ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.
Yedi.
Çok güzel.
Kaç kez söyleyeceksin bunu?
Bana çarpıp duruyor sürekli ama.
Öyle mi? Bir daha söylersen...
...sana başka bir şey çarpacak.
Sekiz.
Biraz ürkütücü bence.
Tamam ama ürkütücü şeyler de güzel olabilir, biliyorsun ki.
Tam da gerçek bir yazar gibi konuştun.
Dokuz.
Sen neyi sayıyorsun canım?
Hayvan leşlerini.
Ne?
Yolun her yerine saçılmışlar.
Bir rakun ve keseli sıçan gördüm...
...ve kedi olduğunu düşündüğüm bir şeyi.
Kedilerin arabayla ezmesinin, rakunlardan daha üzücü olması çok garip.
On.
Olamaz.
Biraz bekleyin.
- Görmek istiyorum. - Olmaz tatlım.
Ölü mü?
- Bayağı. - Dokunma ama.
Lyme kapmak istemezsin.
Kızıl Gel-Git
çeviri: miskinkedi. İyi seyirler. twitter: sizoidkedi - instagram: bengicelebi
Provincetown'a Giriyorsunuz
Tamam.
Şahane.
- Tamam, alıyoruz. - Heyecanlı mısın?
Siz Gardener'lar olmalısınız.
- Selam. - Öyleyiz, selam.
Provincetown'a hoş geldiniz...
...veya bizim deyimimizle Ptown'a.
Seyyahlar, Plymouth'a ayak basmadan önce buraya gelmişler.
- Ben Martha. - Selam.
Brown'ların eviyle ben ilgileniyorum.
İçeri gelin.
Lanetli gibi görünüyor.
Provincetown'daki her ev lanetlidir canımın içi.
Denizde boğulan eski toprak balinacıların hayaletleri.
Çok sessizmiş.
Yazın nüfus 60 bin olur.
Yılın bu zamanı, üçten de aza düşer.
Böyle olmasını tercih ediyorum aslında.
Berkshires'a yapılan yazlık ziyaretler için evimi çok kez kiraladım...
...özellikle de Ayı Haftasında.
Kasabanın septik sistemleri Ayı Haftası boyunca çok fazla yedekleniyor.
Senaryo yazıyorsunuz, öyle mi?
- Evet. - İzlemiş olabileceğim bir şeyler var mı?
Birkaç TV dizisi yazmıştım...
...çoğunlukla durum dizileri.
Buradayken giriş bölümünü yazacak gerçi.
Buranın düzenini değiştirmeyi pek planlamıyorsunuzdur umarım.
Brown'lar bana istediğimi...
...değiştirme idaresi vermişti, o yüzden...
- Ama... - Ama bütçeyi aşmadan tabii.
Evet. Bu onun ilk büyük işi.
Evet, benim için ikinci kariyer gibi oldu.
Uzun zaman okulda öğretmenlik yaptım ancak...
Brown'lar da benim Instagram hesabımı görmüş...
- Çok iyidir. - Ve dekorasyonu değiştirme karşılığı...
...evde üç ay bedava kalma teklifi sundular.
Kemancımız da gelmiş.
Ortaokulda güzel ve ufak bir orkestramız var.
O evde eğitim görüyor.
Bilmeniz gereken tek şey...
...bayağı bir içki depolamanız gerektiği.
Olur.
Pencereler de mutlaka sıkı sıkıya kapalı olsun.
Kuzeydoğu rüzgarı gelmesin diye.
Fok balıklarının yakınında yüzmeye gitmeyin.
Yapacağınızdan değil tabii, su buz gibidir.
Ve Boston aksanını taklit etmeye de çalışmayın.
Tamamdır.
- Teşekkür ederiz Martha. - Teşekkürler.
Teşekkürler.
Keyfini sürün.
- Güle güle. - Görüşürüz.
Ben gidip odamı bulayım.
Hepsi bu kadar tuhaf davranacak mı?
- Umarım davranırlar. - Hayır.
Bolca ilham almam gerek.
Yükümü atınca da markete gidip bir şeyler alırım.
"Mahket" demek istedin galiba.
- Evet, "mahket." - "Mahket" diyorlar.
Sus sus, dinliyor.
Bunu yaptığımıza inanamıyorum.
Şehirden çıkacağımı düşünmemiştim hiç.
Biliyorum.
Bizimle gerçekten gurur duyuyorum.
Dikkatin dağılmadan çalışman için mükemmel bir yer...
...benim için de gerçek bir deneyim olur.
Eğlenceli olacak bence.
- Bence de. - Ufak bir balayı gibi oldu.
Tamam.
Görüşürüz.
Buradan siktir ol git! Bu kasabadan!
- Taşaklarını bile bırakmazlar geride! - Tamam Karen.
Bugüne bir delilik yeter.
Dışarı çıkıp git bir ağaca ya da koylara filan bağır.
Hayret bir şeysin Karen! Dışarı çıksan ölür müsün?
- Burada ölmene izin yok. - Siktir git şerefsizin çocuğu.
Bu kasabadan gidin! Defolun!
Anlat ona Mikey.
Biz ona Tüberküloz Karen deriz.
Gerçekten TB hastası olduğundan değil tabii...
...hayvan gibi sigara içer, günde üç paket.
Kafadan çatlak olsa da zararsızdır.
Ben New Yorkluyum.
Beni ürkütmek için daha delisi lazım.
Ben Mikey.
- Burası da benim dükkanım işte. - Selam.
- Harry Gardener. - Biliyorum.
Bay Hollywood.
Benim kız kardeşim de Brown'ların eviyle ilgileniyor.
Özel bir şeyler sipariş etmemi isterseniz haberim olsun...
...organik ürünler, meyve, kıvırcık lahana, yulaf sütü gibi.
Fikirler
Alma!
Canım...
...çalmanı sevdiğimi biliyorum. Ama bana yardım edebilir misin?
Bu projeyi bitirmek için üç ayım var sadece.
Müziğin, yaratıcı zihinleri açmaya yaradığını düşünmüştüm.
Eminim haklısındır. Ama olay şu ki...
...bunu çaldığın zaman...
...tek düşünebildiğim, seni ne kadar sevdiğim ve seninle ne kadar gurur duyduğum.
Ve çalışma motivasyonumu kırıyor...
...çünkü sen benim kızımken, kanıtlayacak başka neyim olabilir ki?
Ve bu çok sinir bozucu.
Bu da öyle.
Daha iyi olmam gerek. Mükemmel olmalıyım.
18 olana kadar New York Filarmonik...
...liderliğine oynamak istiyorum.
18 demek.
Tik tak bebeğim.
Tik tak, tik tak...
...tik tak.
Herkesin senaryoya bayıldığını sanmıştım.
Düzeltilecek bu kadar şey varsa, neden satın alıyorlar o zaman?
Peki Almandine.
Biz keşfe çıkalım, babamız da bir şeyler yazsın.
- Hadi bebeğim. - Teşekkür ederim.
Babama gürültü engelleyici kulaklıklar alsak iyi olur.
İyi fikir.
Acaba seyyahlar buraya mı gömülmüştür?
Onları neyin öldürdüğünü merak ediyorum.
Belki dizanteri veya veba gibi antik ve havalı bir şeydir.
Ya da geyik kenesidir.
Buralarda Lyme hastalığı kol geziyor.
Arkadaşın Rashida'nın annesi bir yazını Hamptons'da geçirdi.
Sonra da kaptı işte.
Şimdi ise yorgunluktan bayılmadan öğleni zor ediyor.
Sen sıkı giyinirsen bir şey olmaz tabii.
- Burayı sevdin mi? - Çok güzel bir yer.
Beni biliyorsun. Şehrin enerjisini severim...
...her köşede seni bekleyen bir sürpriz vardır...
...Tanrıyla ilgili bir şeyler bağıran deli bir adam olsun...
...davul çemberi veya eski bir arkadaş...
...veya şık bir vitrin.
Sevdiğin şeylere bile ara vermek iyidir ama.
Hadi gel.
Hadi gel.
Hadi, hadi.
Harry!
Harry! Harry!
Harry!
- Ne oldu? - Adamın biri...
...bizi kovalıyor! Bizi kovalıyor!
Ne oluyor?
Gördün mü?
Siktir.
Güneşlenme odası, güneşlenme odası!
Harry, kapı!
Cape'deki suçların yüzde 85'i opioidle bağlantılıdır.
Kışları burada şikayet edip, kafayı çekmekten başka yapacak pek bir şey olmaz.
Çoğu zararsızdır.
İçeri zorla girmeler, mağaza hırsızlıkları.
Birkaç yaz önce, hareket halindeki bir bisikletten...
...birini bıçakladıklarını da duymuştum ama o dışarıdan gelen manyağın biriydi.
Bu pek de zararsızmış gibi gelmedi.
Vahşi bir yırtıcı gibi kızımı ve beni kovaladı.
Sizi korkutmasına çok üzüldüm.
Tahminimce, yapmaya çalıştığı tek şey de buydu.
Lyme hastalığının çok tuhaf nörolojik semptomlara...
...yol açabildiğini okumuştum.
Ben Oakland PD'de 15 sene çalıştım.
Geçen bahar ayrıldım ve bu işe girdim.
Neden biliyor musun? Sıkıcı çünkü.
Sorunlu çocukların çoğu günlük işçidir.
Yazları balıkçı teknelerini çalıştıranlar var ya?
Yazın aldıkları maaşın çoğunu harcayıp...
...bütün kış buraya mahkûm oluyorlar ve haplara sarıyorlar.
Tuhaflardır ama kafaları genellikle ciddi bir sorun çıkaramayacak kadar da güzeldir.
Sahili temizlemeleri için birkaç memur yönlendireceğim...
...keşleri uzaklaştırırlar biraz.
Peki ya geçen kış Truro'da öldürülen aileye ne demeli?
Beş kişiyi kendi yataklarında öldürmüşler.
Google'da "Cape Cod'daki Suçlar" diye arattığımda karşıma çıkan ilk şey oldu.
No comments yet. Be the first to leave one.