The Feast

The Feast (Gwleđđ)

Turkish felirat letöltése

Kiadási információk

The Feast 2021 1080p WEB-DL DD5 1 H 264-EVO
Kommentár erlat
CMRG / EVO / FGT / GalaxyRG / MkvCage / RARBG / RMTeam / XVID / YTS.MX

Címkék

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
1080
Közzétéve: 2021-11-28
Letöltések: 33
Hallássérülteknek: No

Turkish felirat előnézete

Az első 200 sor.

ZİYAFET Çeviri: Meursault

İyi bir izlenim bırakmak istiyorum.

Glenda!

Gelmezsin diye endişe ediyordu.

Geciktin.

Merkezden uzağız ama sana yol tarifini göndermiştim.

Bakmadın mı hiç?

Ziyanı yok, geldin ya.

Haydi.

Siktir!

Yemeği hazırlayıp servis edecek ve tabakları yıkayacaksın.

Kocam akşam yemeğine misafir davet ederek...

...ne çok iş çıkardığının farkına varmaz hiç.

Günlerdir bu geceyi planlıyorum.

Bir de Lynwen yardım edemeyeceğini söyleyince...

Lynwen seni çok takdir ediyor.

Onun yüzünü kara çıkarmazsın, değil mi?

Güzel.

Siktir!

Guto, kütükleri kulübeye istifledin mi?

İyi bir izlenim bırakmak istiyorum!

Başlasak iyi olur. Yapılacak çok iş var.

Kurye gelmeden önce burada olursun diye umuyordum.

Yerel süpermarket günlük erzak açısından gayet iyi,

...ama çin lahanası satmıyorlar.

Gidip masayı kur.

Kapının yanında masa örtüsü var.

Bunlar ütülendi, bıçak ve çatallar çekmecede.

Bu ne?

Çamur mu?

Kir mi?

Sen yaptıysan, bakayım bir...

Soysuz kuru temizlemeci!

Sikeyim!

Bu iş görecek artık. Annemindi.

Gweirydd, malzemeleri torbalarından çıkarmadım daha. Git buradan!

Bu kim?

Cadi. Bu akşam bizim için çalışıyor.

Lynwen yok mu?

Hafta başında Lynwen'in babası rahatsızlanmış.

Akşam yemeği yemeyeceğim.

Baban masada bizle olmanı istiyor.

Benim diyetim sadece bana özel hazırlandı.

İki haftadır diyetime uyuyorum.

İstediğini ye ama....

...babanın, triatlon meselesinde maddi desteğini istiyorsan...

...misafirler geldiğinde masada olsan iyi olur.

Cadi, masa.

Çık haydi.

Siktir!

Çiçek koy dememiştim.

Bardaklar da birbirine uymuyor.

Hayır, bırak kalsın.

Böyle olacak artık.

Annemden sonra eşyalarını tutmadım.

En sevdiği elbisesi, tarağı...

Ama çiftliği yıkmaya karar verdiğimizde olay farklıydı.

O eski masa örtüsü, battaniyeler...

Ev yapılırken, iki yıl boyunca onları depoda tuttum.

Ama...

Sakladığım eşyalar...

...şu anki yere hiç yakışmıyor.

Çok ilkel bir his veriyorlar.

Tadına bakmak ister misin?

Guto küçükken buna bayılırdı.

Mango, ananas...

Beş yaşına kadar vaktimi ona meyve doğrayarak harcadım.

Kocamı tanıyorsundur herhalde.

Milletvekilin.

Normalde, yılın büyük bir bölümünü Londra'da geçiririz.

...ama düzenli olarak buraya döneriz.

Havluyu ver, çabuk!

Teşekkürler.

Akşam yemeğimiz.

Ne oldu?

Hiç tüfek görmedin mi?

Akşam için tuttuğun yardımcı, değil mi?

Altı üstü yedi kişiye yemek hazırlayacaksın.

Üç çeşit yemek hazırla da göreyim seni.

Derilerini soyma onurunu sana bahşedeyim mi?

Nereye gidiyorsun?

Ne oldu?

Onları vurmuş.

İki tane tavşan.

Bir tane de değil yani?

Bütün hafta böbürlenir artık.

Babamı dört köşe eden şey de bu;

...masum hayvanları öldürmek.

İçeri dönmende sıkıntı yok.

Babamın vurmayı istediği insanlar, siyasi karşıtları...

...bir de anne babasıdır.

Babamın mutsuz bir çocukluğu olmuş.

Gömleğinde leke var.

Lynwen meyhanede tavşan servis eder hep.

Bu işe alışıksındır diye tahmin ediyordum.

Vejetaryenim deme bana şimdi.

Miden mi bulandı?

Hamile misin?

Neyse ki, önceden yapmıştım bu işi.

Çocukken çiftlikte başka şansım yoktu.

Gardropta beyaz bluzum var, ödünç alabilirsin.

Dikkat etsen iyi olur.

O müsteşar aradı yine.

Ondan kaçtığını düşünüyor.

Adam haklı.

Şu evraklar sana geldi.

Okuma işlerin çoğaldı.

Ama işin bu.

İş değil bu, Glenda.

İmtiyaz.

Seni korkuttuysam kusura bakma.

Arkadaş olabilir miyiz, Cadi?

Arkadaşın olmak istiyorum.

Dikkat etsen iyi olur...

Caddeden aşağı inerken, kıvırcık saçlarını görüyorum...

Güzellik uykundan uyanıyorsun gülümseyerek...

Hayat dolu gözlerinde kargaların kralı...

Ah, cimcime seni, dikkat etsen iyi olur.

Nerede duydun bu şarkıyı?

Ben en son şeyden duymuştum...

...annemden.

Dikkat etsen iyi olur...

Ah cimcime seni, dikkat etsen iyi olur.

Dikkat etsen iyi olur, haylaz çocuk seni.

Dikkat etsen iyi olur.

Güzel bir sesin var.

Koroya başlayacaktın, Glenda.

Cadi senin ilk üyen olabilir.

Mumları yakmak için bir şey lazım, Gwyn.

Ateş.

Ben de hazırlansam iyi olur.

Çakmağın lazım.

Çakmağımı alırsan, Gwyn, otumu neyle yakacağım?

Şu ot işini bıraktığını biliyorum.

Beni kontrol ettiğin için olmasın?

Annenle ben sana böyle davranmak istemiyoruz, Guto.

Tabii ya, yararım için yapıyorsunuz.

Teşekkürler.

Başka ne için olacaktı ya?

Kız arkadaşın bizi arayıp, mutfakta yerde, kolunda şırıngayla...

...uzandığını söylemişti.

Olgunlaştığını bize kanıtlarsan, Londra'ya dönebilirsin.

Sizi hüsrana uğrattığım için üzgünüm.

Şu an bunu konuşmak istemiyorum, Guto.

İki oğlunuz da ailenin yüzünü yere eğdirdi.

Belki suçun birazını da sen üstlenmelisin, babacığım.

Gweirydd?

İçki?

- Gweirydd nerede? - Neden?

Cadi?

Cadi?

Gweirydd'ı gördün mü?

Hayır, niye?

Bir nedeni yok.

Annem senin Red Lion'da çalıştığını söyledi.

Dedemle anneannemi tanır mıydın?

Burada yaşıyorlardı.

O zamanlar burası hâlâ çiftlikti.

Çok konuşmuyorsun.

Özür dilerim.

Özür dileme.

Tanıdığım diğer herkes durmaksızın konuşur.

Söylemeye değecek şeyleri olmadığı zaman bile.

Buralardan gitmeyi hiç düşündün mü?

Niye?

Yani... Kulüpler, konserler, partiler...

Büyük bir şehrin dışında hiçbir yer kesmez beni.

Londra benim yuvam.

Ama şu an buradasın.

Kısa süreliğine.

Baksana...

Arkadaşlarınla dışarı çıkınca ne yaparsınız?

Votka, bira filan mı içersiniz?

Annemle babam aşırı ciddi ve...

...talepkâr insanlardır.

Biraz daha yoksunluk yaşarsam, onları öldürebilirim.

Bana yardımcı olabilir misin sence?

Glenda'nın, tembellik ettiğinden haberi var mı?

Boş durana şeytan iş bulurmuş.

Hay sikeyim!

Siktir!

Euros!

Kusura bakma, Gwyn.

Boş ver.

Cabernet Sauvignon'du.

Bu gece için almıştım.

Evde dolu şarap var.

Cadi, şurayı temizle, olur mu?

İçeri gel.

Kusura bakma, arabayı duydum, ama hâlâ hazırlanmakla meşguldüm.

Vintage, 2009.

Şişeyi sıkıca tutmuyordum.

Ziyan olmuş!

Ayakkabılar berbat oldu.

Via Condotti, Roma'dan.

Ver, kurutayım.

Derisi İtalya'dan, Glenda.

En azından deneriz.

Çoraplarını da ver.

Guto, Euros'a bir çift çorap getir, temiz olsun.

Hozzászólások

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left