Le prime 200 righe.
Evrakları imzalaması için onu ikna etmeni...
ve şirketi bana satmasını istiyorum.
Bir çocuk var, parlak bir genç.
Aslında onu iş ortağım yaptım.
İmzalarsan iyi edersin.
Bu benim karım.
Hoşça kal Alex. Yakında görüşürüz.
Lütfen, sadece…
Oraya girme.
PARADISE'TA DAHA ÖNCE
Colorado’daki buluşmaya geç kalıyoruz.
Yola çıkıyoruz.
Samantha Redmond.
- Gerçekten ne istiyorsun? - Alex için geldim.
Lütfen bunu unut ve hayatına devam et.
Pek anlamıyorsunuz. İçeri giriyoruz.
Alex'i bulacağım ve bu işi bitireceğiz.
- Dylan, gidelim! - Adın Dylan mı?
- Ne zaman doğdun? - 16 Mayıs.
Hey.
- İyi misin? - Sanırım.
Açıklayamıyorum ama sanırım Dylan da iyi.
Jane için endişeleniyorum.
Bence Baines'in cinayetinden o sorumlu
ve sırada ben varım.
Tutuklamaları sorunca, annem aşağıda olduklarını söyledi.
Cezaevi falan mı var?
Gidip kendimiz öğrenebiliriz.
Bilekliklere erişim verdim.
Atmosfer izleme, oksijen eksilmesi tespit ederse
tüm kapılar zorla açılır.
Ana kapılarını açılmaya zorluyoruz.
İnsanlar dışarıda yeniden başlama ya da burada kalma
seçme hakkını hak ediyor.
Kuşatma.
Tam tecrit protokolünü başlatacağız.
Tam tecritte, bu sığınak doğrudan nükleer saldırıya dayanabilir.
Hepsi aynı anda olursa ne olur?
Onları dışarıda tutmalıyız.
Tam tecrit başlatalım mı?
TAM TECRİT TAMAMLANMADI SİSTEM ARIZASI
KRİTİK RADYASYON TEHLİKESİ
10.000 silahlı kişi istila etmek üzere,
Samantha’ya kimse ulaşamıyor mu?
Selam Alex.
Toric kodu ve onun düzlemsel kuzeni olan yüzey kodu,
kuantum hata düzeltmede altın standart sayılıyor.
Qubit’leri yan yana koyup yerel kontrolleri ölçüyorsun.
Ve voilà … Teoride ölçeklenebilir hata toleransı.
Sorusu olan ya da…
Tamam, devam edelim.
Neden inşa etmiyoruz?
Anlayamadım…
DOKUZ YIL ÖNCE
Dokuz aydır bu departmanda derslere dinleyici olarak giriyorum
ve tek duyduğum "Teoride şu… Teoride bu."
Neden inşa etmiyorsunuz?
Pekâlâ, affedersiniz, adınız neydi?
Dylan.
Tamam Dylan.
Bu epey son teknoloji bir şey.
İlk prototiplere on milyonlarca dolar yatırılıyor.
Burada Lego setlerinden bahsetmiyoruz.
Nötr atomları, optik cımbızlara
hapsedebilecek bir şey yaptım.
Çiftleri anında aynı nabız dizilimiyle ayarlayabiliyorum
ve bunu küçük ölçekli kuantum LDPC kodlarını test etmekte kullandım.
Tam teşekküllü bir platform mu inşa ettin?
Evet.
Ona bir beyin verdim.
Geçmiş denemelerden öğreniyor
ve gelecekte ters gidebilecek her şeyi mikrosaniyeler içinde öngörebiliyor.
Bu, yapay zekâ kontrolünde yapılmış ilk kuantum bilgisayarı.
Ders bitmiştir. Sen gel.
İlk yapmamız gereken, hibelere ve tohum sermayeye başvurmak
ancak kolay olmayacak çünkü uğraştığımız şey biraz sıra dışı.
Bu işin yüzü ben olacağım.
İşin arkasındaki beynin
henüz oy bile veremediğini bilirlerse kimse bizi ciddiye almaz.
Pardon, sizi tanıştıracaktım.
Bu… Bu eşim Alex.
Huntington hastalığı. Nörolojik bir hastalık.
Evet, nedir biliyorum.
Ne yaptığını da bilirsin.
Gel, merhaba de.
Hey. Selam.
Hadi bakalım. Alex, ziyaretçimiz var.
Selam.
Memnun oldum. Ben Dylan.
Dylan tanıdığın en zeki insan olabilir.
Bunun manasını anlarsın, benimle yaşadığına göre.
Sıkça buralarda olacak.
Ben bakarım.
Buyurun. Memnun oldum.
Lütfen oturun. Küçük bir sunum hazırladım.
Sunuma gerek yok, teşekkürler.
Bilim danışmanım Doktor Chase, konuya hakimdir.
Alay edilmekten korktukları için başka bilim insanlarının
adını bile anmadığı alanlarda çalıştığınızı söyledi.
Bu gerçek bilim. Gerçek veri.
Alex devreye girecek.
- Alex? - Affedersiniz. Bu…
Ona bu ismi… Yapay zekâ. Ona eşimin adını verdim.
Mümkün olan en hızlı bilgisayarı geliştirmek istiyorum.
Tek bir misyonum var:
İklim krizini felakete dönüşmeden çözmek.
Kuantum bilişimin sınırlarını zorlayan
on bilim insanını destekleyeceğim.
Onlardan biri olmak ister misin?
Tam olarak ne kadar sermayeden bahsediyoruz?
Bu boş.
Bana hızlı bir bilgisayar yap.
Alex'i kapatmalıyız.
Ne? Neden? İnanılmaz ilerleme kaydettiğini söylemiştin.
Öyle ama aynı zamanda tehlikeli bir şey yapıyor.
Zamanı manipüle etmeye çalışıyor.
- Ciddi misin? - Hiç anomali oldu mu?
- Anomali mi? - Tesadüfler.
Tekrarlayan olaylar. Fiziksel rahatsızlıklar. Kim bilir?
Ama öğrenemeyeceğiz.
Ne olacağına dair bir fikrin var mı?
Bunu neden yapıyorum mesela…
Beni affet.
"Hayır" duymaya alışık değilsin ama kusura bakma,
burada neyle uğraştığımız hakkında hiçbir fikrin yok.
Alex bir denklemin cevabını on saniyeden kısa sürede verdi.
Bir süper bilgisayar için bile bu, evrenin yaşından uzun sürer.
Harika.
O zaman sorun ne?
Henüz soruyu sormamıştık.
Selam Alex.
Sanırım bugün bir anomali gördüm.
Oğlum Dylan.
Pek olası değil.
Alex hesaplamayı bitirmedi.
Henüz etkinleştirmedik.
Açıklayamıyorum ve mantıklı gelmiyor ama bir şekilde eminim.
Ne oldu Doktor Chase?
Geçtiğimiz haftalarda,
Alex'in bizimle iletişim kurmaya başladığını düşünüyoruz.
Emin olmadığımız için bahsetmedik
ve açıkçası biraz garip geldi ama tahminlerde bulunuyor gibi görünüyor
ve bu tahminleri de tuttu.
Yüzeydeki gök gürültülü fırtınalar, o son deprem…
Bugün buraya gelişin.
Aslında bunun senin için olduğunu düşünüyoruz.
Bu sayılar, koordinatlar, tarihler ne?
- Beklediği kullanııcı kim? - Bilmiyoruz.
Onu aktif hâle geçirecek kişiyi işaret ediyor gibi.
Bilmiyoruz.
Bir şey daha var.
Bunu doğru çözdüysek
bunun mağaralara son ziyaretiniz olacağını öngörüyor.
Çünkü günün sonunda…
Çünkü günün sonunda ölmüş olacaksınız.
"ÇIKIŞ"
Hızlı hareket etmeliyiz.
Toplanma alanına varmak üzereyiz!
Sığınağa hareket etmek üzerelermiş.
Tanklarınız mı var?
Uranyum mermileriyle.
Şakamız yok.
Çocukları alacağım. Kim bilir bu nereye varır?
Bebeklerimi bensiz göremezsin.
Çok bekledim. Çok yakınlar.
- Teri. - Bensiz asla.
Bean ve bebek benimle kalabilir. Güvende olurlar.
- Sağ ol. - Tamam, gidelim!
Reaktör acil durum. Sinatra kayıp. Hemen kuleye gelin.
Sonunda çekiyor.
- Presley … - James, duyabiliyor musun?
Evet, duyuyorum. Neredesin?
Asansörde mahsur kaldık, şeyde…
Doğu Kanadı Sistem Seviyesindeyiz.
Doğu… Seviyesi.
- Ne? - Doğu Kanadı Sistem Seviyesi.
Beni duyabiliyor musun?
- Ne dedi? - Bilmiyorum.
Ne oluyor?
Sistemde oksijen arızası var,
ana kapıları zorla açtırıyor.
Ama kapılar tam kilitli seviyede, ne pahasına olursa olsun açılmayacak.
İki şey doğrudan çatışıyor…
Bu bir ölüm sarmalı ve bizi çekirdek erimesine sürüklüyor.
Affedersin. İyi misin?
Tanklar hareket hâlinde.
Körüz.
- Kapılar dayanır mı? - Seçeneklerimiz nedir?
Aklıma gelen tek şey, reaktörleri dengelemek için
savunmayı kapatmak
ama bu, ana sığınak kapılarını açar.
Ya işe yaramazsa?
Sanırım Exodus’u, tahliye protokolünü devreye almalıyız.
Hayır. Exodus olmaz. Hayır.
Kapıları açın. Umarım reaktörlerdeki baskıyı azaltır.
İçeri mi girsinler?
Dur, bunu yapamazsın. Yetkisi yok.
Kapıları açıp onları içeri almak tek seçeneğimiz.
Sinatra burada değil. Başkanlarımızın hepsi ölü.
Korktuğun buysa Sinatra'ya karşı tüm sorumluluğu alırım.
No comments yet. Be the first to leave one.