Lucky

Lucky

Laadige alla Turkish subtiiter

Hooaeg 1

Väljalaske info

Lucky 2026 S01E05 Are We Bad People 1080p ATVP WEB-DL DDP5 1 Atmos H 264-FLUX
Kommenteerib desprite
Alt yazı çevirmeni: Orhan Cevher

Sildid

webdl
Avaldatud: 2026-08-05
Allalaadimised: 13
Kuulmispuudega: No
FPS: 23.976

Turkish subtiitrite eelvaade

Esimesed 190 rida.

Siktir.

Pardon. Bana yardım etmeniz gerek. Büyükannem yaralandı.

- Sakin olun. - Onu kaybedemem.

Büyükannenle ilgileneceğiz ama seni de sedyeye almalıyız.

Ben iyiyim. Ben… Onunla birlikte olmalıyım.

Hâlâ şoktasınız. Ciddi yaralarınız olabilir.

Efendim, lütfen onunla gitmeme izin verin. Ölürse ve yanında olmazsam…

Lütfen.

- Tamam. - Sağ olun.

Yetmiş bir yaşında kadın, birden fazla yaralanma.

Muhtemel kafa travması, akciğerde çökme.

Tansiyon 50 civarında. Adrenalinle 80'e çıkardık.

Her şey yolunda. Elimi sıkabilir misin?

Sıkmayı deneyebilir misin?

Hey! Pardon. Torunu siz misiniz?

Ne? Evet.

Adı ne?

- Ruth Turner. - Ya sizin?

- Amanda Turner. - Tamam.

Herhangi bir ilaç kullanıyor mu?

Emin değilim.

Tıbbi geçmişi için yardımcı olabilir misiniz?

- Hayır, ben… Hayır. - Bir rahatsızlığı var mı?

Bir haftalığına ziyaretine geldim. Bilmiyorum.

- İyileşecek mi? - Kurtarmak için gerekeni yapacağız.

Tamam.

- Sizi de kontrol ettirmemiz gerek. - Yok, ben iyiyim.

- Şoka girmişsiniz. - Ben iyiyim.

İçecek bir çeşme var mı? Su içmem lazım.

Size bir bardak getireyim. Bekleyin. Hemen döneceğim.

Hayır!

- Daha hızlı Lucky! - Deniyorum.

ACİL BİRİMİ

İyi misiniz?

MARISSA STAPLEY'NİN ROMANINDAN UYARLANMIŞTIR

Daha iyi misin?

- Ne zamandır buradayım? - Çok olmadı.

- Ne oldu? - Bayıldın.

Seninki gibi durumlarda oldukça yaygındır. Adrenalinle ayakta duruyordun.

Ruth ameliyatta.

- Kim? - Büyükannen.

Durumu hâlâ kritik ama ellerinden geleni yapıyorlar.

Sen dinlen, tamam mı?

Tanrım. Billie.

Hey. O iyi olacak.

Al.

Ben iyiyim.

İyi görünmüyorsun.

Sevdiğim biri ölebilir

ve ona dediğim son şey "Senden nefret ediyorum" oldu.

Babama her zaman ondan nefret ettiğimi söylerdim.

Ciddi değildim.

Onun için her şeyi yapardım ve sanırım o da bunu biliyordu.

Belki nefret ettiğim oydu.

Ne yapacağımı bilmiyorum.

Oraya git ve öyle demek istemediğini bilmesini sağla.

İyi misiniz?

Evet.

İyiyim. Sadece bu gece için bir oda lazım. En ucuzu neyse.

Tabii ki. Kimlik lütfen.

Tamam.

Merhaba. Ben Peter Kershaw. Billie'nin patronuyum.

Evet. Ben Alison. Daha önce tanışmıştık.

Durumu nasıl?

Kafatasında ezilme var.

Gözlem için iki gün tutacaklar.

Peşinde olduğu insanları yakaladınız mı?

Biri olay yerinde öldü. Diğerini hâlâ arıyoruz.

Kim? Kim öldü?

Cary Masterson. Kurşun yarası.

- Ya Lucky? - Yakalayamadık.

O zaman burada ne işin var?

Sadece kendini öldürtmemeni sağlıyorum.

Bana biraz su ver.

Eminim uzakta değildir.

Muhtemelen yaralı hâldedir. Buralardayken onu bulmalısın.

Evet. Sen de takıntı yapmayı bırakıp biraz dinlenmelisin.

Âmin.

- Gates nerede? - İşini yapıyor.

Bu son sorun, tamam mı?

Buraya seni kızdırmaya değil kontrol etmeye geldim.

Herhangi bir gelişme olduğunda haber veririm.

Al bakalım.

Yakılmasını istiyorum…

…ve mümkün olan en kısa sürede bir tören yapacağız.

Soğuk, karanlık bir morgda tek başına yatmasını istemiyorum.

Ben ilgilenirim.

Arkadaşlarının kim olduğunu bilmiyorum.

Ya da olup olmadığını.

Sanırım benim tanıdıklarım olacak.

Sanırım bende de onlardan pek kalmadı.

Düşündüğünden fazlalar.

Wayne'e söylenmeli.

Adamlarını ararım.

Sence gelir mi?

Çocuğu defnedelim. Onu uğurlayalım.

Geri kalan her şey… Sadece ikincil.

Evet, haklısın.

Seni biraz rahat bırakacağım.

Oturabilirsin. Lütfen.

Hadi, onları şimdi arayabilirsin.

Bakalım Wayne ne diyecek.

Bir şey yok. Ne demeye çalıştığımı bilmiyorum.

Bence biliyorsun.

Biz kötü insanlar mıyız?

Neden öyle düşünüyorsun?

İyi insanlar olmadığımızdan eminim.

Çok düşündün, ha?

Isı kaynağımız nedir? Dünya'da.

- Güneş. - Soğuk kaynağımız nedir?

Antarktika mı?

Soğuğun kaynağı yoktur.

Soğuk sadece ısının yokluğudur.

Yani bu sadece güneşten ne kadar uzakta olduğunla ilgili bir soru hâline gelir.

Bu bir derece meselesi.

Yani kötülük yoktur, sadece iyilikten ne kadar uzak olduğun mu önemlidir mi?

İyi ve kötü, insan yapımı kavramlardır.

Diğer insan yapımı her şey gibi son derece kusurludurlar.

Sence bir aslan, bir antilobu öldürmek

iyi mi kötü mü diye düşünerek bir saniyesini bile harcar mı?

Hayatta kalmak için yapması gerekeni yapar.

- Evet ama biz hayvan değiliz. - Sadece öyle değiliz dediğimiz için.

Size ne getireyim?

En ucuz burbonunuz lütfen. Bir de küp şeker.

Müesseseden.

Teşekkür ederim.

Saçmalık, değil mi? Bazı insanlar çok şanslı.

PİYANGO KAZANANI ADAYI SATIN ALMAYI PLANLIYOR

Affınıza sığınıyorum. Beni kötü bir ruh hâlinde yakaladınız.

- Sorun değil. - Eve dönüş uçuşum iptal oldu.

Ben de boktan bir gün geçirdim…

O zaman kötü şansımıza.

- O herifi de sikeyim. - Evet.

Sikeyim o adamı.

O uçuş yüzünden kızımın doğum gününü kaçıracağım.

Onu üzmek istemiyorum, anlıyor musun?

Bunun için endişeleniyor olman

muhtemelen endişelenecek bir şey olmadığı anlamına gelir.

Peki, sana ne oldu?

Görevli bana yanlış bavulu verdi.

Bu da demek oluyor ki muhtemelen biri bavulumu alıp gitti.

İzini bulacaklarına söz verdiler ama o zamana kadar ben…

Yabancı birinin kıyafetlerini mi giyiyorsun?

Hayır.

Hayır, bunlar kocamın kıyafetleri aslında. O…

Bugün öldü.

Onları giyiyorum çünkü benimkiler kan içinde.

Bir araba kazası geçirdik ve o öldü

ve ben burada seninle konuşuyorum.

Üzgünüm, beni affet. Dürüst olmaya pek alışık değilim.

Başka bir gün olsa, saçma sapan bavul hikâyesine devam eder

kızın için duyduğun vicdan azabını kullanarak odamın parasını ödeyip

bana para vermen için seni kandırırdım.

Tüm bunların boktan yanı nedir, biliyor musun?

Senden istememe bile gerek kalmayacak olması.

Israr edecektin.

Çünkü küçük kızı için endişelenen bir adama

söylenecek mükemmel sözleri biliyorum.

Ama yaptığın bu değil mi?

Hayır.

Neden?

Çünkü bu şekilde olmaktan çok yoruldum.

Ve…

…bugün gerçekten tam kötü bir insan olmadığıma inanmaya ihtiyacım var.

Bilge biri bir keresinde bana şöyle demişti:

"Bir konuda endişelenmen muhtemelen endişeye gerek olmadığı anlamına gelir."

O pek bilge değildi.

Araba kazası, kocan.

Onlar doğru mu?

Kavga ediyorduk.

Ve söylediklerim için çok pişmanım.

Onlar son sözlerin olmak zorunda değil.

Tamam Yoda.

- Sağ ol. - Bir içki daha?

- İsterim. Olur. - Evet mi?

Birer tane daha alabilir miyiz?

Siktir ya. Priscilla.

Priscilla!

Priscilla.

Çok iyi geliyor.

Onu ben mi öldürdüm Dutch? Bunu ben mi yaptım?

- Tabii ki yapmadın. - Hayır. Onu o arabaya ben mi bindirdim?

Ona yapmasını söylediğin şeyi yapsaydı şu anda hayatta olurdu.

Evet ama onu bu hayata ben soktum.

- Onu çok zorladım. - Hadi ama.

Böyle konuşarak bir yere varamazsın.

Evet ama yaptım. Yine de yaptım. Şey yapabilirdim…

Onu yatılı okula gönderebilirdim.

Onun için daha iyisini yapabilirdim.

Kötü anlarda geriye dönüp bakmak ve bir tür çarpık muhasebe

Kommentaarid

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left