Lucky

Lucky

Scarica il sottotitolo Turkish

Stagione 1

Informazioni sulla release

lucky 2026 s01e07 1080p web h264-cakes
Un commento di desprite
Alt yazı çevirmeni: Orhan Cevher

Tag

webdl
Pubblicato il: 2026-08-19
Download: 3
Sottotitoli per non udenti: No
FPS: 23.976

Anteprima dei sottotitoli in Turkish

Le prime 200 righe.

Hadi, bunu yapabilirsin.

Nasıl olacağını tam olarak bilmeseydim senden yapmanı istemezdim.

Sana ne oldu böyle?

- Hiçbir şey. - Bu sen değilsin.

Nasıl olacağını bildiğini söylüyorsun

ama bilmiyorsun.

- Biliyorum. - Yapamazsın.

- Bunu daha önce yapmadık. - Bu doğru değil.

Tam bu senaryoyu yapmamış olabiliriz ama buna benzer bir ton senaryo uyguladık.

Saha değişir ama oyun aynıdır.

Bu aynı gelmiyor.

Pekâlâ Lucky. Beni dinle.

Dünyada kötüden çok iyi insan vardır

ve iyi insanlar, sıradan insanlar,

ihtiyacı olan birini gördüklerinde yardım etmek için yaratılmışlardır.

Biri sana yardım edecek.

- Senin için demesi kolay. - Sence bunu yapmak benim için kolay mı?

Senden oraya gitmeni istemek?

Çünkü inan bana bu yapmak isteyeceğim son şey.

Yani endişelisin?

Elbette. Senin için endişeleniyorum.

Neden?

Bunun nasıl gideceğini tam olarak bildiğini sanıyordum.

Lucky, her ne düşünüyorsan aklından çıkar.

Benimle uğraşma.

Bugün olmaz.

Bu riske değmez.

Sadece buradan canlı çıkmak istediğimi düşünüyordum.

Çıkmak istiyorsan çıkış bu.

Ya anlaşma için gelmediyse?

O zaman yapmam gerekeni yaparım.

Bundan emin misin?

- Hangi kısmından? - Hepsinden.

Para onda olacak.

Ben de gelmeliyim.

Davet edilmemiştin.

Bunu buldum.

Cary'nin eşyaları arasında.

İstersin diye düşündüm.

Selam Dutch.

Nasılsın?

Rüyayı yaşıyorum.

Günaydın.

Cihaz bağlandı mı?

Evet.

Tamam. Durumu anlatayım.

Ajan Rand'in bunların çoğunu seninle zaten konuştuğunu biliyorum

ama tekrar etmek gerekirse

burada yalnız değilsin.

Sadece Ajan Rand ve ben olacağız. Ekip 1,5 km ötede.

Vericinden her şeyi duyabilir ve kaydedebiliriz.

Senden yapmanı istediğimiz şey suç unsurlarını kayda almak.

Whittaker'ın gaz dolandırıcılığını bildiğini

ve bundan kazanç sağladığını sözlü olarak doğrulamadan

onlara hiçbir şey verme.

Plan ve niyet. Anladım.

Aynen öyle.

Güvenli sözünü aldın mı?

Evet.

Söyle bakalım.

- Dâhi. - Cümle içinde kullan.

Güvenli kelime kullandığını anlamak için dâhi olmaya gerek yok,

muhtemelen biraz geç oldu.

Pekâlâ, yerin burası.

Tamam, hemen geliyoruz.

Görüş alanınız açık.

Tamamdır. İşin sonunda görüşürüz.

MARISSA STAPLEY'NİN ROMANINDAN UYARLANMIŞTIR

Bunu yapabileceğinden emin misin?

O iyi.

Bana pek iyi görünmedi.

Pes etmeyecek.

Çok sessizsin.

Düşünüyorum.

Neyi?

Hapishaneyi.

Beni çıkardığın için sana gerçekten teşekkür ettiğimi sanmıyorum.

Etmedin.

Oldukça büyük bir bedelle geldi.

Her zaman tutarlıyımdır.

Bunu yine de yapacağını düşünmek istiyorum.

Parayı bulmam bu kadar uzun sürdüğü için çok üzgünüm.

Hedef buluşma noktasına yaklaşıyor, 500 metre uzakta.

Tamam millet. Gösteri vakti.

Bir süredir durumu net göremiyordun.

Senin oğlan da işin içindeydi.

Senden onu oraya koymanı istememiş olsam da

her şey böyle geliştiği için çok üzgün olduğumu bilmeni istiyorum.

Bunu daha önce söylemem gerektiğini biliyorum.

Duygusallık benim için zordur.

Ergenliğe girmeden önce babam içimdeki her şeyi söküp attı.

Bu yüzden hiç çocuğum olmadı.

Bir çocuğun oldu Wayne.

O benim değil senin seçimindi.

O konudaki fikrimi biliyorsun.

Bence bundan sonra geriye değil

ileriye bakmak ikimize de iyi gelecektir. Sence de öyle değil mi?

Evet.

Demek tüm bu belaya sebep olan kız bu?

Sen de hayal ettiğim gibi değilsin.

Eminim değilimdir.

Sana üzülüyorum Lucky.

Şu anda bu noktada olmamalısın.

Paramı çalan sen değildin, babandı.

Burnunun dibinde yaptı, değil mi?

Evet.

Onun için nasıl sonuçlandı?

Duyduğuma göre çok zeki bir kızmışsın.

İşler farklı gitseydi benim için çalışıyor olabilirdin.

Hayır, sağ ol.

Sana çalışan kadınlara nasıl davrandığını biliyorum.

- Görevi patlatacak. - Bir şey olmaz.

Sadece yerleşiyor.

Daha önce tanışmamamız tuhaf.

Sanki Cary hep senden bahsediyormuş gibi geliyor.

Hepsi iyi şeylerdir, eminim.

Çocuk sahibi olmayı konuşurken konu sana geliyordu.

Cary bir kız çocuğu istediğini

çünkü erkek çocuğu yetiştirmeyi bilmediğini söyledi.

Babasının neden onunla alakası olsun istemediğini anlayamıyordu.

Babasının içindeki o arızalı şey her neyse onda da olmasından endişeleniyordu.

Sanırım bunu hiç öğrenemeyeceğiz, değil mi?

Ona senin nasıl bir pislik olduğunu bilmemesinin daha iyi olacağını söyledim.

Ama şunu bilmelisin ki

Cary o parayı çaldığında benden çalmıyordu.

Ya da Priscilla'dan ya da John'dan.

Bu onun "Siktir git Wayne" demesinin

özel bir yoluydu.

- O ne yapıyor? - Bilmiyorum. Bir şeyler dönüyor.

Ve sabrımın son kırıntısını da tükettin.

Dediğin gibi, daha önce tanışmadık

ama sana dostça bir tavsiye vereceğim.

Para benim için çok şey ifade etmiyor.

Burada bir prensip var.

Bu senin gibi beş para etmez bir dolandırıcının anlayamayacağı bir şey

ve beni seni öldürmekten

bir ölçüde tatmin olacağımı düşündüğüm noktaya kadar zorlarsan

bunun bedelini ödemeye değer bulurum.

O yüzden tekrar soruyorum.

Lanet param nerede?

Tamam.

USD BAKİYESİ

Bu nedir?

Hepsi orada.

On milyon dolar.

Birkaç bin eksik. Cary'nin bazı harcamaları vardı.

Parayı kriptoya mı çevirdin?

Ben çevirmedim. Cary yapmış.

Bu buluşmayı istediğinde bu ayrıntıdan bahsettiğini hatırlamıyorum.

Aklımdan çıkmış sanırım.

Yani hesabın bir parolası olacak.

Sanırım onu da getirdin.

Evet, parola benim buradan çıkış yolum.

O şu anda sadece tek bir yerde.

Ben sağ salim yürüyüp gideceğim.

Sen de paranı alacaksın.

Ya da adamlarım buraya gelir, seni keser

ve sen bana parolayı verene kadar organlarını teker teker çıkarır.

- Bu kesinlikle başka bir yol. - Anlaşma böyle değildi Lucky.

Bu konuda hiçbir şey söylemedi.

Wayne zaten bildiği için söylemem gerektiğini düşünmedim.

Değil mi Wayne?

Ne?

Wayne paranın kriptoya dönüştürüldüğünü biliyordu

aynı Cary'yi La Jolla'da nasıl bulacağını bildiği gibi.

O neden bahsediyor Wayne?

Aynı şekilde FBI'ın burada olduğunu,

söylediğimiz her kelimeyi dinlediğini biliyor.

Arkadaşı Ajan Kershaw ona söylemiş.

Hepimiz burada olduğumuza göre,

bunu ortalığa çıkarsak olur mu?

- Bu kötü bir fikir. - Daha iyi fikrin var mı?

Billie…

Kımıldama.

Sakın kıpırdama.

Aferin Lucky.

Oyun alanını dengeleyeyim dedim.

Sanırım Kershaw'ı sen de bilmiyordun.

Burada her ne oyun oynuyorsan düşündüğün gibi gitmeyecek Lucky.

Kershaw'ın ekibe ne zaman katıldığını bilmiyorum

ama çok yeni olduğunu varsayıyorum

çünkü aksi takdirde Wayne o gün John'la tutuklanmanıza

engel olurdu, değil mi?

Prosedürü biliyorsun.

Silahını çıkar, yere bırak.

Senin Rand'in vardı, benim de Kershaw'ım. Dönüp durduk.

Senin kadar zeki olmanın tehlikesi

ortamdaki en zeki kişi olmaya alışman

ve sonra öyle olmadığında ne yazık ki hazırlıksız yakalanman.

Onu getirin.

Kendi koruyucu önlemlerimi almadan

geleceğimi düşünmedin, değil mi?

Ona zarar verirsen paran gitti kabul et.

Bu çok şirin. Hâlâ kararları kendisi veriyor sanıyor.

O parolayı şimdi alacağım.

Ahlaksızsın.

Başından beri. Ahlaksızsın.

Senin şu kız ilk günden anladı ama sen…

Detaylara takılıp asıl olayı kaçırdın.

Pislik olduğunu düşündüm.

Commenti

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left