ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.
Bir öykü ile meşgulüm...
...esrarengiz korkularımıza seslenen...
...ve korkuyla dehşeti uyandıran.
Okuyucuyu etrafına bakamayacak kadar korkutacak bir öykü.
Kanı donduracak, kalp atışlarını hızlandıracak bir öykü.
19. yüzyılın başlangıcı.
Devrimin ve köklü değişiklikler yaratacak bilimsel gelişmelerin...
...eşiğinde bir dünya. Bilgi açlığı çok büyüktü.
Öncüler arasındaki Yüzbaşı Robert Walton...
...Kuzey Kutbu'na varmayı kafasına takmıştı.
Ama yolculuğu bir öykü ortaya çıkardı...
...bilinmeyene gidenlere dehşet saçacak bir öykü...
KUZEY BUZ DENİZİ, 1794
Kaptana söyleyin, tepe yelkenleri indirmeliyiz.
Yırtılacak.
- Yelkenleri indirmeliyiz! - Herkes gemi direğine.
Dümeni al.
Kaptan, buza çarptık.
Önümüzde buzdağı var!
Sancağa tam yol!
Geri git!
Yardım edin! Yardım edin!
- Yardım edin! - Dayan, Vernon!
Dayan!
Daha hırslı beyler!
Gidelim!
Kaptan, bu işe yaramaz. Buzlu yol çok uzun.
- Öylece yatıp ölelim mi? - Adamlar yoruldu.
Bu kadar yolu şimdi vazgeçmek için gelmedim.
Riskleri biliyorlardı. Kutba gerekirse buzu yara yara gideriz.
Öyleyse isyan riski taşıyorsunuz, kaptan.
- İsyan mı dedin? - Evet, öyle dedim efendim.
Kuzeye doğru ilerliyoruz, planlandığı gibi.
- Kaç hayat karşılığında? - Ne kadar gerekiyorsa!
Orada bir şey var.
Bu da ne böyle?
- Kaptanınız kim? - Benim.
- Siz kimsiniz? - Konuşacak vaktim yok.
Adamlarınızı ve silahlarınızı getirip beni izleyin.
- Şimdi! - Olduğun yerde kal.
Burada emirleri ben veririm.
Köpekleri tutun.
Bırakın onları.
Zaten öldüler.
Gemiye geri dönün. Herkes gemiye geri dönsün!
- Ayılar böyle öldürmez! - Belki adamı istiyordur.
- Ya da kaptanı! - Kaptanı haklamaya gelen bir şeytan.
St. Petersburg'dan Archangel'e yürüyerek gittim.
Sonra bir kuzey gemisine bindim. Buza çarpınca köpekleri kullandım.
Ne var orada?
Bunu 6 yılda planladım. Tek servetim bu.
Beni kimse durduramaz. Ne siz ne bir hayalet.
Çılgınlığımı paylaşıyor musun?
- Hayır, çılgınlık değil. - Ne öyleyse?
Kuzey Kutbu'na bir geçiş var. Onu bulacağım.
- Hayatlarınıza mal olsa da mı? - Hayat gelir ve gider.
Başarırsak, isimlerimiz sonsuza dek yaşayacak.
Ve kendi türümüzün hayırseveri olarak anılacağım.
Yanılıyorsun. Ben bunu biliyorum.
Sen kimsin?
Adım...
...Victor...
...Frankenstein.
CENEVRE, 1773
Anne!
Muhteşem oğlum Victor!
Dünyadaki en yakışıklı, en nazik, en akıllı...
...en nazik çocuksun sen!
Bayan! Çocuğu şımartacaksınız.
- İkiniz bizi yalnız bırakır mısınız? - Doktor.
Gel buraya Justine.
Victor, bu Elizabeth. Bizimle yaşayacak.
Annesi ve babasını kızıldan kaybetmiş.
- Şimdi bir yetim. - Kendi kardeşin gibi düşün.
Ona bakmalı ve nazik olmalısın.
Her zaman.
- Anne. Ufaklık nasıl? - Bugün biraz hareketli.
- Ateşböceklerini kovalardın. - Yakaladığımda ölürlerdi.
Ve sen ağlardın. Yatağının kenarında parlamalarını...
...Okurken ışık vermelerini isterdin.
Bilgiye susamıştın. Çok ciddi bir çocuktun.
Ve çok ciddi genç bir adam oldun.
Tüm bu tuhaf ve eski kitaplar...
Babandan daha iyi bir doktor olacaksın.
Ama biliyor musun Victor, hayat sadece çalışmak olmamalı.
Yaşanabilecek çok şey var!
Şunu geri ver anne!
Arkadaşını değiştir.
Caroline, kendini yormamalısın!
Bu yeni bebek doğuştan dansçı olacak.
Tüm genç bayanlar ve beyler seni kıskanacak.
Justine!
Justine, dans edebilir miyiz?
- Bayan! - Acele edin.
- Karar vermelisin! - Bebek ters konumda.
Yapamıyorum...
Bebeği kurtarmak için kes beni.
İyileşecek. Baban Cenevre'nin en iyi doktoru.
Baba?
Baba?
Baba, o nasıl?
Elimden geleni yaptım... Her şeyi...
Anne! Anne!
Onu geri getir! Lütfen onu geri getir.
Onu geri getirin!
ÜÇ YIL SONRA
SEVGİLİ EŞ VE ANNE - CAROLİNE BEAUFORT FRANKENSTEİN.
Anne!
Asla ölmemeliydin. Kimsenin ölmesi gerekmiyor!
Bunu sona erdireceğim.
Bunu durduracağım. Söz veriyorum.
Victor, buna saplandın. Nedir bu?
Enerji. Asla yok olmuyor, sadece değişiyor.
Mumdan, mekanik bir köpeğin çırpınışlarına.
Uygulamalar sınırsız.
- Dışarı gel, harika bir gün. - Git, işim var.
Nedir bu?
Elektrikli yılan balıklarına püskürtmek için.
Koy yerine. Oyuncak değil o.
Oyuncak değil o. Koy yerine, hayır...
Ver şunu bana!
Haydi!
Deneylerini bıraktığı için Victor'a şükran duymalıyız.
Kim söylüyor bıraktığımı?
- Ne demek istiyorsun? - Bak.
Öleceğiz.
- Bunun olacağını biliyordun. - Hayır ama ümit ediyordum.
Bu kadar büyüğünü görmemiştim.
- Harika değil mi? - Bunu yapmamalıydın.
Bir şey olmaz. Bir şey olmaz.
- Bir yere sığınalım. Bir ağaç! - Hayır, bu yanlış şey.
- Ya Willie? - Ne yapmalıyız?
Dağılın. Elizabeth, şunu al.
- Çabuk. Haydi, çabuk! - Nedir bu?
Toprağa göm.
- Şimdi ne olacak? - Justine, şunu al. Haydi.
- Willie! - Herkes yatsın.
Elini ver bana. Her şey iyi olacak.
- Umarım ne yaptığını biliyorsundur. - Willie, yukarı bakma!
Durun! Bir, iki, üç...
Şimdi.
- Nasıl hissediyorsun, Elizabeth? - Canlı!
Bayanlar baylar, dostlarım! Toplanın ve dinleyin.
Muhtemelen bildiğiniz gibi yarın oğlum Victor buradan gidiyor.
Eminim benim başaramayacağım muhteşem bir kariyer yapmaya gidiyor.
Alçakgönüllülük!
Tek üzüntüm annesinin...
...son eşimin burada olmaması.
Bu gururu paylaşamaması...
...beni bu gece saran bu gururu paylaşamaması.
Evet.
Bunu almanı istemişti Victor. Mezuniyetinde.
Ve içine şöyle yazmıştı:
"Bu Victor Frankenstein'ın günlüğü."
Geri kalan sayfaları boş...
. asil bir hayatın eylemleri ile doldurulmak üzere.
Girsek iyi olur, onlar bizi özlemeden.
Sadece biraz daha.
Bir daha ne zaman yalnız kalırız bilmiyorum.
Sevgili Victor!
- Bana gülmeni özleyeceğim. - Beni güldürmeni özleyeceğim.
Kardeşler nasıl hoşça kal der?
Belki demeleri hiç gerekmez.
Sen demezsen ben de demem.
Sen kardeşim misin?
Kardeşin...
...dostun...
...sevgilin.
- Karım? - Evet!
- 0O halde gel, evlen benimle şimdi! - Victor hayır.
O halde kalıyorum.
Karın olmayı çok isterim.
Ama sen uzaklardayken, ben buraya aidim.
Bu ev yaşasın istiyorum. Çocuklarımızın yuvası olacak.
Gidip yapman gereken o önemli şeyleri yapmalısın.
Seni çok istiyorum.
Döndüğünde burada olacağım.
Her tatilde, her ziyarette.
Ve sonra düğün gecemizde...
O zamana kadar.
Çok merdiven var.
- Yolculuğunuz nasıldı? - Çok iyi, teşekkür ederim.
- Sadece tavan arası boş. - Tam aradığım gibi.
Ama oldukça fazla bilimsel teçhizat gelecek.
Eminim gerçek bir laboratuar ihtiyacımı takdir edersiniz.
Putzi sizi sevdi.
Bu mükemmel olacak.
"Aptallar ve kibirliler bakışlarını değnekle yönetir.
Ama bilgi sadeceTanrı aracılığıyla edinilen güçtür."
Parolamız. Sizin gibi acelesi olan gençler hemen unutur.
Ama bütün öğrencilerin burada oldukları sürece...
...yaptıkları en büyük hata, her zaman...
...lginç veya yaratıcı bir düşünce bulacaklarını sanmaları.
Zamanında bunu hepimiz hayal ettik.
Ama beyler, kendinizi düşünmek için burada değilsiniz.
Hastalarınızı düşünmeyi öğrenmek için geldiniz buraya.
Bu yüzden fiziksel gerçeklik kanunlarına...
...boyun eğmeyi öğrenin.
Tabii ama Profesör...
- Ya felsefi yaklaşımlar? - Felsefi mi?
No comments yet. Be the first to leave one.