Sugar

Sugar

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ ഡൗൺലോഡ് ചെയ്യുക

സീസൺ 1

റിലീസ് വിവരങ്ങൾ

Sugar 2024 S01E01 Olivia 2160p ATVP WEB-DL DDP5 1 HDR H 265-NTb
കമന്ററി എഴുതിയത് 1see0ne

ടാഗുകൾ

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
HD
പ്രസിദ്ധീകരിച്ചത്: 2024-04-26
ഡൗൺലോഡുകൾ: 76
ശ്രവണ വൈകല്യമുള്ളവർക്ക്: No

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ പ്രിവ്യൂ

ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.

Efendim?

Galiba binanın önünde para düşürdünüz.

Yanıldıysam özür dilerim.

Hayır, lütfen.

Tamam.

Beyefendi. Evet, o benim.

İngilizce biliyorsunuz.

İşimin bir parçası.

Çok para. Kaybetmenizi istemem.

Evet, teşekkürler.

Sanıyorum size ödül vermem gerek.

Hayır, gerek yok.

Ama bir iyilik isteyeceğim.

Acaba bu çocuğu gördünüz mü?

Altı gündür kayıp. Adı Yuma.

Onu daha önce görmedim.

Bence doğru konuşmuyorsun Hideo.

Bence korkunç bir hata yaptın.

Yuma'nın ailesine fidye mesajı yolladın.

Kobayashi'lere. Ama Bay Kobayashi, Yuma'nın babası değil.

Değil.

Öyle sanıyor ama değil.

Yuma'nın babası... Öz babası,

Masaki Hashimoto adında biri ve Bay Hashimoto...

...Tokyo yakuza'sında bir patron.

Yani tek soru,

şimdi ne olacağı.

Sana bir şans vereceğim. Tek yapman gereken beni çocuğa götürmek.

Yuma'yı aldığım anda

babasını aramadan önce sana iki saat vereceğim.

O sürede havaalanına git, herhangi bir yere bilet al.

Yabancı bir ülke olması yeterli.

Japonya'da güvende olmayacaksın.

İnsanlara zarar vermeyi sevmem.

Cidden sevmem.

Bana çocuğu sakladığın yeri söyle, anlaşmamız hâlâ geçerli.

Lütfen. Çocuğu sakladığın yeri söyle.

Üzgünüm. Bunu kendin istedin.

Lanet Savile Row takımı.

Sen kimsin?

Otur.

Yuma.

Teşekkürler.

Size hizmet onurdur efendim.

Yaralanmışsınız.

- Hallederim. - Nasıl isterseniz.

Dışarıda bekle.

Bence hemen gitmeniz en iyisi.

İnsanlara zarar vermeyi sevmem. Bu doğru.

Bu dünyada benim katkım olmadan da yeterince acı çekiliyor.

Kayıp insanları bulmak.

Onları, özleyenlere geri getirmek.

İşin bu kısmını seviyorum.

Arada bir bıçak kavgasına veya mahvolan bir takıma değer.

Bu zor bir iş.

Ama düzenli.

Thomas Kinzie Hizmet Talebi / Bay Siegel

Jonathan Siegel adına.

Umarım ateş düşer. Kusma geçti mi?

Müşterim var,

o yüzden kapatmam gerek.

Sıcaklık iyi mi efendim? İsterseniz klimayı yükseltebilirim.

- Gayet rahatım. Teşekkürler. - Arapça mı biliyorsunuz?

Biliyorum. Uzun zaman önce Şam'da kalmıştım.

Orası harika bir şehirken... Tüm sorunlardan önce.

Ben de Şamlıyım.

Adın nedir dostum?

Munzer.

Munzer.

Munzer,

kızın hakkında konuştuğunu duydum.

Bu, doktorumun numarası.

Onu ara, tamam mı?

Kızının hasta olduğunu ve benim arattığımı söyle. Yardımcı olacaktır.

Çok teşekkürler efendim. Allah'a şükür.

Rica ederim.

- Sizi bekleyeyim mi? - Hayır, gerek yok.

Ama bavullarımı otele taşırsan çok makbule geçer.

Sizin merkezden sorarlarsa beni de oraya bıraktığını söylersin.

Nasıl isterseniz.

- John Sugar, ta kendisi. - Selam Ruby.

Selam. Gel bakalım. Uzun zaman oldu.

- Evet. - Tamam, sana bir bakayım.

- Yorgun görünüyorsun. - Yolculuk uzundu.

Tokyo'da eski bir arkadaşıma rastladım. Yerel hücre evinin dağıldığını söyledi

ve diğerlerini bir yıldan fazladır görmemiş.

Taşınmak isterse bizim yanımıza gelebileceğini söyledim.

Evet, elbette. Pekâlâ. İçeride senin için bir şeyler var.

- Önden buyur. - Pekâlâ.

Mirembe.

Selam. Ay.

Bu kadar kolay tavlandığını bilmiyordum.

Tavlanma değil bu çünkü ne yapmaya çalıştığını biliyorum.

Aferin kızıma.

- Ne bu? - Helen'dan.

- Çok tatlı. - Evet, hâlâ yazdığına inanamıyorum.

Yani gerçekten yazıyor.

Eski kafalı.

- Eski kafalı. - Teşekkürler.

Rica ederim.

E, uçağın dört saat önce mi indi?

Aşağı yukarı. Evet.

Neredeydin?

İşlerim vardı.

İşler mi?

İşler.

Ne gibi işler?

İşler gibi işler.

Jonathan Siegel gibi işler mi?

Thomas Kinzie, Bay Siegel'ın avukatı.

John Sugar.

Hoş geldiniz. Kendisi bahçede.

- Yine beni mi takip ediyorsun? - Hayır, ben...

Thomas Kinzie aradı.

Evet, sözleşmenle ilgili,

çok tuhaf olduğunu düşündüm çünkü üç gün önce beni aradığında

senin müsait olmadığını ona net biçimde söyledim.

Belki.

Verdiğiniz referanslarla görüştüm.

Hepsi, çok düzgün biri olduğunuzu söyledi.

Konu ailesi olduğunda Bay Siegel müthiş mahrem biridir.

Bu şahsi endişesinin herkesçe öğrenilmesi

onun için çok stresli bir durum olur.

- İşte orada. - İşte orada.

Ekebildiğin kadar ek ama buraya daha fazla toprak getir.

Hepsi bu kadar. Teşekkürler. Makbule geçti.

Sugar, Jonathan Siegel.

Sizinle tanışmak onurdur efendim. Çalışmalarınıza hayranım.

Yaptığınız tüm filmleri izledim.

Çoğunu beş ya da altı kez.

Lady In The Shadows hariç.

Onu kaç kez izlediğimi hatırlamıyorum.

- Gidebilirsin Tom. Seni sonra ararım. - Bay Sugar.

Teşekkürler.

- Geçelim mi? - Tabii.

Demek film manyağısınız.

Manyağı mı? Manyaklık hafif kalır. Daha ziyade bağımlılık diyelim.

Komik değil John. Benim için değil.

Bir müşterinin doğrudan seni araması saygısızlık.

Sen benim işimsin.

Ayrıca Tokyo'dan sonra biraz ara vermen konusunda

anlaşmamızdan bahsetmiyorum bile.

Çok ihtiyacın olan bir ara.

Emily Carpenter'la seni konuştum.

Emily sadece tek bir şeyi yaptığını söyledi.

Kayıpları buluyormuşsun...

Gizliliğe önem veren insanlar için.

Benim gibi.

- Ruby, Jonathan Siegel o. - Kim olduğu umurumda değil.

Bir kız kayıp.

Torunu.

Kız 25 yaşında ama onun için hâlâ çocuk.

Olivia iki haftadır kayıp.

Oğlum Bernard, bana daha birkaç gün önce söyledi.

Onun bir başka talihsizliği olduğunu düşünüyor.

Tom'un ofisine istediğin şeyi hazırlattım.

- Bu o. - Çok güzelmiş.

Bunu daha önce yaptı mı? Ortadan kaybolmayı?

Evet. Ama uzun yıllar boyunca uyuşturucu sorunu olduğu içindi.

Bazen günler, haftalar hatta aylarca kaybolurdu.

Ama bu defa farklı. Bu defa endişelisiniz. Neden?

Olivia o şekilde kaybolduğunda beni yine de arardı.

Para için hep beni arardı,

ben de verirdim.

Ve ondan haber almadınız mı? Telefon ya da...

Hayır, bu kez bir şey farklı.

Olivia'yı en son ne zaman görmüştünüz?

Yaklaşık bir ay önce onu akşam yemeğine çıkarmıştım.

İki yıldır ayık olmasını kutlamıştık.

Bununla çok gurur duyuyordu. Ben de onunla duyuyordum.

O gece onda özel bir şey vardı.

Özel mi? Nasıl?

Tutkuluydu, öz güvenliydi, hevesliydi, neşeliydi.

O zaman nihayet yoluna girdiğini anlamıştım.

Neyin yoluna efendim?

Kendisi olmanın.

Ben yaşlı bir adamım Sugar

ve doğrusu sağlığım da iyi değil.

Kalp hastasıyım.

Artık hiçbir şeyi umursamıyorum...

Torunum hariç.

Onu bulmanı rica ediyorum. Lütfen.

Bu onun sorunu.

Benim ya da senin değil.

Yakında konuşacağız.

Komik değil John.

Thomas Kinzie'yi hemen arayıp durumu açıklamalısın.

Ruby...

Bunu yapamam.

Bunu yapamam. Bu kız yüzünden.

Bana Djen'i hatırlatıyor.

Evet.

Ne diyeceğimi bilmiyorum.

O...

Tanrım. Seni puşt.

Ne oldu?

Beni nasıl kandıracağını biliyorsun, değil mi?

- Oyun oynamıyorum Ruby. - Evet.

Fotoğraflarını gördüm ve o, Djen'di.

Tamam. Bunlara ihtiyacın olacak.

More Turkish subtitles for Sugar

അഭിപ്രായങ്ങൾ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left