.

- Bir iyilik isteyeceğim. - Bu iyilik zaten.

Biliyorum, bir tane daha lazım. Kızım için ziyaretçi izni lazım.

- John... - Anlamıyorsun, tamam mı?

Bu tür şeylere acayip meraklıdır. Girmesini sağlarsam, Yılın Babası olurum.

Tamam mı? Ve mum ışığında akşam yemeğinden büyük borcum olur.

- Ayarlarım. - Harika. Teşekkürler. Muhteşemsin.

Tarihi bir tokalaşma.

Başkan Sawyer, İran Cumhurbaşkanı El Şerif'e...

...Orta Doğu'dan tüm Amerikan askerlerini çekme sözü verdi...

...ve bunun için G-8 ortaklarının yardımını istiyor.

Her şey parayla ilgili ve bundan hoşlanmayan birileri varsa...

...onlar da Amerikan ordusuyla iş yapan Amerikan şirketleri.

Kapıya bakacak mısın? Yok, ben bakarım.

- Merhaba. - Geç kaldın.

- Gelmeyeceğini düşündü. - Neden gelmeyeyim?

Hey, ufak suratlı, gel. Eşyalarını topla, gidelim.

- Hoşça kal, anne. Seni seviyorum. - Ben de seni, canım.

Nasılsın, canım?

- Daha yeni girdim. Ne yaptım ki? - Yetenek gösterisini kaçırdın.

Hayır, kaçırmadım. Gelecek Perşembe.

Hayır, geçen Perşembe'ydi. Okul takviminde yazıyordu.

- Ne yaptı? - Bayrak salladı.

Yetenek mi bu?

Altı hafta pratik yaptı, John. Orada olacağını düşündü.

Biraz hatırlatma fena olmazdı.

- Sekreterin değilim, John. - Sekreterim ol demiyorum.

Dinle, deniyorum.Onun hayatında yer almak için çabalıyorum.

Bunun için biraz geç değil mi?

Sana iyi günler.

Bana kızgın mısın? Söyle.

Tüm gün böyle mi takılacaksın?

"Evet." Yazık çünkü bundan hoşlanacağını düşünmüştüm.

- Ama... - Rezil.

Ne olduğunu bile bilmiyorsun.

- Rüşvet işe yarar mı sanıyorsun? - İşe yaramasını umuyorum.

- İkimiz de yetişkiniz, John. - Kendi adına konuş, tamam mı?

Açar mısın?

- Benim için? - Nedir bu?

Bir at, canım. Hadi, benim için. Lütfen.

Beyaz Saray giriş kartları.

Evet. Beyaz Saray'a gidiyoruz anlamına gelebilir.

Babanın orada Gizli Servis'le iş görüşmesi de olabilir.

Bu harika, John.

- Sadece John mu diyeceksin? - Evet.

Şimdi de Beyaz Saray'dan canlı olarak Roger Skinner Programı.

Merhaba, millet. Başkan Sawyer, orduda bir gün bile...

...görev yapmamış akademisyenlerden biri...

...ve şimdi orduya işlerin nasıl yürüyeceğini mi söyleyecek?

Orada arkadaşları olduğu için İran'la barış mı yapacak?

Hadi ama.

Efendim, First Lady arıyor.

Bir daha bahçemden yayın yapmasına izin vereceğimiz zaman hatırlat.

- Basın özgürlüğü. - Biliyor musun?

Bir nedeni olduğunu biliyordum.

Merhaba, canım. Fransızların tavrı nasıl?

Antlaşmayı kabul ettirmek zor olacak.

- Orada durum nasıl? - Kilit isim Raphelson.

Onu kaybedersek, Güney oylarının tamamını kaybederiz.

Antlaşma olmazsa, tek dönemlik başkan kalırım.

Buna itiraz etmeyecek iki kişi tanıyorum.

Sana verdiğim saat hala yanında mı?

Evet, Bayan First Lady. Cebimde, kalbimin yanında.

Mary Todd bunu Lincoln'a, o koltukta...

...olduğu sürece iyi şeyler yapmaya zamanı olduğunu...

...hatırlatmak için vermiş. Katılıyorum.

Benim için Amber'ı öp, tamam mı?

Sizi seviyorum, hanımlar. Özledim.

More Turkish subtitles for White House Down

Kommentarer

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left