A Good Woman Is Hard to Find

A Good Woman Is Hard to Find

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ ഡൗൺലോഡ് ചെയ്യുക

റിലീസ് വിവരങ്ങൾ

A Good Woman Is Hard to Find 2019 BluRay 1080p DTS-HD MA 5 1 AVC REMUX-FraMeSToR
കമന്ററി എഴുതിയത് aytug2001

ടാഗുകൾ

BluRay
1080
TS
HD
REMUX
പ്രസിദ്ധീകരിച്ചത്: 2020-07-24
ഡൗൺലോഡുകൾ: 36
ശ്രവണ വൈകല്യമുള്ളവർക്ക്: No

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ പ്രിവ്യൂ

ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.

Uyarı: Filmin doğası gereği küfürlü çevirmem gerekti!

Çeviri: aytug2001

Ben, hadi. Bugün olmaz.

Bırak onu.

Teşekkürler.

Ben!

Ben, lütfen yapma şöyle.

Seni ne yapacağım ben?

Hoşuna gitmiş.

Pek konuşmuyor galiba, değil mi?

- Hadi, seni afacan. - Hey, canım.

Kasada buna ihtiyacın olacak.

Ve o...

- Bunu dolaşırken yedi. - Bekleyemedin mi, tatlım?

- 18,30 tutuyor. - Anne!

Evet, bekle...

Sanırım o kadar çıkmayacak.

Yeterince çıkar bence, tatlım.

Hayır. Bir bakayım. Bir dakika.

Şu şeyleri düşer misiniz?

- Üzgünüm. - Hepimizin başına gelmiştir, canım.

Oylar Amy Taylor'a.

Adalet, eşitlik ve özgürlüğünüzü alın!

Amy Taylor gelecek demek, çocuklar!

Amy Taylor! Amy Taylor!

- Teşekkürler. - O her şeyin sembolü, o ümit demek.

Çok teşekkürler.

Siktir oradan, göt.

Güzel.

Para iadesi yok, sik kafa.

Ben, yemeğinle oynama.

Ben.

Kabindeki camlar dışarıdaki denizden dolayı koyu ve yeşil olduğunda...

...ve gemi yukarı aşağı hareket edip gürültüyle düştüğünde...

...ve garson çorba kazanına düştüğünde...

...ve sandıklar kaymaya başladığında...

...Nursey uzanırken yerde, içerisinde bir...

Yığının.

Ve anne de dediğinde bırakın da...

Uyusun!

Eğer uyandırılmamışsan, su seni götürmemişse veya değilsen...?

- Giyinik! - O zaman bilirsin işte eğer etmediysen...?

Tahmin!

50 kuzey enleminde ve 40 ne boylamındasın?

Batı!

Evet!

Bu hikayeyi seviyor musun, Ben?

Pekala.

Yatma vakti.

- Bu hikayeyi seviyorum. - Biliyorum! Ben de seviyorum onu.

Pekala, uzan. Yorganın altına, evet.

Tamam.

Seni seviyorum.

Seni de seviyorum.

Uyuyun hadi.

Siktir.

Hadi be.

Lütfen, lütfen, lütfen...

Teşekkürler, Tanrım.

- Selam. - İsim?

Dedektif Baker ya da Barnes ile konuşabilir miyim lütfen?

- Beni tanıyorlar, kocamın davasına... - İsim gerekli, hayatım.

Hayır, üzgünüm. Anlamadınız sanırım. Kocamın davasıyla onlar ilgileniyor.

Stephen Collins.

Bu kısıtlama emriyle mi ilgili?

Hayır.

- Sarah? - Evet. - Size Sarah diyebilir miyim? - Evet.

Size önerim meseleyi fazla kurcalamayın.

Dökecek içeceğini.

Ben.

- Bardağı düzgün tut. - Masa örtüsü yeni.

Hala duyabiliyor, değil mi?

Evet, duyabiliyor.

Anlamıyorum, konuşabiliyorsa niye konuşmuyor?

Randevu ne zaman?

- Perşembe. - Seninle gelirim.

Gerek yok.

Seni tanıyorum, öyle oturup kendini ezdirirsin.

Bu hayatta bir yerlere gelmek istiyorsan, biraz cazgır olacaksın.

Sen iyi bilirsin bunu, değil mi anne?

Bir şeyler öğrenmeye bak. Öyle oturup durma.

Çok yumuşaksın, Sarah. Her zaman öyleydin.

Polisten haber var mı?

Hayır.

O site.

Hiç iyi bir şey çıkmadı oradan.

- Stephen çıktı. - Hayır, çıkmadı. O zaten oradaydı, sen ona katıldın.

Buna evlilik deniyor.

Niye tekrar buraya gelmiyorsun, anlamıyorum?

Paraya ihtiyacınız var mı?

Hayır, iyiyim.

- Biz iyiyiz. - İyi görünmüyorsun.

Ne dersin, prenses?

Büyükanne ile yaşamak istemez misin?

Cazgır!

Ben, bunları babaya vermek ister misin?

Belki ona bir şeyler demek istiyorsan, söyleyebilirsin de.

Oldu mu? Tamam mı?

Çok iyiydi.

Hassiktir!

Hey! Bekle!

Hassiktir!

Bekle, dur, dur!

- Tek kelime etme! - Hayır, çık dışarı, çık, çık!

Böyle gel.

Burada otur. Tek kelime etme.

Siktir!

Hayır, durun. Durun, durun.

Neye bakıyorsunuz amına koyayım? Netflix'e mi?

- Dur. - Başka kim var burada?

- Başka kim var burada? - Sadece üçümüzüz.

Güzel.

Bana bakmayı kesebilirler mi?

Onları odalarına götürebilir miyim?

- Hemen şurası, şurası. - Götür.

Bir dakika burada oturun, tamam mı? Adam gidecek, sakın kapıyı açmayın.

Söz verin, söz verin.

Hiç havlun yok içeride.

- Tamam, beni tanımıyorsun. - Tanımıyorum.

Hatta daha güzeli. Beni tanımıyorsun.

Bir şey görmedin, bir bok olmadı.

- Anladın mı? - Evet.

Lütfen git.

Gideyim mi?

Vay anasını.

Biraz daha şey olabilirdin...

Siktir.

Misafirsever. Misafirperver.

Misafirperver.

- Değil mi? - Evet.

- Gidelim. - Bekle.

İki küçük.

Tanrı aşkına.

Ananı sikeyim kolum!

Yorucu gün.

Amına koduğum sarhoşu, hadi.

Geliyor musun?

Tanrı aşkına.

Siktir.

- Maalesef. - Hiçbir arazimizde çalışmıyor o.

Peki siz burada ne arıyorsunuz?

Herkes o işe bakıyor.

Peki siz burada ne arıyorsunuz?

Düşündük de...

Hadi.

Siktir olup gidelim mi?

En fakirleri daha da fakir kim yaptı?

Genç işsizliğin bu kadar yükselmesine kim sebep oldu?

Eşitsizliği kim daha da büyük bir hale getirdi? Biz değil!

Sakın bize fakirlik hakkında nutuk atmaya kalkmayın.

Ülkemizdeki en fakir insanlara yardım edemediniz.

Kapıyı aç.

Kapıyı aç.

Hadi.

Aç şu lanet kapıyı.

Kapıyı aç yoksa camı indiririm, hadi!

Açıyorum, açıyorum.

Bekle. Bekle, bekle.

Az da olsa biraz getirir.

Dinle, bu işlere bulaşmak istemiyorum.

- Ben... - Bu ne panik?

Kimse burada olduğumu ya da bunların burada olduğunu bilmiyor. Harika bir durum.

Daha önce bunlardan on tane alıp satmıştım.

Bir tanesi 20 paund.

Toplam 200 paund.

Senin payın da bende.

Yüzde kırk, bana yardım ettiğin için.

- Yüzde kırkı orada. - Hayır, hayır. Paranı istemiyorum.

Bunları burada istemiyorum, sadece gitmeni istiyorum.

Hayır. Bak, bir sorunum var.

Bunları zulalayacak bir yerim yok.

İki götle yaşıyorum. Sürekli arkanı kollaman gerekir.

Ben de burada tutayım diye düşündüm.

Ara ara eve girip çıkarım.

Kimse beni tanımıyor, kimse görmüyor.

Kimse sen ve iki çocuğundan şüphelenmez.

Harika bir plan. Beş gün, tamam mı?

Sana payını vereceğim. Herkes mutlu olacak.

Harika plan. Müthiş bir şey.

Bak, istemiyorum parayı.

Sadece gitmeni istiyorum, tamam mı?

Dur, dur!

Dur!

Dediğim gibi olacak, anlaşıldı mı?

Yoksa iki yavru köpeğinle birlikte derinizi yüzerim.

Ben. Aşkım, çok üzgünüm.

Bir dakikaya gidiyoruz, söz.

Hatırlayabiliyor musun...

Babanla burada mı dikiliyordunuz onlar olduğunda?

Seni oyun parkında mı bırakmıştı?

Öyle mi olmuştu?

Baban birileri ile konuşuyor muydu ya da birilerini görmüş müydü hatırlıyor musun?

Tamam, üzgünüm.

Üzgünüm. Sormayacağım artık. Çok üzgünüm.

Aç şu amına koduğum kapısını.

Dışarısı buz gibi amına koyayım.

İster misin?

Hayır.

Bira neden içmiyoruz, diyorsundur içinden.

Öncelikle iş.

അഭിപ്രായങ്ങൾ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left