De første 200 linjer.
4-King-82, beyaz bir sedanın peşinde. Plaka 6, Frank, Charlie, Indigo, 940.
Vine'da güneye ilerliyor. Hava desteği istiyorum.
Şüphelinin adı Derek Price. Silahlı, tehlikeli.
- Lütfen iyi haber verin. - Derek'i kaybettim.
- Ya silah? - Yanında götürdü.
- Kahretsin. Buraya gelmen gerek. - Neler oluyor?
- Oyun Yapıcı'yı buldunuz mu? - Evet.
- Az önce içeri girdi. - Ne?
Kendisi mi geldi?
Geçen hafta haberlerde olduğunu duymuş. Nedenini bilmek istiyor.
Kim o? Matthew Clark.
- Sabıkası var mı? - Tertemiz.
Şehir merkezinde yaşıyor, nakit ödemeli işler yapıyor.
Nakit. Parasının ve hareketlerinin izini sürmeyi zorlaştırıyor.
Peki ya ailesi?
Annesi hırsızlıktan hapis yatmış ama o çocukken ölmüş.
Maya Price ya da diğer kaçırılanlarla ilişkilendirecek bir şey yok.
Hayır, çıkabileceğini bilmese buraya girmezdi.
- Konuşayım. - Adam konuşacak.
Benimle konuşmaya geldiğini biliyoruz.
Ona istediğini veremeyiz.
- Başa çıkabilirim. - Sınırları aşmak yok.
Hakkında organlarını bağışladığından fazlasını öğrenmeliyiz.
- Daphne ve Oz'dan hâlâ haber yok mu? - Hayır, henüz yok.
Haber var mı?
Sinquerra geçen hafta giriş yaptı dediler.
- Henderson'daki dostların dediği gibi. - Doğru yerdeyiz. Roman burada.
Ya da buradaydı.
Belki çıkış işlemi yapmayı unutmuştur. Ben genelde unuturum.
Baksana.
Geldiğin için sağ ol Matthew. Haklarını biliyorsun.
Biliyorum. Saklayacak bir şeyim yok. Yüzüm neden haberlere çıktı?
Spencer Wallace.
Sierra Shuman.
Ve Lev Özdil.
Üçü de geçen hafta kaçırılmış.
Bu... Bu korkunç.
- Eşkâli sana benzeyen biri tarafından. - Gerçekten mi? Çok üzgün görünüyorlar.
- Bizimle oynuyor. - Bırak denesin.
Aynı yas grubunun üyeleri.
Ayda bir Echo Park'ta toplanıyorlar. Senin de katıldığın toplantı.
Benim yaptığımı düşünüyor gibisiniz.
Bence bu insanlar seni teşhis edecekler.
Yas grubu mu? Üzgünüm, dedektif, sanırım anlayamadım.
Karadec ne yapıyor? Bu bir sorgu mu yoksa ilk randevu mu?
Zaman tanı. Clark özgür iradesiyle geldi.
Zorlarsak ve giderse Maya Price'a ne olduğunu...
Maya Price.
Onu kaçırdığımı mı söyledi?
Hâlâ yerini bulmaya çalışıyoruz. Maya iki gece önce kayboldu.
Yani pek bir şey söylemiyor gibi.
- Bizimle alay ediyor. - Morgan, bırak Karadec işini yapsın.
Dün akşam dokuzda neredeydin?
Evde kitap okuyordum. Neden?
Arkadaşım seni Bird Sokağı'ndaki görmüş.
Kadın öyle mi dedi?
Kadın, dedi. Karadec cinsiyet belirtmemişti.
Suçlama için bir zamirden fazlası lazım.
Sıradan bir yüzüm olmalı.
David Roy Peck'i nereden tanıyorsun?
Keşke yardımcı olabilsem ama o isimde birini tanımıyorum.
- Morgan, yeter. - Yalan söylüyor.
Karın mı o?
Metresin sanırım.
Eğleniyor musun? İnsanların hayatlarıyla oynarken.
Mesaj atan her kimse çok acil olmalı. Aşk üçgeninde misiniz, dedektif?
Rozet iş yapıyor demek.
- Burada bekle. - Bir şeyler atıştırmak isterim.
Kurabiye. Pillsbury marka.
Ciddi misin Morgan?
- Evet Adam. - Kesin.
Ona istediğini veriyorsunuz.
Bir anne kayıp ve adam kurabiye istiyor.
Vereceğimiz anlamına gelmez.
Sadece kurabiye istemedi.
- Özellikle Pillsbury istedi. - Bu da ne? Bir tür ipucu mu?
Pillsbury varyasyonu. Kabul Edilmemiş Vezir Gambiti'nin bir türü.
Sağlam bir pozisyon elde etmek için siyahın, beyazın geçici piyonunu
feda etmeyi reddettiği bir hamle. Savunma sağlamlaştırmak için yapılır.
Bu da ne demek?
Geçici fedakârlığı reddetmeliyiz demek.
Jason Howard'ı serbest bırakmalıyız.
Morgan, Derek hâlâ dışarıda.
Biliyorum, Maya da öyle. Onu kurtarmanın tek yolu oyunu oynamak.
Jason Howard'ı tutmak için yeterli kanıtımız yok.
Adam ve ben Jason'la konuşacağız.
- Gözüm üstünde olacak. - Camın hangi tarafında?
Demek sorgulamayı biliyorsun.
Artık müvekkilimin Maya Price'ı öldürdüğüne inanmıyor musun?
Artık hayır.
Ama biri beni, Maya'yı öldürdüğümü düşündüğü için öldürmek istiyor.
- Eski sevgilisi Derek Price. - Neden?
Jason, bu adamı tanıyor musun? Matthew Clark.
- Hayır. - Onu sorguluyoruz.
Derek'e yanlış bilgi verdiğinden şüpheleniyoruz.
Senden Maya için intikam almaya çalışsın diye.
İntikam. Bu delilik.
Beni öldürmek isteyen Derek nerede?
Arıyoruz.
- Güzel. - Maya'yı da.
İkisini de bulana dek polis seni korumalı.
- Ne öneriyorsun? - Evin dışında üç memur.
Derek'in sana yaklaşmasını engelleyebilirler.
Ya da burada kalabilirsin.
Hayır. Eve gideceğim. Peki ya Maya?
- Sence hayatta mı? - Öyle umuyoruz.
- Bir piyon olabileceğini düşünüyoruz. - Bir piyon. Ne için?
Asla suçlanamayacağı bir cinayetle biten bir oyun.
Benim öldürüldüğüm cinayet. Evet.
Her şey yolunda mı?
- Burada her şey yolunda. - Selam anne.
Elliot sana bir şey söylemek istiyor. Veriyorum.
Okulun yetenek yarışması yarın, katılmayacaktım
ama biri hastalandı, yer açıldı ve çok istiyorum.
Ama bizi takip eden adam yüzünden evden çıkmamamız gerekiyor.
Gösteri yapmak istiyorsan yap.
- Memur Chester'ı çağıralım. - Öyle mi?
- Evet. Peki ne yapacaksın? - Bu bir sürpriz.
- Bayılacaksın. - Babanı verir misin?
Evet.
Elliot'ın ne yapacağını söyleyemem.
- Ne? - Elliot gizlilik yemini ettirdi.
Çocuk okulda zorbalığa uğruyor
ve sahneye çıkıp kendince havalı bulduğu bir şey yapmak istiyor.
- Beowulf. Yazarı anonim. - Şapşal!
- Onu canlı canlı yiyecekler. - Ona yardım edeceğim.
Sen mi? Sen mi yardım edeceksin? Olmaz ki.
- İyi misin? - Kimse var mı?
Seni sonra arayacağım.
Merhaba. Kimse yok mu?
Bu odaya daha önce hiç girmemiştim.
Yapmadıkları şeyleri itiraf eden insanlar olduğunu duymuştum.
Nedenini hiç anlamamıştım. Şimdi anlıyorum.
Bu beton duvarlar. Camlar.
Çocukken başım sadece bir kez belaya girdi.
Arkadaşlarla cesaret oyunu oynuyorduk. Birbirimize doğru bisiklet sürüyorduk.
Gözünü kırpma.
Direksiyonu kırarsan kaybedersin.
Morgan, gitmelisin. Bir bomba ihbarı aldık.
- Ya o? - Onun yaptığını düşünüyoruz.
Otobüsteki biri sesi duymuş ve 911'i aramış.
- Çantayı bırakanı gören? - Hayır.
- Kameralar da bozuktu. - Bomba nerede?
Yoktu. Sadece arkasına flaş bellek bantlı bir zamanlayıcı.
Onu tanıdım.
İyi ve güzel hissediyorum Hiç hissetmemem gerektiği gibi
New Order'dan Bizarre Love Triangle'ı söylüyor.
Clark sorguda bu yüzden aşk üçgeninden bahsetti.
- Ne zaman çekilmiş? - Bilmiyorum.
Çeken tüm verileri silmiş.
Maya'nın yaşadığını kanıtlamak için videoyu kullanamayız.
Daha da garipleşiyor. Torbada amonyum nitrat çıktı.
- Bomba yapımında kullanılır. - Yani bir bomba var ama burada değil.
İki saatten az kaldı.
"Helen of Monaco." Bu markayı tanımıyorum.
Yeni bir çanta. Bu iplik ne?
- Bir anlamı var mı? - Her şeyin bir anlamı var.
Aman Tanrı'm.
Otobüs ne zaman kalkmış?
Matthew karakola geldikten sonraysa, çok iyi bir mazereti var.
Evet, tüm Los Angeles Polis Teşkilatı.
Roman Sinquerra.
Biz LAPD'den Dedektif Özdil ve Forrester.
Kayıp mı oldunuz?
Sadece bir dakika konuşmak istiyoruz.
Bir yere yetişmem gerek.
Burada bir şey olmalı.
Umarım haklısındır, zaman azalıyor. Teknisyenler çantayı inceliyor.
Matthew'nun otobüse bıraksın diye tuttuğu kişinin DNA'sını bulurlar.
Yüzünü görmemiştir.
- Teğmen hâlâ onunla olmalı. - Al. Oz arıyor.
Haber var mı?
Roman'ı bulduk. Bizimle konuşmuyor, takip ediyoruz.
- İşte gidiyor. - Sana bir fotoğraf gönderiyorum.
Bu Roman değil.
Emin misin?
Çocuğumuz olduğunda adamı gayet iyi gördüm.
Yani evet, oldukça eminim.
O adamı hiç görmedim.
Kim olduğunu, neden Roman'ın adını kullandığını bulmalıyız.
- Teşekkürler. - Yanındayız.
Diğeri nasıl gidiyor?
En sevdiğim arkadaşımı boğmaya çalışan adam mı?
- Beni duydun, Daphne. - Evet.
- Dikkatli ol. - Siz de.
Gitmeliyim.
İyi misin?
Yeterince iyiyim.
- Daha ne söylememi istiyorsun? - Sağlam bir mazeretle başlayabilirsin.
Bu şehirde kitap okumak için evde kalan tek kişi ben olamam.
Dört kişiyi kaçırdığından şüphelenilen tek kişi.
Banka hesaplarıma, arabama bakın. Evimi bile arayabilirsiniz.
Evinin aranmasına izin mi veriyorsun?
Keyfinize bakın. Saklayacak bir şeyim yok.
Bir şey olmasa bizi o daireye sokmazdı.
Tüm daireleri kontrol ettik. Patlayıcı izi yok.
Girebilirsiniz.
Bu adam bana ne anlatmaya çalışıyor?
Maymunları sevdiğini. Morgan, acele etmeliyiz.
Bombanın patlamasına bir saat kaldı, Maya kayıp.
No comments yet. Be the first to leave one.