ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.
Hayır, Weston!
Lanet olsun sana, Weston.
Lanet ola...
Weston!
Silahını indir.
Hemen şimdi, Bay Jeffries.
Bırak onu.
Çeviri: Venator & ÖFT tw:@Doffena
Üzgünüm, Şerif.
Buraya gelip seni ziyaret etmeyi düşünüyordum.
Vivienne'in bocaladığını duymuştum.
Ama bu kadar ileri gittiğini bilmiyordum.
Sona ve oğluna...
...başsağlığı diliyorum.
Toplumumuzun başına büyük bir...
...talihsizliğin geldiğini sana bildirmeye geldik.
Ed Wilkins kafayı çekmeye gitmiş ve sonucunda altı kişiyi öldürmüş.
Carl Ferguson, Ed Watson.
Claudio, piyanist olan.
Missouri'li bir adamı ve sonra da Kendall'ı vurmuş.
Yardımcın onu zaptetmek için elinden geleni...
...yapmış gibi görünüyor ama o da yere serilmiş.
Alfred Jeffries ve adamları Wilkins'i kasabanın birkaç km dışında...
...bir kavak ağacının altında sarhoş halde uyurken bulmuşlar.
Onu senin için nezarete attık.
Başta bunların hiçbirini hatırlamadığını iddia etti.
Kısa süre sonra onu Yargıç Blagden'ın huzuruna çıkaracağız.
Hızlı bir yargılama ve hüküm bekliyoruz.
Kim gördü?
Gördü mü?
Tanık var mı?
Jeffries'in adamlarından...
...bazıları ve oradaki Tom Blanchard.
Ahıra geçmiş ve sonra silah sesleri duymuşlar.
Dışarı çıktıklarında Wilkins'in...
...hızla şehir dışına gittiğini görmüşler.
Başka gören var mı?
Sanmıyorum.
Papazın dışarı çıkmasını ister misin?
Onun için birkaç kelam eder?
Aferin oğlum.
Her insan yöneten otoriteye tabiidir.
Çünkü Tanrı'dan...
...başka otorite yoktur.
Ve bu Dünya üzerinde hüküm verecek olanlar...
...Tanrı tarafından görevlendirilmişlerdir.
Amen.
Onları içeri getirin.
Bu adil bir yargılama değil!
Onun masum olduğunu biliyorsun!
O masum!
Düzene uyun dedim!
Mahkememde düzen olacak!
Duyuyor musunuz?
Jüri bir karara vardı mı?
Bunu Jeffries'in oğlu yaptı.
Söyle onlara, Martha!
Lanet olsun...
Bazıları onu kasabaya girerken görmüş.
Bu rezil bir suçlama!
Böylesine yüzsüz bir iftiranın hiçbir temeli yok!
Herkes oğlumun aylar önce Kaliforniya'ya gittiğini biliyor.
Bay Jeffries, lütfen o kadını görmezden gelmeye çalışın.
Ve oturun.
Lanet olsun...
Yalancı. - Sayın Yargıç.
Böyle bir yalancıya tahammül etmeyeceğim!
Bayan Gilkyson, bu konu hakkında bir kelime daha söylerse...
...hukuki yollara başvuracağım.
Ve eğer burada herhangi bir adam böyle bir iftirayı dile...
...getirme cüretini gösterirse...
...hemen burada bizzat kendim ona dersini veririm.
Bu işleri düzeltmez, Bay Jeffries.
Bunu yapamazsın!
Yerine otursan iyi olur, Fergus.
Pekala.
Saçmalık.
Bir karara vardınız mı, efendim?
Evet, Sayın Yargıç.
Duyalım o halde.
Buraya getir.
Duyalım.
"Biz jüri olarak..." - Hayır.
Yüksek sesle söyleme, gerizekali.
"Biz jüri olarak sanığı tüm...
...suçlamalardan suçlu buluyoruz."
"Kanmayasınız.
Tanrıyla alay edilmez."
"Çünkü ne ekersen onu biçersin."
"Korkak, imansız, aşağılık...
...katiller, putperestler ve tüm yalancılar...
...onların gideceği yer cayır cayır yanan...
...kükürt gölü olacak.
Bu ikinci ölümleri olacak."
Ed Wilkins.
Elk Flats kasabasında altı adamı...
...soğukkanlı bir şekilde öldürmekten...
...oybirliğiyle suçlu...
...bulunmuş durumdasın.
Üzgünüm ama...
Ben... Yapmadım... - Ölene dek...
...boynundan asılman cezasını...
...vermek zorundayım. - Bekle, ben...
Sen...
Hadi, asın onu.
Ben yapmadım, ben...
Duruşma bitmiştir.
Burada işimiz bitti, Sayın Belediye Başkanı.
Teşekkür ederim, Yargıç.
Hayır, hayır, o...
Hayır.
Bayanlar ve baylar, lütfen dışarı...
...çıkma nezaketini gösterir misiniz? Sen...
Lütfen bu adamı hemen buradan çıkarın.
Hayır, hayır! Hayır, lütfen.
Hadi. Ben değildim.
Hadi. - Hayır, hayır!
- Hayır! Uslu dur, Ed.
Yardım edin! Uslu ol.
Hadi, Ed.
Neden, neden, neden?
Hayır, hayır!
"Kim bir insanın kanını akıtırsa...
...onun da kanı akacaktır...
...çünkü Tanrı, insanları kendi suretinde yaratmıştır.
Adalet yoluyla, onun isteği yerine gelecek."
Amen.
Amen.
Son bir sözün var mı, oğlum?
Ben...
Ben, ben... ben...
Ben değildim.
Sirke çevirdiler olayı.
Kesin ipi! Ona yardım et.
Geri çekil. Birisi ona yardım etsin!
Adama yardım edin!
İpi kesin!
İpi kesin!
"O kokuşmuş...
...balina yağına dokunursam Tanrı belamı versin..."
...diye bağırdım serseriye.
O iğrenç sakatatlara gösterdiğin...
...hürmetten zerre etkilenmedim.
Kara şeytan, karnından vurulmuş Azrail gibi kükredi...
Beni pis kokan evinin buz kaplı duvarına yasladı ve...
...dikenli zıpkınını bana saplayabilmek için savurup durdu.
Yağlı bıyıklı, iki yüzlü barbarın...
...doğruca taşaklarına tabancamın kabzasıyla...
...vurdum sonrasında.
Vivienne, o noktaya geldiğinde artık canıma tak etmişti.
Bu yüzden o dondurucu gecede onu...
...yerel karakola kadar olabildiğince hızlı götürdüm.
Ve orada muhteşem kaytan bıyıkları olan Kazak...
...çapulcuyu demir parmaklıklar ardına tıktı.
Ama bütün bunlara rağmen...
Vivienne, eve geç gelince yemeğin soğuyor.
Yarın kuzeye gidiyorum.
Bizimle kalmalısın, Vincent.
Hayır. Nehri geçip onlara yardım etmeliyim.
Neden?
Bana ihtiyaçları var, Vivienne.
Neden İngilizleri kışkırtıyorsun?
Bu artık senin meselen değil.
Alaska'nın evcilleştirilmemiş vahşi doğasının tarif edilemez genişliği...
...ileri görüşlü ve hayalperest her erkeğin...
...planlarını alt üst ediyor.
İmansızların yağmacı çetelerini...
...ortadan kaldırmayı başardığımızda...
Ben hazırım.
O yabani bölgeyi ehlileştirmek...
...bizim makul kaderimiz.
Ve de kâfirlere takdir edebildikleri kadar...
...medeniyetin yoluna çıkmamayı...
...cömert olmayı öğretmek.
Sorun ne, canım?
Mousse au chocolat'ın tadına bakmak istemez misiniz?
Ya da mille-feuille vanille?
Kimse bunu Şef Lume gibi yapamıyor.
Vivienne?
Vivienne!
"Orada, evcilleştirilmesi en az İngilizler kadar...
...zor olan düşmanlarla savaşacaktı."
Anne, onu tekrar görebilir miyim?
"Hemen cevap verdi.
Tanrı bizi zafere ulaştıracak."
"Beni Orleans'a götür...
Benim yaşımda mıydı o?
Hayır. Aziz Michael ona göründüğünde 13 yaşındaydı.
Ama sanırım sana biraz benziyordu.
Ayrıca tek başına oynamayı da severdi.
Jeanne D'arc seninle birlikte...
...ormandaki perileri aramayı çok severdi.
Benden önce hiçbir kız, ormanın İyi Perisini görmedi.
Jeanne'ın perileri görebileceğinden bile emin değilim.
Sanırım Jeanne'ın da sınanabilmesi için davet edilmesi gerekiyor.
Onu davet edecek olan benim.
Bekle, Vivienne. Biraz geç oldu.
Onu yarın davet edersin.
Babam neden dönmedi?
Yapması gereken önemli işleri var.
No comments yet. Be the first to leave one.