Accused

Accused

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ ഡൗൺലോഡ് ചെയ്യുക

സീസൺ 1

റിലീസ് വിവരങ്ങൾ

Accused US S01E07 1080p WEB H264-CAKES
കമന്ററി എഴുതിയത് 1see0ne

ടാഗുകൾ

web
1080
webrip
x264
BRip
പ്രസിദ്ധീകരിച്ചത്: 2024-04-30
ഡൗൺലോഡുകൾ: 24
ശ്രവണ വൈകല്യമുള്ളവർക്ക്: No

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ പ്രിവ്യൂ

ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.

ABD Bölge Mahkemesi Brooklyn, New York

Brenda?

Vakit geldi.

İyi misin? - Evet.

Bu hakimi bekletmeyelim.

Peki buradan gitsek ne olur?

Thelma ve Louise gibi yapalım.

Korkmanı anlıyorum,

ama esprileri sahneye döndüğün zamana sakla, tamam mı?

Brenda'nın Hikayesi

Sadece erkekler bir şeylere kendi ismini koyar.

Kadınların Junior'ı olmaz. Kadınların 2.'si olmaz.

Erkekler yapıyor. Bizim için dürtüsel bir şey.

Merhaba, ben Zeke Thompson bu da tatlı oğlum Zeke Thompson Jr.

Bayanlar baylar, benden bu kadar.

Harikasınız.

Zeke Thompson.

Teşekkürler.

Belki bilmezsiniz, ben Joyce Golden, bu çöplüğün sahibiyim.

Bu sahnede işe başladı

ve şimdi ülkenin dört bir yanında dolu salonlara oynuyor.

Tamam, bir şeyler için. Birazdan devam edeceğiz.

Zeke'e neden kendin sormuyorsun anlamıyorum.

Yeni evinde bir parti vereceğini duydum.

Evet. Ona yeni esprilerini dinletirsin.

Benimle gelir misiniz?

Olmaz.

Evet, birlikte gidelim diye söylemedim.

Hadi. Bren, ünlü olduğundan beri Zeke'le görüşmedik.

Onda olup, bende olmayan şeyleri görmek

beni çok üzecek.

15 dakika kalırız, en fazla.

Ben gelmem.

- N'aber çocuklar. - N'aber Fletch?

Yine mi sen? Merhaba. Seni özledim.

Gıcık.

Bak, bu şekilde bir kadının poposuna dokunsaydım...

Benimle bu partiye gel, istediğin kadar popomu elle.

- Tamam. - Hadi. Hodri meydan.

Harika bir popo olduğunu teyit edebilirim.

Hayır, sen şansını kaçırdın.

Üniversite turnesinde o kadar ilaç içtim, yeltenmedi bile.

Yeltenmedi bile.

- Doğru. Doğru. - Hakaret.

Lütfen Chadwick?

Lütfen, lütfen. - Olmaz.

Lütfen. 15 dakika.

Hayır dedim.

Yükseliş dediğin böyle olur.

Evet, şimdi eve gidip kendimi öldürmem lazım.

Ne?

Hâlâ sıcak.

Gıcık oldum.

Hey, hey, şuna bak. - Ne?

- Chris Rock, saat on yönünde. - Nerede?

İşte orada. Zeke.

- Zeke! - Zeke!

Zeke!

Ne işin var burada?

Gelsene.

Arkadaşlarımla tanıştırayım. Tanrım.

- Arkadaşım. - Hey.

Scott'la tanışmanız lazım.

İşte bu benim Scott.

Benim ve bu odadakilerin yarısının menajeri.

Scott, bunlar arkadaşlarım. Bu insanları ben buldum.

Evet.

Espri yazıp bütün gece Tupac dinlediğimizi hatırlıyor musunuz?

Ucuz erişte yerdik.

Ne günlerdi ama.

Hâlâ önümüzde güzel günler var.

Evet.

Hey, bizi hemen çeker misin?

Evet. Fotoğraf.

Aile fotoğrafı. Gel buraya.

Çok saçma.

Berbat çıkmış.

Paylaşacak mısın?

Beni de etiketler misin?

Hey, huysuz Aaron'a ne oldu?

Bildiğin Aaron.

Brenda seninle bir şey konuşmak istiyor.

Biraz vaktin varsa bir şey söyleyecektim.

Sarah'ya merhaba dememiz lazım.

Sizi biraz bekletebilir miyim?

- Evet. Evet. - Tamam, için hadi!

Bir sürü içki var ve içilmeleri lazım, lütfen.

- Affedersin. Borcum olsun. - Evet.

Lütfen, o kör ve ben yokken geriliyor.

- Polis çağırmam lazım. - Polis çağırma.

Geliyorum.

Köpeğim yine manyak gibi havlıyormuş, gitmem lazım.

Bren.

Tamam.

Bir saniye.

Pardon.

Pardon.

Nereye gittiğinizi sanıyorsunuz?

Gitmem lazım.

Bren, benimle konuşmak istemiyor muydun?

Evet, müsait değilsin. Olsun.

Hayır, Scott beni midilli gibi dolaştırıyor.

Şimdi seni dinliyorum.

- Trene de binebilirim. - Şoförüm seni eve bırakır.

- Tamam, peki. - Şoför.

Hey, ben olamadıysam, iyi ki sen oldun.

- Seni seviyorum. - Biliyorum.

Seni seviyorum. Görüşürüz.

Sana üzerinde çalıştığım yeni esprileri

göstermek istedim.

Menajerine link gönderdim, ama galiba pek...

Link yanında mı?

Evet, ama burası çok gürültülü.

Üst kat sessiz.

Kendi partinden ayrılamazsın!

Ne istersem yaparım.

Gel.

Manevi ailede büyüdüm, övünmek gibi olmasın.

Ve bunun sayesinde,

herkes babamı tanımak istiyor muyum diye soruyor, istemiyorum.

Hem de hiç,

ama bir bakıma beni istediğini bilmek istiyorum,

o yüzden adını öğrenmek istiyorum.

Ne?

Onu çöpçatan uygulamasında bulup eşleşeceğim,

çıplak fotoğraf atacağım,

ve babam olmak ister misin diye soracağım.

Ve kesin "Evet" falan diyecek.

Sonra ben de diyeceğim ki: "İyi, çünkü zaten babamsın."

Sonra da iletişimi tamamen keseceğim.

Aslında bu çok iyi.

Çünkü armut dibine düşermiş.

- Of, bu gerçekten iyi. - Teşekkürler.

Evet Bren, bunu ne zaman yazdın?

Çok oldu. Bir süredir bunun üzerinde çalışıyorum.

Düşündüm ki, ya ben...

Seninle birlikte turneye gelsem?

Ne?

Bu akşam bu yüzden mi geldin?

Kendini bana göstermek için mi geldin?

Sus. Hayır, ben...

Yani ben,

olayımı bulmam biraz uzun sürdü, biliyorum,

ama eğer bana bir şans verilse,

çok başarılı olurum.

Tamam.

Neye tamam?

Tamam. Sunuculuk yaparsın.

Ciddi misin?

Evet, sunuculuk yaparsın, bir süre sonra da sahneye çıkarsın.

İnanmıyorum, gerçekten mi?

Evet, yeteneklisin.

Harikasın, komiksin. - Teşekkürler.

Aman Tanrım. Gidip Chad'e söylemem lazım.

Pardon?

Bence şık partine geri dönmeliyiz.

Konuşmaktan bıktım.

Biliyorum, dinle. Gerçekten istemiyorum.

İstemiyorum.

Neden? Neden?

Bir şey diyeyim mi? Hey, hey, hey. Hayır.

Daha önce hiç yapmadığımız şey değil.

En son seferi hatırlıyor musun? Çok seksiydi.

Evet, son seferi hatırlıyor musun?

Sakin ol.

Sen...

Sakin ol.

Sadece bitsin istiyorum.

İstersen biz...

Anlaşma teklifini kabul edelim mi?

Anlaşmayı sırf senden kurtulmak için teklif ettiler.

Zor olduğunu biliyorum,

ama her şey Zeke Thompson sana tecavüz ettiği için başladı.

Zeke: Nereye kayboldun? Scott heyecanlandı. Ara beni!

Sadece diyorum ki,

Siyahi Twitter biraz daha kapsayıcı olabilir, tamam mı?

Hey, demek telefonlarıma dönmeyecek kadar havalısın!

Zeke Thompson'ın turnesinde sunuculuk

yapacağını 10 farklı kişiden duydum.

Joyce...

Zeke... o...

O...

Benimle seks yaptı ve ben bunu istemedim.

Yani o sana...

Evet.

Ama nasıl? Etrafta bir milyon insan olması lazım.

Aman Tanrım.

Joyce! Bana tecavüz etti!

Joyce.

Duydum, ben sadece şey...

- Ne? - İdrak ediyorum!

Yardım et diye seni aradım ve sen hiç...

Aman Tanrım, boş ver. - Brenda, dur.

Sen ve şu öfken.

Beni dinler misin?

Sana inanıyorum ve yardım etmek istiyorum.

Gerçeği mi söyleyeyim, yoksa MeToo el kitabına göre mi?

Gerçek.

Tamam, işte söylüyorum.

Yıllardır deli gibi çalışıyorsun,

More Turkish subtitles for Accused

അഭിപ്രായങ്ങൾ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left