The Resort

The Resort

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ ഡൗൺലോഡ് ചെയ്യുക

സീസൺ 1

റിലീസ് വിവരങ്ങൾ

The Resort S01E06 1080p WEB H264-GGEZ
കമന്ററി എഴുതിയത് aytug2001
Altyazı internet riptir. O yüzden küçük ocr hataları olabilir.

ടാഗുകൾ

other
പ്രസിദ്ധീകരിച്ചത്: 2022-09-13
ഡൗൺലോഡുകൾ: 28
ശ്രവണ വൈകല്യമുള്ളവർക്ക്: No

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ പ്രിവ്യൂ

ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.

"Sarı yılana bulaşmayın."

"Dört tane burnu var."

Sarı yılana çatarsan

senin yerini bulur ve seni zehirler."

Frias olduğunu biliyorum.

Bu korkunç olaya sebep

olan, "El Espejo" isimli berbat dedektiflik romanı yüzünden...

artık bir Frias olamayacağımı fark ettim.

Hey, Illan Iberra kim?

- Bu kitap beni anlatıyor. - Hayır, anlatmıyor.

Bu nedir?

Yazarın evinin tarifi.

Adamı görmem lazım.

Her şeyi anlamaya başlıyorum.

Ve yardım etmek için hâlâ zamanım var sanırım.

Pasaje'ye gitmeyin.

Emma ve ben bebeğimizi kaybettik.

Ve onunla hiç tanışamadım.

Çok zalimce.

İşler çok çabuk un ufak oluyor.

Ne zamanda olduğumu bilmiyorum...

Dün ormanda bu telefonu buldum ve çalışmıyor bile.

Senin ne zamanda olduğuna da bilmiyorum...

SİM kartını çıkarıp bunu koydum.

"Illan Iberra'yı bulmaya Pasaje'ye

gittiler."

Çeviri: yosunlumakarna İyi Seyirler!

Baltasar, arabamız geldi!

Bensiz gidin!

Sevgili Bay Iberra...

...mektup yazdığım tek yazar sizsiniz.

O yüzden tereddütle yazıyorum...

...ama El Espejo romanınızın son sayfasını çevirdim...

68. sayfada bitmediği kesin.

Gizem de çözülmüyor.

Ama son hakikaten böyleyse...

...bir sonraki hikayeniz için daha iyi bir yazar olmak için bana yazın lütfen.

Tabii bir tane daha yazarsanız!

Saygılarımla...

Baltasar Frias

Sevgili Bay Frias...

Mektubunuz, sınırlı bir algınız olduğunu gösteriyor.

Ama Frias soyadını görünce bu beni şaşırtmadı.

Mikroskobik bir beyinle doğmayı siz seçmediniz.

Bu da edebiyat yerine terziliğe yönelmenizi sağlamış.

Ben dedektif edebiyatının alimiyim.

Ve hikaye diye yutturmaya çalıştığınız bu broşür,...

...polisiyenin en büyük başarısızlığıdır.

Suç işlenmeyen bir polisiye roman! Anlamı, amacı olmayan bir hikaye!

El Espejo'nun anlamını ararsan, minik beyninin...

...kitabı tekrar okuması gerekebilir.

10. kez okudum ve "Broşür" kelimesinin bile bu şeye fazla geldiğine karar verdim.

Bunu ancak dosyalanmış bir tuvalet kağıdı olarak tarif edebilirim.

Şimdi altımı sileceğim, izninizle.

Belki de Frias kibrinizin algılayabileceği tek şey her gün baktığınız aynadır.

Karşınızda ne görüyorsunuz? Belki de yok olmalısınızdır?

Belki de ben yok ederim sizi.

Ilian Iberra kim?

Bu ucube, kanlı parmak izi olan bir mektup yollamış oğluma.

Çaresine bakın!

Baltasar, dikişini dikiyor musun?

İğne ipliğe odaklan Baltasar.

Frias'sın sen.

Baltasar, hafıza dedektifim.

"Illan Iberra'yı bulmaya gittiler...

Pasaje'ye."

Yazar Ulan Iberra'yı buldum.

Amazon'da ikinci el kitapları 10 sente satılıyor.

"Pasaje"...

"Geçit," değil mi? Neye geçit?

Evet. Bu videoyu daha fazla izleyemem.

Tamam.

Pekala, ya... Ve buna...

Buna inanıyorum da demiyorum...

Ama ya telefonları...

koymasının nedeni orada olacağımızı

bilmesiyse... Mesela...

telefonları bulmak için...

Bilmiyorum.

Çocuklar, korkarım

bu durum, düşünebileceğimden daha garip bir hal almaya başladı.

Sam ve Violet lllân Iberra'yı arıyorlardıysa bence biz de aynısını yapmalıyız.

Tamam ama bu adamla ilgili hiçbir şey bulamıyorum.

Herkesten uzakta, yalnız yaşıyor. Genel sistemden uzakta. Telefon numarası yok.

- Adresi yok. Hiçbir şey yok. - Adresi var.

Sanırım onu nasıl bulabileceğimizi biliyorum.

Cidden mi? - Evet.

Benim evime gitmemiz gerek.

- El Caracol'a gitmeliyiz. - Evet, gitmeliyiz.

- Evet. - Hayır, hayır, hayatta olmaz.

Saçmalıyorsunuz ve bunlar deli saçmasından başka bir şey değil.

İşe geri dönmem lazım.

Uber çağırıyorum.

Hey, Luna.

Luna, neler oluyor?

Peki... Ee,

naber?

Bu şu ana kadar yakaladığımız en büyük gelişme ama

ormandan çıktığımızdan beri tek kelime etmedin.

Evet, cidden baya büyük.

Evet bence...

Tüm bunları anlamaya çalışıyorum.

Hey, arkadaşıma ne oldu? Ortağıma?

Anlamıyorsun. Sorumluluklarım var. İşim var, ailem var, çocuğum...

Hadi canım, çocuğun mu var?

Evet, bana güveniyorlar.

Gerçek problemlerle uğraşıyorum ben. Bunun nasıl bir şey olduğunu bilmiyorsun.

Borca girdin mi hiç sen?

Borç mu? Duygusal borcumda boğuluyorum ben.

Kes be!

Anlamsız bir laf bu! Saçmalık, anlamsız bir saçmalık!

Baksana şunlara.

Bırak tatillerine geri dönsünler.

Ne diyorsun sen?

Onların tatili bu.

Buna ihtiyaçları var.

Yok. Siz hepiniz delirmişsiniz.

Herkesin neden 'sarı yılana bulaşmayın'

dediğini o zaman anladım.

- Tamam, ailen insan öldürüyor yani. - Hayır, hayır, hayır.

Annem Ibera'yı üniversiteden attırmıştı sadece.

Ve adını yerle bir etmişti.

İnsanlar üzerinde etki yaratabilirken onları öldürmene gerek yok aslında.

Kabul etmem gerek dostum...

çocukken tam şerefsizin önde gideniymişsin.

Evet, öyleydim kesinlikle.

Bu adama yazıp kitabından nefret ettiğini söylemene gerek yoktu.

Niyeymiş?

Niyetim onu sinirlendirmek değildi ki.

Daha iyi bir şey yazmasına, daha iyi bir yazar

olmasına vesile olmaktı.

Ama bunu bir çocuk gibi karşıladı.

Bir sonraki kitabı daha iyi miydi?

Bilmem, başka bir kitabını okumadım.

İşler beklenmedik bir şekil aldı, değil mi?

Böyle demek az bile kalır.

Luna, onunla ilginç bir sohbet ettiğinizi söyledi.

Luna da sır tutmasını beceremiyor.

Bunun farkında olmalısınız.

Ve böyle bir kayıp yaşadığınız

için çok ama çok üzgünüm.

Teşekkürler.

Uzun zamandır bundan bahsetmemiştim

ve sanırım sadece unutmak istemiştim.

Geçmişimiz, hatıralarımızdan başka bir şeyimiz yok.

Telefonu da öyle buldunuz.

Ne?

Evet.

Kendinize orada olmak, anı yaşamak için izin verdiniz

ve sonra telefonu buldunuz.

Dostum bu hiç mantıklı değil.

Cidden mi?

Bundan daha iyi bir teorin var mı?

Telefonu neden buldunuz sence?

İkinci telefon, Violet'in telefonu

koca bir tesadüf. Sence de öyle değil mi?

Bilmiyorum...

Şu an anlamadığım bir sürü şey var.

- Evet. - Yani...

Benim de.

- Direksiyonu... - Tabii.

Dinle, ben...

Fark ettim ki kendine, kendini açmak

ve bilinçaltının derin ve daha karanlık köşelerini

bulmak için izin verdiğinde

rastgele parçalar bile yerine oturuyor, değil mi?

Tetris gibi.

Evet.

Tetris mi? - Evet.

Olur.

Izamal'deki tüm binaların arasında

sarı renk olmayanın sadece

Caracol olduğunu fark etmişsindir.

100 yıldır Frias ailesine aittir.

Mermer taşların bazıları Partnenon'dan çalınmış.

İçeri davet ederdim ama sanırım abim evde

ve turistlerden pek hoşlanmaz. Aslında genel

olarak kimseden hoşlanmaz.

Hayattaki her şeyde ondan daha

iyi olduğumu fark ettiğinden beri

beni öldürmeye çalışıyor.

Tamam.

Arabada kalın.

Ciddiyim.

Etrafa bakınmak ister misin?

Dükkandan o Amerikalılarla ne işin var?

Bu seni ilgilendirmez.

Buraya gelerek aptallık mı ettik?

Nasıl yani?

Herkes bize sarı yılana bulaşmamamızı söylüyor

ve biz sarı yılanın içinde sayılırız şu an.

Evet ama misafir olarak.

Evet, biliyorum

ama niye hâlâ bize ihtiyacı var ki?

Çünkü tabloda vardık.

Bize gösterdiği tabloda vardık.

Bir düşünsene.

Ve şimdi...

özel hayatlarımıza burnunu sokup kurcalıyor

ve ben...

More Turkish subtitles for The Resort

അഭിപ്രായങ്ങൾ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left