ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.
İnsanlığın var oluşundan beri,
...aramızda Diğer Kişiler var.
Onlar sıradan insandan farklı yetenekleri olan insanlar.
Cadılar, büyücüler, şekil değiştiriciler.
Diğer Kişiler gökteki yıldızlar kadar çeşitliler.
Diğer Kişiler sonsuz savaşta askerler.
Karanlık ve aydınlığın mücadelesinde.
Aydınlık Diğer Kişiler insanoğlunu Karanlık Diğer Kişilerden korudular,
İnsanları kaçırıp, işkence edenlerden.
Efsaneye göre bir gün iki ordu bir köprünün önünde karşılaştılar.
Işığın Lordu Geser ve Karanlığın Generali Zavalon, yüz yüze geldiler.
Ve ikisi de vazgeçmedi.
Hazır!
Ve böylece büyük savaş başladı.
Kanlı ve acımasız.
Zavalon, bu katliamdan memnundu.
Ama Lord Geser, göz yaşı döktü.
Ölenlerin çığlıkları cennete kadar uzandığında,
...Geser orduların denk olduğunu fark etti.
Ve biliyordu ki, savaş sona ermezse, her ruh perişan olacaktı.
Bu yüzden durdurdu savaşı.
Dursun zaman emrediyorum!
Böylece, Aydınlığın Güçleri...
...ve Karanlığın Güçleri ateşkes yaptılar.
Geser, Aydınlık adına, Zavalon ise Karanlık adına konuştu.
Ve şunlar kararlaştırıldı,
Hiçkimse özgürce seçmediği takdirde, iyi veya kötü olmaya zorlanamaz.
Işığın Askerleri, Gece Nöbetçisi olarak, Karanlık Kişileri kontrol edecek.
Karanlığın Askerleri ise Gündüz Nöbetçisi olarak aynı şeyi yapacaktı.
Ve böylece denge yüzyıllarca korunacaktı.
Ama bir gün, bir Diğer Kişi gelecek,
...kendinden öncekilerden daha güçlü olacak.
Tüm Diğer Kişiler gibi Karanlık ve Aydınlık arasında seçim yapabilecek.
Ve seçimi dengeyi sonsuza dek değiştirecek.
Merhaba, ilanınız için gelmiştim.
- Fotoğrafını getirdin mi? - Evet.
Bir saniye.
İşte.
Uzat şuradan.
Gir içeri.
Moskova, 1992
Oda çok dağınık, mutfağa geç.
Otur, oğlum.
Hiç merak etme.
Oğlum dememi yanlış anlama, olur mu? Siz hepiniz oğlum sayılırsınız.
- Hikaye şöyle... - Hikayeni biliyorum, Anton.
Onu sevdin ve evlendin.
O ise iki gün önce pılını pırtını topladı...
...ve başka bir erkek için seni terk etti.
Bak, herşeyi biliyorum.
Büyükannem ve annemden geçti bana da.
Üzülme, sorunun çözülecek.
- Bak anlayamıyorum... - Anlamayacak ne var ki?
O yine senin olacak.
Karın hamile.
Ve bebek senden değil.
Karının dönmesi zor değil,
...fakat çocuk, onu gerçek babasına yaklaştırıyor.
Masum bir cenini yok etmek...
...büyük günahtır. - Öyle mi?
Evet.
Yani karımın dönmesi için bebeğin ölmesi mi gerekiyor?
Hiç dert etme. Ellerimi çırpacağım ve...
...bebek ölecek, karın onu düşürecek.
- Ama günahı üstlenmelisin. - Şey, bilmem ki...
Üstlenecek misin...
- Günahı mı? - Evet.
- Üstleneceğim. - Anlaştık mı?
Anlaştık.
Bu da ne iş böyle? Ne yapıyorsun?
Merak etme, zararı yoktur.
Sadece bir karışım hazırlıyorum.
Limonata mı?
Endişelenme sakın.
İç şunu. Korkma, evimdeki herşey mikroptan arınmıştır. Hadi!
- Şaka mı bu? Ama bu... - Sana sorarım; İçindekiler mi önemli,
...sonucu mu?
- Sonucu. - İç o zaman.
Devam et.
Sorun ne?
Seninle olamam.
Aferin, bu kadar kolay işte.
Şimdi veletle ilgilenebiliriz.
Şimdi rahat dur ve odaklan.
Hayır.
Dur.
Bayan!
Dur!
Debelenme, seni cadı!
Ellerini tut.
- İlyuk, ellerini çırpmasına izin verme. - Yardım et, Mashenka!
- Tut elleri sakın çırpmasın. - Hadi aptal oyuncak!
Defol git! Defol buradan ucube!
Kaplan?
Kaplan, çabuk!
İmdat!
İmdat, imdat... Birisi yardım etsin.
Lanet nöbetçiler. Canlı yem kullanmak ha?
Sadece formu doldurmamıza yardımcı ol.
- Ben suçlu değilim. - Buna hakimler karar verecek.
Darya Leonidovna,
...sözleşmenin madde 13, B paragrafında belirtilen...
...adam öldürmek amacıyla, büyü yapmak" suçundan
...huzurumuzda bulunuyorsun.
- İşin ve mevkiin? - Bahçıvanım.
- Yetki belgen var mı? - Var.
Kim yetki verdi sana? Bu torpilcilik bizi mahvedecek.
Kimsiniz siz?
Bizi görüyor mu?
Artık görüyor. O bir Diğer Kişi.
12 Yıl Sonra
Gel bana.
Gel bana.
Canlı yemin doğru kullanımını anlatacağız.
Yapay yem kullanımıyla artan olta balıkçılığını da ele alacağız.
Onun bir Diğer Kişi olduğuna emin misin?
Sen de bir Nöbetçi'sin.
Nöbetçi mi?
Aynen. Bir bu eksikti. Bir sersem medyum daha.
Ne medyumu? Medyum derken ne demek istiyorsunuz?
Geleceği görmek.
Artık loto, toto oynamak yok.
- Öngörülerin kontrol edilecek. - Neden bu kadar karanlık?
Gündüz Nöbetçilerinin vakti geliyor. Hadi gidelim.
Anlamadım.
- Herşey çok değişik. - Boşver.
Hiçbirşey değişmedi.
Değişen sensin.
Anton Gorodetski.
Oltayla avlanırken, başarılı olmak için...
...doğru yerde olmalı ve ava vakit ayırmalısınız.
Yapay balık yemi, su altındaki yosun parçalarına takılabilir...
Evet?
- Gitme zamanı. - Şimdi mi?
Nerdeyse güneş batacak.
Gece soğuk olacak diyorlar. Kalın giyin bence.
- Kurbana ileti gönderdiler. - Hhh-hmmm.
İletiyi turuncu hatta kadar izledik, ama sonra kaybettik.
Bundan sonra iş sana düşüyor.
İstasyondan sonra, yaya olarak kurbanı izleyeceksin.
Kurbanla aynı frekansa inmelisin. Onun duyduklarını sen de duy.
İletiyi hala hissedemedin mi?
Hayır.
Hissedeceksin,
...genel, belli başlı belirtileri şunlardır;
Damar spazmı, yüksek tansiyon...
...kanama.
Bir kurban çağrıya cevap verdiğinde düşünemez.
İşaretler onu yanlışa yönlendirir.
Ve kehanetler de aynı şeyi yapar.
Tamam, tamam. Hadi toz ol.
Her sözcük bir emir gibi algılanır.
- Burası benim bölgem. Defol git! - İyi de nereye?
Onu gözden kaçırma. Anladın mı beni?
Anladım. Anladım.
Kurbanla aynı frekansta ol.
Peki, peki.
Ve bu sefer doğru ışığı kullan.
Biliyorsun ki, ancak kurbanla aynı şeyleri duyduğunda,
...onu bulacaksın.
Eğer hala duyamıyorsan,
...biraz güç topla.
Bu şeyden kalmadı bende.
Biraz getirmemi ister misin?
Gerekmez. Ben bulurum.
Hey, Anton.
Bu saatte burada ne arıyorsun?
Giyinip geliyorum.
Merhaba, komşu.
Selam, baba.
- Kimseyi getirmemeni söylemiştim. - Neden ki?
Hala ılık.
Domuz mu?
Domuz kanı, neredeyse insan kanı gibidir.
Bilirsin, onlar domuzlardan insanlara...
...organ nakli bile yapıyorlar.
Onlar da kim?
İnsanlar.
Seni severiz, Anton.
- Biz dediğin? - Ailem. Ben ve Kostya.
Neden onu buraya getirdin?
Bizim gibi oldu da ondan.
Hayır, Kostya. O bir Aydınlık Kişi.
Aydınlık Kişiler, yalnızca bir durumda kan içer...
...bizim gibileri avlamaya çıktıklarında.
İlyuka! İlyuk!
- Ne var? - Hala aramadı mı?
- Tekrar dene. - Cevap vermiyor.
- Neden cevap vermiyor acaba? - Tekrar arıyorum.
Tamam.
Ne cehennemde dolaşıyor bu?
- Muhtemelen yeraltında. - Öyle olmalı.
Bana gel.
Bekliyorum.
Demek bu kadar abaza bir haldesin, dostum ha?
Kulağını koparır, eline veririm.
Neden itekliyorsun beni?
Derdin ne senin?
Metronun içinde güneş gözlüğü takıyor, hıyar!
Boş gezme, git kendine iş bul.
No comments yet. Be the first to leave one.