Andor

Andor

Turkish felirat letöltése

1. évad

Kiadási információk

Andor S01E05 1080p WEB h264-KOGi
Kommentár erlat
ION10 / KOGi / NTb / MiNX

Címkék

web
1080
Közzétéve: 2022-10-05
Letöltések: 89
Hallássérülteknek: No

Turkish felirat előnézete

Az első 200 sor.

ANDOR'DA DAHA ÖNCE

Tek seferde gerçek bir şey için her şeyini vermez misin?

Ne çalacağız?

Bütün bir İmparatorluk sektörünün üç aylık maaşını.

Blevin, Ferrix'teki olay.

Şirket Güvenliği efendim. Orada hâlâ onlar sorumlu.

Olay yerinde çalıntı bir İmparatorluk Yıldızyolu bulundu.

Beş aydan sonra

yeni birini mi alacağız? Ekip dağılır o zaman.

Size yedek kuvvet satın aldım.

-"Satın aldım" derken? -Ona para veriyorum.

Bu ayaklanma için kök yiyip taşların üzerinde uyuyoruz

ama sen aramıza paralı asker mi aldın?

Ya onu da al ya da iptal et.

-Cephaneliğe mi saldıracaksınız? -Bize katılmayacak mısın?

Biz mi? Kaç kişisiniz?

Yedi kişi olduk.

Bu arkadaş, Skeen.

Taramyn.

Nemik.

-Cinta. Ve Teğmen Gorn. -Kim bu?

Adı Clem ve bizden biri. Gerisinin önemi yok.

Birazdan hava kararacak. Acele edelim.

Bugünden itibaren Morlana sistemi İmparatorluk yetki bölgesinde olacak.

Tebrikler.

Anne.

Senatör.

-Yapamayacaksan şimdi söyle. -Para var.

Ama taşımak gittikçe daha tehlikeli hâle geliyor.

Etraflıca düşünmedim mi sanıyorsun?

İlk darbeyi ben alırım.

Bu bir kasa.

O odadan sandıkların içindeki parayı alıp

gemiye yükleyeceğiz ve tünelden kaçacağız.

Bir soruya cevap vermen gerekiyor. Sonuna kadar var mısın?

İşe koyulalım o zaman.

Syril.

Düzgün otur.

Herkesin yanında da böyle mi oturuyorsun?

Öyleyse başına gelene şaşmamalı.

Lider olmak, gerektikçe açılıp kapatılabilecek bir şey değil.

Düzgün oturmak aklına geldiğinde artık iş işten geçmiş olur.

Alnına "Söz veriyorum, sizi hayal kırıklığına uğratacağım." yaz, daha iyi.

İşlerin iyi giderken keşke daha sık görüşebilseydik.

Geldiğin zamanları yâd edip avunurdum.

Sen de ne zaman istersen ziyarete gelebilirdin.

"Ne zaman istersen" demek aslında gelme demektir, herkes bilir.

Gelecekten umudunun kalmadığını tahmin ediyorum.

Fazladan bir odam vardı.

İstediğin zaman gelebilirdin.

-Biliyorsun. -Ne anlatırsan onu biliyorum.

Gerisini tahmin ediyorum.

Gelecek umudunun kalmadığını tahmin ediyorum.

Tahmin konusunda ne kadar iyi olduğunu unutmuşum.

-Benimle dalga geçmeyi unutmamışsın. -Ne kadar hassas olduğunu unutmuşum.

Bence sen benim sorumu unuttun.

Gelecekle ilgili bir umudun var mı?

Bir yolunu bulacağım.

Harlo amcanı arıyorum.

Yeğenine bir güzellik yapsın.

Ne zamandır onun adını anmamıştın.

Mecbur kaldım.

-Seni hatırlayacak mı bakalım. -Aman ne komik.

Seninle konuşur mu sanıyorsun?

Konuşacağını biliyorum.

Niye aradığımı da anlayacaktır.

Bir şey istemeden önce bu kadar uzun süre beklediğim

ve fazla bir şey talep etmediğim için bana saygı duyacaktır.

Ne isteyeceksin?

Seni yanına alacak birini bulmasını Syril.

Çıtayı yüksek tutuyorsun yani.

Harlo amcan ne yapacağını bilir.

Hepsi burada.

Vel bakmamı istedi.

Sanırım tereddüt etmeye başladı.

İstersen onunla konuş.

Birazdan kalkar.

Fazla bir şey getirmemişsin.

Kolun da kötü.

Here nerede idiysen aceleyle ayrıldığın çok belli.

Şirket silahı. İlginç.

Kızacak bir şey yok.

Şu anda hayatta olduğuna şükretmelisin.

Aylardır buradayız, büyük bir risk alıyoruz.

-Kolun nasıl oldu? -İyileşecek.

Bu kimin peki?

Adını sormadım.

Bunun anlamını biliyorsun, değil mi?

Evet, gözün hemen ona takıldı, gördüm.

Krayt Hapishanesi.

Onlar bilmiyor.

Hiçbir fikirleri yok.

Peki ya bu?

"El Teşkilatı."

Sen neredeydin?

Sipo'da.

Islahevi.

Üç yıl kaldım. Girdiğimde 13 yaşındaydım.

Orayı duymamıştım.

-Bir şey kaçırmış sayılmazsın. -Evet.

Birçok kafes yaptılar, değil mi?

"Balta unutur ama ağaç hatırlar."

Şimdi kesme sırası bizde.

Bu mu yani?

Bu yüzden mi buradasın?

İntikam için mi?

Evet, intikam şimdilik idare eder.

Ya sen?

Yardımım dokunabileceğini söylediler.

Ama kimin söylediğini söylemiyorsun.

Başka insanlarla birlikte çalışmak kolay değil.

Evet.

Takım oyuncusu olmadığını tahmin etmiştim zaten.

Her zaman en zayıf halkadan kopar.

Çocuklar hakkında endişeleniyorsun.

Nemik sürpriz oldu.

Çaylak ama adanmış.

Gerçekten inanıyor.

Gözü davadan başka şey görmüyor.

Bir de Cinta var.

Cinta Kaz.

Buz gibidir ve korkusuzdur.

En dayanıklımız o olabilir.

Merak ettiysen söyleyeyim, yatağını paylaştığı biri var.

Peki ya Teğmen?

O olmasa plan da olmaz.

Bizi tuzağa çekiyor olabilir.

Öyle olsa bize şimdiye yakalarlardı.

Yoksa sen onun için mi geldin?

Ben kazanıp sağ çıkmaya geldim.

Ne güzel olurdu, değil mi?

Şoför geldi.

Kloris.

Evet.

Adını biliyorsun.

Leida hazır mı?

Bilmiyorum.

Nerede o? Leida?

Sen yedin mi?

Ne zaman yiyeceğim?

Daha yeni indim.

Yanına al, yolda yersin.

-Ne? -Çıkmamız gerekiyor.

Plan değişti.

Beni babam götürecek.

Sen götürüyorsun, değil mi?

Annenden izin alman gerek.

Bugün erken saatte dersim yok.

-Bunu önceden planlamıştık. -Sen planladın.

Montunu al. İtiraz istemiyorum.

Ciddi misin sen?

"Ciddi misin?" mi?

Gidebilirsin. Serbestsin.

Böyle hoşuna mı gidiyor?

Montunu al.

Yolunun üzerinde değil zaten, ne anlamı var ki?

Tabii ki anlamı var. Programımız belli, şoför bekliyor,

-plan yapmıştık, gidiyoruz işte. -Sırf gösteriş için yapıyorsun.

-Ne? -Gidebilirsin.

Neyin gösterişini yapıyormuşum?

Sanki benimle ilgileniyormuşsun gibi.

Ne? Ama bu...

Kimsenin umurunda değil. Rahat ol.

Çok ağır konuşuyorsun.

-Gördün mü? Başladık işte. -Neye başladık?

Anlatmaya çalıştığım bu.

Sadece kendini düşünüyorsun.

Hep kendini düşünüyorsun.

Güne gerçekten böyle mi başlamak istiyorsun?

Bu konuşmayı ben başlatmadım.

Desteğin için çok sağ ol.

Dray sütü.

Çok besleyici.

Birkaç gün sonra yaşam tarzımızı sorgulayabilirsin ama...

Unutulmaz, değil mi?

Bayağı eskiymiş.

Eski ve hatasız.

Ayrıca da dayanıklı.

Gelmiş geçmiş en iyi navigasyon araçlarından biri.

Engellemek, dinlemek imkânsız.

Bozulursa kendin tamir edebiliyorsun.

Öğrenmesi zor.

Evet ama bir kere öğrenince özgür oluyorsun.

İmparatorluk teknolojisine alıştığımızdan beri savunmasız kaldık.

Birçok şeyi unuttuk ya da zorla unutturdular.

Özgürlük gibi şeyleri mesela.

Nemik nereye baksa zulüm görüyor.

Skeen dinlemiyormuş gibi yapıyor ama mesajı aldığını biliyorum.

Manifesto yazıyor.

Sana söylemiş miydi?

Birkaç fikir daha olsa özgürlüğe ulaşırmışız.

Birkaç fikir daha.

Çok kafa karıştırıcı, değil mi?

Birçok yanlış yapılıyor, söylenecek çok şey var ve hepsi çok hızlı oluyor.

Anlama kabiliyetimiz, yapılan zulmün hızına yetişemiyor.

İmparatorluk düşünce makinesinin asıl numarası bu.

Zulüm bir değil kırk olunca arkasına saklanmak daha kolay oluyor.

Ama yine de işleri zor, değil mi?

Temel haklar o kadar basit bir şey ki

elimizden almak için tüm galaksiyi sarsmaları gerekiyor.

More Turkish subtitles for Andor

Hozzászólások

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left