Az első 200 sor.
Bu hikâye dört tembeli ve...
Tanrım, bunu anlatmak için önce sarhoş olmalıyım.
Bu kalın kafalının adı Cliff Steele.
Kendisi, ailesini ikiye katlanmış bir römorkun altına...
...arabasıyla sokan egosantrik bir yarış şampiyonuydu.
Artık bedeninden geriye yalnızca...
...Niles Caulder'ın robotunun içinde yaşayan beyni kaldı.
Motor!
Rita Farr ise bir sinema yıldızıydı.
Ardından gizemli bir sıvı tüm bedenini korkunç bir kütleye...
...çevirdi ve toplumdan uzakta yaşamak zorunda kaldı.
Muhteşem bir pilottu, harika bir hayatı, harika bir karısı ve bir de sırrı vardı.
Kozmik radyasyona maruz kaldı ve görebileceğiniz en kötü güneş yanığına tutuldu. İşte sonucu!
Bir adamın içinde yaşayan bir enerji formu oldu.
Son olarak, Jane. Eşsiz güçleri olan 64 farklı kişiliğe sahip.
Ve her biri çok değerli.
Siz pislik heriflerden hanginizin kıçına tekmeyi basayım?
Lanet olsun.
Günün birinde bu palyaçolar bir arabaya atladı...
...palyaçolar şehrine gittiler ve ortalık savaş alanına döndü.
Bu dizinin ihtiyacı olan son şey eğitimli bir eşekti...
...burada da ben devreye girdim.
Nazi'nin teki beni bir Rubik küpüne çevirdi...
...ve kaosa duyduğum arzuyu gösterişli bir yaratığa aktararak...
...bu şehri kendini yok etmeye mahkum etti.
Her şeyi hatırladınız mı? Güzel.
Öyleyse iddialı küçük bölümümüz başlasın.
Çeviri: AnginaPectoris İyi Seyirler...
Yargılanacakları gün geldi.
Tanrım, seni aşağılayanların...
...sonsuz ateşte cezalandırılma zamanı geldi.
Ben sana ölümüne inandım.
Beni taçlandır ve en kutsal yanına yerleştir.
Evet! Yönetmeye hazırım...
...Baba...
Bu ne böyle ya?
Ucube gösterisine tekrar hoş geldiniz millet.
Nerede kalmıştık?
Hayır!
Evet. Koca ağzımı açmak üzereydim.
Ne yazık ki dışlanmışlardan oluşan ekibimiz...
...henüz büyük kahramanlıklar yapmaya hazır değildi.
Biricik babaları onlara bunu öğretme zahmetine katlanamamıştı.
Kiminle konuşuyorsun?
Grant Morrison hayranları, DC hesapları olan Reddit trolleri...
...ve eşeğin osurmasının ardından diziye devam eden üç yeni hayranla.
Hâlâ bu hikâyenin kontrolünün sende olduğunu sanıyorsun, değil mi?
Aksini gösteren bir şey göremedim, dostum.
Demek ki bende. Bir daha asla elimden kaçamayacaksın.
Hayır!
Bu Şef!
Hayır!
Jane! Jane!
Yapma.
Bekle! Hayır, bunu yapma!
Hayır, Jane. Ne yapıyorsun?
Hayır! Hayır. Jane!
Jane! Yapma!
Lanet olsun.
Lanet olsun!
- Lanet olsun! - Anladık be!
Hepimiz olanları gördük. Bariz olanı dillendirmeye gerek yok.
Çok üzgünüm. Aşırı tepki mi veriyorum?
İsteri nöbetinin bir faydası olacağını düşünmüyorum.
Birincisi, isteri nöbeti falan geçirmiyorum.
İkincisi, senin ne yardımın dokunuyor sanki?
Benim mi? Hiç.
Bak, her şey yoluna girecek.
Şef her zaman kaybolur.
Koca bir deliğin içinde mi kaybolur?
Yerin dibinde mi kaybolur?
Laf sokmana gerek yok.
Niles Caulder'ı uzun zamandır tanıyorum...
...ve ne kadar süre kaybolursa kaybolsun daima geri döner.
Peki ya Jane?
Ya şehir?
İnan bana, Jane başının çaresine bakabilir.
Şef de geri döndüğünde şehirle ilgili ne yapılması gerektiğini söyleyecektir.
İnkâr, isteriden daha mı iyi yani?
Şef'in düşmanlarının peşinde olduğunu söylediği kısmı unutuyorsun sanırım.
Aslına bakarsan geri kalmak için...
...ısrar ettiğinde, bu kısmı görmezden gelen sendin, ne için peki?
Birkaç kasabalıyı korumak için mi? Birkaç kötü adamı dövmek için mi?
Şu anda buradan millerce ötede olabilirdik.
Ama değilsin. Benim için otobüsü geri çevirdin.
Senin için otobüsü geri döndüren Jane'di.
Ben de geçici bir delilikle peşine düştüm.
Doğru şeyi yapmak istedim diye beni dava edeceksen et.
Doğru şey şimdi nasıl görünüyor peki?
Etrafına baksana, Cliff.
Burada dövülecek hiçbir şey yok.
Tüm bunlardan sorumlu olan biri var.
Biz.
Yaşananlar, olması gerekenlerdi.
Dünyada yaşamaya çalışırsak olacak olan bu işte.
Niles bizi uyarmıştı.
Haklı olduğu ortaya çıktı işte.
Bundan sonra Şef'in tüm tavsiyelerine uymalıyız.
Şaka mı bu?
Yine mi kaçıyorsun?
Buradan mümkün olduğunca uzağa gideceğim.
Sen nereye gidiyorsun?
Bugün günlerden perşembe.
Çöp günü.
Bu mudur yani?
Bunu tek başıma yapacağım.
Ne bekliyordun ki, Cliff?
Biz kahraman değiliz.
- Bir saniye. - Acele et.
Neden bu kadar uzun sürdü?
Seninle konuşmak istiyor.
Bu saçmalık da ne?
Tebrikler, dostum.
Az önce hafif suçtan ağır cezaya terfi ettin.
Aradığın benim, şapşal.
Polisler yolda.
Sen Cyborg'sun.
Bana Vic diyebilirsin.
Selam, baba.
Sistem raporlarını analiz için yükledim.
Sorguya gerek yok, basit bir hırsızlık vakası.
Tanrı Cyborg'dan razı olsun.
600 doları kurtardım.
Bir de muhtemel cinayet kurbanını.
Hırsızın yüzünü görmüştü.
Bu ikinci kez oluyor, üçüncüye mahal vermemeliyiz.
Failleri tutuklamak yerine dalga geçerek 57 saniye harcamışsın.
- Hemen çıkarımlara gelebilir miyiz? - Tamam.
Çok daha iyisini yapabilirsin.
Daha iyisi. Anlaşıldı.
Ben bir şeyler yiyeceğim.
Bir sonraki emre kadar gizlilik moduna alıyorum.
Anlaşıldı.
N'aber dostum?
Kılavuz. Suç kayıtlarını aç.
Çok yüzeysel. Daha derinlemesine istiyorum.
ARGUS yayınını araştır.
Korkunç, yıkıcı, kaotik.
Yerli halkın gördüklerini tarif etmek için kullandığı kelimelerden bazıları.
Jim, baksana...
Bizi buraya bir saldırıyı soruşturmamız için gönderdiğini...
...biliyorum ama burada hiçbir şey yok.
Tüm kasaba gitmiş.
Kahretsin, Frank.
Etrafına polis şeridi geçeyim mi?
Evet. Raporunda su kirliliği, gaz kaçağı falan yazarsın.
Karınca Çiftliğinin bekleyen işlerine bunu da eklerim.
Kasabanın adı ne demiştin?
Cloverton. Cloverton, Ohio.
Bugün neler yapacaksın bakalım?
Gözümü tamir ettikten sonra yani.
Sonrası diye bir şey yok, Vic.
Senin programını geliştirmek tam zamanlı bir iş.
Sonunda.
Niles!
Vic.
Tanrım! Son görüştüğümüzden bu yana iki cm daha uzamışsın.
İmkânsız. Kazanın ardından sibernetikler büyümesini dondurdu.
Sen de hiç değişmemişsin.
Nasılsın, Silas?
Sabırsızım. 10:30'da buluşacağız demiştik, Niles.
Atacama'daki astronomlar, camlarıyla...
...neden bu kadar ilgilendiğimi bir türlü çözemedi.
Çinliler ise Yunnan'a girmeme bile izin vermedi.
Ben de lens tekniğimi, Birmanyalı sürgündeki eski bir mühendisten aşırmak zorunda kaldım.
Sıradan bir gün desene.
Gençliğimi egzersize borçluyum.
Buna değdi de.
Cloverton'daki sirk işi ne alemde?
Beni meşgul ediyor işte.
Muhteşem insanlarla çalışıyorum.
Hepsinin büyük bir...
...potansiyeli var.
Tıpkı senin gibi, Vic.
Korkunç ve devasa bir çeşit kütle salıverildi.
Korkunç, yıkıcı, kaotik.
Lanet olası kaltak! Ya paranı verirsin, ya da geberirsin!
Affedersiniz.
Nasıl yardımcı olabilirim?
Sıradaki otobüsle gidebileceğim en uzak yer neresidir?
Ismay, Montana. Devasa gökyüzü ülkesi.
Harika. Bronzlaşmak için sabırsızlanıyorum.
Görünümüm konusunda sizi rahatlatmak için yaptığım bir şakaydı.
İyi misiniz bayım? Size bir çeşit havai fişek çarptı da.
- Vaz mı geçtiniz? - Başka bir yeri deneyelim.
Hayır. Sakın ha seni küçük...
Anne, mumya uyandı.
Jenkins. Muhteşem birahaneleri vardır.
Kernville de güzeldir. Tesisatları harikadır.
Fark eder mi?
Seni lanet olası.
Benden ne istiyorsun?
İnsanları senden korumaya çalışıyorum!
Senden!
Bırak gideyim.
Bırak gideyim.
Gel bakalım, eşekçik.
Gel oğlum, gel buraya.
Kıpırdama. Hayır, eşek!
Kahretsin! Beklesene!
No comments yet. Be the first to leave one.