Bosch

Bosch

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ ഡൗൺലോഡ് ചെയ്യുക

സീസൺ 2

റിലീസ് വിവരങ്ങൾ

S02 - AMZN WEB-DL - NTb / DEFLATE / WNN / TrollUHD / TUHD / KORPOS
കമന്ററി എഴുതിയത് bontoutou
Official Prime Video - NTb / DEFLATE / WNN / TrollUHD / TUHD / KORPOS

ടാഗുകൾ

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
HD
പ്രസിദ്ധീകരിച്ചത്: 2020-04-11
ഡൗൺലോഡുകൾ: 18
ശ്രവണ വൈകല്യമുള്ളവർക്ക്: No

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ പ്രിവ്യൂ

ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.

Geçen sezon Bosch'ta...

Dur!

Dedektif, kaç kişiyi öldürdünüz?

Bilmiyorum.

Emniyet seni akladı.

İyi bir atıştı.

Görmeye gittin mi?

Harry, Vegas dört saatlik yol.

Selam Maddie.

Geleli 30 saniye oluyor, beni kötü anne olmakla suçluyorsun.

Araç çalıntı değil ortak.

Doğru yazdın mı?

Evet dostum. Işıkları aç.

Bu benim aracım.

Bunlar benim plakalarım.

Siktir! Hey!

Kolay bir soruyla başlayalım.

Minibüsteki ölü herif kim?

Memur Pierce ve Irving Junior, Waits'i çektiğinde

Irving minibüsü aramak istediği için kasten yanlış plakayı kaydetmiş.

Nüfuzumu senin için kullanmasam bile

sırf oğlum olduğundan diğerleri kullanır, bu da ikimiz için riskli olur.

Laurel Kanyonu kurbanının kimliğini öğrendiğinizi duydum.

Adı Arthur Delacroix idi. 12 yaşındaydı.

Waits onu öldürdüğünü itiraf etti.

O'Shea belediye başkanı olmak istiyor,

o yüzden bu Waits davası onun için katıksız bir politik Viagra.

Bay Waits bizi suç mahallerine yönlendirecek

ve her hareketini izleyeceğiz.

Belki de zincirleri gevşetmeliyiz.

- Dava açılmasını istemeyiz. -Hayatta olmaz.

Bosch, gevşet.

Siktir.

Harry, yapma!

Ateş edildi. Memur vuruldu.

Ortağım yayan takipte ve takip yönü belli değil.

Altıncı Sokak'ta, LA Nehri'ndeyiz.

- Çektin mi? Çektim de. -Çektim, evet ama kartı o aldı.

- Kim aldı? -O'Shea.

Sen videoyu açığa çıkarma, üç parçalı takımı ver,

ben seçimi kazanayım, sonraki emniyet amiri sen ol.

Anıt benim. Ben.

- Saçmalıklarından bıktım. -Bir şey yapsana.

Sakın çekip...

Seni böyle kışkırtmasına nasıl izin verdin?

İlk o dokundu.

ALTI AY SONRA

Nasıl gitti? Onunla konuşabildin mi?

Ne dedi? Ne olacak?

Her şey yoluna girecek bebeğim. Adamla kendim konuştum.

- Onunla bu sabah mı konuştun? -Dün gece.

- Lucky ile konuşacak mı? -Halledeceğini söyledi.

Nereden biliyorsun? Emin misin?

Halledeceğini söylediyse halleder.

Emin olabilir misin?

Tony?

- Tony? -Kapatmalıyım bebeğim.

Seni sonra ararım.

- Durduğunuz için sağ olun. -Yardım lazım mı?

Telefonum yanımda değil. Bana çekici çağırır mısınız?

Ne oldu?

Bilmem. Sadece...

Yolda kaldı.

- Sorun değil. Çekiciyi arayayım. -Teşekkür ederim.

Tıraşın ortasındayım Maddie. Beş dakikaya arasam olur mu?

- Olur. Baba? -Evet?

Favorileri kes. Berduşa benzemişsin.

Berduş mu? O lafı nereden duydun?

Geçmişten. Büyük Buhran Dönemi'nden.

Bıyığı da kes.

Bıyığı mı? O sanki hoşuma gidiyor.

70'lerin porno yıldızı gibisin.

Peki, tamam. Seni arayacağım.

- Hoşça kal. -Güle güle.

- İyi olmuş mu? -Harikulade. Çok gençleşmişsin.

- Tam kapıdan çıkmak üzereyim. -Biliyorum, şans dilemek için aradım.

Sağ ol. Gerçekten çok düşüncelisin.

- İyi günler baba. -Sana da.

Hoşça kal.

- Nasıl gidiyor Harry? -Selam Barrel.

- Edgar'ı gördün mü? -Daha yeni geldim.

- Komiser onu arıyor. -Söylerim.

- Kahve? Ben alacağım. -Hayır, sağ ol.

Harry.

J. Edgar.

- Billets seni arıyor. -Duydum.

Evini satmayı düşünürsen

elimde bir alıcı var.

- İlgilenmiyorum. -Ciddi bir talep.

Acemi değilim.

Ben olsam o kadar tepede yaşamam

bazıları da doğanın içinde olmak istiyor.

Merhaba ben Jerry Edgar, Charisse'i aramıştım.

Sanırsın ki bir paket sigara almaya çıkmışım.

ACİL DURUMDA CAMI KIRIN

Sizi pislikler. Kahrolası herifler.

Döndün, hoş geldin ortak.

- Seni kandırdık, değil mi? -Evet, kandırdınız.

- Merhaba ahbap. -Selam ahbap.

Daha iyisini yapamadın mı?

İlaçlar zihnimi bulandırmıştı ama her zamanki gibi zinde döndüm.

- Çıta düşük. -Harry Bosch?

İşte şimdi kendimi evimde hissediyorum.

Chilton Hardy.

Seks suçlusu kariyer yapıyor. Seri tecavüzden mezun olup cinayet ekledi.

Jerry ve Ig bu davaya bakıyor.

Bir düzine kişinin daha ilgilenmesi lazım.

- Kaliforniya, Nevada. -Adamla ilgili ipucumuz var mı?

Iggy, Hardy'nin Panorama City'de yaşayan babasını bulmuş.

Onunla konuşacağız. Bakalım, ne biliyormuş.

Panorama City. Daha iyisi can sağlığı.

Onlarla gitmeni istiyorum.

- Biz hallederiz komiser. -Evet, halledebilirler.

Sen de git Bosch. Döndüğün ilk gün çalışmaya başla.

Coşkunuza bayılıyorum çocuklar.

- Bosch? -Efendim.

Bunlara ihtiyacın olacak.

Bu sefer kaybetmemeye çalış.

Teşekkürler.

Panoramik manzara arıyorum. Görmüyorum.

Buralar hep portakal ağacıydı.

Savaştan sonra ağaçları söküp askeriye için site yaptılar.

Amerikan Rüyası.

Herkese bir ev, bir araba ve arabayı koymak için bir garaj.

- Görüşmeyi Edgar'la ben yaparız. -Size güveniyorum.

Chilton'ı yıllardır görmedim.

Nerede olduğunu bilmiyorum, umursamıyorum.

Yine mi başı dertte?

Oğlunuzla sadece konuşmak istiyoruz. Bir soruşturmada adı geçiyor.

- Etrafa bakacağım. -Arama izni gerekmez mi?

Burada değil.

Buna yetkisi var mı?

Varmış demek.

Oğlunuzla en son ne zaman konuştunuz?

Son kez hapisten çıktığında.

Sekiz yıl önce olsa gerek.

- Ne istedi? -Para.

Gidip başkasını sömürmesini söyledim.

Nereden aramıştı?

Tuscon'dan olabilir mi?

Niçin bu hale geldiğini bilmiyorum.

Annesini suçluyorum.

Aradığını buldun mu?

Burada olmadığını söylemiştim.

Nerede olduğunu hâlâ söylemedin.

Kaç kez söylemem lazım? Bilmiyorum.

- Biliyorsun. -Hasta ve yaşlı bir adamı zorluyorsunuz.

Ne kadar hastasınız Bay Hardy?

- Ne dediniz? -Dedim ki, ne kadar hastasınız?

Gerçekten hastayım seni pislik. Etrafına bak.

- Oksijen? Tekerlekli sandalyesiniz. -Doğru.

Kahretsin.

- Lanet olsun. -Chilton Hardy.

Alın onu, eti kemiği sizin.

Eller yukarı pislik. Tutuklusun.

Kahretsin.

Anahtarlar!

Kıpırdama pislik.

Kelepçeler?

- Kahretsin. -Kapa çeneni.

Al Harry.

Yaşlı bir adam için oldukça iyisin. Doping mi alıyorsun?

Forma girmen lazım J. Edgar. Kardiyo çalış.

Farklı ayakkabılar almalısın.

- O sivri burunlularla koşamazsın. -Ne sıklıkla koşuyorum ki?

- Kalk ayağa. -Cidden.

Ayağa kalk.

Kahretsin.

Artık onunla başa çıkar mısın?

Eski ortağın arkadaş canlısıymış.

Eski mi?

- Mank. -Komiser.

- Dedektif Bosch. -Komiser.

Döndüğün gün kötü birini enselemişsin, Billets anlattı.

Hayır. Edgar'la Ferras yaptı, ben sadece yanlarındaydım.

Mank iyi adam. Arkadaşın mı?

İlk dokunanın Pounds olduğunu gördüğü için şanslısın.

Söylemeye korkmadı.

- Aşırı tepki vermiş olabilir misin? -Hayır efendim.

Pekala Bosch.

İşini yap, sakin kal.

Anlaşacağız, değil mi?

- İyi gitmişe benziyor. -Öyle.

Memur Arkadaş Canlısı.

Kabul, çok sevecen biri değil.

İyi tarafı, Pounds olmaması.

Pounds nerelerde acaba?

Buna inanamayacaksın Harry.

- Sanat Hırsızlığı. -Haklısın. İnanmıyorum.

- O sanattan ne anlar? -Belli bir zevki var.

Çok kötüsün.

Harry.

- Konuştu mu? -Birazdan konuşur.

Babasını yer döşemesinin altına gömülü bulabilirsiniz.

Bence de. Öğle yemeği yiyelim mi?

Yapmam gereken bir şey var.

İkinizin de orada olmasını istiyorum.

Çok geç haber verdin.

Aslında görünür olmak verdiğiniz desteğin değerini pekiştirtir.

- Pazar günü vaazım var. -Harika etkinlik.

More Turkish subtitles for Bosch

അഭിപ്രായങ്ങൾ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left