ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.
SPOOKY IN LOVE
Bunu istediğinden emin misin?
Evet, eminim.
Sonuçta gündelik hayatını rahatça paylaşabileceğin
tek kişi benim.
Seni yalan söylemeye zorladığım için özür dilerim.
Özür dilemene gerek yok.
Aksine bana yardım isteyecek kadar
güvendiğin için sana teşekkür borçluyum.
Peki başkan hanım
neden Kang Min-hwan'la evlenmeni istiyor?
Ben de bilmiyorum.
Nedeni ne olursa olsun, bu işi başaralım.
Tabii.
Kendimizi gösterelim.
7. BÖLÜM
Savcı Ma Gang-uk ve ben...
...nişanlanıyoruz.
Sekreterler, çıkın.
Direktör Gong, bu aile meselesini konuşmak için izin verir misiniz?
Yeo-ri.
Konuklarımız olduğunu görmüyor musun?
Hem de biri Min-hwan.
Sana yakında söyleyecektim. Özür dilerim.
Biliyorsun, kesin emin olana kadar böyle şeyleri açıklamam.
Bu konuda kesin eminsin, öyle mi?
Evet.
Öyle görünmüyor.
Bana doğaçlama bir iş gibi geldi.
Ne demek istiyorsun?
Düşünsene.
Uzun süredir kimseyle çıkmadığını bütün ülke biliyor
ama bir anda erkek arkadaş da değil, nişanlın oluverdi.
Haksız mıyım?
Min-hwan, çok üzgünüm.
-İstersen bunu daha sonra... -Hayır.
Yemeğe başlayalım mı?
Ayrıntıları duymak isterim.
Ne zaman
nişanlanacak kadar yakınlaştıklarını merak ettim.
Açıkçası son görüşmemizde
hiç öyle bir izlenim edinmemiştim.
Gizli tuttuğumuz için öyle davrandık.
Ne zamandır birliktesiniz?
-Bir yıldır. -Altı aydır.
-Bir yıldır. -Altı aydır.
Of, kafam karıştı.
Bir yıl önce tanıştık
ama altı ay önce çıkmaya başladık.
Aman Tanrım. Nasıl tanıştığınızı çok merak ettim.
-Yeo-ri'yle tanışmak kolay değildir. -Kesinlikle.
Biz bile onu nadiren görüyoruz.
Tam olarak nerede tanıştınız?
-Bir dağda. -Bir dağda.
Dağda mı?
Tuhaf. Orada ne işiniz vardı?
Doğa yürüyüşü yapıyorduk tabii ki.
Yeo-ri doğa yürüyüşü yapmaz.
-Sadece salonda tırmanış yapar. -Hayır, dışarıya da çıkıyorum.
Dağlarda yürüyüş yapıyorum
ve Han Nehri kıyısında koşuyorum.
-Sırf koşmak için ta nehre mi gidiyorsun? -Aynen öyle. Evim nehirden uzakta
ama nehir kıyısında koşuyorum ve ramyeon yiyorum.
Han Nehri kıyısında ramyeon mu yiyorsun?
Çok güzel oluyor.
-Yok artık. -İmkânsız.
Seni iyi tanırım Yeo-ri.
Bu nasıl olabilir?
-Çünkü âşığız. -Çünkü âşığız.
Siz ikiniz. Benimle gelir misiniz?
Gerilmene gerek yok. Sorun olmaz.
Biliyorum. Gergin değilim.
-Oturun. -Peki efendim.
En azından uyarabilirdin.
Ama sen de her şeyi böyle yaparsın.
Uyarmadan bir anda yapıp bitirirsin.
Doğru ama niye daha önce söylemedin?
Min-hwan'a bunu yaşatmak zorunda değildin.
Endişeni anlıyorum büyükanne.
Ama Min-hwan'la aramızda
bir aşk ilişkisi yok.
İşimizi düşünüyorsan bunu yapmamak daha da önemli.
Yani Bay Ma'yla ilişkiniz sadece iş ilişkisi değil mi?
Ne?
Âşık olduğunuzdan emin misin?
Evet, eminim.
Peki ya siz Bay Ma?
Efendim?
Duygularımız karşılıklı.
Bırak da kendisi cevap versin.
Ne hissediyorsunuz?
Yani elbette...
...Yeo-ri'ye çok değer veriyorum.
Nişanlanmak isteyecek kadar.
YEEON MÜDÜRÜ
İzninizi istiyorum.
-Bunu açmam lazım. -Hemen dön.
Merhaba Müdire Hanım.
Ne buldular?
Hemen geliyorum. Görüşmek üzere.
Min-hwan.
Olanlar için özür dilerim.
Büyükannem çok abarttı.
Burada olduğunu söyleseydi bu tatsızlık yaşanmazdı.
Büyükannenin suçu yok.
Gelmeyi ben istedim.
Yeo-ri.
Neden bu kadar ileri gittiğini tahmin edebiliyorum.
Ne demek istiyorsun?
Rahat oturun.
Rahatım zaten.
Bir çay için.
Teşekkür ederim.
İyi misiniz?
Evet. Çok ferahlatıcı.
Ne tür bir savcısınız?
Sıradan bir savcıyım. Savcıların çoğu gibiyim.
Anlıyorum.
Ailenize ait
ve size miras kalacak bir iş var mı?
Anne babam ben küçükken öldü. Beni büyükannem büyüttü.
Hâlâ onunla mı yaşıyorsunuz?
Bir çiftliğe taşındı. Lahana ve fasulye yetiştiriyor.
Sohbetiniz bittiyse
bizim bitirmemiz gereken bir iş var.
Bu saatte mi?
Bitirmemiz gereken...
...bir buluşma var.
Bayan Cheon'un nişan tuzağı kurması beni şoke etti.
Tuzak kurmadı. Sadece ailesine açıkladı.
-İçimden bir ses bu olayın planlandığını... -Aslında evet.
Savcının gömleği geri getirmesi sadece iki ay önceydi.
-İki ay mı? -Evet.
O zaman...
Büyükannenin inanılmaz bir karizması var.
Olayın üstüne gitmeye kararlı.
-İyi hazırlanmalıyız. -Tamam.
Ne?
Bu arada Müdür Lee ne dedi?
Tabutu bulmuşlar.
Gerçekten oradaymış.
Hemen bildireyim.
Bir arkadaşımın baktığı bir boşanma.
Boşanma davası mı?
Üzgünüm, boşanmalara bakmıyorum.
Yedi trilyon wonluk bir servet söz konusu.
Koca suçlu taraf
ve kadın da şirketin kurucularından.
-Davayı kazanırsanız ücret olarak... -Bir saniye.
Yedi trilyon wonluk bir servet söz konusuysa
B&CA Holding'in başkanının boşanmasından mı bahsediyorsun?
Yüzyılın boşanması denen boşanmadan mı?
Eski Aile Mahkemesi başhâkimi bir süre önce size katıldı.
Onun ve şirketinizin isimleri
bu davayı kazanmaya yeter.
Arkadaşımın numarası.
Yani elbette üstlenebiliriz.
-Cha ve Yul çok iyi bir... -Karşılığında
Bayan Cheon'la ayrılmanızın gerçek nedenini...
...kendine saklayacaksın.
Arkadaşların el sıkışmasına gerek yok.
Avrupa'dayken aldım.
Sana yakışacağını düşündüm.
Cha Gi-u'nun yemeğe gelmesini niye önledin?
Niye gelmediğini sorunca sana sormamı istedi.
Evet ama belki de önlememeliydim.
Bugün patlatacağın bombaya rağmen
Yeo-ri'yle evlenmeyi kabul etmem
başkan hanımı çok etkilerdi.
Araya girmemeliydim.
O zaman hemen Cha Gi-u'yu ara.
Büyükannemle konuşalım.
Seni reddettiği hâlde neden hâlâ Yeo-ri'yi koruyorsun?
Tek bir neden olabilir.
Hâlâ ondan vazgeçmedin mi?
Nişanını duyurmasına rağmen mi?
Yeo-ri nişanlanamaz.
Ne Ma Gang-uk'la ne de başkasıyla.
YEEON SANAT MÜZESİ
-Kore Mirası Dairesi mi? -Evet.
-Gidelim mi? -Tabii.
Ağır ol.
Şimdi biriniz çıkın.
-Emin misin? -Evet.
-Çıktı. -Durun!
-Bekleyin. -Dur.
Geldiniz mi Bayan Cheon?
Merhaba.
Bize gömülü miras bulduğunuz bildirildi.
Evet.
Önce Kore Mirası Dairesi'nin tabutun içine bakması gerekmez mi?
Bunun için müzeden bir uzmanı...
Hanımefendi haklı.
Kazıya devam edilebilmesi için
önce buluntuyu görmemiz gerekiyor.
Gömülü miras olduğuna karar verilirse
inşaatın tamamen durdurulması gerekir.
Gömülü miras olduğuna mı?
Evet, tabii. Buyurun.
Asla o aptalla beraber olamayacaksın.
No comments yet. Be the first to leave one.