ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.
- Her şeyi aldın mı? - Sanırım.
- Hazır mısın? - Evet.
İyi misin canım?
Babacığım?
Harry.
Harry.
- Hasiktir. - Ne oldu?
- Bilgisayarım nerede? - Bilmiyorum. Arkada galiba.
- Ne yapıyorsun sen? - Bilgisayarımı bulmalıyım.
- Yazmam gerek. - Şu anda mı?
Görebiliyorum.
Hepsini görüyorum. Bütün olay nihayet kafamda netleşti.
Harry, Harry!
- Anne? - Bir şey yok.
Bir şey yok canım, geçti.
Çok zor.
Hayır, pratik yapmaya devam edersen, istediğin şekilde çalarsın tatlım.
- Hep yaptığın şey. - Peki çalamazsam?
Ya asla istediğim gibi olmazsa?
Buradan ne zaman gidiyoruz?
Bilmiyorum. Baban etkilenmiş gibi görünüyor.
- Bizim de onu desteklememiz gerek. - Onu bir şey alırken gördüm.
Ne demek istiyorsun?
Babamı hap alırken gördüm.
Adderall'dır belki.
Bazı çocukların odaklanmak için aldıklarını görmüştüm.
- Ben de alabilirim belki. - Hayır, olmaz.
Sen pratik yapmaya devam et.
Harry.
Tatlım.
- Bir saniye, bitirmek üzereyim. - Neyi?
- Bütün bölümü. - Bu imkansız ama.
- Ne kadardır yazıyorsun, dört saat filan mı? - Biliyorum.
Harry, Alma dedi ki...
Seni bir şeyler alırken görmüş. Uyarıcı mı aldın?
Ne? Tabii ki hayır.
- Uyarıcı filan almadım. - Ne aldın o zaman?
Bir şeyler almışsındır çünkü.
Uyuşturucu almadığım sürece bunu bitiremeyecek kadar yeteneksiz miyim?
Böyle mi düşünüyorsun?
Böyle düşünmüyorum ama bu çok uç bir şey Harry.
Seni bir şey alırken gördüm baba.
Ben ilham buldum ama sen sikik bir paganiniyi bile çalamıyorsun diye kıskanma!
Özür dilerim hayatım.
Canım, canım çok özür dilerim. Öyle demek istemedim.
- Öyle... - Ne yapıyorsun sen Harry?
Özür dilerim, yaptığım delilikti. Kendimde değilim.
O sayfalar beynimi ele geçirdi resmen.
Ve çok da iyiler amına koyayım!
- Senin için sevindim, artık gidebilir miyiz? - Henüz değil.
İkinci bölüm için de bir fikrim var ve bu gece taslağını çıkarmak istiyorum.
Güneşlenme odamızda birini öldürdün!
Şerif de bunun kasabada yıllardan sonra yaşanan ilk şiddet suçu olduğunu söyledi.
- Tehlikeyi ortadan kaldırdım ben. - Ne?
Duygular şahlandığı için bunu söylemiyorum...
...ama biliyorsun ki bu işten çıkarsan...
...başka bir iş bulman senin için çok zor olacak.
Sahip olduğun son işe sırtını dönüp gittikten sonra olmaz.
Yapma ama ilham alamamıştım.
Berbat bir zevke sahip, ısrarcı müşterilerdi.
Minimalizmden bir bok anladıkları da yoktu!
Veya tek renkli pembe renk şemasından...
...çok teşekkür ederim, hem de bayağı şu anda.
Bu seferkini bitirmemek için şu an gayet de iyi bir bahanem var bence!
Hayatım lütfen, bana bir ya da iki gün daha ver sadece.
Ya da iki mi? Ya da iki mi?
Beni bir kere desteklesen ölür müsün Doris?
çeviri: miskinkedi. İyi seyirler. twitter: sizoidkedi - instagram: bengicelebi
Daha önce yaptıklarım için özür dilerim.
Sen...
Benden çok daha yeteneklisin.
- Gel sandviçlerini ye. - Aç değilim, teşekkürler.
Yemen gerek ama. Senin de küçük hanım.
İyi misin?
Ne oldu?
- Neydi o, hindi miydi? - Evet.
Tadında midemi bulandıran bir şeyler vardı.
Bence güzel kokuyor.
Burası bana kalabilir mi lütfen? Henüz bitirmedim.
Hadi gel, yukarı götüreyim. Gidelim.
- Bu gerçekten çok iyi. - Teşekkürler, biliyorum.
- Kalanını da görebilir miyim? - Evet, tabii. Bitirdim sayılır.
Hepsini mi?
Neler oluyor ama? Bu normal değil.
Bilmiyorum, bu ev beni etkiledi galiba. İlham perim oldu.
İlham perin bendim hani?
Her zaman.
Özür dilerim.
Özür dilerim, çok kötü davrandım.
Ana karakter biraz...
...anti kahraman tarzında ve sanırım ben de...
...onun ruh haline biraz fazla büründüm.
En azından bir şeyler yer misin?
- Açlıktan düşüp bayılacaksın. - Aç değilim.
Yalancısın.
Yalancısın sen.
Uyarıcı türünde bir şeyler aldın.
Bu şekilde yazıyorsun.
Göt gibi davranıyorsun, iştahın da yok.
Tamam, yemek yememi istiyorsan...
...gidip marketten bir şeyler alırım.
Olur mu? Parmaklarım da yorulmuştu zaten.
Bir şey ister misin?
Benden uzak durun! Benden uzak durun!
Kasabadan gideceğini zannediyordum.
Evet...
Planlarında bir değişiklik olmuş sanırım.
Keto diyet mi yapıyorsun?
Hayır, canım bir şeyler istiyor sadece.
Tabii.
Birden bire yazma işi iyi gitmeye mi başladı?
Evet aslında. Nereden bildin?
Almışsın!
Eminim o yumuşak sikine kan gitmiştir de taş gibi olmuştur!
Neden yaptın bunu?
Bunu yapmamalıydın orospu çocuğu!
Ne oldu, susadın mı?
Şu andan evvel susamanın ne olduğunu bile bilmiyordun!
Sik suratlı!
Çok iyi ya.
Çok iyi.
- Artık burada mı kalacağız? - Bilmiyorum.
Babanla yarın bu konuda konuşmam gerek.
Gitmek istiyor musun?
- Evet. - Evet, ben de istiyorum.
Şöyle bir şey var, babanı uzun zamandır tanıyorum ve kendisi gerçekten iyi bir yazar.
Hakkının daha çok teslim edilmesi gerekiyor bu konuda.
Ve onu şimdiki kadar ilham almış bir şekilde görmemiştim hiç.
Genellikle iki ya da üç gün...
...beş sayfa yazabilmek için acı çeker.
Burada olmak istemiyorum ama aynı zamanda...
...onun içine ne girdiyse, buna engel olmak da istemiyorum.
Bana hiç kaba davranmaz.
Biliyorum, bu konuda berbat hissediyor.
Ona bir kaç gün götü kalkık bir sanatçı olması için...
...biraz fırsat verelim, eminim bu hevesi yakında geçecektir.
- Anne? - Efendim?
Sence ben de babamın aldığı haplardan alsam...
...herkesten daha iyi paganini çalabilir miyim?
Muhteşemlik için alınabilecek sihirli bir hap yok tatlım.
Buraya gel.
Tamam, sence...
...bununla kanepe...
...bununla da duvar nasıl olur?
Aynı renk gibi görünüyor.
Ne? Hayır. Hafif bir fark var.
Buna tonsürton deniyor.
Instagram'daki bir sürü tasarım hesabı o tarzda işler yapıyor.
Bunun hissiyatı kaktüs gibi.
Bu da üzerinden hemen kayabilirmişsin gibi.
Peki, teşekkürler.
Yatağa hadi.
- Seni seviyorum. - Ben de seni seviyorum.
İyi geceler.
İlham perisiyle geçirilen ilk bir kaç gece gibisi yoktur.
Aslında bizim, esas buna ilham perisi dememiz gerek.
Bu şekilde hissetmek istiyorsa, diyetini güncellemesi gerekecek.
Hazır lafı açılmışken, balo güzelim...
Ben acıktım.
Buruna gidip atıştırmalık bulalım.
Uyudun mu?
Yok.
Çok harika oldu be.
Seni hiç bu kadar ukala görmemiştim.
Harika bir yazı gördüğüm zaman hep merak ederdim...
...bu nereden geldi, diye.
Yani Tarantino ve Sorkin nasıl olur da...
...diğer yazarlarla aynı şeyleri...
...daha iyi bir şekilde söyleyebilirdi? - Şimdi anladın mı peki?
Zihnimde bir şeyler açıldı.
Sanki evinde gizli bir kapı bulmuşsun...
...ve o kapı da kelimeler, fikirler ve hayal gücünden...
...inşa edilen bir saraya açılıyormuş gibi.
Eskiden iki odalı bir dairede yaşıyordum...
...şimdi ise Versailles'dayım sanki.
Her şeyi Ursula'ya gönderdim.
Güzel. Yani gidebilir miyiz artık?
Belki bir ya da iki güne. Kesinlikle haftanın sonunda.
Tanrım, Harry.
Alma'nın ödü kopuyor buradan.
Açıkçası benim de öyle.
Seni bu işte desteklemek istiyorum.
Ama bir hafta mı? Bizden çok şey istemiş oluyorsun artık.
Doris, elektronik alet arayan uyuşturucu bağımlılarıydı onlar sadece, tamam mı?
Bir haftadır bizi rahatsız eden kimse olmadı.
- Ben kalmak istiyor muyum? Hayır ama... - Ama, ama, ama ne?
- Siz gidin, ben kalayım. - Hayır, olmaz.
Burada kalırsan yazarak öldürürsün kendini.
Siktir!
Harry, dur. Dur!
Ne yapıyorsun? Çekil üzerimden, canımı yakıyorsun!
Harry! Hayret bir şeysin!
Harry!
Tam zamanında!
Ördek avlıyorum ben de.
Ya da bıldırcın.
Bilmiyorum, tüfeğin patlamasını ellerimde hissetmeyi seviyorum sadece.
Bana ne verdin? O hapların içinde ne vardı?
Kimyageri dışında kimse bilmiyor.
- Kimyager kim? - Bir içki alacağım ben.
No comments yet. Be the first to leave one.