Az első 200 sor.
Aaron, Ben Gerry Hadler.
Uzun süre oldu.
Cenaze için..
..burda olmalısın.
Luke'un cenazesi için.
Seni bekliyoruz.
Hava durumu..
Hala görünürde yağmur ihtimali yok ve..
..tüm eyalette kuraklık,..
..yangın tehlikesi hakim.
Benzer bir haberde, tüm eyalette...
..yaklaşık %70 kuraklık ilan edildi.
Eyalet yönetimi tarafından kırsal alanlara..
..yardımlar yapılmakta ancak çiftçiler büyük zorlukta.
Kendilerini bu yaz beklenen..
..yangınlara hazırlıyorlar.
Orman Yangını ve Doğal Tehlikeler Araştırma Merkezi' ne göre..
..beklenenden sıcak bir kış mevsimi...
Sen de şu gazetecilerden misin?
Hayır, Luke'un eski bir arkadaşıyım.
Çok trajik.
Bu sıcak ve kuraklıkla boğuşuğumuz günde..
.. busabah hep birlikte burada toplandık.
Karen, Billy ve Luke'un..
..ruhlarını onurlandırmaya geldik.
Bu, hep beraber..
..üstesinden gelmemiz gereken bir zorluk.
Üzüntülüyüz ancak umutlu olmalıyız.
Birlikte..
..Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adına..
..dua edelim.
- Hadi yürü! - Hadi, hadi!
- Tut, Gretchen. - Aman sağol.
Çok güzel. Acele et.
Kıskandın mı?
Ya, ne demezsin.
- Ellie kıskandı ama! - Oh!
Bok gibi görünüyorsun.
Nasılsın, Gretchen?
Gelecek misin diye merak etmiştim.
Başka nerede olacaktım ki?
Hadi. Barb ve Gerry rezervasyon yapmış.
Herkes sandviç yapıyor.
Hey, Lachie! Nazik nazik!
Luke, bir çocuğun olduğunu söylemişti.
Öyle mi?
Zavallı. Billy'le aynı sınıftalar.
Bir çocuğa böyle bir şeyi..
Luke sana bir şey dedi mi?
Hayır.
Aslında onu arayacaktım ama..
..anlarsın işte, nereden bileceksin.
Bahaneye gerek yok. Hepimiz suçlu hissediyoruz.
Şuraya bırakayım.
Bugün, Karen ve Billy'i..
..anmaya geldiğiniz için..
hepinize teşekkür ederiz.
Çok ama çok korkunç bir olay;
ancak umarız ki Luke aklınızda hep..
..önceden olduğu gibi kalır.
Bir çoğunuz arkadaşıydı ve..
..ailesini seviyordu.
Evet, onları doğrayana kadar.
Hayır, bugün olmaz.
Hey, ben buraya çocuk ve Karen için geldim tamam mı?
Katilin tekini anmak için değil.
- Oh! - Kapa çeneni, Grant.
Ne şimdi, ne de hiçbir zaman.
- Huu! - O nasıl koşmak?!
- Hadi! - Aaron!
Whoo-hoo! - Whoo-hoo! Hadi, Luke!
Whoo! Hey, Gretchen.
Nerde kaldınız?
Ellie.
- Uzak dur, Mal. - Olamaz.
Ellie?
İşte Charlotte.
Mamasına alışmaya çalışıyor.
Ve çok da hereketlisin, değil mi tatlım?
Al bakalım. Oh...
Gerry güllere çok su harcadığımı söylüyor.
Duştan sonra bir kova halbuki.
Hala da yaşıyorlar.
- Hoş geldin, Gerry. - Aaron.
Otur.
Nasıl başa çıkıyorsunuz?
Sorduğun için sağol.
Gelenlerin çoğu..
..gözümüze bile bakamıyor. Değil mi Gerry?
Kesinlikle Luke yapmadı bunu.
Asla yapmaz, sen de biliyorsun.
Kendine de yapmaz..
..bu güzel ailesine de yapmaz.
İşte bu yüzden...
..bize yardım eder misin diye merak ediyoruz.
Barb'ın bir düşüncesi var.
Çiftliği Luke'a verdiğimizde,
ona yardımcı olduğumuzu düşünüyorduk elbette.
Ama son birkaç haftadır düşünüyorum ki...
Kuraklık bu kadar kötüyken,
herkes çaresizken,
buğday hasat yapamadan kururken...
Diyelim ki birisinden borç aldı..
..ve geri ödeyemedi.
Alacaklıları çiftliğe gelmiş ve...
Barb, eğer soruşturmanın yürütülmesiyle ilgili,
endişelerin varsa seni Melbourne' deki tanıdıklarımla
temasa sokabilirim.
Hayır, hayır. Seni haberlerde gördük.
- Pemberley davası. - Evet.
Hepimiz seni izliyorduk ve parayı geri almayı başardın.
Luke senin gibi bir arkadaşı olduğu için o kadar gururluydu ki.
Eve dönmeden önce davaya bakacak mısın?
Yasal bir izin olmadan bu davaya...
Bak.
Barb için.
O zaman da yalan söyledin, Aaron.
Luke da yalan söyledi. Hep biliyordum.
Zavallı kızın boğulduğu gün...
..Luke u nehirden dönerken gördüm;
sizin söylediğiniz yerle alakası bile yoktu.
- Tavşan avlıyorduk. - Saçmalık!
Ben oğlumu sevdim.
Bana şunun cevabını ver.
Eğer bunu o yaptıysa,
öncekini da yapmış olabilir mi?
Ellie'ye?
Eğer...
Eğer ikinizden biri o zaman doğruyu söyleseydi belki de...
Dosyalara bakacağım, tamam mı?
Ama yalnızca bu kadar.
Ellie!
Luke...
Yapma!
Luke! Bırak!
Ne yapıyorsun? Luke, nefes alamıyor!
Bırak!
- Neyin var senin?! - Özür dilerim, Ellie!
Minimum iki gece .
Tamam, zaten tek gece kalacağım...
Pekala.
Teşekkür ederim.
Peki, sert bir şey mi olsun orta ayar mı?
- Aa... - Elimde orta kalmadı.
Nasıl gidiyor?
Hiç değişmemişsin. Değil mi?
Çünkü seni rüyalarımda görüyorum.
Kim bilir ne zamandır.
Öyle değil mi, Mal amca?
- Bak kim gelmiş. - Neden geri geldin, Falk?
Mesajı aldığını düşünmüştüm.
Çocuğu da getirdin mi?
Oğlunu diyorum,
o da seninle birlikte geldi mi?!
Otur. Çocuk o zaten. Otur.
Her şey yolunda.
Bak nasıl da üzdün adamı.
Seni baban sanıyor.
Önemli değil, Bay Deacon.
Önemli değil? Bu kadar mı, Falk?
Demek önemli değil? Ha?
Zamanında söyleyecek fırsatım olmadı ama üzgünüm.
Başınız sağolsun.
Ellie için çok üzüldüm.
Siktir git, hemen.
Gidecek misin yoksa geçmene yardım mı edeyim?
Biliyorsun, Grant, burası halka açık bar.
Sen ve o da dahil olmak üzere..
..herkes burada içebilir.
Evet, asıl sorun barda olması değil zaten.
Kiewarra'da olması.
Şunu anla, oğluna da anlat.
Sizin için Kiewarra'da..
..oğlunun kızıma yaptıklarını..
..asla unutmayan insanlar dışında..
..bir şey yok.
Sakin ol, Gretch. Öylesine takılıyordum.
Seni boğacak değilim.
Onu öldürebilirdin.
Peki, tamam. Özür dilerim!
Özür dilerim, Ellie! Özür dilerim!
- Komik mi? - Peki.
Sence bu komik mi? Öyle mi?
- Evet. - Komik? Çok komik.
Özür dilerim.
Gerizekalı.
Ellie, gel biraz uzaklaşalım.
- Kes şunu! - Hadi ama!
Eğlenceliydi!
Kendinde misin sen?
Nerde o domuz, ha?!
Boku yedin. Neredesin?
Yukarda mısın ha, aynasız?!
Uyan, aynasız!
Uyan pis kokulu domuz!
Tekrar kasabamıza gelmiş ne yapıyorsun ha?!
Uyan!
Katilsin sen!
Evet!
Zavallı küçük Ellie'yi...
No comments yet. Be the first to leave one.