ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.
Not: Çeviri küfür içermektedir!
Çeviri: aytug2001
Tamam, güzel.
- Bir kere daha. - Tamam, peki.
Tamam.
Aristotle üç çeşit arkadaşlık olduğunu söylemiştir.
Bunlardan ilki çıkar arkadaşlığı.
Bir şekilde sana faydası dokunacak kişiyle aranda olan arkadaşlık, iş arkadaşı gibi.
İkincisi haz arkadaşlığı. Bu da birbiriyle vakit geçirmeyi...
...seven, iki veya daha fazla kişi arasında olan arkadaşlıktır bu.
Basit, doğal bir dostluk da olabilir yatak arkadaşlığı da.
Ve iyilerin dostluğu denilen üçüncü tür de...
...karşılıklı saf saygı ve sevgiye dayanır.
Oluşturması daha yavaştır ama daha uzun sürelidir. En iyi arkadaş türüdür.
Aristotle'dan çok bildiğimi iddia etmiyorum.
...fakat başka arkadaşlık türleri olduğunu da önermek isterim.
Özellikle bir tanesine geçmişten gelen arkadaşlık diyorum.
Birisiyle yakın arkadaşsınızdır.
Farklı bölgelerde büyüyüp farklı kişiler olmuşsunuzdur.
Fakat hala birbirinize yakınsınızdır çünkü...
Süpermarketin birinde can yeleği giymiş birini görmek gibi bir şeydir.
"Hey, neden onu giyiyorsun?" diye sorabilirsiniz.
O da "Çünkü dün bottaydım." diye cevap verir.
Bu Jonah, yanındakiler de ebeveynleri.
Ve bu, o gün çekilen en güzel fotoğraftı.
Sürekli yargılamaları ve gerçekçi olmayan beklentileriyle yara alan...
...ilişkileri biraz karmaşıktı.
Jonah bir keresinde bütün yıl para biriktirmiş...
...ve beğenilerini kazanmak için onları bir şarap köyü turuna çıkarmıştı.
Ama her zamanki gibi işleri yolunda gitmemişti.
Ve son üzün bağına giderlerken gelen bir araçla çarpışmışlardı.
İki ebeveyni de alevler içindeki hurdada canını vermişti.
Cenazeden sonra Jonah, banka evlerine ve çoğu birikimlerine el koyduktan...
...sonra, anne babasının borç batağında olduğunu öğrenmişti.
Kafası karışan Jonah kalan az bir parayı da Jolene isimli hayat kadına harcamıştı.
Onunla da o işi yapmak yerine, bütün gece muhabbet...
...edip kadını uyutmamış ve sonra da kadın bunu soymuştu.
- N'aber? - Evde misin?
Hayır, annemlerin evinde bir şeyler organize etmekle meşgulüm, neden?
- Uğrasam olur mu? - Niye mesaj atmak yerine arıyorsun?
O civardayım.
Pekala, görüşürüz.
Salak amına koyayım, siktir, siktir!
Bu Jonah'ın en iyi arkadaşı Richard.
Yetiştirilme tarzı birbirlerine neredeyse tamamen zıttı.
Babasıyla arası iyi olan ve çoğu kişinin varlıklı...
...olarak düşünebileceği bir evde büyüyen...
...Richard görebildiğiniz üzere, her şeyin istediği şekilde gitmesine alışkındı.
Banka hesabında altı haneleri rakamlar vardı.
Bu parayı da en iyi iki arkadaşıyla yemek en büyük eğlencesidir.
Ancak babası gibi Richard da öfke nöbetlerine yatkındır.
Ve bir keresinde laptopunu, düz ekran televizyona fırlatmıştır.
Nedeni ise eposta hesabının şifresini hatırlayamamasıydı.
Amına koduğum salağı!
Selam.
Ne yapıyorsun?
Siktir!
Richard! Richard!
Richard! Richard!
Kes! Ne yapıyorsun?
Bu da Richard'ın uzun süredir partneri olan Sasha.
Richard'ın ona sağladığı lüks hayatı...
...onaylamayan bir asker evinde büyümüştü.
Özellikle de Ziggy Cardust adını koyduğu güzel, pembe spor arabasını.
Arabalardan bahsetmişken, bir keresinde bir vur-kaç olayına şahit olmuş...
...fakat Richard ve Jonah onu sarhoş olmaya ikna edince mahkemeyi kaçırmıştı.
Fakat bu kaza, onu hemşirelik okumaya teşvik etmişti ve şu aralar günlerini...
...yakınlardaki bir bakımevinde, yaşlılara bedensel...
...ve duygusal bakım sağlayarak geçirmektedir.
Geceleri ve hafta sonları da neredeyse aynı şeyi bu ikileye yapmakla geçmektedir.
- Richard! - Çekil!
Richard, dur!
Richard!
Kes şunu! Bırak onu.
- Nasıl yaparsın? - Nasıl ne yaparım?
- Yalan söyleme bana! - Dur!
- Mesajları gördüm. - Hangi mesajları?
"Çok büyük bir hataydı bu." diyen mesajları.
Nasıl onu sikersin?
Şimdi haddini aştın! İkiniz de burada kalın.
Arabadan bir şey alacağım.
Mutfak yarağı yemiş.
- Bu ne? - Saracak vaktim olmadı.
Doğum günün şimdiden kutlu olsun, pislik.
O mesajlar yattığımız için mi sandın?
Şakayla başladı, sana bu salakça şeyi almaya ikna ettik birbirimizi.
Gövdesi maun ağacından.
Yani okuduğun "O gece bir hataydı."...
..."Olsun, kesinlikle değer. Umarım farkına varmaz."...
...mesajları sana bu lanet olası silahı alma muhabbetlerimizdi.
- Doğum günün için. - Zıpkın.
Her neyse.
Yani... Yapmadınız mı?
Hayır.
Bölüm 1 Ödeşme
Ondan sonra, her zaman olduğu gibi...
...üçlümüz içgüdüsel rollerine geri dönmüştü.
Richard en son ve sürekli tekrarlayan öfke nöbetleri için af dilenirken...
...Jonah da içine çekiliyor...
...ve herkesin ona zarar vermek istediği inancı kuvvetleniyordu.
Sasha da kız arkadaş, anne ve hakem rollerini oynamaya devam ediyordu.
Ve daha bile lüks şeylerle özür dileyebilecekken...
...Richard bugüne ait özel bir özür düşünmüştü.
Grubu en sevdiği aktivitelerden birine götürmek.
Yardım edecek misiniz?
Lütfen.
Pekala.
Bakın, deniyorum, tamam mı?
- Yüzüme bak. - Yüzüne bak.
Tamam, bir anlaşma yapalım.
Koşulsuz şartsız ayaklarınıza kapanıp sizi şımartayım.
Siz de ben kendimi kaybetmeden önceki bir anı hatırlamaya çalışın.
- Ben de yumruk atacağım. - Evet, anlaştık.
- Nereye yumruk? - Gayet mantıklı plan.
- Hayır, değil. - Tazminat istiyorum.
- Ödeşeceğiz. - Aynen.
- Taşaklar olmaz. - Lütfen, taşaklara.
- Taşaklar olmaz! - Sen karışma.
- Sen niye teşvik ediyorsun? - Ya burnuma ameliyat gerekirse?
Burun kemiğin yamulmuş olabilir, bu da uzun süreli sağlık sorunları demek.
Tanrı aşkına hadi yumruk at da kapayın çenenizi.
- Anlaştık. - Sadece bir yumruk, sonra sakinleşeceksin.
- İyi. - İkiniz de.
- Beni alakadar etmiyor bu. - Ben atmana izin versem?
- Nereye vuracağımı biliyorsun. - Taşak yok dedim!
Pazarlık yok! İstesem hemen gidip bir yerde kafayı çekebilirim.
İyi ama unutmayın.
Eğer bir gün küçük Richard'larım olsun istiyorsan, bunlara vurmaman icap ediyor.
- Affedersin. - Bekle, hayır.
Bundan sonra bu tartışma kapanmış olacak o zaman.
Bunlar hakkında tek kelime dahi duymak istemiyorum.
Pekala.
Peki. Siktir et. Hadi yapalım.
Eller kafanın arkasına. Hayır, hayır, arkaya.
Parmaklarını birbirine geçir.
Gözler de kapalı, nereye yumruk atacağımı kestirmeni istemiyorum.
- Güzel. - Kıpırdanmayı kes. Hazır mısın?
- Evet, hazırım. - Yapıştır ona.
Bak ne diyeceğim.
Sorun değil.
- Siktir, bileğim. - İyi oldu sana.
Beyin sarsıntısı geçirme diye dikkat ettim, seni salak.
Öyle bir yumrukla geçirmezdi zaten.
- Ellerinde alevler mi var senin? - Ne bombalar atıyor hem de.
Tamam, demin olduğun yere gel.
Kollar arkaya, lütfen. Teşekkürler. Kıpırdanmayı kes.
Bak unutma, orama vurmaman icap...
İcap deyip durma ve bacaklarını aç.
Düz dur ve adam gibi ye yumruğu.
Hadi seni ufak kancık. Gözlerini kapat. Anlaşma yaptık.
- Biliyorum ama... - O kadar sert yumruğu yoktur, değil mi?
Evet.
Neredeyse kusuyordum.
Özür diliyor musun?
Her şey için?
Gerçekten mi?
Evet.
Sol bulun deliğimden nefes alamıyorum.
Belki de iç kanamam vardır, Houdini gibi.
O da yumrukla ölmüştü.
Sence o kadar uzağa yüzebilen olur mu?
Yok artık, çok uzak orası.
- Sana bir şey sorabilir miyim? - Sor bakalım.
Yattığımızı düşündüren ne oldu?
Sadece mesajlar olmadığını biliyorum.
Daha öncesinde bir şey olmadan böyle bir sonuca varmayacağını biliyorum.
Bazen...
Bazen onunla benim kadar ilgileniyorsun gibi hissediyorum.
Kulağa puşt gibi gelmek istemem ama...
- Yani öyle olacak. - Ne zaman önüne gelenle yatmayı keseceksin?
Bak, biliyorum bu konuyu açmamı sevmiyorsun ama...
...geçen yıl nasıl bir belaya neden oldun gördün.
Endişelerin için teşekkürler.
Ama üç aydan daha uzun bir ilişkin oluncaya dek...
...bana tavsiye verme. Ben sana vermiyorum.
Veriyorsun aslında.
Sana kadınları nasıl yanında tutabileceğini anlatmaya çalışıyorum ki orospulara gitme.
- Bir kere oldu. - Yine de oldu.
Birkaç hafta önce benim evde kavga etmiştiniz, hatırlıyor musun?
Mevzu neydi?
Bilmiyorum. Pek hatırlamıyorum.
Önemli bir konu olmasa gerek.
Ne diyorsun? İkiniz de burnunuzdan soluyordunuz.
Muhtemelen senin gizli işlerini anlatıp rahatlıyordur.
Sen ne dedin?
Şey...
Olanlar hakkında bir şey demedim.
Bak, bir alıntı var. Şöyle bir şey...
"Başkalarını kendi yaptığımız şeyleri yapmakla suçlarız."
Nasıl görünüyorum?
- Salak gibi. - Doğru söze ne denir.
- Hadi şu şeyi deneyelim. - Başka seçeneğim var mı ki?
Hadi, her şey bunun yüzünden başladı.
Pekala, hadi.
Bir, iki...
Mutlu yıllar. Şimdi güneşimi geri ver.
- Sanırım bir şey yakaladım! - Harika.
Küs değiliz ya?
Evet, değiliz.
Bilirsin, birkaç hafta önce Jonah ile benim evimde birbirinize girdiğinizde aranızda...
No comments yet. Be the first to leave one.