Dry Leaf

Dry Leaf (ხმელი ფოთოლი)

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ ഡൗൺലോഡ് ചെയ്യുക

റിലീസ് വിവരങ്ങൾ

Dry Leaf 2025 Alexandre Koberidze
കമന്ററി എഴുതിയത് dikistutmaz
25 fps, gömülü İngilizce alt yazı olan versiyon.

ടാഗുകൾ

webdl
പ്രസിദ്ധീകരിച്ചത്: 2026-08-07
ഡൗൺലോഡുകൾ: 2
ശ്രവണ വൈകല്യമുള്ളവർക്ക്: No
FPS: 25

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ പ്രിവ്യൂ

ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.

“Irakli, Nino.” Sanırım mektup ikinize yazılmış.

“Bu mektubu yazmak benim için kolay değil.

Ama hiçbir şey söylemeden öylece gidemezdim.

Ne bugün eve döneceğim ne de yarın. Uzun bir süre dönmeyeceğim.

Kendim endişeliyken sizden nasıl sakin olmanızı isteyebilirim ki?

Beni sevdiğinizi biliyorum ve bu bana umut veriyor.

Umarım bana güvenirsiniz ve yaptığım şeyin benim için önemli olduğunu anlarsınız.

Böyle kaçıp gitmem bencillik, affedin beni.

Zaman geçecek ve yeniden görüşeceğiz.

Lütfen sakin olmaya çalışın ki ben de sakin olabileyim.

Size güveniyorum. Sizi seviyorum. Yakında görüşürüz, Lisa.”

Peki.

Söyler misiniz, kızınız çok seyahat eder miydi?

Ederdi.

Çoğunlukla iş için. Gürcistan’ın her yerini gezdi.

İşi gereği.

Ve genellikle tek başına giderdi.

Şunu söyleyeyim, kızınız 28 yaşında...

...yani reşit.

Bu yüzden en azından size bir mektup bıraktığı için minnettar olmalısınız.

Bunlar olur. Bazen insanların evde ya da işte sorunları olur ve...

...belki bir tartışma sonrası falan...

...uzaklaşmaya ihtiyaç duyarlar.

Ne bizimle bir tartışması oldu ne de başka biriyle...

...ve reşit olduğunun da gayet farkındayız.

Üniversiteden beri kendi başına yaşadı ve seyahat etti.

Sadece, kira çok pahalı olduğu için birkaç ay önce tekrar bize taşındı.

Bu mektup yüzünden endişeliyiz.

Daha önce hiç böyle bir şey yapmadı.

Belki bir sorunu var ve bize söylemeden kendi başına halletmek istiyor.

Bizi endişelendiren de bu.

Eskiden fotoğraf çekimleri için aylarca evden uzak kalırdı.

Çoğu zaman telefonunu bile yanına almazdı.

İlk kez 17 yaşında iş için dağlarda bir yere gitmişti.

6 ay boyunca nerede olduğu hakkında hiçbir fikrimiz yoktu.

O zamanlar endişelenmemiştik.

Polis prosedürü açısından elimiz kolumuz bağlı. 28 yaşında çünkü.

Mektup bırakmayıp ortadan kaybolsaydı...

...kayıp başvurusu yapabilirdik ama şimdi...

Mektuptan onun iyi olduğu anlaşılıyor, bu yüzden müdahale etmemize izin verilmiyor.

Aynen öyle.

Bir mektup bırakmış ve reşit.

Maalesef, soruşturma başlatamayız.

En azından şimdilik.

Pekâlâ. O zaman sizi kapıya kadar geçireyim.

Spor fotoğrafçısı Lisa, bir aydır kayıp.

Geride bıraktığı mektup, ebeveynleri Irakli ve Nino’ya hiçbir teselli vermiyor.

Yine de yavaş yavaş günlük hayatlarına dönmek zorundalar.

- Bu nedir? - Çubuk mu?

Hayır. Bu bir çizgi.

Çoğu insan için bunda ilginç bir yan yok.

Ama bizim için çizgilerin çok önemli bir anlamı var.

Tamam. Bir sonraki derste çizgilerden bahsedeceğiz.

- Hoşça kalın. - Teşekkürler.

- Hoşça kalın. - Gelecek derste görüşürüz.

- Hoşça kalın. - Güle güle.

- Hoşça kalın. - Görüşürüz.

Levan.

Açıya dikkat etmeyi unutma.

Üç saniye.

Bacağına da dikkat et.

Ana. Topuğunu yere basmazsan, hareketi yapamazsın.

Bunu defalarca konuştuk. İki yıllık emeğini çöpe atacaksın.

Dinlemiyor işte.

Gidip soğuk bir şeyler içelim. Bunu yarın konuşacağız.

- Pardon, Parlamento’ya nasıl gidebilirim? - Rustaveli Caddesi’nin tam ortasında.

- Uzak mı? - Otobüse binin ve iki durak sonra inin.

İş çıkışı Irakli, bir arkadaşıyla dondurma yemeye gidiyor.

Arkadaşı, Lisa'nın fotoğrafçı olarak çalıştığı spor dergisinin editörüyle...

...iletişime geçmesini öneriyor.

Irakli bu öneriyi düşünüyor...

...ve arkadaşının tavsiyesine uyarak...

...“Skhivi” dergisinin editörünü arıyor.

Editör, o akşam stadyumda buluşmayı öneriyor.

Editör, Irakli'ye Lisa'nın bir süredir işe gelmediğini...

...ve bitmemiş bir projesi olduğunu söylüyor.

Lisa, Gürcistan’ın küçük köylerindeki futbol sahalarını fotoğraflamayı planlıyordu.

Araştırmasını çoktan yapmış ve yerlerin kabaca haritasını çıkarmıştı.

Ancak editör, proje hakkında başka bir şey bilmiyor...

...ve Irakli’ye Lisa’nın iş arkadaşı Levan'la konuşmasını tavsiye ediyor.

Levan, bu filmin gerçekliğinde diğer pek çok kişi gibi görünmez.

Örneğin şu anda kadrajda iki kişi var ama görünmüyorlar.

Levan, Lisa'nın uzun yıllardır arkadaşı ve meslektaşı.

Lisa’nın son projesinde de birlikte çalışmışlardı.

Lisa köy futbol sahalarını fotoğraflayacak, Levan da bunlar hakkında yazacaktı.

Levan, Irakli’ye Lisa’yı bulmak istiyorsa...

...onun fotoğraflamak istediği yerleri ziyaret etmesini söylüyor.

Sorun şu ki, bu yerleri daha önce birlikte gezmiş olsalar da...

Levan tam yerleri ancak belli belirsiz hatırlayabiliyor.

Irakli'nin ne kadar endişeli olduğunu gören Levan...

...Lisa’yı aramaya yardım etmeyi teklif ediyor.

Irakli kabul ediyor.

Lisa’yı aramak için ertesi gün yola çıkmaya karar veriyorlar.

- Seni nereden alayım? - Spor Kompleksi'nden alabilir misin?

- Otelin oradaki mi? - Hayır, Pekin Caddesi tarafında.

- Tamam, saat yedide orada olacağım. - Olur. Yarın görüşürüz.

Öyleyse bunun bir çizgi olduğu konusunda hemfikiriz.

Şimdi mesleğimizde, sporda yer alan bir başka önemli kavramdan...

...daire'den bahsedelim.

Peki.

- Hoşça kalın. - Güle güle.

Hoşça kalın.

- Ana. - Efendim?

Merdivenlerin orada bekler misin? Senden küçük bir ricam var.

- Teşekkürler. - Bekleyeceğim.

Ana.

- Tekrardan merhaba. - Merhaba.

- Eve mi gidiyorsun? - Hayır, antrenmana gidiyorum.

Eskrim nasıl gidiyor?

Yeni bir antrenörümüz var ve bir turnuvaya hazırlanıyoruz.

Harika.

Ana, sana biraz sıra dışı bir şey sormam gerekiyor.

Tamam.

Birkaç günlüğüne şehir dışına çıkmam gerekiyor.

Ve baktığım bir köpek var.

Acaba günde bir kez onu ziyaret edip, besleyip, okşayıp...

...biraz onunla vakit geçirebilir misin diyecektim.

- Mümkün mü? - Evet, tabii ki.

- Nerede o? - Vere Park’ta, Satranç Sarayı’nın sağında.

Sarayın sağında...

...aşağıya inen küçük bir yol ve küçük bir avlu var.

Orada Panda adında güzel ve zeki bir köpek yaşıyor.

- Tamam. - Hepsi bu kadar.

Yani Satranç Sarayı'nın sağında, Vere Park'ta, adı da Panda, değil mi?

Aynen.

- Tamam, hallederim. - Çok teşekkür ederim, Ana.

- Önemli değil. - Hoşça kal.

Panda, nasılsın?

Yeterince suyun var mı? Nasılsın?

Gel bakayım.

Birkaç günlüğüne senden ayrılmam gerekiyor, tamam mı? Birisi sana göz kulak olacak.

Yakında görüşürüz.

Hoşça kal.

- Soğuk su ister misin? - Suyum var, sağ ol.

- Hazır mısın? - Gidelim.

Irakli ve Levan yola koyuluyor...

...ancak şehirden ayrılırken...

...Levan’ın, sandığından çok daha azını hatırladığı ortaya çıkıyor.

- Merhaba. - Merhaba.

Size bir fotoğraf göstermek istiyorum. Bu kişiyi gördünüz mü?

Hayır, kesinlikle görmedim.

Genadi, sen bir şey biliyor musun?

- Teşekkür ederim. - Rica ederim.

Bay Genadi, size bir fotoğraf göstereceğim. Bu kişiyi gördünüz mü?

Hayır, üzgünüm.

Yine de teşekkürler.

Stadyum ne tarafta?

Çok basit, ana yolu takip edin yeter.

Bu taraftan gidelim.

Orada bir stadyum var.

- Okulun yanında mı? - Aynen.

Burası tehlikeli. O yüzden kimse burada yüzmez, evlat.

Su sakin görünüyor...

...ama akıntı birden çok güçleniyor.

Su altı akıntıları var...

...ve onların arasından kolayca yüzemezsin.

Yüzmek imkânsız diyebilirim.

Uçman gerekir.

Manda gibi.

- O su içilebiliyor mu? - Evet.

Peki, o bataklık alana nasıl gidebilirim?

Buradan aşağı gidersen, merkeze ulaşırsın.

Sonra sağa dön. Mezarlık orada.

Biraz daha yukarı çıkman gerek, orada görürsün.

- Tam orada mı? - Evet.

- Tamam, çok teşekkür ederim. - Önemli değil.

- Adı neydi? - Kedi Bataklığı.

Teşekkürler.

Orada bir okul var. Bizim için bir şey yoktu ama birkaç çocuk orada oynuyordu.

Bana belli bir yerden bahsettiler.

Adı Kedi Bataklığı. Hiç duydun mu?

Kedi Bataklığı mı?

Böyle bir ismi unutmaz insan.

Ama yine de gidip bir bakalım.

Aynen, bir bakalım.

Bu kişiyi hiç görmedim. Görsem unutmazdım.

Yine de ben fotoğrafı göstereyim de... belki hatırlamanıza yardımı olur...

Hayır, bu kızı hiç görmedim.

Tamam, teşekkürler.

Irakli. Bir baksana...

Hayır, onu kesinlikle görmedim.

Siz de bir bakabilir misiniz?

Görmedim, üzgünüm.

Tamam.

- Gidelim mi, Levan? - Gidelim.

- Hoşça kalın. - Güle güle.

Geç.

Bana bir sonraki köydeki futbol sahasına nasıl gideceğimi söyleyebilir misiniz?

Şu yolu görüyor musunuz?

Onu takip edin.

Sonra sağa dönüyorsunuz.

Khvashiti köyüne ulaşırsınız, orada küçük bir toplum merkezi var.

Orada bir saha var ve stadyum da yakınlarda.

Eskiden orada su birikirdi ama şimdi emin değilim.

- Peki, bir bakalım. - Evet, bakmalısınız.

O zaman bulması kolay herhalde...

Evet, orada insanlar yaşıyor. Etrafa sorabilirsiniz.

- Çok teşekkür ederim. - Rica ederim.

- Irakli. - Efendim?

- Uyudun mu? - Biraz kestirdim.

Dry Leaf subtitles in other languages

അഭിപ്രായങ്ങൾ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left