Las primeras 200 líneas.
SYDNEY, 1959
GOODE'UN YERİ
Dikkat edin. Teşekkürler. Dikkat edin.
-Günaydın. -Günaydın. Pardon.
-Hazır mısın? Yoğun bir hafta olacak. -Bilmez miyim hiç?
-Günaydın. -Merhaba.
-Merhaba Patty. Merhaba Fay. -Merhaba.
Günaydın.
-Londra'ya gitmeyi düşünüyor musun? -Bilmem. Ben istiyorum. Reg istemiyor.
-Hafta sonu nasıldı? -İdare eder.
-Frank seni dışarı çıkardı mı? -Kendisini çıkardı.
Balık tutmaya gitti.
Buradan başlayacaksın.
Hadi canım!
-Şuna bak. -Seni şu hanımlarla bırakacağım.
Beni izle.
Umarım geçen yılbaşı gelenden daha iyidir.
-Günaydın Bayan Cartwright. -Günaydın Bayan Cartwright.
Bayan Baines, Bayan Williams, bu Bayan Miles.
-Lisa. -Lisa Miles.
Yılbaşı yoğunluğunda ve indirimlerde yardımcı olacak.
Evet, işte böyle. Bu hanımlar sana işi öğretirler.
Pekala.
Umarım çok çalışmayı seviyorsundur.
Sizi burada görmek çok güzel. İyi günler dilerim.
Sen... Liste yaptın mı?
Affedersiniz. Pardon.
Dikişleri düzeltebileceğinizi umuyordum.
Maalesef şu anda sadece boy alabiliyoruz.
Şuradaki askıya as. Bedenlerine göre dizdiğine emin ol.
Tamam.
Bu düğüne uygun mu?
Emin değilim. Bu ilk günüm.
Çalışanlar hiçbir şey bilmiyorlar.
Onları nereden buluyorlar?
-Üzgünüm. -Merak etmeyin bayan.
Lisa. Bayan Miles. Kova ve paspas lütfen canım.
Depoda.
-Nerede tanıştınız? -Myra'nın erkek arkadaşıyla çalışıyor.
Karşı konulamaz olduğunu sanmıştım. Ona bir haberim var.
Üstüme fazla düştü. İstedikleri tek bir şey var.
Hepsinin.
Hepsi olmayabilir.
Ne demek istiyorsun?
Hiç.
Frank biraz...
İlgisiz mi?
Güzel. İşin sırrı bu.
Okuldan yeni mi ayrıldın Lisa?
-Liseye mi geçtin? -Hayır. Mezun oldum.
Mezun mu oldun? Kaç yaşındasın?
16.
Şubatta 17 olacağım.
Ben 16 yaşındayken iki yıldır ayakkabı firmasında çalışıyordum.
-Öğretmen mi olacaksın? -Hayır.
Ne olacaksın?
Şair olacağım.
-Şair mi? -Şair mi?
O işte para olduğunu pek sanmıyorum.
Yani şair olmaya çalışacağım.
Ya da oyuncu.
-Oyuncu mu? -Oyuncu mu?
Tivoli'deki gibi mi? Koroda mı?
Şey, hayır... Ben daha çok gerçek tiyatroyu kastetmiştim.
Shakespeare, Eugene O'Neill, Molière.
Mollie-kim?
Hiç duymamıştım.
Dikkat edin.
-Teşekkürler. -Zevkle.
Hey.
Tünaydın hanımlar.
Güzel bir gün, değil mi?
Böyle bir yerde yaşadığımız için şanslıyız.
Yeni genç kız sen olmalısın.
Yakında yanıma gelirsin.
Bu sezonda yardıma ihtiyacım oluyor.
Bu kim?
Magda, mültecilerden.
Mülteciler. Göçmenler.
Buraya gelip savaştan önce Paris'teki bir moda işiyle ilgili...
...uydurma bir hikaye anlatıp bize üstünlük taslıyor.
Ama iyi göründüğünü söylemeliyim.
En az 45 olmalı.
Annemden yaşlı.
Patronluk taslayan iki kişi dışında...
...Bayan Cartwright denen bir hanım var...
...ve Bay Ryder ve Magda adında bir göçmen.
Onlara "Yeni Avustralyalılar" demeliyiz.
-Diğer ikisi onu sevmiyorlar. -Neden?
Bilmem, ukala olduğunu düşünüyorlar.
Ukala.
Ben gidiyorum.
Nasıl gidiyor canım?
İyi gidiyor baba. Bir sürü eşya taşıyorum.
Bu iyi.
Seni güçlendirir. Şu haline bak, az beslenmiş bir kanarya gibisin.
Pekala. Sabah görüşürüz.
-Görüşürüz. -Güle güle.
Bu sana geldi.
Sydney Üniversitesi
Bayan Lesley Miles
Devlet Bursu Başvuru Formu
Babamın imzalaması gerekiyor.
-Sence imzalar mı? -Bir yolunu buluruz.
Kolay olmayacak ama doğru zamanlama önemli.
Bak, baban iyidir.
-Sadece bazen biraz... -İdare etmek mi gerekiyor?
Evet.
Goode's Mutlu Yıllar Diler
GOODE'S Mutlu Yıllar Diler
Bana yardımcı olabilir misin canım?
Fermuarı çekebilir misin?
Bu...
Ben... Olacağını sanmıyorum.
Saçma.
Hep bu bedeni giyerim.
Bilmiyo...
-Aç! Aç. -Ben... Özür dilerim.
-Ne yaptın? -Ben...
Tasarım Kıyafetler
Şimdi Bayan Wentworth, hareket etmemeye çalışın.
-Gitsen iyi olur. Biz hallederiz. -Özür dilerim. Özür dilerim.
Sorunu anladım.
Bayan Wentworth, son zamanlarda fermuarlarla ilgili çok sorun yaşıyoruz.
Melbourne'da ya da Japonya'da ya da öyle bir yerde yapıyorlar.
-Oldu. -Teşekkür ederim.
-Ne oldu? -Yeni yardımcı.
Biliyorum, haksızlık olabilir ama belki de o genç kızı kovmalıyız.
Bayan Wentworth kavga çıkarmaya hazır.
Ailesi Goode's hisselerine sahip.
Sorun çıkaracağını sanmıyorum Bay Ryder.
Girmek istediği beden duyulursa...
...herkes ona güler.
Ve sanırım bu duyulabilir Bayan Cartwright.
Duyulabilir Bay Ryder.
Duyulabilir.
-Yemekhaneyi sevmedin mi? -Pek sayılmaz.
Burası daha güzel.
İyi bir kitap olmalı.
Öyle.
Harika. Bitirmek üzereyim. İstersen ödünç alabilirsin.
Çok kalın, bilmiyorum.
Adı ne?
Anna Karenina.
Romantik mi? Romantik şeyleri severim.
Sayılır.
-Hadi, gitsek iyi olur. -Evet.
Yazarı Tolstoy. Rusya'da geçiyor.
-Rusya mı? -Evet.
-Sen Rusça bilmiyorsun. -Hayır. Hayır, bu çeviri.
Evet.
Pardon, asıl mesele...
...eve gidip denedim. Benim rengim değil.
Beni yansıtmıyor.
-Anlıyorum... Lisa, asansörün yanına. -Tamam.
Kontrol etmeni istediğim satış defteri ne oldu?
Her sayfadaki toplamı alıp faturalarla karşılaştırmalısın.
Evet, yaptım.
Bayan? Elbisem?
Evet, değiştirebilirsiniz ama giymediyseniz.
Giymedim.
Pekala. Değişimler üçüncü katta yapılıyor hanımefendi.
-Yalancı. -Tabii ki.
Şuraya bak. İşte geliyor. Bayan Hırvatistan 1938.
Hanımlar.
Bugün küçük öğrenci kölenizi birkaç saatliğine çalıyorum.
-Hayır. Olmaz. -Yoğun olduğumuzu görmüyor musun?
Görüyorum ama hepimiz yoğunuz.
Cartwright, Lisa'nın tüm hafta kalabileceğini söyledi.
Bayan Cartwright ile meseleyi konuştuk. Gel Lisa.
Sana Tasarım Kıyafetler'de işlerin nasıl yürüdüğünü göstereyim.
Gel.
Lanet olsun.
Bu hafta yardım lazım olduğunu biliyordu.
-Tipik. Burası onun sanıyor. -Evet, tipik.
-Bunun başka rengi var mı? -Elbette hanımefendi.
Bu kıyafetlerin hepsi eşsiz...
...ve hepsi en iyi tasarımcıların.
Örneğin bu, Hardy Amies'in.
Bu tasarımlardan birini giyen bir müşteri...
...aynı şeyi giyen biriyle karşılaşmayacağını bilir.
Bu bir kadının başına gelebilecek çok korkunç bir şeydir.
Aynı giysiyi, Melbourne'daki George's'ta bulabilirsin...
...ama kim Melbourne'a gider ki?
Aynı modelin farklı bedenlerini de bulundurmuyoruz. Neden?
-O zaman kıyafet eşsiz olmaz. -Kesinlikle.
Bu, genç kadın yöneticilerimiz için mükemmel.
Trocadero'daki bir baloya katılmak için olabilir.
Tasarımcısı Elizabeth Arden.
Amerikalılar çok modernler.
Bunu...
...kendim için isterdim, kesimi çok iyi.
Detaylara bak. Ama İngiliz tarzı bana çok uymuyor.
Bunu anlayamıyorum ama bütün İngiliz kadınlar armut şeklinde.
Şimdi Fransızlar.
Jacques Fath...
...Chanel, büyük Dior, göğüslü ve basenli kadınlara göre dikiyor...
...ama yine de onları zayıf gösteriyorlar, sanat budur.
Bunlar çok pahalıdır sanırım.
Pahalı mı?
No comments yet. Be the first to leave one.